0:00
Merhaba, hepiniz hoş geldiniz. Bugün
0:03
oldukça önemli bir konuyu insan
0:05
haklarını masaya yatıracağız. Bazen çok
0:08
karmaşık, çok uzak gibi görünen bu
0:10
fikirlerin aslında hayatımızın tam da
0:12
merkezinde nasıl yer aldığını birlikte
0:15
keşfedeceğiz. Hazırsanız hadi
0:17
başlayalım. Peki bu insan hakları
0:20
dediğimiz şey tam olarak ne? Hani hep
0:22
duyuyoruz ya sadece kağıt üzerinde kalan
0:25
güzel sözler mi? Yoksa gerçekten de
0:27
hayatımızda bir gücü, bir karşılığı var
0:29
mı? Bu sorunun cevabını bulmak için
0:32
gelin önce bu hak kavramının zamanda
0:34
nasıl bir yolculuk yaptığına bakalım.
0:36
Konuyu daha iyi anlamak için gelin insan
0:39
haklarının gelişimini üç farklı dalga ya
0:42
da daha bilinen adıyla üç kuşak olarak
0:45
düşünelim. Her bir kuşak aslında bizim
0:48
özgürlük anlayışımızın zaman içinde
0:50
nasıl evrildiğini, nasıl zenginleştiğini
0:54
Gördüğünüz gibi her şey 18. yüzyılda
0:56
klasik haklarla başlıyor. Bunlar daha
0:59
çok devlete bana karışma diyen haklardı.
1:02
Sonra 19 ve 20. yüzyıllarda işin rengi
1:05
değişiyor. Sosyal haklar devreye
1:07
giriyor. Artık devletten bir şeyler
1:09
talep etmeye başlıyoruz. Ve en sonunda
1:11
günümüze yaklaştıkça dayanışma hakları
1:14
dediğimiz yani hepimizin birlikte
1:15
hareket etmesini gerektiren haklar
1:17
ortaya çıkıyor. İlk kuşak haklar adeta
1:21
devletle sizin aranızda bir kalkan
1:23
görevi görür. Bunlar medeni ve siyasi
1:26
haklar. Yani düşünce özgürlüğü, adil
1:29
yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı gibi
1:31
devletin size keyfi olarak müdahale
1:33
etmesini engelleyen temel özgürlükler
1:37
İkinci kuşağa geldiğimizde ise durum tam
1:39
tersine dönüyor. Artık devletin pasif
1:41
kalması yetmiyor. Tam aksine aktif bir
1:44
rol üstlenmesi gerekiyor. Eğitim,
1:46
sağlık, sosyal güvenlik gibi konularda
1:48
devletin size imkan sağlaması lazım.
1:50
Yani bana dokunmadan bana destek ol
1:52
talebine geçiyoruz. Tabii bu hakların
1:55
sadece lafta kalmaması için uluslararası
1:58
bir güvenceye ihtiyaç vardı. Özellikle
2:01
de ı Dünya Savaşı'nın o korkunç
2:04
yıkımından sonra. İşte tam bu noktada
2:07
Birleşmiş Milletler sahneye çıkıyor ve
2:09
insan haklarının küresel bir koruyucusu
2:12
haline geliyor. Bem'in yaklaşımı oldukça
2:15
ilginç. Hakları ikiye ayırıyorlar. Bir
2:18
yanda medeni ve siyasi haklar, diğer
2:20
yanda ekonomik, sosyal ve kültürel
2:22
haklar. Neden böyle bir ayrım var
2:24
dersiniz? Cevabı soğuk savaşta gizli.
2:27
Batı bloku bireysel özgürlükleri öne
2:29
çıkarırken Doğu Bloku sosyal hakları
2:32
vurguluyordu. İşte bu iki sözleşme o
2:35
dönemin ideolojik çekişmesinin bir
2:37
yansıması aslında. Peki devletler bu
2:40
sözleşmelere ne kadar uyuyor? İşte bunu
2:43
denetlemek için harika bir mekanizma
2:45
var. Evrensel dönemsel gözden geçirme.
2:48
Bunu ülkelerin birbirine 4 yılda bir
2:51
insan hakları karnesi verdiği bir sistem
2:53
gibi düşünebilirsiniz. Herkes birbirinin
2:56
performansını değerlendiriyor.
2:57
Eksiklerini, başarılarını açıkça
3:00
konuşuyor. Küresel sistemin yanında bir
3:03
de bize daha yakın, daha yerel
3:04
mekanizmalar var. Bölgesel koruyucular.
3:07
Bunlar genellikle çok daha etkili
3:09
olabiliyor. Çünkü aynı coğrafyanın, aynı
3:11
kültürün gerçeklerine daha hakimler ve
3:14
sorunlara daha hızlı müdahale
3:15
edebiliyorlar. Mesela Avrupa ve
3:18
Afrika'ya bakalım. İki farklı felsefe
3:20
görüyoruz. Avrupa hakları medeni, siyasi
3:23
ve sosyal ekonomik olarak iki ayrı
3:25
belgeye ayırmış. Afrika isa çok daha
3:27
bütüncül bir yaklaşım sergilemiş.
3:29
Bireysel hakları, halkların haklarını ve
3:32
sosyal hakları tek bir çatıda
3:34
birleştirmiş. Bu da bize gösteriyor ki
3:36
insan hakları evrensel olsa da uygulanış
3:39
biçimleri kültürel olarak
3:42
Peki diyelim ki haklarınız ihlal edildi
3:44
ve kendi ülkenizdeki tüm yolları
3:46
denediniz ama sonuç alamadınız. Her şey
3:49
bitti mi? Adalet arayışınız sona erdi
3:51
mi? Hayır. İşte tam da bu noktada
3:54
bireyin son kalesi diyebileceğimiz
3:56
uluslararası mahkemeler devreye giriyor.
3:59
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitmek
4:01
bireyler için en önemli güvencelerden
4:03
biri. Ama bu yol öyle kolay bir yol
4:06
değil. Önce kendi ülkenizdeki bütün ama
4:10
bütün hukuk yollarını tüketmeniz şart.
4:12
Hepsini bitirdikten sonra ancak o zaman
4:15
AHIM'e başvurabiliyorsunuz ve mahkeme
4:18
önce sizin başvurunuzu inceliyor. Kabul
4:21
edilebilir mi diye bakıyor. Eğer bu
4:24
aşamayı geçerseniz ancak o zaman davanız
4:27
esastan görülüyor. Şunu da unutmamak
4:29
lazım. AYM bir temyiz mahkemesi değil.
4:33
Yaptığı şey sizin ülkenizin adil
4:35
yargılama yapıp yapmadığını,
4:37
sözleşmedeki bir hakkı ihlal edip
4:38
etmediğini denetlemek. Bir ihlal bulursa
4:41
devleti tazminata mahkum edebilir ama
4:43
gidip o ülkenin kanununu veya mahkeme
4:46
kararını kendi başına iptal edemez. Bir
4:48
nevi hakem gibi. Oyunu durdurur, faali
4:51
gösterir ama maçın skorunu kendi yazmaz.
4:55
Peki Ahim bir karar verdi diyelim. Bu
4:58
kararın uygulanıp uygulanmadığını kim
5:00
takip ediyor? İşte burada siyasi bir
5:03
organ olan bakanlar komitesi devreye
5:05
giriyor. Komite devletlerin AHIM
5:07
kararlarının gereğini yerine getirip
5:09
getirmediğini denetliyor ve bir nevi
5:11
siyasi baskı unsuru oluyor. Hepimizin
5:14
bildiği o meşhur söz vardır ya benim
5:17
özgürlüğüm başkasınınkinin başladığı
5:19
yerde biter. İşte bu haklarımızın
5:21
sınırsız olmadığının en güzel özeti.
5:24
Peki bir hak ne zaman, nasıl, hangi
5:26
kurallara göre sınırlandırılabilir?
5:28
Gelin bu hassas konuyu Türkiye Anayasası
5:31
üzerinden biraz daha yakından
5:33
inceleyelim. 30 gün. Anayasa
5:35
Mahkemesi'ne bireysel başvuru için
5:37
zamanınız çok kısıtlı. Sadece 30 gün.
5:41
Son mahkeme kararının size tebliğinden
5:43
itibaren sadece 30 gününüz var. Bu süre
5:46
o kadar kritik ki bir gün bile
5:47
gecikseniz hak arama yolunuz tamamen
5:49
kapanabilir. O yüzden zamanlamaya çok
5:52
dikkat etmek gerekiyor. Ve en temel
5:55
kural hakkın özüne dokunulamaz. Bu ne
5:58
demek? Yani bir hakkı o kadar çok
6:00
sınırlayamazsınız ki o hak artık
6:02
kullanılamaz hale gelsin, anlamını
6:04
yirsin. Hani bir elmayı soyabilirsiniz
6:06
ama çekirdeğini çıkarıp atarsanız geriye
6:09
pek bir şey kalmaz ya. İşte onun gibi.
6:11
Hakkın o çekirdeğine yani özüne
6:15
Anayasamızın 13. maddesi bu konuda çok
6:18
net bir kontrol listesi sunuyor. Bir
6:20
hakkın sınırlandırılması için bir kere
6:23
bu sınırlamanın mutlaka kanunla
6:24
yapılması lazım. Öyle yönetmelikle falan
6:26
olmaz. anayasada belirtilen geçerli bir
6:29
sebebi olmalı. Yapılan sınırlama ölçülü
6:31
olmalı. Demokratik toplum düzenine
6:33
aykırı olmamalı ve tabii ki az önce
6:35
konuştuğumuz gibi hakkın özüne asla
6:37
dokunmamalı. Bu şartların hepsi aynı
6:40
anda sağlanmak zorunda. Biri bile
6:42
eksikse o sınırlama hukuka aykırıdır.
6:44
Sonuç olarak haklarımızı bilmek bu
6:47
yolculuktaki ilk adım. Evet. Ama asıl
6:50
önemli olan bu hakların nasıl
6:52
korunduğunu, sınırlarının ne olduğunu ve
6:55
ihlal edildiğinde hangi mekanizmaları
6:57
harekete geçirebileceğimizi anlamak.
7:00
Çünkü bilgi bizi daha güçlü kılar ve bu
7:02
hakları savunmak hepimizin ortak
7:04
sorumluluğudur. Vakit ayırdığınız için