Auzef Klimatoloji (Basınç, Rüzgâr, Nem) 2023-2024 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/14/klimatoloji-basinc-ruzgar-nem-2023-2024-butunleme-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Yepyeni bir
0:01
derinlemesini incelememize hoş geldiniz.
0:03
Bugün başımızı kaldırıp gökyüzüne
0:06
baktığımızda gördüğümüz o devasa
0:08
karmaşık sistemi yani dünyamızın hava
0:10
durumu motorunu konuşacağız. Sıkıcı
0:12
meteorolojik terimleri arka arkaya
0:14
sıralamayacağız merak etmeyin. Bunun
0:16
yerine iklimimizin ardındaki gerçek,
0:18
neden ve nasıl sorularına cevap
0:20
arayacağız. Bu koca sistemi tıpkı
0:23
birbirine bağlı dev bir makine gibi
0:24
söküp takacağız. Hazırsanız bu
0:27
büyüleyici motorun kaputunu açıyoruz.
0:29
Peki bugün yol haritamızda neler var?
0:32
Önce atmosferin yakıtı nem diyeceğiz.
0:34
Ardından bulutlar ve fırtınaların gücüne
0:37
bakıp basınç ve rüzgarların dansıyla
0:39
devam edeceğiz. Sonrasında merceği biraz
0:41
daraltıp Türkiye'nin iklimi ve
0:43
rüzgarlarına odaklanacağız ve son olarak
0:46
Akdeniz'de gelecek ve kuraklık
0:48
meselesiyle kapanış yapacağız. O zaman
0:50
ilk bölümümüzde hemen başlayalım.
0:52
Atmosferin yakıtı nem. İklim dediğimiz
0:55
bu devasa motorun dönmesini sağlayan o
0:58
ham yakıtı anlamadan aslında hiçbir şeyi
1:00
tam olarak kavrayamayız. O yüzden size
1:03
çok basit ama biraz düşündürücü bir soru
1:05
sormak istiyorum. Dev bir fırtınaya hani
1:08
o gökyüzünü karartan, şimşeklerle yeri
1:10
göğü inleten o devasa sisteme gerçekte
1:13
ne güç verir? Genelde rüzgarların veya
1:16
bulutların kendi başına bir enerjisi
1:17
olduğunu düşünürüz, değil mi? Ama
1:19
aslında bizi saran havanın tam da içinde
1:22
inanılmaz tamamen görünmez bir enerji
1:24
saklıdır. Ve inanın bu enerjinin kaynağı
1:27
tahmin ettiğinizden çok ama çok daha
1:29
küçük. 80 0 S derecedeki sadece ama
1:33
sadece 1 gram buzu eritmek için tam 80
1:36
kalori enerji gerekiyor. Gerçekten
1:38
sadece 1 gram. Suyun hal değiştirirken
1:41
emdiği veya dışarı verdiği bu gizli
1:43
enerjiye gizli ısı adını veriyoruz. Yani
1:46
1 gram su için 80 kalori kulağa pek
1:48
fazla gelmeyebilir. Tamam. Ama bunu bir
1:51
de trilyonlarca ton okyanus suyla
1:53
çarptığınızı düşünün. İşte o zaman hava
1:55
durumu motorumuzu ateşleyen o muazzam ve
1:57
temel kıvılcımı tam olarak bulmuş
1:59
olursunuz. Motorun yakıtı dedik. İyi
2:01
güzel. Peki bu yakıt nasıl pompalanıyor?
2:03
Su dünya üzerinde üç farklı şekilde hal
2:05
değiştirerek atmosferi neme doyuruyor.
2:07
İlk akla gelen buharlaşma yani sıvının
2:10
gaza dönüşmesi. Özellikle sıcak okyanus
2:12
akıntıları üzerinden geçen havanın nem
2:15
tutma kapasitesini inanılmaz bir
2:16
seviyeye çıkararak bu süreci resmen
2:18
turbo şarj ediyor. Sonra süblimleşme
2:20
var. Bu da katı haldeki buzun hiç sıvıya
2:23
uğramadan, erimeden doğrudan gaz haline
2:25
geçmesi demek. Bir de bunun tam tersi
2:27
var. Krallaşma. Orada da su buharı sıvı
2:29
hale hiç uğramadan doğrudan donup buz
2:31
haline geliyor. İşte atmosferin görünmez
2:33
yakıt pompaları harfiyen bu şekilde
2:35
çalışıyor. Geldik ikinci bölüme.
2:38
Bulutlar ve fırtınaların gücü. Yakıtın
2:40
ne olduğunu anladık. Şimdi sıra bu
2:42
yakıtın atmosferde nasıl o gözle
2:45
gördüğümüz devasa makinelara
2:46
dönüştüğünde. Fakat önce yaygın bir
2:48
efsaneyi çürütelim. Sis genellikle
2:51
çizeleyen yağmurla falan çok
2:53
karıştırılır ama hayır sis kesinlikle
2:55
bir yağış türü değildir. O çok basit bir
2:58
ifadeyle yeryüzüne temas eden yer
3:00
seviyesindeki bir yoğunlaşma olayıdır.
3:03
Yani bir sabah o yoğun sisin içinde
3:05
yürüyorsanız aslında kelimenin tam
3:07
anlamıyla bir bulutun içinde
3:08
yürüyorsunuz demektir. Gerçek yağışları
3:10
ve fırtınaları görmek için gökyüzünün
3:13
çok daha yükseklerine bakmamız lazım. ve
3:15
yüksekler deyince hava durumu
3:16
makinelerın mutlak şah eseri karşımıza
3:19
çıkıyor. Kümülü nimbüs bulutu.
3:21
Gökyüzünde o devasa kule gibi yükselen
3:23
bulutları gördüğünüzde aslında dev bir
3:26
atmosferik nükleer reaktıyorsunuz.
3:29
Yukarı yükselen su buharı yeniden sıvıya
3:31
dönüştüğünde hani o az önce
3:32
bahsettiğimiz gizli ısı vardı ya işte
3:35
onu devasa miktarlarda dışarı salar. Bu
3:38
muazzam ısı patlaması bulutun daha da
3:40
yükseklere tırmanmasına, iyice
3:42
kararsızlaşmasına ve bizim orj dediğimiz
3:45
şiddetli gök gürültülü fırtınaları
3:47
üretmesine sebep olur. Unutmayın yağışın
3:50
karakterini bulut tipleri belirler ve
3:52
nimbüs kökenli bulutlar bu işin
3:54
kesinlikle ustasıdır. İyi de nemin hiç
3:57
yükselemediği yerlere ne demeli? Mesela
3:59
30 derece enlemleri gibi. Burada
4:01
fırtınmaların tam tersi bir senaryo
4:03
işliyor. Sürekli çöken bir hava var. Biz
4:05
buna süpsidans diyoruz. İşte bu çökelme
4:08
nemin yukarı çıkıp o görkemli bulutları
4:10
oluşturmasını tamamen engelliyor. E
4:13
sonuç sonuç dünyanın en kurak çöl
4:16
bölgeleri. Fırtına motorunun dikey
4:18
olarak çalışmasına izin verilmeyen bir
4:20
alanda geriye maalesef sadece kavurucu
4:22
bir kuraklık kalıyor. 3üncü bölümümüz
4:25
basınç ve rüzgarların dansı. Yakıtımız
4:28
nemdi. Makinemiz de bulutlardı. Peki
4:30
şimdi nereye geldik? Sıra hava durumu
4:32
motorunun o itici pistonlarında. Yani
4:35
atmosferik basınç ve onun doğurduğu
4:37
rüzgarlarda. Herhangi bir haritaya
4:39
baktığınızda rüzgarı doğrudan
4:41
göremezsiniz değil mi? Ama basıncı
4:42
görebilirsiniz. İzobar haritaları dünya
4:45
üzerindeki basınç eğimlerini yani
4:47
gradyanları bizim için görselleştirir.
4:49
Atmosferdeki yüksek basınç alanları
4:51
havayı adeta iterek düşük basınç
4:53
alanlarına doğru sürükler. İşte tam da
4:55
bu itme kuvvetinin yarattığı hız
4:57
bildiğimiz rüzgarı oluşturur. Biz de bu
4:59
rüzgar hızlarını ölçüp kaydetmek için
5:01
anemograf adını verdiğimiz özel
5:03
cihazları kullanırız. Tabii burada can
5:05
alıcı bir nokta var. Terimleri doğru
5:07
kullanmak. Meteorolojide sıkça düşüren
5:09
bir hatayı hemen düzeltelim. Eğer hava
5:11
bulutları oluşturmak üzere yukarı doğru
5:14
yani dikey olarak yükseliyorsa bunun adı
5:16
konveksiyondur. Ama eğer yeryüzüne
5:18
paralel yatay bir hava hareketi bir
5:20
rüzgar söz konusuysa buna adveksiyon
5:22
deriz. Bazen kaynaklarda siklon
5:25
alanlarındaki hava kütlelerinin
5:26
birbirine yaklaşma hareketine
5:28
yanlışlıkla konveksiyon dendiğini
5:29
görebilirsiniz. Hayır. O yaklaşma
5:31
hareketi konverjanstır. Konveksiyon ise
5:34
her zaman ama her zaman yükselmeyi ifade
5:36
eder. Bu ikisini birbirinden ayırmak
5:38
motorun pistonlarının yatay mı yoksa
5:40
dikey mi çalıştığını anlamamız için
5:42
gerçekten çok önemli. Tabii ki rüzgarlar
5:44
öyle dümdüz bir çizgide esip gitmiyor.
5:46
Neden mi? E çünkü üzerinde bulunduğumuz
5:49
şu küre sürekli dönüyordu ondan. Dünya
5:52
kendi ekseni etrafında saatte 15
5:54
derecelik bir hızla döner ve bu durmak
5:56
bilmeyen dönüş koriolis kuvveti
5:58
dediğimiz çok ilginç bir etki yaratarak
6:01
küresel hava akımlarını büker, saptırır.
6:03
İşte o sürekli duyduğumuz meşhur batı
6:05
rüzgarlarına o karakteristik kavisli
6:07
esiş yönünü veren şey tamamen dünyanın
6:10
bu dönüşüdür. 4. bölüme geçiyoruz.
6:13
Türkiye'nin iklimi ve rüzgarları.
6:15
Küresel rüzgarlardan koskoca basınç
6:17
sistemlerinden bahsettik. E hadi artık
6:19
kameramızı biraz kendi coğrafyamıza,
6:21
Türkiye'ye çevirelim. Fiziksel coğrafya
6:24
hava durumu için adeta dev bir huni ya
6:26
da dev bir bariyer işlevi görür. Mesela
6:28
Zonguldak veya Muğla gibi denize
6:30
doğrudan kıyısı olan illerimiz denizin
6:32
sunduğu o devasa nem yakıtından doyasıya
6:34
beslenirler ve bol bol yağış alırlar.
6:37
Ama iş Konya gibi denizden çok uzak,
6:39
etrafı yüksek dağlarla çevrili, adeta
6:41
çanak şeklindeki iç bölgelerimize
6:43
gelince değişir. Bu dağlar bir duvar
6:45
örer ve 10 nemli havadan mahrum bırakır.
6:47
Yani coğrafya iklim motorunun enerjisini
6:50
nereye ulaştırıp nereye
6:51
ulaştırmayacağına karar veren ana
6:52
şalterdir aslında. E tabii bir de bu
6:55
topografyanın kendi içinde esen yerel
6:57
aktörlerimiz var. Türkiye'de havanın
6:58
karakterini büyük ölçüde belirleyen o
7:00
tanıdık isimler. Karayel, Lodos ve tabii
7:03
ki Ege'nin o meşhur imbatı. Ama bir
7:05
saniye listedeki son isme bakar mısınız?
7:07
Samum. Gördüğünüz o uyarı işaretinin çok
7:10
haklı bir sebebi var. Bazen sınavlarda
7:12
ya da çeşitli kaynaklarda sırf kafa
7:14
karıştırmak için araya sıkıştırılır. Ama
7:15
sakın unutmayın Samum Türkiye'nin yerel
7:18
bir rüzgarı falan değildir. O düpedüz
7:20
kavurucu bir çöl rüzgarıdır. Kendi hava
7:22
durma makinemizin parçalarını doğru
7:24
tanımak zorundayız değil mi? Ve geldik
7:26
son bölümümüze. Akdeniz'de gelecek ve
7:28
kuraklık. Artık işin biraz daha ciddiyet
7:32
gerektiren tarafına bakma vakti. Akiz
7:34
havzasının iklimsel gerçekliğinde
7:36
gelecekte bizi tam olarak ne bekliyor?
7:38
Gelin şu zaman çizelgesini birlikte
7:40
okuyalım. Mevcut durumumuzda atmosferik
7:42
dolaşım ve cepheleşme dediğimiz
7:44
dinamikler bölgemizde birbirinden farklı
7:46
karakterde hava kütleleri oluşturuyor.
7:49
Sistem tıkır tıkır işliyor. Ancak ikinci
7:52
aşamaya yani o dış bozucu faktöre adım
7:54
attığımızda işler değişiyor. Basınç
7:57
sistemlerindeki tehlikeli kaymaların
7:58
sonucunda gelecek beklentimiz maalesef
8:01
çok net. Güney Avrupa ve Akdeniz
8:03
havzasında yağışların belirgin bir
8:05
şekilde azalma eğilimine girmesi ve
8:07
kuraklığın ciddi anlamda artması,
8:09
kısacası motorun alıştığımız ritmi hızla
8:12
bozuluyor. Tam da bu noktada bilimsel
8:15
verilerin ışığında altı kalın kalın
8:17
çizilmesi gereken son derece objektif
8:19
bir gerçek var. İklim değişikliği
8:21
dediğimiz olgu yoktan yepyeni hava
8:23
kütleleri veya yepyeni doğa olayları var
8:25
etmiyor. O az önce konuştuğumuz bu hava
8:28
kütlelerinin asıl oluşum sebebi
8:30
kesinlikle değil. Verilen bu alıntının
8:32
da çok net bir şekilde özetlediği gibi
8:34
iklim değişikliği sadece ama sadece var
8:37
olan bu hava olaylarının şiddetini ve
8:39
frekansını dışarıdan etkileyen,
8:41
değiştiren bir bozucu faktör. Yani
8:43
ortada makineyi baştan icat eden bir şey
8:45
yok. Sadece motorun viteslerini ve devir
8:48
saatini zorlayarak oyunun kurallarını
8:50
yeniden yazan bir güç var. Bu
8:52
incelememizin sonuna yaklaşırken
8:54
kafanızda yankılanmasını istediğim o
8:56
büyük soruyu sormak istiyorum. Gizli
8:58
ısıyla beslenen, o dev fırtınalarla
9:00
çalışan ve basınç sistemleriyle
9:02
yönlendirilen dünyamızın bu inanılmaz
9:05
hava durumu motorunun nasıl işlediğini
9:07
adım adım çözdük ve artık dışarıdan
9:09
gelen bir etkinin bu motorun çalışma
9:12
prensiplerini nasıl acımasızca
9:13
zorladığını da çok iyi biliyoruz. Peki
9:16
Akdeniz bu yeni gerçekliğe, bu zorlayıcı
9:19
kurallara gerçekten hazır mı? Bunu bize
9:21
zaman ve en önemlisi bilim gösterecek.
9:24
Bu sunumda benimle birlikte dünyanın bu
9:26
büyüleyici atmosferine daldığınız için
9:28
çok teşekkür ederim. Her zaman merak
9:30
etmeye, her zaman öğrenmeye devam edin.
9:33
Bir sonraki incelememizde görüşmek
9:34
üzere. Hoşça kalın.
#Jobs & Education

