Auzef Maliye Politikası 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2025/11/16/maliye-politikasi-2025-2026-vize-sorulari/
Bu kaynaklar, 2025-2026 akademik yılı Maliye Politikası vize sınavı kapsamındaki temel teorik yaklaşımları ve uygulama araçlarını detaylandırmaktadır. Metin, Klasik iktisattan modern ekollere kadar devletin ekonomideki değişen rolünü özetlerken, özellikle Keynesyen müdahale ve Arz Yönlü iktisat gibi akımların temel farklarını ortaya koymaktadır. Kaynakta vergi esnekliği, çarpan etkisi ve otomatik istikrar sağlayıcılar gibi mekanizmaların ekonomik istikrar üzerindeki etkileri teknik bir dille açıklanmaktadır. Ayrıca IS-LM modeli üzerinden para ve maliye politikalarının etkinliği ile stagflasyon gibi karmaşık kriz durumlarıyla mücadele yöntemleri tartışılmaktadır. Son olarak, sunulan çoktan seçmeli sorular ve çözümleri, öğrencilerin bütçe politikaları ve makroekonomik dengeler konusundaki bilgilerini pekiştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir çalışma rehberi niteliğindedir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Maliye politikası nedir? Hiç düşündünüz
0:02
mü? Aslında bu hükümetin ekonominin
0:04
direksiyonuna geçme şekli. Yani
0:06
harcamaları ve vergileri kullanarak
0:08
ekonominin gidişatına yön vermesi. Tıpkı
0:11
bir arabanın gaz ve fren pedalları gibi.
0:13
Hükümet bu araçları kullanarak ekonomiyi
0:16
ne zaman hızlandıracağına veya ne zaman
0:18
yavaşlatacağına karar veriyor. Peki
0:20
haberlerde sürekli duyduğumuz bir şey
0:22
var. Siyasetçiler özellikle de işler
0:24
zora girince sürekli kamu harcamaları ve
0:27
vergiler üzerine tartışıyorlar. Neden bu
0:30
konu bu kadar hararetli? İşte bu
0:32
analizde bu bitmeyen tartışmaların
0:34
ardındaki temel felsefeleri ve tarihsel
0:36
kökenleri birlikte deşeceğiz. Şimdi
0:38
gelin önce bir zaman makinesine atlayıp
0:41
20. yüzyılın öncesine gidelim. O
0:43
zamanlar ekonomiye dair çok net bir
0:45
görüş hakimdi. Hükümetin ekonomiye
0:48
kesinlikle karışmaması gerektiği, bu
0:50
görüşe klasik iktisat diyoruz. O dönemin
0:53
iktisatçılarına göre ekonomi sanki
0:55
görünmez bir el tarafından yönetilen
0:57
mükemmel bir makine gibiydi. Kendi
0:59
haline bırakırsan eninde sonunda her şey
1:02
dengeye gelirdi. Bu yüzden onlara göre
1:04
en iyi hükümet gölge etmeyen yani
1:06
ekonomiye en az müdahale eden hükümetti.
1:09
Bu düşüncenin de kendine göre bir kural
1:11
kitabı vardı. Birincisi jandarma devlet
1:13
anlayışı. Yani devletin görevi sadece
1:16
güvenlik ve adalet sağlamaktı. O kadar.
1:18
İkincisi denk bütçe. Devlet ayağını
1:20
yorganına göre uzatmalı. topladığından
1:22
fazlasını asla harcamamalıydı. Ve son
1:25
olarak tarafsızlık. Hükümetin kararları
1:27
piyasanın doğal akışını kesinlikle
1:28
bozmamalıydı. Ama sonra öyle bir şey
1:31
oldu ki tüm bu kurallar, tüm bu inançlar
1:34
temelden sarsıldı. Ekonomiye bakış
1:37
açımızı sonsuza dek değiştirecek dev bir
1:39
kriz kapıdaydı. İşte o an 1929 büyük
1:43
buhranıydı. Klasik teori adeta duvara
1:46
tosladı. Milyonlarca insan işsiz
1:48
kalırken ekonomi bir türlü kendi kendini
1:50
düzeltmiyordu. Artık bekleyelim piyasa
1:52
dengeyi bulur demek kimseyi tatmin
1:54
etmiyordu. Eski modelin iflas ettiği çok
1:57
açıktı. İşte tam bu kaosun ortasında
2:00
John Mayard Kes adında bir iktisatçı
2:02
sahneye çıktı ve adeta masaya vurdu.
2:05
Hayır dedi. Beklemek zorunda değiliz.
2:07
Hükümet bir şeyler yapabilir. Hatta
2:09
yapmalı. İşte bu slayt o devrimsel
2:12
değişimi gözler önüne seriyor. Klasikler
2:14
ne diyordu? ekonomi kendi kendini
2:16
iyileştirir. Kanes ise dedi ki hayır
2:19
ekonomi bazen bir girdaba kapılır ve
2:21
kendi başına oradan çıkamaz. Yani yüksek
2:23
işsizliğin kalıcı olabildiği bir duruma
2:25
sıkışıp kalabilir. İşte bu yüzden amaç
2:27
artık sadece bütçeyi denkleştirmek
2:29
değil, ekonomiyi tam gaz çalıştırıp
2:31
istikrarı sağlamaktı. Böylece maliye
2:33
politikasının modern hedefleri ortaya
2:35
çıktı. Kısa vadede hedef neydi? Ekonomik
2:37
istikrar. Yani hem işsizliği önlemek hem
2:39
de fiyatların kontrolden çıkmasını
2:41
engellemek. Uzun vadedeki büyük hedef
2:43
ise refahı artırmak. Yani kişi başına
2:45
düşen geliri yükselterek sürdürülebilir
2:47
bir büyüme yakalamaktı. Peki Key'in
2:50
önerdiği bu yeni alet çantasında ne
2:52
vardı? Aslında oldukça basit. Sadece iki
2:55
temel alet. kamu harcamaları ve
2:57
vergiler. Hükümet bu iki kolu kullanarak
3:00
ekonomideki toplam talebi yani
3:02
insanların ve şirketlerin harcama
3:04
isteğini doğrudan etkileyebilirdi.
3:06
Kısacası ekonominin ne kadar canlı
3:09
olacağını bu araçlarla ayarlayabilir. Bu
3:11
aletler nasıl kullanılıyor? Diyelim ki
3:14
ekonomi durgunlukta yani işler kesat. O
3:17
zaman hükümet genişletici politika
3:19
izliyor. Yani gaza basıyor, kamu
3:21
harcamalarını artırıyor veya vergileri
3:23
düşürüyor. Böylece insanların cebine
3:25
daha fazla para giriyor ve harcamalar
3:27
artıyor. Tam tersi ekonomi aşırı
3:29
ısındıysa ve enflasyon tehlikesi varsa
3:32
bu sefer frene basılıyor. Yani daraltıcı
3:34
politika devreye giriyor. Harcamalar
3:35
kısılıyor veya vergiler artırılıyor.
3:38
Şimdi bu politikaların asıl gücünü
3:40
açıklayan sihirli bir kavram var. Çarpan
3:42
etkisi. Bu fikir şunu söylüyor.
3:45
Hükümetin ekonomiye pompaladığı 1
3:47
liralık bir harcama günün sonunda
3:49
ekonomide 1 liradan çok daha büyük bir
3:51
etki yaratıyor. Nasıl mı oluyor? Gelin
3:54
çok basit bir örnekle bakalım. Diyelim
3:56
ki hükümet bir köprü projesi için 100
3:58
lira harcadı ve bu parayı bir mühendise
4:01
maaş olarak verdi. O mühendis kazandığı
4:03
100 liranın 75 lirasını gidip bir
4:06
restoranta harcadı. Restoran sahibi o 75
4:09
liranın bir kısmıyla manavdan alışveriş
4:11
yaptı. manavda kazandığı parayla başka
4:13
bir şey aldı. Gördünüz mü? Hükümetin
4:15
yaptığı 100 liralık ilk harcama suya
4:17
atılan bir taş gibi dalga dalga
4:19
yayılarak ekonomide kendisinden kat
4:22
büyük bir hareketlilik yarattı. İşte
4:24
çarpan etkisi tam olarak. Bunun
4:26
arkasında basit bir matematik var.
4:28
Slayttaki formülde gördüğünüz C harfi
4:30
insanların kazandığı fazladan paranın ne
4:32
kadarını harcadığını gösteriyor. Yani az
4:34
önceki örnekteki mühendisin 100 liranın
4:36
75'ini harcaması gibi. İnsanlar parayı
4:39
harcamaya ne kadar yatkınsa bu
4:40
zincirleme reaksiyon yani çarpan da o
4:43
kadar güçlü oluyor. Peki bu etki ne
4:45
kadar büyük olabilir? İşte size somut ve
4:47
çarpıcı bir örnek. Kaynaklarımızdaki bir
4:50
hesaplamaya göre eğer bir ekonomide
4:52
insanlar gelirlerindeki her 100 liralık
4:54
artışın 75 lirasını harcıyorsa yani C
4:58
değeri 0,75 ise hükümetin yapacağı 100
5:01
milyar liralık bir harcama milli geliri
5:03
tam 400 milyar lira artırabilir. Evet 1e
5:06
4. İşte maliye politikasının potansiyel
5:09
gücü bu kadar büyük olabilir. Keynezen
5:11
politikalar 10 yıllar doyunca batı
5:13
ekonomilerinin standart reçetesi oldu.
5:15
Ama 1970'lere geldiğinde kimsenin
5:18
beklemediği senaryoda olmayan bir sorun
5:20
ortaya çıktı ve bütün oyunu bozdu. KNSen
5:23
teoriye göre bir ekonomi ya durgunlukla
5:26
ya da enflasyonla boğuşurdu. Yani ya
5:28
işsizlik yüksekti ya da fiyatlar. Peki
5:31
ya ikisi aynı onda yükselirse ne
5:33
olacaktı? İşte bu tam bir açmazdı.
5:36
Durgunlukla savaşmak için harcamaları
5:38
arttırsan enflasyon fırluyor.
5:40
Enflasyonla savaşmak için frene bassan
5:42
bu sefer de işsizlik patlıyordu.
5:44
İktisatçılar bu tuhaf ve sancılı duruma
5:47
stakflasyon adını verdi. Yani hem
5:49
durgunluğun, stagnasyonun hem de
5:51
enflasyonun bir arada yaşaldığı bir
5:54
kabus senaryosu. Bu durum özellikle 1973
5:58
petrol krizi ile birlikte tüm dünyanın
6:00
baş belası oldu. Ama sorun şuydu ki
6:03
Kees'in alet çantasında bu yeni
6:05
hastalığın bir ilacı yoktu. Stakflasyon
6:08
krizi iktisat dünyasında dev bir
6:10
tartışma başlattı. Madem eski aletler
6:13
işe yaramıyordu, o zaman yeni fikirlere,
6:16
yeni aletlere ihtiyaç vardı. Farklı
6:18
ekonomik okullar sahneye çıkarak kendi
6:21
çözüm önerilerini sunmaya başladı. İşte
6:23
bu tablo o büyük tartışmanın üç ana
6:26
kampını özetliyor. Bir yanda
6:28
Keynezyenler vardı. Onlar hala talebi
6:31
yönetmenin en doğrusu olduğunu
6:32
savunuyordu. Karşılarındaysa
6:34
monetaristler. Onlara göre asıl mesele
6:37
para arzını kontrol etmekti. Devletin
6:40
çok fazla harcama yapması özel sektörün
6:42
yatırım yapacak kaynak bulmasını
6:44
engelliyor yani dışlama etkisi
6:46
yaratıyordu. Bir de üçüncü bir grup
6:48
vardı. Arz yönlü iktisatçılar. Onlar
6:51
dediler ki siz hep talebe bakıyorsunuz.
6:54
Asıl sorun arz tarafında. Onlara göre
6:56
yüksek vergiler üretimi ve yatırımı
6:58
baltalıyordu. Çözüm vergileri indirip
7:01
ekonominin üretim kapasitesini
7:02
arttırmaktı. Bütün bu tartışmalardan
7:04
anlamamız gereken en kritik nokta şu:
7:07
Maliye politikası tek bir doğru cevabı
7:09
olan bir matematik problemi değil. Bu
7:11
daha çok sürekli değişen koşullar
7:13
altında ekonominin kısa vadeli acil
7:16
ihtiyaçlarıyla uzun vadeli hedefleri
7:18
arasında hassas bir denge kurma sanatı.
7:21
Ve bu da bizi son soruya getiriyor.
7:23
Acaba her derde deva olacak tek bir
7:26
doğru ekonomik teori mevcut mu? Yoksa en
7:29
iyi yaklaşım karşılaştığımız krizin
7:31
türüne göre alet çantamızdan doğru aracı
7:34
seçmek mi? İşte bu günümüz politika
7:36
yapıcılarının ve ekonomistlerinin hala
7:38
üzerinde kafa yorduğu en temel
7:40
sorulardan biri.
7:44
Ç
#Education

