0:00
Herkese merhaba. Bugün Türkiye'nin en
0:02
küçük öğrencileri için hazırlanan
0:04
yepyeni eğitim modelinin adeta bir
0:06
mimari planını açıyoruz. Bu planın temel
0:09
taşları neler? Duvarları nasıl örülmüş?
0:11
Çatısı neye benziyor? Gelin hep birlikte
0:13
bu yapıyı keşfedelim. İşte her şey bu
0:15
soruyla başlıyor. Basit gibi duruyor
0:17
değil mi? Ama aslında o kadar derin ki
0:20
bütün bu modelin temelini işte bu soru
0:22
oluşturuyor ve bizi bir eğitim planının
0:25
en ince detaylarına kadar inmeye davet
0:27
ediyor. Hadi o zaman planın temeline
0:29
inelim. Yani felsefesine. Bu model
0:32
çocuklara ve öğrenmeye tam olarak nasıl
0:34
bakıyor? Hangi inançlar üzerine kurulu?
0:37
İşin özü Arnold Geselcel'in teorisine
0:40
dayanıyor. Yani her çocuğun gelişimi
0:42
doğuştan gelen biyolojik bir
0:44
potansiyelle başlıyor ama bu potansiyel
0:46
çevresel etkileşimlerle şekilleniyor.
0:49
Denklem çok basit. Doğa çevre. Biri
0:52
olmadan diğeri hep eksik kalıyor. İşte
0:55
bu felsefenin en can alıcı noktası.
0:58
Kapsayıcı eğitim. Hani 1994'teki
1:01
Salamanka bildirisiyle tüm dünyanın
1:03
benimsediği o ilke. Peki bu ne demek? Şu
1:06
demek. Sistem en başından ama en
1:09
başından itibaren istisnasız herkes için
1:12
tasarlanıyor. Yani sonradan bir yama
1:14
yapmak, birilerini eklemeye çalışmak
1:16
yok. Kimse geride kalmasın diye her şey
1:19
en baştan düşünülüyor. Felsefe tamam
1:22
cepte ama bu güzel fikirler sınıfta
1:25
nasıl ete kemiğe bürünüyor? İşte burada
1:27
planın ikinci katmanına yani müfredata
1:30
geliyoruz. Müfredatın mimarisi sarmal
1:33
yaklaşım dediğimiz bir şeye dayanıyor.
1:35
Jerome Bruner'ın öncülük ettiği bu
1:37
fikirde öğrenme bir kere görüp
1:39
geçtiğiniz bir şey değil. Tıpkı bir
1:41
sarmal merdiven gibi düşünün. Aynı
1:43
noktanın üzerinden tekrar tekrar
1:45
geçiyorsunuz ama her seferinde bir kat
1:47
daha yükseğe çıkarak. Peki bu sarmal
1:50
yaklaşım pratikte nasıl işliyor? Şöyle
1:53
ki önce temel bir fikir sunuluyor. Sonra
1:56
aynı fikir yıl içinde tekrar çocuğun
1:58
önüne geliyor ama her seferinde biraz
2:00
daha derinleşerek, biraz daha
2:02
zenginleşerek. Yani bilgi tek seferde
2:05
verilip unutulmuyor. Adeta zamanla
2:08
büyüyen bir tohum gibi işleniyor. Ve
2:10
işte bu belki de bütün modeldeki en
2:12
büyük zihniyet devrimi. Bakın eskiden
2:15
diyelim ki 1994 programında temalar bir
2:17
amaçtı. Taşıtları öğrenelim ve konu
2:20
kapandı. Ama şimdi temalar sadece bir
2:23
araç. Yani öğretmen taşıtlar konusunu
2:26
kullanarak çocuğa işbirliği yapmayı,
2:28
problem çözmeyi öğretiyor. Asıl amaç
2:30
tema değil. Tema sayesinde kazanılan
2:32
beceri. Aradaki fark dağlar kadar. 2024
2:36
Maarif modelinin üç tane ana taşıyıcı
2:39
kolonu var diyebiliriz. Bunlar bütün
2:41
programların üzerine inşa edildiği
2:43
temeller. Sosyal duygusal öğrenme,
2:45
erdem, değer, eylem çerçevesi ve okur
2:48
yaazarlık becerileri. Görüyorsunuz değil
2:50
mi? Mesele sadece bilgi yüklemek değil,
2:53
bütüncül bir insan yetiştirmek. Okuyur
2:55
yazarlık becerileri dedik ama bu
2:57
bildiğimiz okuma yazma değil. Sadece
3:00
model yaşa uygun yepyeni ve çok önemli
3:03
okur yaazarlık türleri getiriyor. Bakın
3:06
dijital okur yaazarlık ve
3:08
sürdürülebilirlik okur yaazarlığı gibi
3:11
geleceğin becerileri programda var ama
3:13
mesela finansal okur yaazarlık yok.
3:15
Neden? Çünkü bu yaş grubunun bilişsel
3:18
gelişimini uygun görülmüyor. Aynı
3:20
şekilde akademik anlamda yazma eylemi
3:23
yerine dinleme, konuşma gibi iletişimin
3:26
temellerine odaklanılıyor. Kısacası her
3:29
şeyin bir zamanı var. Amaç çocuğu
3:31
zorlamak değil doğru zamanda doğru
3:34
beceriyle buluşturmak. Teoriyi,
3:36
felsefeyi, müfredatı konuştuk. Şimdi
3:39
planın en somut kısmına yani binanın
3:42
içine giriyoruz. Bu öğrenme ortamı
3:44
dediğimiz şey tam olarak nasıl bir yer?
3:47
Bu tanım o kadar önemli ki çünkü öğrenme
3:49
ortamı sadece sınıf demek değil. Çocuğun
3:52
gün içinde özgürce dolaştığı, oynadığı,
3:55
keşfettiği, arkadaşlarıyla ve
3:56
öğretmenleriyle konuştuğu her yer işte o
3:59
alanın tamamı demek. dört duvarın çok
4:02
ötesinde yaşayan, nefes alan bir mekan
4:05
ve bu yaşayan mekanın kalbinde öğrenme
4:08
merkezleri atıyor. Bunları çocuğun ilgi
4:11
ve ihtiyaçlarına göre hazırlanmış küçük
4:13
istasyonlar gibi düşünebilirsiniz. Çocuk
4:15
kendi merakının peşinden gidip istediği
4:18
merkezde çalışabiliyor. Yani herkes
4:20
sırasına otursun, aynı şeyi yapsın,
4:22
devri artık geride kalmış. Peki hoşgörü
4:25
ya da empati gibi soyut kavramlar nasıl
4:28
öğretilir? Havada mı kalır? Hayır. İşte
4:30
burada devreye değerlerin açık öğretimi
4:32
giriyor. Yani bu değerler umarım
4:34
anlarlar diye geçiştirilmiyor. Tam
4:36
tersine hedefi belli. Planlı
4:38
etkinliklerle tıpkı renkleri öğretir
4:40
gibi doğrudan öğretiliyor. Planımız
4:43
sadece okulun içini kapsamıyor. Şimdi
4:45
binadan dışarı çıkıyoruz ve en az onun
4:47
kadar önemli bir yapıya, evle okul
4:49
arasında kurulan o sağlam köprüye
4:51
bakıyoruz. Bu köprünün adı aile katılımı
4:54
ve bu modelde lafta kalan bir temenni
4:57
değil, vazgeçilmez bir parça. Ailelerin
5:00
birer izleyici değil, eğitim sürecinin
5:02
tam merkezinde aktif birer ortak olması
5:05
hedefleniyor. Peki bu ortaklık ne kadar
5:08
ciddiye alınıyor dersiniz? Sadece veli
5:11
toplantılarından mı ibaret? Cevap çok
5:13
net. Cevap 1. Sadece 1 ama çok güçlü
5:18
bir. Yeni program her aileye okul yılı
5:20
boyunca en az bir sistemle ev ziyareti
5:23
yapılmasını garanti ediyor. Bu bir
5:25
tavsiye değil. Bir taahüt. İşte o ev
5:28
okul köprüsünü inşa etmek için atılmış
5:30
somut ve dev bir adım. Ve geldik planın
5:32
belki de en hassas, en çok merak edilen
5:35
bölümüne. Değerlendirme. Tamam her şey
5:37
güzel de tüm bu süreçte gelişim nasıl
5:40
ölçülüyor? Nasıl takip ediliyor?
5:42
Değerlendirme felsefesinin kalbinde işte
5:45
bu cümle yatıyor. Notlar ve sınavlar
5:47
hakkındaki bütün kaygıları giderecek bir
5:49
cevap. Bu amaç asla çocukları
5:51
yarıştırmak değil, her bir çocuğun kendi
5:54
gelişim yolculuğunu takip etmek. Odak
5:56
noktası rekabet değil bireysel yolculuk.
6:00
Yani değerlendirme bir çocuğa iyi ya da
6:01
kötü diye bir etiket yapıştırmak veya
6:03
bir yarış ortamı yaratmak için
6:05
yapılmıyor. Asıl amaç her çocuğun kendi
6:08
gelişim yolunu anlamak ve ona ihtiyacı
6:10
olan desteği tam zamanında sağlamak.
6:13
Tıpkı bir bahçıvanın her bir çiçeğin
6:14
farklı ihtiyacı olduğunu bilip ona göre
6:17
bakım yapması gibi. Bunun için de farklı
6:19
amaçlara hizmet eden farklı araçlar var.
6:21
Bir yanda portfolyo ve gözlem gibi süreç
6:24
odaklı yöntemler çocuğun bireysel
6:26
gelişimini nereden nereye geldiğini bize
6:28
gösteriyor. Diğer yanda ise standart
6:30
testler var. Onlar da çocuğun kendi
6:33
akran grubuna göre genel resimde nerede
6:35
durduğunu anlamamıza yardımcı oluyor.
6:37
Yani resmin bütününü görmek için ikisi
6:39
de kullanılıyor. Evet, plan bu. Tüm
6:41
detaylarıyla inceledik. Şimdi asıl
6:44
sormamız gereken soruya geldik. Eğer
6:46
temelimiz buysa, duvarlarımız buysa,
6:49
çatımız buysa biz nasıl bir gelecek inşa
6:51
ediyoruz? Çocuğu merkeze alan, herkesi
6:54
kucaklayan, rekabet yerine gelişimi
6:56
koyan ve aileyle ele yürüyen bu eğitim
6:59
modeli bizi yarın nasıl bir topluma
7:01
taşıyacak? Sanırım bu sorunun cevabını
7:03
zamanla hep birlikte göreceğiz.