Auzef Psikolojinin Ortaya Çıkışı ve Felsefi Temelleri
https://lolonolo.com/2024/09/18/psikoloji-2024-unite-2/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Zihnimizin o gizemli dehlizlerinde bir
0:02
yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? İşte bu
0:05
anlatımda psikolojinin felsefeden bilime
0:08
uzanan o inanılmaz serüvenine yakından
0:10
bakacağız. Şöyle bir durup düşünelim.
0:13
Bildiğimizi nereden biliyoruz? Bu soru
0:15
size basit gelebilir ama aslında
0:16
binlerce yıldır en parlak zihinleri
0:18
meşgul eden, uykularını kaçıran devasa
0:21
bir bulmaca bu. Çünkü düşünün bir kere
0:24
yüzyıllar boyunca zihin dediğimiz şey
0:27
bir laboratuvarda neşler altına
0:29
yatırılacak bir organ gibi görülmüyordu.
0:31
Hayır. O daha çok üzerine felsefe
0:33
yapılacak, tartışılacak soyut bir
0:35
kavramdı. İşte biz de tam olarak bu
0:38
yolculuğa tanıklık edeceğiz.
0:40
Psikolojinin, felsefenin o derin
0:42
sularından çıkıp nasıl sapa sağlam bir
0:45
bilim dalı haline geldiğini hep birlikte
0:47
göreceğiz. Hazırsanız haydi başlayalım.
0:50
Yonculuğumuzun ilk durağı her şeyin
0:52
başladığı yer. Antik Yunan. Çünkü inanın
0:55
bana zihin üzerine verilen ilk büyük
0:57
entelektüel savaş tam da bu topraklarda
1:00
patlak verdi. Şimdi zihninizde bir sahne
1:03
canlandırın. Bir köşede Platon duruyor.
1:05
Ona göre bilgi dediğimiz şey zaten
1:07
doğuştan içimizde var. Şu an gördüğümüz,
1:09
dokunduğumuz her şey ise gerçeklerin
1:12
soluk birer kopyası, birer gölgesi
1:14
sadece. Hani o meşhur mağara alegorisi
1:17
vardır ya işte tam da onun gibi.
1:19
Gerçeğin kendisine ulaşmanın tek yolu
1:21
diyor Platon. Duyuları bir kenara
1:23
bırakıp saf akla güvenmekten geçiyor.
1:26
Ama durun sahnenin diğer köşesinde
1:28
Platoon'un öğrencesi Aristoteles var ve
1:30
hocasına adet "Hayır katılmıyorum"
1:33
diyor. Aristoteles'e göre bilgi falan
1:35
doğuştan gelmez. Tam tersi onu bizzat
1:38
yaşayarak, deneyimleyerek, gözlemleyerek
1:41
kazanırız. Yani zihin etrafındaki
1:43
dünyayı bir sünger gibi emer, verileri
1:46
ve öğrenir. Belki o an farkında
1:48
değildi ama Aristoteles bu sözleriyle
1:51
yüzyıllar sonra adına bilim diyeceğimiz
1:53
şeyin ilk tohumlarını atıyordu. Şimdi
1:56
kemerlerinizi bağlayın. Zamanda ileriye
1:58
doğru dev bir sıçrama yapıyoruz ve
2:00
kendimizi aydınlanma çağında buluyoruz.
2:03
Burada tartışma biraz daha farklı bir
2:04
boyuta taşınıyor. Daha kişisel bir hal
2:06
alıyor. Soru şu: Zihin ve beden arasında
2:09
nasıl bir ilişki var? Ve bu dönemde
2:12
sahneye çıkan ilk büyük isim Rene
2:15
Descartes. Ortaya attığı fikir kelimenin
2:18
tam anlamıyla bir devrimdi. Dedi ki,
2:21
"Zihin ve beden birbirinden tamamen ayrı
2:24
bambaşka iki dünya. Beden tıkır tıkır
2:27
işleyen bir makine. Zihinse o makinenin
2:30
içindeki elle tutulmayan, gözle
2:32
görülmeyen bir ruh. İşte bu zihin beden
2:35
ikiliği fikri o kadar etkili oldu ki
2:38
zihnin incelenmesini tıp ve biyolojiden
2:41
kopardı attı. Sonuç mu? Zihin yüzlerce
2:44
yıl daha felsefenin ilgi alanında
2:46
kalmaya mahkum oldu. Descartes'ın bu
2:48
ruhani zihin fikrine en güçlü karşı
2:51
çıkış İngiliz filozof John Lock'tan
2:53
geliyor. Locke adeta Aristoteles'in
2:56
yüzyıllar önce yaktığı meşaleyi alıp
2:58
yeniden harlıyor ve diyor ki, "Hayır,
3:01
zihin doğuştan bomboştur."
3:03
Yani tabula rasa başta bir deyişle boş
3:06
bir levha. Loka'a göre hepimiz dünyaya
3:08
böyle geliyoruz. Sonra da hayatımız
3:10
boyunca yaşadığımız deneyimlerle,
3:12
gördüklerimizle, duyduklarımızla bu boş
3:14
levhayı yavaş yavaş dolduruyoruz. İşte
3:17
bu fikir yani insanın çevresiyle
3:19
şekillendiği düşüncesi modern
3:21
psikolojinin de temel taşlarından biri
3:23
olacaktı. Ve işte beklenen an geliyor.
3:26
Zihnin artık filozofların rahat
3:28
koltuklarında tartıştığı soyut bir
3:30
kavram olmaktan çıkıp beyaz önlüklerin
3:33
giyildiği, deneylerin yapıldığı bir
3:35
bilim haline geldiği o kritik eşiğe, o
3:37
büyük dönüm noktasına ulaşıyoruz. Şunu
3:41
bir an aklınızdan çıkarmayın. Binlerce
3:43
yıl boyunca zihin hakkında sadece
3:45
konuşuldu, sadece düşünüldü. Ama ona
3:48
kimse dokunmadı. Kimse onu ölçüp biçmeye
3:51
kalkışmadı. Ta ki bir adam çıkıp o
3:53
soyut, o dokunulmaz kabul edilen zihni
3:56
adeta bir mikroskop altına yatırma
3:58
cesaretini gösterene kadar. İşte bu
4:01
cesur adam modern psikolojinin babası
4:03
olarak kabul edilen Wilhelm Wund'tu.
4:05
Onun 1879'da kurduğu o ilk psikoloji
4:08
laboratuvarı sıradan bir bina değildi.
4:11
Bu zihinde pekala ölçülebilir, analiz
4:14
edilebilir diye haykıran bir
4:15
manifestoydu. Yapısalcılık adını verdiği
4:18
yaklaşımının amacı hem basit hem de
4:20
inanılmaz derecede devrimciydi. Tıpkı
4:22
bir kimyagerin suyu alıp onu hidrojen ve
4:24
oksijen atomlarına ayırması gibi. O da
4:27
bilinci en temel parçalarına yani
4:29
düşünce atomlarına ayırıp zihnin bir
4:31
nevi periyodik tablosunu çıkarmak
4:33
istiyordu. Wunt'un yaktığı bu bilim
4:35
ateşi tabii ki anında yeni ve rakip
4:37
fikirlerin de ortaya çıkmasını sağladı.
4:40
Zihnin yapısını çözme fikri harikaydı.
4:42
Evet. Ama şimdi akıllara başka bir soru
4:44
takılmıştı. Peki tamam bu yapı var da ne
4:47
işe yarıyor? İşte tam da bu sorunun
4:50
peşine düşen kişi Amerikalı pragmatist
4:52
düşünür William James oldu.
4:54
İşlevselcilik adını verdiği kendi
4:56
yaklaşımıyla James Wund'un zihnin içinde
4:59
ne var sorusunu şöyle bir kenara itti ve
5:01
çok daha pratik, çok daha Amerikalı bir
5:03
soru sordu. Zihin ne işe yarar? Ona göre
5:07
düşüncelerimiz, duygularımız,
5:08
anılarımız, bunların hepsi bizim hayatta
5:11
kalmamızı, çevreye uyum sağlamamızı
5:13
sağlayan birer aletten ibaretti. Bakın o
5:16
ana kadar psikoloji hep suyun yüzeyinde
5:18
geziniyordu aslında. Yani sadece
5:21
bilinçli zihnimizin görebildiğimiz
5:23
eylemlerine odaklanıyordu. Düşünmek,
5:25
karar vermek, bir şeyleri hatırlamak,
5:27
problem çözmek gibi. Ama ya tüm bunlar
5:30
okyanustaki devasa bir buzdağının sadece
5:34
suyun üzerinde kalan o küçücük tepeciğe
5:37
işte tam bu noktada sahneye Sigmund
5:39
Freud çıkıyor ve her şeyi değiştiriyor.
5:41
Freud'a göre davranışlarımızın
5:43
direksiyonunda sandığımız gibi bilinçli
5:45
aklımız oturmuyor. Asıl şoför derinlerde
5:48
bir yerde gizlenen, bastırdığımız
5:50
arzularla, korkularla, unuttuğumuz
5:53
anılarla dolu olan bilinç dışı. Onun
5:55
psikanaliz teorisine göre hepimizin
5:57
içinde sürekli devam eden bir iç savaş
5:59
var. Bir yanda ilkel dürtülerimizi
6:01
temsil eden it, diğer yanda toplumun
6:04
kurallarını, ahlakını temsil eden Süper
6:06
Ego ve bu ikisinin arasında kalıp
6:09
dengeyi kurmaya çalışan o zavallı ego.
6:12
Freud'un bu teori yeri bütün dünyaya
6:14
adeta sarstı ama tabii ki hikaye burada
6:17
bitmedi. Zihni anlama yolculuğu yepyeni
6:19
ve bambaşka yollara saparak devam etti.
6:22
Mesela Gesteltk psikolojisi ortaya çıktı
6:24
ve dedi ki bütün parçalarının
6:26
toplamından çok daha fazlasıdır.
6:28
Zihnimizin dünyayı tek tek parçalar
6:30
halinde değil anlamlı bütünler, desenler
6:33
halinde algıladığını gösterdiler. Yıllar
6:36
sonra ise bilişsel devrim yaşandı. Bu
6:39
akımda zihni karmaşık bir bilgisayara
6:41
benzetti ve bizim bilgiyi nasıl
6:43
işlediğimize, nasıl öğrendiğimize ve
6:45
nasıl hatırladığımıza odaklandı. Hadi
6:48
gelin şu 2000 yıllık müthiş destanı
6:50
hızlıca bir özetleyelim. Her şey nerede
6:52
başladı? Antik Yunan'da. Platon ve
6:55
Aristoteles'in o meşhur felsefi
6:56
düellosuyla. Sonra 17. yüzyıla geldik.
6:59
Descart zihinle bedeni birbirinden
7:01
ayırdı. Lok ise hayır zihin boş bir
7:04
levhadır dedi. Ve sonra o sihirli tarih
7:07
1879.
7:08
Wunt'un laboratuvarı sayesinde psikoloji
7:11
nihayet bilimsel kimliğine kavuştu.
7:13
Hemen ardından James zihnin ne işe
7:15
yaradığına, Freud ise okyanusun en
7:17
derinlerine yani bilinç dışına daldı.
7:20
Gördüğünüz gibi felsefi bir meraktan
7:22
yola çıkıp laboratuvardaki bir deneye
7:24
uzanan bu serüven zihne anlama arayışı
7:27
sadece yepyeni bir bilim dalı yaratmakla
7:29
kalmadı. Aynı zamanda bizim kendimize
7:31
yani kim olduğumuza dair en temel
7:33
algımızı da sonsuza dek değiştirdi. Peki
7:37
bu 2000 yıllık devasa arayışın sonunda
7:39
geldiğimiz noktada ne var? Zihin
7:42
hakkında hala çözülmeyi bekleyen en
7:44
büyük gizlemler neler dersiniz. Mesela
7:46
bilinç dediğimiz şey tam olarak ne? Niye
7:49
rüya görüyoruz? Belki de işin en heyecan
7:52
verici tarafı da bu. Bu uzun yolculuk
7:54
aslında daha yeni başlıyor.
#Education

