Auzef Lojistik Yönetimi 2025-2026 Vize Soruları (Güz)
https://lolonolo.com/2026/08/01/lojistik-yonetimi-2025-2026-vize-sorulari-guz/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Yepyeni bir analizimize
0:02
hoş geldiniz. Yani dürüst olalım.
0:04
Tedarik zinciri veya lojistik
0:05
dediğimizde çoğumuzun aklına sıkıcı,
0:07
sadece sınavlarda karşımıza çıkan o kuru
0:10
teorik kavramlar geliyor olabilir. Ama
0:12
bugün bu algıyı tamamen yıkıyoruz. Bugün
0:14
bu kavramları alıp büyüleyici bir
0:16
yolculuğa dönüştüreceğiz. Lojistik
0:18
ekosisteminin o çılgın, karmaşık
0:20
kaosundan yola çıkıp her şeyi o muazzam
0:22
matematiksel kontrole nasıl
0:24
bağladığımıza yakından bakacağız. İnanın
0:26
bana bu sadece bir teori değil. Şu an
0:28
etrafınızda gördüğünüz her şeyin,
0:30
küresel ticaretin tam kalbi. Tamamdır.
0:33
Lafı hiç uzatmadan konaya girelim.
0:35
Zihnimizde bir harita oluşturmak adına
0:37
bugün üç ana durağımız var. İlk olarak
0:39
temel kavramları ve lojistik
0:41
ekosistemini tanımlayacağız. Sonra
0:43
işleri Arap saçına çeviren o meşhur
0:45
talep kaosu ve tahminleme yöntemlerine
0:47
dalacağız. Ve en sonunda da bu kaosu
0:50
nasıl dize getirdiğimizi yani stok
0:52
kontrolü ve matematiksel modelleri
0:54
konuşacağız. Öyleyse birinci bölümle
0:56
yani lojistik ekosistemini inşa
0:59
ettiğimiz o temel kavramlar ve
1:00
süreçlerle başlayalım. Lojistik ve
1:02
tedarik zinciri yönetimi dediğimizde
1:05
aslında kanal yönetimi, malzeme yönetimi
1:07
ya da endüstriyel lojistik gibi
1:09
kavramları birbirinin yerine gayet rahat
1:11
bir şekilde kullanıyoruz. Hepsi aynı
1:13
büyük ailenin üyeleri. Ama bakın burada
1:15
çok çok kritik bir tuzak var. Lütfen
1:18
buna düşmeyelim. Hizmetler yönetimi bu
1:20
ekosistemin bir parçası kesinlikle
1:22
değildir. Konuya yeni girenler genelde
1:24
bu hataya çok sık düşer ama biz burada
1:26
tamamen fiziksel ürünlerin, malzemelerin
1:29
ve bilginin akışına odaklanıyoruz.
1:30
Hizmetlere değil. Peki bu devasa
1:33
sistemin motorunu tam olarak hangi
1:35
süreçler çalıştırıyor? Şöyle bir
1:37
düşünün. Üretim yönetimi, satın alma,
1:40
müşteri ilişkileri yönetimi, ürün
1:42
geliştirme ve elbette malzemeleri A
1:44
noktasından B noktasına taşıyan o kritik
1:46
dağıtım süreci. İşte bunlar bizim
1:49
operasyonel iş süreçlerimiz, işin
1:51
mutfağı. Ama öte yanda finans var.
1:53
Finans bir şirket için elbette hayati.
1:55
Yani onsuz hiçbir şeyin yürümeyeceği çok
1:57
açık. Fakat tedarik zincirinin o temel
2:00
operasyonel iş süreçlerinden biri olarak
2:03
kesinlikle kabul edilmiyor. Sınırları
2:05
doğru çizmek zorundayız ki sistemi doğru
2:07
yönetebilelim. Tüm bu karmaşık
2:09
süreçlerin içinden akan tek bir şey var.
2:12
O da ürünlerimiz. Ve tıpkı biz canlılar
2:14
gibi piyasaya sürülen her ürünün de
2:16
takit ettiğimiz bir yaşam eğrisi var.
2:18
Geliştirme, büyüme, olgunluk ve sonunda
2:21
maalesef düşüş. Şimdi size akademik
2:24
literatürle ilgili ufak eğlenceli bir
2:25
detay vereyim. İnsan doğasını
2:27
düşündüğümüzde haklı olarak eh bir de
2:29
bebeklik evresi olmalı diyoruz, değil
2:31
mi? Ama sıkı durun. Lojistik
2:33
literatüründe bebeklik diye bir aşama
2:34
kesinlikle yoktur. Ürün geliştirilir ve
2:36
pat doğrudan büyüme sahnesine
2:38
fırlatılır. Bu da bizi hikayemizin
2:40
ikinci kısmına yani her şeyi birbirine
2:42
katan o vahşi talep kaosuna ve
2:45
öngörülemeyen tüketiciye getiriyor.
2:48
Sizden şimdi fiziksel olarak elinizde
2:50
uzun bir kırbaç tuttuğunuzu hayal
2:51
etmenizi istiyorum. Siz yani tüketici
2:54
olarak o kırbacın sapında kütücük masum
2:57
bir bilek hareketi yapıyorsunuz. Ama o
2:59
ufacık dalgalanma kırbacın ucuna yani ta
3:03
hammadde tedarikçısına ulaştığında
3:05
devasa şiddetli bir şaklamaya dönüşüyor.
3:08
İşte tedarik zincirinde tüketiciden
3:10
gelen ufacık bir sipariş değişiminin
3:13
geriye doğru gittikçe devasa bir kaosa
3:15
kontrolden çıkmış sipariş sapmalarına
3:17
dönüşmesine tam olarak bu ismi
3:19
veriyoruz. Kırbaç etkisi. İnanın bana bu
3:22
dalgalanma plansızlığın ve maliyetlerin
3:24
kelimenin tam anlamıyla bir numaralı
3:26
düşmanı. Peki bu kaosu nasıl ölçeceğiz?
3:30
İşleri şansa bırakamayız. Sağlam
3:31
tahminlere mecburuz. Bir yanda geçmiş
3:34
verilere dayanan zaman serisi modelleri
3:36
var. Hareketli ortalama veya üstel
3:37
düzeltme gibi. Diğer yanda ise regresyon
3:40
analizi var. Ancak dikkat. Regresyon bir
3:42
zaman serisi modeli değildir.
3:44
Değişkenler arasındaki ilişkiye bakan
3:46
nedensel bir modeldir. Tabii yaptığımız
3:49
bu tahminlerin ne kadar tutarlı olduğunu
3:51
da ölçmemiz lazım. İşte burada ortalama
3:53
mutlak yüzde hata yani MAPE ve izleme
3:55
sinyali devreye giriyor. RSF'nin Mada
3:58
bölünmesiyle bulduğumuz o meşhur izleme
4:00
sinyali formülü sistemin hata payını
4:02
sürekli radarımızda tutmamızı sağlıyor.
4:04
Tahmin yaparken zaman ufku ve dış
4:06
etkenler de oyunu tamamen değiştiriyor.
4:09
Bunu gerçek hayata bir uyarlayalım.
4:10
Diyelim ki günlük veya aylık üretim
4:12
planlaması yapıyorsunuz. Burada kısa
4:14
veya orta vadeli tahminlere bakarsınız.
4:17
Rakibinizin fiyat ya da
4:19
patlattığı bir promosyon gibi mikro
4:21
etkenler stoklarınızı anında o saniye
4:23
vurur. Ama eğer Ufukta yeni bir
4:25
teknoloji, yepyeni bir ARGE çalışması
4:27
varsa orada uzun vadeli düşünmek
4:30
zorundasınız. Ve işte o zaman ülkedeki
4:32
işsizlik oranı gibi devasa makro
4:34
iktisadi etkenler devreye girer. İki
4:36
tarafın da dinamikleri gece ve gündüz
4:38
kadar farklıdır. Ve gelelim 3ün
4:40
bölümümüze. Bahsettiğimiz bu çılgın
4:43
kaosu dizginleyen kahramanlarımıza, stok
4:46
kontrolü ve matematiksel modellere.
4:48
Şimdi burada hızımızı biraz düşürelim.
4:50
Çünkü burası gerçekten hayati. Gerçek
4:52
dünyada talebin veya tedarik süresinin
4:54
tam olarak ne olacağını bilemeyiz.
4:56
Kesinlik diye bir şey nadiren vardır.
4:58
Hal böyle olunca işi olasılık
5:00
dağılımlarına bırakıyoruz. İşte biz bu
5:02
modellere stokastik modeller diyoruz. Bu
5:04
belirsizlikte boğulmamızı engelleyen can
5:06
yeleğimizse emniyet stoku. Bizi talep
5:09
patlamalarında veya gecikmelerde stoksuz
5:11
kalma kabusundan kurtarıyor. Ve lütfen
5:14
şunu asla unutmayın. Tedarik süresi
5:16
demek sadece o malın fabrikada
5:18
üretildiği süre demek değildir. O sürece
5:20
hazırlık ve kalite kontrol sürelerini de
5:22
eklemek zorundasınız. Aksi takdirde
5:24
yaptığınız o mükemmel planlama saniyeler
5:26
içinde yerle bir olur. Tabii madem öyle
5:28
depoları ağzına kadar dolduralım da
5:30
kafamız rahat etsin de diyemiyoruz.
5:32
Neden mi? Çünkü o stoğu tutmanın
5:34
faturası gerçekten çok ağır. Hemen
5:37
hızlıca sayalım. O parayı bankaya veya
5:39
başka bir yatırıma koyamamanın getirdiği
5:41
fırsat maliyeti, o devasa depo kiraları
5:44
için ödediğiniz fiziksel alan maliyeti,
5:47
ürünlerin bozulma ihtimali olan fire,
5:49
onları oradan oraya taşıma, elleçleme ve
5:52
tabii ki sigorta masrafları. Sistem
5:54
inanılmaz basittir. Sipariş miktarınızı
5:56
şişirdikçe toplam stok bulundurma
5:58
maliyetiniz de acımasız bir şekilde
6:01
paralel olarak tırmanışa geçer. Bakın
6:03
burada işin rengini değiştiren çok
6:06
ilginç bir detay var. Stoklarımızı önem
6:08
derecesine göre ayırdığımız o meşhur ABT
6:11
analizine bir bakalım. Özellikle B tipi
6:13
stoklar çok enteresandır. Neden biliyor
6:16
musunuz? Çünkü bu B tipi ürünler
6:18
deponuzdaki toplam birim miktarının tam
6:21
%30'u gibi kocaman bir yerini kaplar.
6:23
Ama iş yıllık kullanım değerine yani
6:26
paraya geldiğinde bu devasa yığın
6:28
değerin sadece %15'i civarında bir önem
6:31
taşır. Bu %30'a %15 oranını zihninize
6:34
iyi kazıyın. Çünkü başarılı bir stok
6:36
stratejisi neyin çok yer kapladığını
6:39
değil neyin gerçekten değerli olduğunu
6:41
ayırt ederek kurulur. Peki ne kadar
6:44
sipariş vereceğimizi nasıl belirliyoruz?
6:46
Bunu da ekonomik sipariş miktarı yani
6:48
ESM modelleriyle çözüyoruz. Ve inanın
6:51
burada çok zarif bir matematik işliyor.
6:53
İşin kalbinde bir karekök formülü yatar.
6:55
Şöyle düşünün. Bir şekilde sisteminizi
6:58
iyileştirdiniz ve sipariş maliyetinizi
7:00
9da birine indirdiniz diyelim. Harika.
7:02
Peki sipariş miktarınız otomatikman 9da
7:05
birine mi iner? Kesinlikle hayır.
7:07
Karekök orantısı devreye girer ve
7:08
sipariş miktarınız tam olarak üçte
7:10
birine düşer. İşte o matematik
7:12
maliyetlerdeki büyük şok dalgalarını tam
7:14
olarak böyle dengeliyor. Aynı Karekök
7:17
ilişkisinin mucizesini talep
7:18
patlamalarında da görüyoruz ve bence bu
7:20
gerçekten muazzam. Diyelim ki ürününüze
7:23
olan talep bir anda %50 fırladı. Depoda
7:26
panik butonlarına mı basacağız?
7:28
Matematik, "Hayır, sakin ol" diyor.
7:30
Karekök formülü sayesinde talepteki bu
7:33
%50'lik devasa artış sizin ekonomik
7:35
sipariş miktarınızı %50 artırmanızı
7:38
gerektirmiyor. Miktarınız yalnızca
7:40
yaklaşık %22 oranında artıyor. Görüyor
7:43
musunuz? O katı matematiksel modeller
7:45
dışarıdaki vahşi talep fırtınasının
7:48
deponuzu yerle bir etmesine izin
7:49
vermiyor, şoku emiyor, kaosu kontrol
7:52
edilebilir kılıyor. İşte kırbaç
7:55
etkisinin yarattığı o vahşi kaosla
7:57
matematiksel modellerin getirdiği o
7:59
soğukkanlı denge arasındaki büyüleyici
8:01
savaş tam olarak böyle işliyor. Lojistik
8:04
dediğimiz şey inanın bana sadece
8:06
kamyonların A noktasından B noktasına
8:08
gitmesi değildir. Görünmez bir düzeni
8:10
sağlama sanatıdır. Fakat bu incelememizi
8:12
bitirmeden önce aklınıza bir tohum
8:14
ekmek, size kışkırtıcı bir soru sormak
8:16
istiyorum. Her gün yeni bir küresel
8:19
krizin patladığı, eşi benzeri görülmemiş
8:21
kesintilerin yaşandığı şu modern
8:23
çağımızda acaba o çok güvendiğimiz katı
8:25
olasılık dağılımları ve matematiksel
8:27
formüller yarının çok daha çılgın
8:29
tedarik zinciri kaosunu gerçekten
8:31
dizginlemeye yetecek mi? Yoksa kuralları
8:34
sil baştan mı yazmamız gerekecek? Bunu
8:36
bir düşünün derim. Bu analizimize
8:39
katıldığınız için çok teşekkürler. Bir
8:41
sonraki incelememizde görüşmek üzere.
8:42
Düzenli kalın, meraklı kalın.
#Jobs & Education

