MEİ206U Medya Siyaset Kültür
https://lolonolo.com/anadolu-aof/mei206u-medya-siyaset-kultur/
Bu kaynaklar, Anadolu Üniversitesi Medya ve İletişim ön lisans programında yer alan Medya, Siyaset ve Kültür dersinin kapsamlı bir özetini sunmaktadır. İçerik, medyanın demokratik sistemlerdeki rolünden başlayarak kamusal alan, küreselleşme ve alternatif yayıncılık gibi temel kavramları akademik bir perspektifle açıklamaktadır. Metinlerde ayrıca yeni medya teknolojilerinin siyasal katılıma etkileri ile medya endüstrisindeki ekonomi politik dengeler eleştirel bir dille incelenmektedir. Son bölümlerde ise popüler kültür, haberlerin magazinleşmesi ve medyadaki cinsiyetçi söylemler gibi sosyolojik meselelere odaklanılmaktadır. Toplam sekiz üniteden oluşan bu materyal, modern toplumda iletişimin ideolojik ve kültürel boyutlarını anlamak isteyen öğrenciler için bir rehber niteliği taşımaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba. Bugün sizlerle adeta bir
0:02
üniversite dersinin özetini çıkararak
0:05
haberlerimizi, düşüncelerimizi hatta
0:08
demokrasimizi şekillendiren o görünmez
0:10
güçlerin hikayesine bakacağız. Medya,
0:12
siyasi güç ve halk bu üçü arasındaki
0:15
karmaşık ve heyecanlı ilişkiye gelin hep
0:18
birlikte dalalım. Şimdi gelin en temel
0:20
soruyla başlayalım. Haberleri kimin
0:22
kontrol ettiğini hiç merak ettiniz mi?
0:25
Bu öylesine sorulmuş bir soru değil.
0:27
Çünkü cevabı aslında içinde yaşadığımız
0:29
toplumun ve demokrasinin sağlığı
0:31
hakkında bize o kadar çok şey anlatıyor
0:33
ki hikayemizin ilk perdesini aralayalım
0:36
isterseniz. Önce bir ideale bakalım.
0:39
Yani işler yolunda gitseydi nasıl
0:41
olurdu? Medyanın sağlıklı işleyen bir
0:44
demokraside üstlenmesi gereken o hayati
0:46
rol neydi? Gelin ona odaklanalım. Şöyle
0:49
bir düşünün. Antik Yunan'da bir şehir
0:52
devletinde yaşıyorsunuz. Bir avuç
0:54
insansınız ve herkes meydana toplanıp
0:56
siyasi kararları doğrudan alabiliyor.
0:58
Ama bugün milyonlarca insanın yaşadığı
1:01
modern ülkelerde bu mümkün mü? Elbette
1:04
değil. Biz ne yapıyoruz? Bizi temsil
1:06
etsinler diye vekiller seçiyoruz. İşte
1:08
medya tam da bu noktada devreye giriyor.
1:11
Siyasetçilerle bizim yani halkın
1:13
arasındaki en önemli köprü vazgeçilmez
1:15
bir aracı haline geliyor. Peki bu
1:17
aracılık dediğimiz şey nerede oluyor?
1:19
Yani nerede buluşup tartışıyoruz? İşte
1:22
burada karşımıza çok ama çok kilit bir
1:24
kavram çıkıyor. Kamusal alan. Burayı
1:27
toplumun ortak meydanı gibi
1:29
düşünebilirsiniz. Demokrasinin canlı
1:31
kanlı işlediği, ortak dertlerimizi
1:33
konuştuğumuz ve en önemlisi
1:35
yönetenlerden hesap sorduğumuz yer tam
1:37
olarak burası. Ama şunu unutmayalım. Bu
1:39
ideal bize öyle altın tepside sunulmadı.
1:42
Arkasında yüzyıllarca süren çetin bir
1:45
mücadele var. Düşünün her şey ta 1215'te
1:48
Magna Karta ile başlıyor. Kralın o
1:51
sınırsız gücüne ilk defa dur deniliyor.
1:54
Yüzy yıllar geçiyor. Sahneye John Locke
1:56
gibi bireyin doğal haklarını savunan
1:58
düşünürler çıkıyor ve en sonunda John
2:00
Start Mill gibi isimler noktayı koyuyor.
2:02
Gerçeğe ancak ve ancak fikirlerin
2:04
özgürce çarpışmasıyla ulaşılabilir diyor
2:07
ve ifade özgürlüğünü demokrasinin tam
2:09
kalbine yerleştiriyor. İyi güzel de bu
2:12
anlattığımız ideal bugün ne kadar
2:13
gerçek? İşte şimdi hikayemizin ikinci ve
2:16
biraz daha çetrefilli kısmına yani
2:18
işlerin biraz karıştığı yere geliyoruz.
2:20
Medyanın o büyük vaini bozan gerçek
2:22
dünya güçlerini yani paranın ve
2:24
iktidarın etkisini mercek altına
2:25
alıyoruz. Bugün medyaya baktığımızda
2:27
karşımızda dört büyük engel var. Dört
2:30
büyük sorun. 1. Tekerleşme yani tüm
2:33
medyanın bir avuç dev şirketin elinde
2:35
toplanması. 2. Haberlerin metalaşması
2:38
yani kamu hizmeti olması gereken haberin
2:40
alınıp satılan bir ürüne dönüşmesi. 3.
2:43
Magazinleşme, en ciddi konuların bile
2:45
bir eğlence şovu gibi sunulması ve 4.
2:48
Temsildeki cinsiyetçilik yani toplumdaki
2:50
eşitsizlikleri körükleyen o kalıp
2:52
yargılar. Peki bu sorunların kökeninde
2:55
ne var? Bunu anlamak için bir anahtara
2:58
ihtiyacımız var. Bir teoriye. Medyanın
3:01
ekonomi politiği. Bu yaklaşım bize
3:04
aslında çok basit ama çok güçlü bir şey
3:06
söylüyor. Medya sandığımız gibi tarafsız
3:09
bir haberci falan değil. Tam tersine
3:12
ekonomik çıkarların ve siyasi güçlerin
3:14
yön verdiği dev bir endüstridir. Hatta
3:17
bu durumu özetleyen çok çarpıcı bir söz
3:19
var. Medya edemen ideolojiyi yeniden
3:23
üreten bir aygıttır. Kulağı biraz
3:25
karmaşık geliyor değil mi? Ama anlamı
3:27
çok basit. Medya sistemi sorgulamak
3:30
yerine çoğu zaman mevcut güç dengelerini
3:33
yani statiko'yu korumaya çalışır. Hani o
3:36
meşhur 4 kuvvet olması gerekir ya işte
3:38
bazen tam tersine iktidarın sesi haline
3:41
gelebiliyor. O sorunlardan birine
3:43
magazinleşmeye biraz daha yakından
3:45
bakalım mı? Olay şu, sürekli daha fazla
3:48
para kazanma, daha fazla tık alma
3:50
baskısı yüzünden en ciddi kamusal
3:52
tartışmalar bile sığlaşıyor. Düşünün
3:54
ülkenin en önemli siyasi meselesi bir
3:57
anda bir eğlence programına
3:58
dönüşüveriyor. Sonuç ne? Sonuçta bizler
4:00
bilgilenen vatandaşlar olmaktan çıkıp
4:03
sadece ekrana bakan pasif tüketicilere
4:05
dönüşüyoruz. Gelelim bir başka can alıcı
4:07
soruna. Cinsiyetçilik. Medya kadınları
4:09
ve erkekleri sürekli belli kalıplara
4:11
sokarak, geleneksel rollere hapsederek
4:14
toplumdaki eşitsizliği daha da
4:15
derinleştiriyor. Ama mesele sadece
4:17
dizilerde gördüklerimiz değil. Sektörün
4:19
kendi yapısı da sorunlu. Yani buradaki
4:21
kilit nokta şu: Medya var olan
4:24
eşitsizliği sadece yansıtan masum bir
4:25
ayna değil. Aksine bu eşitsizlikleri
4:28
bizzat üreten, paketleyen ve
4:29
normalleştiren bir fabrika gibi
4:31
çalışıyor. Peki bu kadar karamsar bir
4:33
tablo çizdik. Her şey bitti mi? Umut yok
4:36
mu? Tabii ki var. İşte hikayemizin son
4:38
perdesinde tam da buna bakacağız.
4:40
Sıradan vatandaşların yani bizlerin bu
4:42
gidişata nasıl dur dediğine, medya
4:45
sahnesini geri almak için yeni araçları
4:47
nasıl devreye soktuğuna odaklanacağız.
4:49
İnternet çağı bize adeta madalyonun iki
4:52
yüzünü de gösteriyor. Bir tarafta
4:54
inanılmaz fırsatlar var. Bilgiye anında
4:56
erişim, daha önce hiç olmadığı kadar
4:58
geniş bir ifade özgürlüğü, siyasete
5:01
doğrudan katılma şansı. Ama madalyonu
5:03
çevirdiğimizde diğer tarafta ne
5:05
görüyoruz? yalan haber salgını yani
5:07
dezenformasyon, dijital uçurumlar ve
5:10
tabii ki gözetim ve sansür gibi büyük
5:12
tehlikeler. İşte tam bu karmaşanın
5:14
ortasında ana akım medyanın o para ve
5:17
büç odaklı düzenine bir baş kaldırı
5:19
olarak yeni bir kavram doğuyor.
5:21
Alternatif medya. Burada amaç kar etmek
5:24
değil. Asıl dert başka. Amaç katılımı
5:26
artırmak, sosyal adalet için mücadele
5:29
etmek ve en önemlisi de o ana akım
5:31
medyada sesini hiç duyamadığımız
5:33
insanlara bir mikrofon uzatmak. İyi de
5:35
bu alternatif medya dediğimiz şey ne
5:38
kadar somut. Sadece bir laftan mı
5:40
ibaret? Kesinlikle hayır. Gelin birkaç
5:43
çanlı örneğe bakalım. Mesela herhangi
5:45
birimizin cep telefonuyla bir olayı
5:47
haberleştirmesi. İşte bu yurttaş
5:49
gazeteciliği. Ya da sadece ve sadece
5:52
insan hakları ihlallerine odaklanan
5:54
haberler. Bu da hak haberciliği. Ve bir
5:56
de savaş bölgelerinden kan ve gözyaşı
5:59
yerine barış ve çözüm umudunu
6:00
haberleştirmeye çalışan barış
6:02
gazeteciliği var. Ve bütün bu
6:04
anlattıklarımız bizi en sona belki de en
6:07
önemli soruya getiriyor. Elimizdeki bu
6:09
yeni ve güçlü medya araçlarıyla o en
6:12
başta bahsettiğimiz kamusal alanı yani
6:14
demokrasinin kalbinin attığı o meydanı
6:17
gerçekten daha iyi bir yere taşıyor
6:18
muyuz? Biliyor musunuz? Bu sorunun net
6:20
bir cevabı yok. Çünkü cevap tek bir
6:23
yerde değil. Cevap her birimizde. Bu
6:25
araçları bizim nasıl kullandığımızda
6:28
gizli. Umarım bu anlattıklarımız
6:30
medyanın ve demokrasinin geleceğindeki
6:32
kendi rolünüzü düşünmek için size iyi
6:34
bir başlangıç noktası sunmuştur.
#Education
#Law & Government
#Politics
#Human Rights & Liberties

