Auzef Kentsel Yenileşme ve Kentsel Dönüşüm 2024 Üç Ders Soruları
https://lolonolo.com/2026/08/05/kentsel-yenilesme-ve-kentsel-donusum-2024-uc-ders-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba. Bu harika analize hoş geldiniz.
0:03
Bakın bugün o kalın kitap sayfalarındaki
0:06
makro küreselleşme teorilerini alıp tam
0:08
da her gün yürüdüğümüz o tanıdık
0:10
sokaklara taşıyacağız. Çok heyecanlı bir
0:12
yolculuk olacak. Çünkü kentsel dönüşüm
0:15
inanın bana sadece eski binaların
0:17
yıkılıp yerine yenilerinin yapılması
0:19
demek değil. Hayatlarımızın,
0:20
ekonomimizin ve aslında tüm toplumun ta
0:23
kendisinin yeniden inşa edilmesi demek.
0:26
Peki ama bu devasa dönüşümü arka planda
0:28
kim yönetiyor? Neden? ve en önemlisi
0:31
nasıl yapıyorlar? Eğer hazırsanız şu
0:33
sokaklarımızın gizli hikayesini hep
0:35
beraber çözmeye başlayalım. Bugünkü yol
0:38
haritamız oldukça net. Önce temel
0:41
kavramlara şöyle bir göz atacağız.
0:43
Ardından küresel mekansal değişimleri
0:46
inceleyeceğiz. Sonra dünyaca ünlü vaka
0:48
çalışmalarına bakıp Türkiye bağlamıyla
0:51
merceği kendi mahallemize çevireceğiz.
0:53
En sona işin sosyal gerçekliklerini
0:56
konuşarak toparlayacağız. Adım adım
0:58
hepsini halledeceğiz. Birinci bölüm
1:01
temel kavramlar. Hadi başlayalım. Şimdi
1:04
modern kentsel değişimi anlamak için
1:07
önce o meşhur sanayi çağının gürültülü
1:09
çöküşüne yani sanayisizleşmeye gitmemiz
1:12
lazım. Düşünsenize fabrikalar birbiri
1:15
ardına kapanıyor. O duman tüten devasa
1:17
bacalar susuyor. Şehirler o an sadece
1:20
fiziksel bir boşluk yaşamadı. Bu çöküşün
1:23
kentsel emek piyasasına vurduğu en
1:25
doğrudan kelimenin tam anlamıyla en
1:27
yıkıcı darbe neydi biliyor musunuz?
1:29
Devasa bir mavi yakalı işsizliği.
1:32
Binlerce insan bir anda evet bir gecede
1:35
işsiz kaldı ve şehirler hayatta
1:37
kalabilmek için o felç olan ekonomiyi
1:39
yeniden ayağa kaldırmak için acilen ama
1:42
gerçekten acilen yeni bir formül bulmak
1:44
zorundaydı. Peki bu çaresiz kalan
1:46
şehirler ne yaptı? İşte o noktada sanayi
1:49
sonrası şehirlerin o parlak ama zorunlu
1:51
manevrası devreye girdi. 7 gün 24 kent
1:54
ekonomisi. Şehir yönetimleri dediler ki
1:57
bizim bu terk edilmiş kent merkezlerini
1:59
acilen canlandırmamız lazım. Ve devasa
2:02
bir kültür eğlence ekonomisi inşa
2:04
ettiler. Şehir pazarlaması bir anda
2:06
zirveye oturdu. Şehrin kalbinin günün
2:09
her saati hiç durmadan atması
2:11
gerekiyordu. Ama bakın burada altını
2:13
çizmemiz gereken çok kritik bir nokta
2:15
var. Bu politikaların amacı hiçbir zaman
2:18
Banlio gelişimini yani şehrin çeperlere
2:21
doğru yayılmasını desteklemek değildi.
2:23
Tam aksine odak noktası o ölmekte olan
2:25
kent merkezine can suyu vermekti. Hazır
2:28
yeri gelmişken özellikle sınavlarda çok
2:30
sık düşülen klasik bir tuzağa dikkat
2:32
çekmek istiyorum. Kavramları
2:34
karıştırmamak lazım. Bakın eğer bir
2:37
binayı veya mahalleyi tamamen yakıp
2:39
baştan yapıyorsanız bu çok sert, çok
2:42
radikal bir fiziksel dönüşümdür. Biz
2:44
buna literatürde yenileme diyoruz. Ama
2:46
diyelim ki sadece binaların cephesini
2:48
boyuyorsunuz. Ufak tefek estetik,
2:50
yüzeysel dokunuşlar yapıyorsunuz. İşte
2:53
bu sadece bezeme ya da parlatmadır.
2:55
Unutmayın yenileme ve soylulaştırma her
2:58
zaman içinde çok derin ve sert sosyal
3:00
müdahaleler barındırır. Sadece boya
3:02
badana değildir yani. Gelelim ikinci
3:05
bölüme. Küresel mekansal değişimler.
3:08
Bütün bu yeni ekonomik hedefler var ya
3:11
işte onlar şehirlerimizin haritalarını
3:13
fiziksel olarak resmen baştan çizdi.
3:16
Yüksek duvarlı, dışarıya kapalı
3:18
güvenlikli siteler, paranın ve
3:20
teknolojinin su gibi aktığı teknoloji
3:22
koridorları. O tek bir merkezi olan
3:25
klasik şehir yapısının yıkılıp çok
3:27
merkezi oluşumların doğması ve tabii
3:30
göçe dayalı etnik gettolar. Bunların
3:32
hepsi küreselleşmenin şehirlerimizdeki
3:34
silueti aslında. Yalnız burada çok
3:37
yaygın bir algıyı düzeltelim.
3:38
Küreselleşme kent ile kır arasındaki o
3:41
eski ayrımı derinleştirmiyor dostlar.
3:44
Aksine bugün bu iki kavramın sınırları
3:46
giderek bulanıklaşıyor. Adeta içe
3:48
geçiyor. İşte şimdi literatürde her
3:51
zaman kafa karıştıran iki dev kavramı ve
3:54
onların yaratıcılarını ayırma vakti. Bu
3:57
sizin için harika bir akılda tutma ipucu
3:59
olsun. Eğer dünya kenti kavramından
4:02
bahsediyorsak aklımıza anında John
4:04
Freedman gelecek. Bitti. Ama eğer
4:07
küresel kent diyorsak işte o zaman bu
4:10
terimin isim annesi olan Saskia Sassen'i
4:12
hatırlayacağız. Bu ikisini ayırmak
4:14
kentsel hiyerarşiyi kimin nasıl
4:16
okuduğunu anlamak için gerçekten hayati
4:19
önem taşıyor. Geldik benim en büyüleyici
4:22
hatta belki de en ironik bulduğum
4:24
kavrama. Süper soylulaştırma. Liz ve
4:27
Butler'ın harika bir teorisi bu. Şimdi
4:29
düşünün önce sanatçılar, öğrenciler veya
4:32
orta sınıf geliyor. O eski çöküntü
4:34
mahalleyi soylulaştırıyor. Şık kafeler,
4:36
atölyeler açılıyor. Sonra ne oluyor
4:38
dersiniz? Mahalle o kadar ama o kadar
4:41
derleniyor ki bu sefer küresel finans
4:43
elitleri yani ultra zenginler oraya göz
4:45
dikiyor ve gelip o ilk soylulaştıran
4:48
orta sınıfı kendi yarattıkları
4:49
mahalleden kovuyorlar. Yani mahallenin
4:52
milyarderler tarafından adeta bir üst
4:54
sürme güncellenmesi diyebiliriz buna.
4:56
Gerçekten inanılmaz. 3. bölüm ünlü vaka
5:00
çalışmaları. Biraz da o kitap
5:02
sayfalarından çıkıp gerçek dünyaya
5:04
inelim, değil mi? Dünyaca ünlü iki
5:06
ikonik şehrin kendilerini baştan
5:08
yaratmak için oynadıkları büyük kumarı
5:10
bir karşılaştıralım. Mesela Londra. O
5:13
efsanevi liman bölgesi projesinde
5:15
Londra'nın çok acımasız tek bir odağı
5:17
vardı. Finans merkezi olmak ve devasa
5:19
şirketleri oraya çekmek. Peki oradaki
5:22
yerel halkın konut ihtiyacı ne oldu?
5:24
Açıkçası kimsenin umurunda olmadı.
5:26
Tamamen kurumsal bir hamleydi. Öte yanda
5:28
İspanya'nın Bilbao şehrine bakıyoruz.
5:30
Adamlar bambaşka bir vizyon ortaya
5:32
koydu. Bütün fişlerini masaya sürdüler
5:34
ve tek bir devasa mimari esere Gougheim
5:37
müzesine yatırım yaptılar. Tüm şehrin
5:39
imajını bu müze üzerinden pazarlayarak
5:41
küllerinden doğdular. Aynı kriz iki
5:43
bambaşka vizyon. Peki ya işler her zaman
5:46
yolunda gitmezse? İşte burada Baltimor
5:49
limanı örneğinden doğan rauslaştırma
5:52
diye bir kavram karşımıza çıkıyor.
5:54
Rauslaştırma tam olarak şudur. Başarılı
5:57
olmuş turistik bir pazar yerini
5:58
alırsınız sanki bir şablonmuş gibi her
6:01
şehre kopyala yapıştır yaparsınız. Tabii
6:03
akademisyenler bu durumu yerden yere
6:06
vuruyor. Haklılar da. Çünkü bu
6:08
projelerin o şehrin ruhuyla,
6:10
yerelliğiyle hiçbir ilgisi yok. Sadece
6:12
turistler için jenerik tüketim alanları,
6:15
standart AVM'ler yaratırsınız. Orada
6:17
yaşayan yerel halkın refahına zerre
6:19
kadar bir faydası dokunmaz. Basitçe bir
6:22
turist tuzağıdır. 4. bölüm Türkiye
6:25
bağlamı. Şimdi o büyük küresel sahneden
6:28
inip yavaşça kendi sokaklarımıza,
6:30
Türkiye'ye geliyoruz. 1980'lerden sonra
6:34
kentlere doğru o muazzam göç dalgası
6:36
başlayınca buna bir yanıt olarak TOKİ
6:38
sahneye çıktı ve toplu konut modeli bir
6:41
anda Türkiye'nin bir numaralı konut
6:42
üretim biçimi oldu. Ama durun asıl büyük
6:45
deprem, asıl sıçrama meşhur 6306 sayılı
6:48
kanunla yani afet riski altındaki
6:50
alanların dönüştürülmesi hakkında
6:52
kanunla yaşandı. Neden mi? Çünkü bu
6:55
kanun kentsel dönüşüm oyununun bütün
6:57
kurallarını değiştiren sihirli bir yasal
6:59
aracı hayatımıza soktu. imar hakkı
7:01
aktarımı yani bir arsadaki yapılaşma
7:03
hakkını alıp başka bir yere taşıyabilme
7:05
özgürlüğü. İşte bu hamle çevremizdeki o
7:08
binaların kaderini kökünden değiştirdi.
7:11
5. ve son bölüm. Sosyal gerçeklikler.
7:14
Yasalar delişiyor. Binalar yıkılıp
7:17
yapılıyor. İyi hoş da içerideki
7:19
insanlara, mahalleliye, o sosyal
7:21
sınıflara gerçekten ne oluyor? Kentsel
7:23
sosyoloji deyip de Henry Lefevre'yi
7:25
anmadan geçersek ayıp olur. Lefre'nin o
7:27
çok derin felsefi kent hakkı kavramı
7:30
vardır. Der ki, "Şehri üreten kimse onu
7:33
şekillendirme hakkı da ona ait
7:35
olmalıdır." Çok ütopik duyuluyor, değil
7:37
mi? Ama dünyada bunun yasal karşılık
7:39
bulduğu nadir anlar var. Bunun en erken
7:41
ve en güzel örneklerinden biri
7:43
Brezilya'daki şehir statüsü yasasıdır.
7:45
Düşünsenize o soyut felsefe Brezilya'da
7:48
resmen kanuna dönüşüyor. Gerçekten
7:50
muazzam. Yalnız İstanbul'daki
7:52
araştırmalara baktığımızda inanılmaz
7:54
çarpıcı bir sosyal gerçeklikle
7:56
yüzleşiyoruz. Şehir dönüşürken farklı
7:58
sosyal sınıfların bu değişime tepkisi,
8:00
hayatta kalma taktikleri tamamen
8:02
birbirinden farklı. Orta sınıf ne
8:04
yapıyor? Eğitim ve teknoloji avantajını
8:06
kullanıyor. Medyayı, sosyal mecraları
8:08
örgütleyip kamu baskısı yaratıyor. Peki
8:10
alt sınıflar onların seslerini duyuracak
8:13
böyle şık araçları yok maalesef. Oy
8:15
onlar genellikle himayeci siyasete yani
8:18
patronaja sığınarak pazarlık yapmayı ve
8:20
hayatta kalmayı seçiyorlar.
8:21
Düşünebiliyor musunuz? Kentsel dönüşme
8:23
direnişin bile çok net bir sınıf farkı
8:25
var. Sağdaki sosyal gerçekliklere
8:28
inmişken şu meşhur efsaneyi de bir
8:30
çürütelim. Hep derler ya göçmenler
8:32
geliyor. Hepsi çok nitelikli. İş
8:34
piyasasını altüst edip büyük bir rekabet
8:37
yaratıyorlar. Kesinlikle yanlış.
8:39
Sahadaki gerçek şu: Göçmenler kentsel
8:42
mekana genellikle ucuz ve niteliksiz iş
8:44
gücü olarak entegre olurlar. Bir diğer
8:47
acı gerçek de dönüşüme katılım meselesi.
8:50
Halk dönüşüme neden müdahale edemiyor
8:52
biliyor musunuz? Çünkü sistemde halka en
8:54
yakın birim olan mahalle aslında hukuki
8:57
ve idari anlamda tamamen etkisiz eleman.
9:00
Muhtarlarımız var. Evet, harika
9:02
insanlar. Ama devasa bir dönüşüm
9:04
projesini durduracak, sorgulayacak bir
9:07
idari bütçeleri veya yasal yetkileri
9:09
maalesef yok. Bugünlerde nereye baksak
9:11
sürdürülebilirlik kelimesini duyuyoruz,
9:13
değil mi? Bazen sadece şirketlerin
9:15
havalı bir pazarlama kelimesi gibi gelse
9:17
de aslına bakarsanız ekonomik, ekolojik
9:20
ve sosyal krizlere karşı örülmüş çok
9:22
geniş bir kalkan bu. Ama bakın
9:24
sürdürülebilir bir şehir vizyonu
9:26
çiziyorsanız bir şeyle kesinlikle
9:28
vedalaşmanız gerekiyor. Bannişme. Şehrin
9:31
ormanlara su havzalarına doğru arsızca
9:33
yayılması, o yatay büyüme sevdası ve
9:36
bitmek bilmeyen araba yolculukları
9:38
sürdürülebilirliğin doğasına ruhuna
9:40
kelimenin tam anlamıyla düşmandır. Peki
9:43
onca rant savaşının, yıkımın,
9:45
betonlaşmanın içinde tutunacak hiç mi
9:47
dalımız, hiç mi umudumuz yok? Tabii ki
9:50
var. Mesela Amitay Etsoni'nin
9:52
komünitaryanizm yani topluluk odaklı
9:55
yaklaşımı bunlardan biri. Özellikle
9:57
İngiltere'de büyük yankı uyandıran bu
9:58
teori şunu savunur. Şehri sermayenin
10:01
hırslarına değil, orada yaşayan
10:02
topluluğun sosyal bağlarına, gerçek
10:05
ihtiyaçlarına göre yenile. Kulağı nasıl
10:07
geliyor? İnsanı merkeze alan, rantı
10:09
değil toplumu önceleyen çok daha adil,
10:12
çok daha sıcak bir kentsel yenileşme
10:14
vizyonu bu. Şimdi bu analizin sonunda
10:16
sizden ufak bir şey rica ediyorum.
10:18
Lütfen şu an bulunduğunuz yerde
10:20
pencereden dışarı şöyle bir bakın. O
10:22
gökyüzüne doğru yükselen yepyeni lüks
10:25
binalara, el değiştiren o eski kafelere,
10:27
kapanan fabrikalara, inşaat vinçlerine
10:30
bir bakın ve kendinize o en can alıcı,
10:32
en zor soruyu sorun. Benim şehrim şu an
10:35
aslında kimin için dönüştürülüyor? Acaba
10:38
bizim için mi yoksa sınırları aşan o
10:40
küresel finans elitleri için mi? Bu
10:43
harika ve derin soruların cevaplarını
10:45
keşfetmek, özellikle de açık öğretim
10:47
sınavlarında öğrencilerin hep takıldığı
10:49
o kilit soruların pratik çözümlerini
10:51
bulmak için lolonolo.com'u ziyaret
10:53
etmeyi sakın unutmayın. Bir sonraki
10:55
incelememizde görüşmek üzere. Şimdilik
10:57
hoşça kalın.
#Jobs & Education

