Auzef Küreselleşen Dünyada Toplumsal Meseleler 2024 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/04/23/kuresellesen-dunyada-toplumsal-meseleler-2023-2024-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba. Modern dünyamızı şekillendiren
0:02
o dev fikirleri, o büyük tartışmaları ve
0:05
geleceğe dair sordukları o can alıcı
0:07
soruları konuşacağımız bu analize
0:09
hepiniz hoş geldiniz. Hadi o zaman hemen
0:11
başlayalım. Çünkü bugün yaşadığımız
0:13
dünyanın hani o temel planını bir
0:15
anlarsak her şeyin nasıl bu noktaya
0:18
geldiğini ve daha da önemlisi gelecekte
0:20
bizi nelerin beklediğini çok daha net
0:22
görebiliriz. Biliyor musunuz her şey
0:24
aslında dünyayı kökünden sarsan devrimci
0:26
bir fikirle başlıyor. Modernite. Ve bu
0:29
takvimde işaretlenmiş bir dönemden çok
0:31
daha fazlası. Aslında dünyayı adeta
0:33
yeniden tasarlayan bir düşünce bambaşka
0:35
bir yaşam biçimiydi. Yani olay sadece
0:38
buhar makineleri ya da fabrikalardan
0:40
ibaret değildi. Sakın öyle düşünmeyin.
0:42
Bu toplumu organize etmenin, yönetmenin
0:45
hatta ve hatta düşünmenin yepyeni bir
0:48
yoluydu. Artık her kararın merkezine
0:51
akıl ve verimlilik oturuyordu. İşte bu
0:53
tablo bize şunu çok net gösteriyor. Ulus
0:56
devlet bir tesadüf değildi. Sanayi
0:58
çağının bir zorunluluğuydu. Şöyle
1:00
düşünün. Fabrikalar ve seri üretim,
1:03
standart pazarlar, herkes için geçerli
1:05
tek tip yasalar ve ortak bir eğitim
1:08
sistemi istiyordu. E peki tüm bu
1:10
ihtiyacı kim karşılayacaktı? İşte o yapı
1:13
ulus devletin ta kendisiydi ve gerçekten
1:15
de yıllar boyunca bu ulus devlet sistemi
1:18
dünyayı tanımlayan ana güç oldu. Ama
1:21
sonra öyle bir şey oldu ki haritadaki o
1:23
sınırlar bir anda anlamını yitirmeye
1:25
başladı. Her şeyi hızlandıran yepyeni
1:28
bir kuvvet sahneye çıktı. Sovyetler
1:31
Birliği'nin çöküşü var ya işte o an
1:34
sanki küreselleşme yarışının başlangıç
1:36
tabancası patladı. İki kutuplu dünyanın
1:39
o demir gibi ideolojik duvarları bir
1:41
gecede yıkılınca sermaye, fikirler,
1:43
insanlar, her şey daha önce hayal bile
1:46
edilemeyecek bir hızla ve serbestlikle
1:48
akmaya başladı. Düşünsenize bir yanda
1:51
ucuzlayan uçak biletleri, diğer yanda
1:54
sınır tanımayan sosyal hareketler ve
1:56
birbirine tamamen kilitlenmiş
1:57
ekonomiler. Artık öyle bir dünyadaydık
2:00
ki bir ülkedeki küçücük bir kriz
2:02
diğerini deviriyor. Bir yerdeki bir
2:04
fikir bambaşka bir coğrafyada yankı
2:06
buluyordu. Kısacası birbirimize hiç bu
2:09
kadar bağlı olmamıştık. İyi ama bu yeni
2:12
birbirine bu kadar sıkı sıkıya bağlı
2:14
dünya herkes için bir fırsat mıydı yoksa
2:17
bir tehdit miydi? İşte bu basit gibi
2:19
görünen soru küresel cta devasa bir
2:21
fırtınanın kopmasına neden oldu. İşte
2:24
tartışmanın tam da kalbi burası. Bir
2:26
tarafta diyenler var ki bu harika bir
2:28
şey. Ticaret artıyor, seyahat ucuzluyor,
2:30
dünya bağlanıyor. Diğer tarafta isa çok
2:33
daha kuşku bir ses yükseliyor. Hayır, bu
2:35
sadece neoliberallerin refah devletini
2:37
yok etmek ve sermayeye hizmet etmek için
2:39
uydurduğu ideolojik bir kılıf. Yani asıl
2:42
soru şu: Küreselleşme insanlığın doğal
2:44
bir evrimi mi yoksa birilerinin yazdığı
2:46
bir proje mi? Tabii en büyük korkulardan
2:49
biri de buydu. Acaba dünyanın dört bir
2:51
yanındaki o kendine has o yerel renkler
2:54
silinip gidecek miydi ve yerini tek tip
2:57
batı merkezli bir tüketim kültürü mü
2:59
alacaktı? Yani daha güçlü olanın
3:02
kültürel olarak da diğerini ezdiği bir
3:05
kültür emperyalizmi mi doğuyordu? Soru
3:07
buydu. Ama işte tam bu noktada çok
3:10
ilginç bir paradoks karşımıza çıkıyor.
3:12
Madem küreselleşme bu kadar karşı
3:14
konulmaz, bu kadar büyük bir güçtü, e o
3:17
zaman ona karşı çıkanlar nasıl oldu da
3:19
dünya çapında bu kadar büyük, bu kadar
3:21
kitlesel protestolar organize edebildi?
3:24
Cevap mı? Cevap tarihin en büyük
3:26
ironilerinden birinde saklıydı.
3:28
Küreselleşme karşıtları küreselleşmenin
3:31
kendi silahını ona karşı kullandılar.
3:33
teknolojiyi, interneti, o küresel
3:36
iletişim ağlarını. Düşünsenize dünyanın
3:39
dört bir yanındaki aktivistler tek bir
3:41
tıkla bir araya geldi ve küresel bir
3:43
direniş ördü. İnanılmaz değil mi? Peki
3:47
gelin şimdi bu karmaşık manzarayı
3:49
anlamamıza yardımcı olan kilit
3:50
düşünürlere ve onların dünyayı sarsan o
3:53
meşhur fikirlerine şöyle bir hızlıca göz
3:55
atalım. İlk durağımız Samuel Huntington.
3:57
Huntington sahneye çıktı ve dedi ki,
4:00
"Haritaya yanlış bakıyorsunuz. O dünyayı
4:03
ekonomik ya da siyasi sınırlara göre
4:05
değil, çok daha derin kültürel fay
4:08
hatlarına göre yeniden çizdi. Ona göre
4:10
soğuk savaş bittikten sonraki dünyanın
4:12
asıl büyük kavgaları ideolojiler
4:14
arasında olmayacaktı. Hayır. Asıl
4:16
çatışmalar kökleri dine ve kültürel
4:19
kimliklere dayanan büyük uygarlıklar
4:21
arasında yaşanacaktı. Şimdi de bu yeni
4:23
küresel oyunun kurallarını çok akılda
4:26
kalıcı metaforlarla anlatan gazeteci
4:28
Thomas Friedman'a gelelim. Friedman'ın
4:30
belki de en meşhur metaforu altın deli
4:33
gömleğiydi. Tezi şuydu: "Eğer bir ülke
4:36
zenginleşmek istiyorsa özelleştirme ve
4:39
serbest piyasa gibi kurallardan oluşan
4:41
bu gömleği giymek zorundaydı. Başka
4:43
çaresi yoktu. Giymezsen yeni dünya
4:46
düzeninde oyunun dışında kalırdın. Bu
4:48
kadar net." Ama durun bu fikre hiç
4:51
katılmayan biri vardı. Nobel ödüllü
4:53
ekonomist Joseph Stiglett. O da masaya
4:55
bir kanıt koydu. Çin ve Hindistan'ın o
4:58
akıl almaz yükselişi. Stiglitz'e göre bu
5:01
ülkelerin başarısının sırrı o deli
5:03
gömleğini körü körüne giymeleri değildi.
5:05
Tam tersi. Küresel ekonomiye kendi
5:08
kurallarını koyarak kendi şartlarıyla
5:10
entegre olmalarıydı. Yani aslında
5:13
başarıya giden tek bir reçete yoktu. Ve
5:16
geldik son büyük isme. Tarihin sonu
5:18
teziyle dünyayı sarsan Francis Fukuyama.
5:21
Onun da gelecekteki çatışmaların
5:22
kaynağına dair gerçekten çok şaşırtıcı
5:25
bir öngörüsü vardı. Fukuyama
5:27
Huntington'ın o meşhur medeniyetler
5:29
çatışması tezine adeta meydan okuyordu.
5:32
Ona göre asıl büyük çatışmalar batı ile
5:35
doğu gibi büyük medeniyetler arasında
5:37
yaşanmayacaktı. Hayır. Asıl kavga
5:40
medeniyetlerin kendi içindeki fay
5:42
hatlarında kendi içindeki gruplar
5:44
arasında patlak verecekti. Yani asıl
5:47
tehlike dışarıdan değil içeriden mi
5:49
gelecekti? Peki tüm bu devasa teoriler
5:53
birbiriyle çarkışan bu kadar büyük
5:55
görüş, bütün bunların sonunda bugün için
5:57
bizim çıkarmamız gereken asıl ders ne?
6:00
İşte bu soru Huntington ve Fukuyama
6:03
arasındaki o devasa tartışmanın tam
6:06
özeti. Geleceğin büyük çatışması
6:08
medeniyetler arasında mı olacak yoksa
6:11
medeniyetlerin kendi içinde mi
6:12
yaşanacak? Bugün şöyle bir durup dünyaya
6:15
baktığımızda bu sorunun ne kadar ama ne
6:18
kadar hayati olduğunu görüyoruz. ve
6:20
cevabı işte o cevap hala hepimizin
6:23
gözleri önünde yazılmaya devam eden bir
6:25
hikaye.

