ISG104U Çalışma Hayatında Bilişim ve Belge Yönetimi Ünite 8 https://lolonolo.com/2026/04/13/isg104u-calisma-hayatinda-bilisim-ve-belge-yonetimi-unite-8/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün konumuz aslında
0:02
hepimizin bildiği ama belki de
0:04
potansiyelinin farkında olmadığı o
0:06
muhteşem araç hesap tabloları. Gelin o
0:09
boş, anlamsız görünen hücrelerden yola
0:11
çıkıp verilerle nasıl büyük iç görüler
0:13
elde edebileceğimize birlikte bakalım.
0:16
Peki bugün bizi neler bekliyor? Hızlıca
0:18
bir bakalım. Önce hesap tablosu
0:20
dediğimiz şey nedir diye başlayacağız.
0:22
Sonra verilerimizi nereye koyacağımızı
0:24
yani hücreleri konuşacağız. Ardından
0:26
işin sihirli kısmı formüller geliyor.
0:28
Sonra o devasa veri yığınlarını nasıl
0:30
düzene sokarız ona bakacağız ve en
0:32
sonunda da bütün bu verilerle nasıl bir
0:34
hikaye anlatırız onu keşfedeceğiz.
0:36
Hazırsak başlayalım. Haydi o zaman en
0:39
temelden en baştan başlayalım. Nedir bu
0:42
hesap tablosu dediğimiz şey? Nereden
0:44
çıkmış? Nasıl bir hikayesi var? Aslında
0:47
özüne baktığınızda hesap tablosu
0:49
dediğimiz şey eski usul muhasebeci
0:52
defterlerinin dijital hali. biliyorsunuz
0:54
o kocaman çizgili defterler. İşte bu da
0:57
bilgiyi organize etmek için tasarlanmış
0:59
satırlardan ve sütunlardan oluşan
1:01
dijital bir ızgara. Bütün olay bu. Ve
1:05
sanmayın ki bu fikir çok yeni. Aslında
1:07
epey bir geçmişi var. Düşünün 1960'larda
1:11
devasa ana bilgisayarlarda başlayan bu
1:13
yolculuk 70'lerde ilk kişisel
1:15
bilgisayarlara taşındı ve bugün
1:18
geldiğimiz noktada Excel, Google Sheets
1:20
gibi programlarla 1 milyondan fazla
1:23
satırı yönetebildiğimiz, internet
1:25
üzerinden hep birlikte çalışabildiğimiz
1:27
inanılmaz güçlü araçlara dönüştü. Peki
1:30
bu devasa yapının en temel, en küçük
1:33
parçası ne? İşte şimdi ona
1:35
odaklanacağız. Bütün verilerimizin
1:38
yaşadığı o küçük kutucuklara yani
1:40
hücrelere. Gördüğünüz bu ızgaradaki her
1:43
bir kutucuğun adı hücre ve her hücrenin
1:46
tıpkı bir evin posta adresi gibi kendine
1:48
özgü bir adresi var. Bu adres bulunduğu
1:51
sütunun harfi ve satırın numarasından
1:53
oluşuyor. Mesela A2 gibi. Bu kadar basit
1:56
ama bir o kadar da önemli. İşte burada
1:59
hesap tablolarının ne kadar akıllı
2:01
olduğunu gösteren küçük ama çok havalı
2:04
bir detay var. Siz oraya bir şey
2:06
yazdığınızda program onun metin mi yoksa
2:08
sayı mı olduğunu anlıyor. Fark ettiniz
2:11
mi bilmiyorum ama metinleri hep sola,
2:13
sayıları ise sağa yaslar. Bu aslında
2:16
size hey ben bunu sayı olarak görüyorum
2:19
bununla hesap yapabilirim demenin bir
2:21
yolu. Müthiş değil mi? Tabii ki bu
2:23
verileri ham haliyle bırakmak zorunda
2:25
değiliz. Onlara biraz kişilik
2:27
katabiliriz. Değil mi? Yazı tipini,
2:29
rengini, arka planını değiştirebiliriz.
2:32
Ama benim favorim koşullu biçimlendirme.
2:34
Bu resmen bir süper güç. Düşünsenize
2:37
programa diyorsunuz ki eğer bu hücredeki
2:39
değer hedefin altındaysa onu kıp kırmızı
2:42
yap. Böylece yüzlerce satır arasında
2:44
önemli olanı anında fark ediyorsunuz.
2:47
Tamam verilere girdik, güzelleştirdik
2:49
ama şimdi hesap tablolarını sadece birer
2:52
liste olmaktan çıkarıp adeta yaşayan,
2:55
nefes alan, dinamik birer hesap
2:57
makinesine dönüştüren o sihirli bölüme
2:59
geldik. Evet, formüllerden bahsediyorum.
3:03
Peki bu sihrin anahtarı ne? O sıradan
3:05
hücreyi bir anda bir hesap makinesine
3:07
dönüştüren o gizli komut nedir? İşte bu
3:11
sadece bir eşittir işareti. Bir hücreye
3:14
eşittir ile başladığınız an hesap
3:16
tablosuna şunu söylemiş oluyorsunuz.
3:18
Hazır ol. Şimdi matematik zamanı. Sana
3:20
ne yazarsam yazayım onu bana olduğu gibi
3:23
gösterme. Sonucunu hesapla. Eşitti
3:26
koyduktan sonra gerisi bildiğimiz
3:28
matematik. toplama için artı, çıkarma
3:31
için eksi, çarpma ve bölme hatta üs
3:35
almak bile mümkün. Bunlarla istediğiniz
3:37
her türlü temel hesaplamayı
3:39
yapabilirsiniz. Şimdi formüllerdeki en
3:42
ama en kritik konulardan birine geldik.
3:45
Hücre başvuruları. Bir formülü
3:47
kopyalayıp yapıştırdığınızda içindeki
3:50
adresler de otomatik olarak kayar. Ama
3:52
bazen bir adresi sabitlemek istersiniz,
3:54
değil mi? İşte o zaman devreye dolar
3:57
işareti giriyor. Dolar işareti bir hücre
3:59
adresinin önüne geldiğinde adeta bir
4:02
kilit görevi görüyor ve ne olursa olsun
4:04
bu adresi değiştirme diyor. Tabii ki her
4:07
zaman her şey yolunda gitmeyebilir.
4:09
Formüllerde hata yapmak çok normal ama
4:12
panik yok. Hesap tablosu sizi yalnız
4:14
bırakmıyor. Karşınıza çıkan bu garip
4:17
kodlar aslında size neyi yanlış
4:19
yaptığınızı söyleyen birer ipucu. Sıfıra
4:21
bölmeye çalıştın ya da yazdığın
4:23
fonksiyonu tanımıyorum gibi mesajlar
4:26
veriyorlar. Şimdi güzel verilerimizi
4:29
girdik formülleri yazdık. Ama diyelim ki
4:32
elimizde 1020 satır değil de on binlerce
4:35
satır var. Tam bir veri okyanusu. İşte o
4:38
kaosun içinde aradığımızı nasıl
4:40
bulacağız? O kargaşayı nasıl düzene
4:43
sokacağız? Çünkü günümüzdeki programlar
4:46
şaka değil. 1 milyondan fazla satır
4:48
veriyi kaldırabiliyor. Yani bu kadar
4:50
büyük bir veriyle başa çıkmak için
4:53
kesinlikle özel araçlara ihtiyacımız
4:55
var. İşte bu noktada imdadımıza koşan
4:58
iki tane süper kahraman var. Sıralama ve
5:01
filtreleme. Sıralama adından da
5:03
anlaşılacağı gibi tüm listenizi A'dan
5:06
Z'ye, büyükten küçüğe gibi istediğiniz
5:08
bir kurala göre yeniden diziyor.
5:11
Filtreleme ise daha farklı. O
5:13
istemediğiniz verileri geçici olarak
5:15
saklayıp sadece görmek istediklerinizi
5:17
size gösteriyor. Tam bir odaklanma
5:19
aracı. Veriyi topladık, düzenledik,
5:22
hesapladık. Şimdi geldik en keyifli, en
5:26
yaratıcı kısma. o sıkıcı görünen sayı
5:28
yığınlarını alıp onlarla bir hikaye
5:30
anlatmaya, insanların bir bakışta vay be
5:34
diyeceği anlamlı görsellere
5:36
dönüştürmeye. Bu söz aslında her şeyi
5:38
özetliyor. Doğru bir grafik o sayılarla
5:41
dolu tabloda asla göremeyeceğiniz
5:43
trendleri, ilişkileri yani büyük resmi
5:46
ortaya çıkarır. Mesele tek tek ağaçlara
5:49
değil ormanın tamamına bakabilmek.
5:52
Mesela en klasiklerden biri olan sütun
5:54
grafiği. Farklı kategorileri birbiriyle
5:56
kıyaslamak için birebir hangi ürün daha
5:59
çok satmış, hangi ay daha iyi geçmiş bir
6:01
bakışta anlarsınız. Eğer derdiniz
6:04
karşılaştırmak değil de bir bütünün
6:06
parçalarını göstermekse o zaman pasta
6:09
veya halka grafikler devreye giriyor.
6:11
Bir bütçenin nerelere harcandığını ya da
6:14
bir pazarın kimler arasında
6:15
paylaşıldığını göstermek için en etkili
6:17
yoldur. Ama eğer veri analizinin kralı
6:21
kim diye sorarsanız cevap kesinlikle
6:24
özet tablo yani pivot table olur. Bu
6:28
gerçekten inanılmaz bir araç. binlerce
6:30
satırlık karman çorman bir veriyi alıp
6:33
sadece fare ile birkaç sürükle bırak
6:35
yaparak saniyeler içinde anlamlı
6:37
özetlere dönüştürmenizi sağlar.
6:40
Verilerinize farklı açılardan bakmanıza
6:42
yani adeta etrafında dönmenize olanak
6:45
tanıdığı için pivot adı verilmiş. Adı
6:48
belki biraz korkutucu gelebilir ama
6:50
inanın oluşturması çocuk oyuncağı.
6:52
Sadece dört basit adım. verinizi seçin.
6:55
Komutu verin, nereye koyacağını
6:56
söyleyin. Ve son olarak da şunu
6:58
satırlarda, bunu sütunlarda göster.
7:00
Şunun da ortalamasını al diye alanları
7:02
sürükleyip bırakın. Hepsi bu. İşte böyle
7:06
küçücük boş bir hücreden başlayıp
7:08
verilerle hikayeler anlatan güçlü
7:11
analizlere kadar geldik. Artık bu
7:13
araçların ne işe yaradığını
7:14
biliyorsunuz. Elinizdeki güç bu. Şimdi
7:18
asıl sormanız gereken soru şu: Sizin
7:20
elinizdeki veriler anlatılmayı bekleyen
7:23
hangi hikayeyi saklıyor?

