Auzef Risk Değerlendirmesi ve Metodolojisi 2025 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/20/risk-degerlendirmesi-ve-metodolojisi-2024-2025-butunleme-sorulari-bahar/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. İş savrı, güvenliği ve
0:02
afet risk analizi notlarını masaya
0:04
yatırdığımız yepyeni bir incelemeye hoş
0:07
geldiniz. Bugün sadece o çalıştığımız
0:09
dört duvarın arasını değil,
0:11
etrafımızdaki tüm dünyanın güvenliğini
0:13
nasıl hesapladığımıza yakından
0:15
bakacağız. Çok heyecan verici bir
0:17
yolculuk bizi bekliyor. Çünkü en ince
0:19
ayrıntısına kadar hesaplanmış iş yeri
0:21
matematiğinden çıkıp yavaş yavaş
0:23
dışarıya doğru açılacak ve nihaetinde
0:26
tüm gezegeni sarsabilecek devasa
0:28
afetlerin mekaniklerini çözeceğiz. Hadi
0:31
hiç vakit talepmeden başlayalım. Yol
0:33
haritamız çok net. Önce risk
0:35
değerlendirme metodolojileri ile temeli
0:37
atacağız. Ardından sağdaki ISG
0:40
uygulamalarına bakacağız ve son olarak
0:42
afetler ve kaza kuramlarıyla o büyük
0:45
resmi göreceğiz. Birinci bölümümüz risk
0:48
değerlendirme metodolojileri yani işin
0:51
mutfağı, riskin matematiği. Şimdi
0:54
elinizde gerçek hayatlarını kurtaran bir
0:55
formül var. Düşünün FMA metodunda
0:57
kullandığımız risk öncelik skoru yani
0:59
kısaca rös. Burada şiddet, olasılık ve
1:03
saptanabilirlik değerlerini birbiriyle
1:04
çarpıyoruz. Peki bu sayılar ne anlama
1:07
geliyor? Şunu hiç unutmayın. Eğer bu
1:09
çarpımın sonucu 100'ü geçerse işte o an
1:11
alarzileri çalıyor demektir. Bu belki
1:14
baksanız iyi olur diyen bir tavsiye
1:15
değil. Hemen derhal ve mutlak surette
1:18
önlem almalısın diyen kırmızı bir
1:19
çizgidir. Peki bu riskleri sahada nasıl
1:22
yakalıyoruz? Burada iki tamamen farklı
1:24
dünyamız var. Bir yonda o klasik olursa
1:27
ne olur analizi harika bir yöntemdir.
1:30
Çünkü sizi zorlar, zihninizi açar,
1:32
sürekli farklı senaryolar ürettirir.
1:34
Diğer yandaysa kontrol listeleri yani o
1:37
bildiğimiz checklistler var. Kontrol
1:39
listeleri o kadar derine inip beyin
1:41
fırtınası yaptırmaz ama size sahada
1:43
inanılmaz bir hız kazandırır. Tık tık
1:45
tık evet veya hayır der geçersiniz. Hız
1:47
mı lazım, derinlik mi? Seçim sizin. Bu
1:50
yöntemlerin mantıksal ilerleyişi
1:52
gerçekten çok etkileyici. Mesela hata
1:54
ağacı analizi yapıyorsak adım adım
1:57
ilerliyoruz. Önce sistemi bir güzel
1:59
analiz ediyoruz. Sonra o meşhur hata
2:01
ağacını inşa ediyoruz ve en son
2:03
değerlendirme aşamasına geçiyoruz. Bu
2:06
sistemi bu kadar kusursuz yapan şey ne
2:08
biliyor musunuz? Olayları birbirine
2:09
bağlayan V veya mantık kapıları. İnanın
2:12
bana bu yöntemle karmaşık bir sistemi
2:14
tıpkı devasa bir elektronik devre gibi
2:17
şıp diye okuyabiliyorsunuz. Gelelim
2:19
evrak işlerine. Eğer resmi bir risk
2:21
dokümanı hazırlıyorsanız şunun altını
2:23
çizeyim. Burası şirketinizin bir halkla
2:25
ilişkiler panosu değil. O belgede iş
2:27
yerinin unvanı, tehlikeler, riskler,
2:30
seçtiğiniz metot kesinlikle olmalı ama
2:32
gereksiz detaylara hiç yer yok. Şirketin
2:34
aldığı harika bir kalite ödülü mü? Ya da
2:36
bir şirket ortağının vefat etmesi gibi
2:38
idari bir değişiklik mi? Hayır. Bunların
2:40
o dokümanda işi yok. Belgeyi her zaman
2:42
saf, net ve sadece güvenliğe odaklı
2:45
tutuyoruz. İkinci bölümümüze geçiyoruz.
2:47
Sahadaki ISG uygulamaları artık kağıt
2:50
üzerindeki teorik formülleri bırakıp
2:52
insan faktörüne yani gerçeğe dönme
2:54
vakti. Burada istatistikler maalesef o
2:58
kadar sert ki olayın sayısıyla sonucunun
3:00
ne kadar ağır olduğunu birbirinden
3:02
mutlaka ayırmamız gerekiyor. En fazla iş
3:05
kazası nerede oluyor diye sorarsanız
3:07
cevap açık ara maden sektörüdür. Ancak
3:10
bu kazaların en ölümcül olduğu yer yani
3:13
en fazla can kaybının yaşandığı adres
3:15
neresi derseniz işte orada ibre inşaat
3:18
sektörüne döner. Bu ikramı olmayan
3:20
istatistik sektör değiştikçe tehlikenin
3:23
bedelinin nasıl değiştiğini yüzümüze
3:25
çarpıyor. Fiziksel riskler dediğimizde
3:27
özellikle de gürültü konusunda aklımıza
3:29
kazınması gereken tek bir ondalık rakam
3:31
var. 80 dbel. Bu bizim en düşük
3:35
maruziyet eylem değerimiz. Neden bu
3:37
kadar kritik? Çünkü ortamdaki gürültü
3:40
tam olarak bu eşiğe ulaştığı an
3:42
işverenin o kulak koruyucu donanımları
3:44
masaya koyması kanuni bir zorunluluk
3:47
haline gelir. Esnetilemez sınır çizgimiz
3:50
tam olarak burasıdır. Şimdi bir
3:52
saniyeliğine kendi çalışma ortamınızı
3:54
hayal edin. Sizi orada rahat ettiren,
3:56
verimli çalışmanızı sağlayan şey sadece
3:59
kafanıza taktığınız baret değildir. Hava
4:01
sıcaklığı, ortamın bağl, hava akım hızı
4:04
ve o radyanası. İşte bu dörtlü bizim
4:07
termal konfor dediğimiz şeyin ta
4:09
kendisidir. Atmosferik acıdan bu
4:11
unsurlar tamamsa fiziksel rahatlık da
4:13
orada demektir. Kişisel koruyucu
4:15
donanımlara yani KKD'lere bakarken
4:18
kaynak işlemine özel çok zekice bir
4:20
detaydan bahsetmek istiyorum. Çoğu
4:22
kişinin aklına hemen başa geçirilen
4:24
devasa kasklar gelebilir ama hayır.
4:26
Zararlı UV ve IR ışınlarından korunmak
4:29
için başa takılan değil bir sapa sahip
4:31
olan ve elde tutulan el siperleri
4:34
kullanılır. Bu tasarım tamamen işçinin
4:36
manevra kabiliyeti ihtiyacına mükemmel
4:38
bir çözüm sunar. Ve bu koruyucu
4:40
donanımlarla ilgili asla unutulmaması
4:43
gereken kanunun devlerle yazdığı o kural
4:46
KKD maliyeti tamamen işverene aittir.
4:49
Yani bu eldiven biraz pahalıymış. Şu
4:52
donanım ekonomik miymiş? Bunların
4:54
hiçbiri bir mazeret olamaz. İşçinin
4:56
güvenliği maliyet hesaplarına kurban
4:58
edilemez ve bedeli asla işçinin cebinden
5:01
çıkmaz. Nokta. Biliyor musunuz işin en
5:04
ironik tarafı ne? Kurumsal hayatta
5:06
hepimizin çok sık duyduğu o meşhur kazan
5:08
kazan lafı var ya işte onun ciddi
5:11
güvenlik protokollerinde kesinlikle
5:13
hiçbir yeri yok. Gerçek ve sağlam bir
5:15
risk yönetiminde sadece iletişim vardır,
5:18
risk sahipliği vardır. Kazan kazan
5:20
sadece tatlı bir pazarlama taktiğidir.
5:23
İş güvenliğinde tarafların karlı çıkması
5:25
için pazarlık yapamazsınız. Ortada
5:27
yönetilmesi gereken bir tehlike vardır.
5:29
O kadar. Biraz da şu 50'den fazla
5:32
çalışanı olan tehlikeli iş yerlerindeki
5:34
ISG kurullarından bahsedelim. Burada
5:36
sahada çok dönen iki büyük yanılgı var.
5:38
Birincisi genel müdür bu kurulun zorunlu
5:40
veya resmi bir üyesi falan değildir.
5:43
İkincisi bu kurullar oturup da
5:44
çalışanların puantajını yani maaş
5:46
hesaplamalarını, idari işlerini yapmaz.
5:49
Onların tek bir işi, tek bir odak
5:51
noktası vardır. İş yerindeki sağlık ve
5:53
güvenlik sorunlarını çözmek. Geldik
5:55
3üncü ve son bölümümüze. Afetler ve kaza
5:58
kuramları. Şimdi o dar çerçeveden çıkıp
6:01
toplumları sarsan o öngörülemeyen devasa
6:03
ölçeğe bakıyoruz. Bir felaketin
6:05
arkasında ne kadar büyük bir enkaz
6:07
bırakacağını nasıl anlarız? Çok net iki
6:09
çarpanlı bir denklemimiz var. Afet
6:11
büyüklüğü eşittir tehlike çarpı
6:14
savunmasızlık. Yani bir fırtınanın ya da
6:16
depremin yıkıcılığı sadece onun kendi
6:18
fiziksel gücüyle alakalı değildir. Sizin
6:21
altyapınız, sizin toplumunuz ne kadar
6:23
savunmasızsa yıkımın boyutu da
6:25
katlanarak o kadar büyür. Zaman
6:27
çizelgesine baktığımızda iki tamamen
6:29
farklı tablo karşımıza çıkıyor. Bir
6:31
tarafta saniyeler içinde aniden vuran
6:34
her şeyi altüst eden depremler,
6:36
yangınlar yani ani afetler. Diğer
6:38
taraftaysa sessizce yavaş yavaş gelişen
6:42
ve tüm gezegeni uzun vadede rehin alan
6:44
küresel ısınma gibi afetler var. Hızları
6:46
bambaşka olabilir ama inanın bana ikisi
6:49
de o bahsettiğimiz savunmasızlık
6:51
noktamızı vurmak için bekler. Peki
6:53
kazalar ve felaketler neden oluyor?
6:55
Bilim dünyası bunu çok mantıklı
6:56
teorilerle açıklıyor. Olayların
6:58
birbirini tetikleyerek devirdiği o
7:00
meşhur domino teorisi, hatanın doğrudan
7:02
merkezine inen insan faktörleri ve tek
7:05
bir nedenin yetmediği birden fazla
7:06
etkinin birleştiğini savunan kombinasyon
7:08
teorisi. İşte bunlar gerçek afetlerin
7:11
arkasındaki kanıtlanmış bilimsel
7:13
dinamiklerdir. Ama durun tam da burada
7:16
çok çok önemli bir uyarı yapmam lazım.
7:18
Eğer bir yerlerde hasarlı kaza kuramı
7:20
diye bir şey duyarsanız veya okursanız
7:23
arkanıza bakmadan uzaklaşın. Çünkü
7:24
akademik literatürde böyle bir şey
7:26
kesinlikle yok. Bu sınav şıklarında
7:28
aklınızı karıştırmak için uydurulmuş
7:30
tamamen hayal ürünü bir terim.
7:32
Kesinlikle bu bilgi kirliliği tuzağına
7:34
düşmüyoruz. İşin en korkutucu boyutuna
7:37
yani neyteek kavramına geldik. Nedir bu
7:41
Neyteek? Düşünün ki muazzam bir kimyasal
7:44
tesisiniz var. Sonra doğa gelip orayı
7:47
bir depremle vuruyor. Yani doğal bir
7:49
afet, teknolojik bir afeti tetikliyor.
7:52
Doğanın o vahşi ve kontrol edilemez
7:55
gücüyle insanın yarattığı o muazzam
7:57
teknolojinin kağıt gibi çöküşünün
7:59
kesiştiği tam o nokta. Gerçek bir kabus
8:02
senaryosu. İşte tüm bunları, o katı
8:05
formülleri, sahadaki insan gerçeğini ve
8:08
Natech gibi o ürkütücü zincirleme
8:10
reaksiyonları anlattıktan sonra size
8:12
şunu sormak istiyorum. İnsan hatasının
8:14
her an mümkün olduğu, doğanın ise ne
8:17
zaman ne yapacağının asla bilinemediği
8:19
bu dünyada etrafımızı saran o devasa
8:22
fabrikalar, hayranlık duyduğumuz o
8:24
modern altyapı doğanın ilk hamlesine
8:26
karşı gerçekten güvende mi? Bu analizde
8:29
sayıların ve felaketlerin dilini okuduk.
8:31
Şimdi bu perspektifle çevrenizdeki
8:33
dünyaya bir daha çok daha dikkatli bakma
8:36
sırası sizde. Görüşmek üzere.
#Jobs & Education

