0:00
Herkese merhaba. Şimdi bir düşünün.
0:02
Akışınıza düşen her haber, her paylaşım
0:05
aslında dev bir savaşın parçası.
0:07
Dikkatimizi çekme savaşı. Peki bu kadar
0:09
gürültünün içinde gerçeği kurgudan nasıl
0:12
ayıracağız? Gelin bu sorunun teşine
0:14
birlikte düşelim. İşte aslında hepimizin
0:17
her gün sorduğu soru bu değil mi?
0:19
Telefonlarımıza, ekranlarımıza yağan o
0:21
sonsuz bilgi akışında hangisine
0:23
güveneceğiz? Ve bu bir teknoloji sorunu
0:26
gibi görünse de aslında çok daha derin
0:28
bir şey. Bir güven sorunu. İşin kötü
0:31
yanı ne biliyor musunuz? Bu yarışta kim
0:33
daha çok bağırırsa sanki o haklıymış
0:36
gibi bir algı oluşuyor. Ama gerçekten de
0:39
öyle mi? Aslında bu gürültünün içinde
0:41
bir netlik arayışımız hiç de yeni değil.
0:44
Bu arayışın nerelere dayandığını görmek
0:45
için gelin zamanda biraz geriye gidelim.
0:48
Bugün yaşadığımız bu karmaşayı anlamak
0:50
için her şeyin başladığı yere, kitle
0:53
iletişiminin doğuşuna gitmemiz lazım. Ve
0:55
bu hikaye çok ama çok temel bir insani
0:59
ihtiyaçla başlıyor. Şöyle düşünün. Bir
1:02
köyde yaşıyorsanız komşunuzdan
1:04
duyduklarınız size yatar ama şehirler,
1:06
imparatorluklar kurulmaya başlayınca
1:09
işler değişiyor. Ticaret yapacaksınız,
1:12
devleti yöneteceksiniz. En basiti
1:14
güvende kalmanız gerekiyor. Bunun için
1:16
de doğrulanabilir, geniş kitlelere
1:19
ulaşan bilgilere muhtaçsınız. İşte bu
1:21
ihtiyaç tarihin akışını değiştirecek
1:23
icatları ateşledi. Şimdi bakın bu zaman
1:26
çizelgesi çok şey anlatıyor. Önce
1:29
1440'larda Gutenberg sahneye çıkıyor ve
1:32
matba sayesinde bilgi artık bir avuç
1:34
seçkinin elinde olmaktan çıkıyor. Sonra
1:37
1605'e geliyoruz. Dünyanın ilk gazetesi.
1:40
Artık haberler düzenli, periyodik bir
1:42
şekilde insanlara ulaşıyor. Ama asıl
1:44
bomba nerede patlıyor biliyorsunuz? 1837
1:48
telgraf. Bir anda bir haberin
1:50
okyanusları aşması haftalar değil
1:52
saniyeler alıyor. Yani bilgi resmen ışık
1:54
hızına ulaşıyor. E tabii bilgi bu kadar
1:57
hızlanınca ortaya yepyeni bir soru
1:59
çıkıyor. İyi de bu gelen bilgiye nasıl
2:02
güveneceğiz? İşte tam da bu noktada
2:05
gazetecilik mesleği kendi oyun
2:07
kurallarını yazmaya başlıyor. Bu aslında
2:10
topluma verilmiş bir söz gibiydi. Ve bu
2:13
sözün merkezinde tek bir kelime vardı.
2:15
Tarafsızlık. Bakın bu çok önemli. Bir
2:18
gazetecinin işi size ne düşüneceğinizi
2:20
söylemek değil. Onun işi sizin kendi
2:23
kararınızı verebilmeniz için size olayın
2:25
bütün taraflarını, doğrulanmış bilgileri
2:28
sunmaktır. İşte bu anlayış gazeteciliği
2:31
sıradan bir iş olmaktan çıkarıp bir kamu
2:33
hizmetine dönüştürdü. Peki tamam.
2:36
Tarafsızlık kulağa hoş geliyor da bunu
2:38
pratikte nasıl yapıyorlar? İşte
2:40
gazetecilerin sihirli formülü burada. 5
2:43
N 1K. Kim? Ne? Nerede? Ne zaman, niçin,
2:47
nasıl? Bu altı basit soru bir haberin
2:50
iskeletini oluşturur. Şöyle bir ipucu
2:52
vereyim. Okuduğunuz bir metin bu
2:54
soruların çoğunu yanıtsız bırakıyorsa
2:56
muhtemelen tam bir haberle karşı karşıya
2:58
değilsinizdir. İşte geldik belki de
3:01
günümüzün en kritik konusuna. Haber ve
3:03
yorum arasındaki fark. Bu ikisi o kadar
3:05
çok birbirine karışıyor ki olay basit
3:08
aslında. Haber ne oldu sorusuna cevap
3:10
verir. Yorumsa, "Peki bu olan biten
3:13
hakkında ben ne düşünüyorum?" sorusuna.
3:15
Biri size fotoğrafı gösterir, diğeri o
3:17
fotoğraf hakkında kendi fikrini söyler.
3:20
İşte bu ayrımı yapabilmek dijital
3:22
dünyada ayakta kalmanın ilk kuralıdır.
3:24
Aslında bütün bu kuralların, ilkelerin
3:26
amacı tek bir şey. Kamu yararı.
3:29
Gazeteciliğin o meşhur 4. kuvvet olma
3:31
rolü tam da buradan geliyor. Yani gücü
3:34
denetlemek, halk adına soru sormak,
3:36
mesleğin özü bu. Ama sonra öyle bir şey
3:39
oldu ki bütün oyunun kuralları baştan
3:41
yazıldı. Teknoloji sahneye çıktı. Yani
3:44
matba telgraftı derken zaten baş
3:47
döndürücü bir hız vardı. Evet. Ama 20 ve
3:50
özellikle 21. yüzyılda olanlar bambaşka
3:54
bir şeydi. Bilgiyle kurduğumuz ilişki
3:57
resmen kökünden sarsıldı. Oyun sahası
4:00
tamamen değişti. Bu tabloya bir bakın.
4:02
Dönüşüm o kadar net ki gazetelerin yavaş
4:05
günlük temposundan televizyonun anlık
4:08
dünyasına, oradan da internetin asla
4:10
uyumayan 724 bilgi akışına. Hız
4:13
inanılmaz. Ama asıl kırılma nerede
4:15
biliyor musunuz? Kontrolde. Eskiden
4:17
kapıda bekleyen editörler, yayıncılar
4:20
vardı. Şimdi ise hepimiz birer
4:21
yayıncıyız. Bu bir yandan harika. Bilgi
4:24
demokratikleşti ama madalyonun öbür yüzü
4:26
var. O eski filtreler, o doğrulama
4:28
mekanizmaları da büyük ölçüde ortadan
4:30
kalktı. İşte dezenformasyonun bu kadar
4:33
kolay yayılmasının sebebi de tam olarak
4:35
bu. Ve tüm bu devrimin tohumları aslında
4:38
1960'larda atılıyor. O zamanlar adı
4:42
Arpanet olan askeri amaçlı bir iletişim
4:45
ağı projesi. O günlerde kimin aklına
4:47
gelirdi ki bu projenin yıllar sonra bizi
4:50
en başa o temel soruya geri
4:52
döndüreceğini, bu kadar bilginin içinde
4:55
doğru olan ne? Hem de hiç görmediğimiz
4:58
bir boyutta. Peki geldik en önemli
5:01
soruya. Tamam durum bu. Ne yapacağız?
5:04
Küçülüp bir kenara mi çekileceğiz? Hayır
5:06
tabii ki. Çözüm kaçmak değil. Bu yeni
5:09
dünyada yolumuzu bulmayı öğrenmek. İşte
5:12
şimdi size bunun için pratik bir yol
5:14
haritası sunacağım ve bu yol haritasının
5:17
adı medya okur yaazarlığı. Bakın bu
5:20
sadece okuyup geçmek değil. Bu bir
5:22
beceri. Önünüze düşen her şeye bir
5:24
dedektif gibi yaklaşma. onu sorgulama,
5:27
analiz etme becerisi. Nasıl araba
5:29
kullanmak için ehliyet alıyorsak dijital
5:32
dünyada güvenle dolaşmak için de bu
5:34
beceriye ihtiyacımız var. İşte size dört
5:37
basit ama çok etkili adım. Bunu bir
5:39
kontrol listesi gibi düşünün. Bir
5:41
haberle karşılaştığınızda hemen
5:42
kendinize sorun. Bir, bu bilginin
5:44
arkasında kim var? Amacı ne olabilir? 2.
5:47
Kullanılan dil tarafsız mı yoksa beni
5:49
bir yöne mi çekmeye çalışıyor? 3.
5:52
Herhangi bir kanıt, bir kaynak sunulmuş
5:53
mu? Ve 4. En önemlisi bu okuduğum şey
5:56
bir olayın anlatımı mı yoksa birinin
5:58
kişisel fikri mi? Sadece bu dört soruyu
6:01
sormak bile sizi pek çok tuzaktan
6:03
kurtaracaktır. Sonuç olarak şunu
6:05
unutmayalım. Mesele bu bilgi
6:07
okyanusundan kaçmak değil. Mesele bu
6:10
okyanusta nasıl iyi bir yüzücü
6:12
olacağımızı öğrenmek. Çünkü artık güç
6:15
sadece bilgiye sahip olmakta değil. o
6:18
bilgiyi doğru bir şekilde eleyip
6:19
değerlendirebilme yeteneğinde. Ve sizi
6:22
şu düşünceyle baş başa bırakmak
6:24
istiyorum. Birazdan okuyacağınız ya da
6:26
belki de o paylaş tuşuna basacağınız bir
6:29
sonraki içerik ortadaki karmaşayı biraz
6:32
daha mı arttıracak yoksa bir şeylerin
6:33
netleşmesine mi yardımcı olacak? Çünkü
6:36
unutmayın bu bilgi akışında hepimiz hem
6:38
tüketiciyiz hem de üretici ve yaptığımız
6:41
her seçimle ya gürültülü arttırıyoruz ya
6:44
da anlamı. Tercih tamamen bizim.