İLT211U İletişim Ortamları Tasarımı
https://lolonolo.com/anadolu-aof/ilt211u-iletisim-ortamlari-tasarimi/
Bu kaynaklar, Medya ve İletişim bölümü öğrencileri için hazırlanan İletişim Ortamları Tasarımı dersinin kapsamlı müfredatını sunmaktadır. Metinler, iletişimin temel teorilerinden başlayarak tasarımın tarihsel gelişimini ve farklı mecralardaki uygulamalarını detaylandırmaktadır. Gazete, dergi, radyo ve televizyon gibi geleneksel yayıncılık alanlarındaki tasarım prensipleri, teknik ve etik boyutlarıyla birlikte incelenmektedir. Ayrıca reklamcılık stratejileri ve güncel web tasarım süreçleri, teknolojik dönüşümler ışığında kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Kaynaklar genel olarak, bir mesajın görsel ve işitsel olarak en etkili şekilde nasıl yapılandırılacağını akademik bir çerçevede açıklamayı amaçlar. Her bölüm, teorik bilgileri pratik uygulama örnekleri ve değerlendirme sorularıyla destekleyerek öğretici bir rehber niteliği taşır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün hayatımızın her
0:02
anında bize dokunan ama çoğu zaman
0:04
görünmez kalan bir konudan bahsedeceğiz.
0:07
İletişim tasarımı. Hazırsanız bu gizli
0:10
dünyanın kapılarını birlikte aralayalım.
0:12
Eminim olmuştur değil mi? Şöyle bir
0:15
düşünün. Bir restorantta menüye
0:16
bakıyorsunuz ya da bir uygulamayı ilk
0:18
kez açıyorsunuz. Anında daha ne olduğunu
0:21
bile tam anlamadan içinizden bir ses,
0:23
"Tamam bu iyi ya da hım bu biraz karışık
0:26
galiba." diyor. Peki ama neden? Çünkü o
0:29
hisler tesadüf değil. Tamamen bilinçli
0:32
bir tasarımın sonucu. Tasarımcılar
0:35
kelimelere ihtiyaç duymadan bizimle
0:37
doğrudan konuşmak için işte bu görünmez
0:39
dili kullanıyorlar. Ve inanın bana bu
0:42
dilin sırlarını çözdüğünüzde
0:44
etrafınızdaki her şeye bambaşka bir
0:47
gözle bakmaya başlayacaksınız. Ama o
0:49
büyük zaman yolculuğuna çıkmadan hemen
0:51
önce bu dilin alfabesini yani temel
0:54
kurallarını bir öğrenelim. nedir? Her
0:56
iyi tasarımın arkasında yatan o sihirli
0:58
formüller? Aslında olay çok basit. Bir
1:01
fikriniz var ve bunu başka birine
1:03
aktarmak istiyorsunuz. Hem de tam olarak
1:05
anlaşıldığından emin olarak. İşte
1:08
iletişim tasarımı tam da bu. Bir
1:10
kaynaktan çıkan mesajın alıcıya sapa
1:12
sağlam ve net bir şekilde ulaşmasını
1:14
sağlayan bir köprü gibi
1:16
düşünebilirsiniz. Tasarım bu köprüyü
1:19
inşa eden şeyin ta kendisi. İşte bu
1:21
köprüyü inşa ederken tasarımcıların
1:23
kullandığı bir alet çantası var. Zıtlık,
1:26
denge, odak noktası, ritim, renk. Bunlar
1:30
o çantadaki temel aletler. Tasarımın
1:32
alfabesi. Ve işin ilginç yanı ne biliyor
1:34
musunuz? İster binlerce yıl önceki bir
1:36
kil tablete bakın, ister en modern web
1:39
sitesine, bu temel kurallar her zaman
1:41
ama her zaman oradadır. Sadece
1:43
kullanılış şekilleri değişir. Mesela
1:45
denge konusuna bakalım. Simetrik denge.
1:48
Hani her şeyin ayna gibi olduğu
1:49
tasarımlar var ya size hemen bir düzen,
1:52
bir ciddiyet hissi verir. Tıpkı bir
1:54
devlet dairesi ya da bir banka logosu
1:56
gibi. Ama asimetrik denge bambaşka bir
1:58
hikaye. Orada bir enerji, bir hareket
2:00
var. Tıpkı o çok sevdiğiniz spor
2:02
ayakkabı markasının reklamı gibi.
2:04
Gördüğünüz gibi ikisi de dengeli ama
2:06
verdikleri hisler gece ile gündüz kadar
2:08
farklı. Peki bu temel kuralları
2:11
anladığımıza göre artık zaman makinesini
2:13
atlayıp tarihin en büyük devrimlerinden
2:16
birine matbaanın icadına gidelim.
2:18
Bakalım bu ilkeler orada nasıl bir rol
2:20
oynamış. Şöyle bir düşünün. Yazının
2:23
icadından ilk gazetenin basılmasına
2:25
kadar binlerce evet binlerce yıl
2:27
geçiyor. Her yeni buluş bilgiyi biraz
2:30
daha hızlandırıyor, biraz daha uzağa
2:31
taşıyor ama sonra sahneye Gutenberg
2:34
çıkıyor ve matbaasıyla adeta oyunun
2:37
kurallarını baştan yazıyor. Ve bu devrim
2:39
beraberinde yepyeni bir sorunu
2:41
getiriyor. Sorun neydi biliyor musunuz?
2:43
Artık bilgi tıt değildi. Aksine bir
2:45
bilgiseli, bir çığ gibi üzerimize
2:47
geliyordu. Asıl mesele bu bilgi
2:50
bombardımanı nasıl organize edeceğimiz,
2:52
nasıl anlaşılır kılacağımızdı. İşte bu
2:54
tam olarak tasarımın çözmesi gereken dev
2:56
bir bulmacaydı ve tasarımcılar bu
2:59
bulmacayı çözmek için inanılmaz zekici
3:01
araçlar geliştirdiler. Mesela bugün her
3:04
dergide, her gazetede gördüğümüz o
3:06
düzenin arkasında gizli bir iskelet var.
3:08
ızgara sistemi ya da bir başlığın neden
3:11
diğer yazılardan daha büyük olduğu yani
3:13
hiyerarşi gözümüzün ilk önce nereye
3:15
bakacağını belirliyor ve tabii ki o çok
3:18
önemli beyaz boşluk sayfaya nefes
3:20
aldıran okunurluğu artıran o boş alanlar
3:23
işte bütün bu temal teknikler o bilgi
3:25
kaosuna bir düzen getirme ihtiyacından
3:28
doğdu pekala basılı dünyanın düzenine
3:31
anladık şimdi vites yükseltiyoruz ve
3:33
sabit duran sayfalardan ayrılıp zamanın
3:35
ve sesin işin içine girdiği bambaşka bir
3:37
boyuta Geçiyoruz. Radyo ve televizyon
3:40
çağına hoş geldiniz. Radyo zihnin
3:42
tiyatrosur. Ne kadar doğru bir söz değil
3:44
mi? Düşünsenize elinizde hiç görüntü
3:46
yok. Sadece ses var. Ve siz bu sese
3:49
dinleyicinin zihninde koskoca bir dünya,
3:51
bir sahne yaratmak zorundasınız.
3:53
Radyocuların meydan okuması işte tam
3:55
olarak buydu ve bunu başarmak için bir
3:57
ses orkestrası yönettiler. Spikerin
4:00
sesinin tonu, arkadan gelen müziğin
4:02
yarattığı atmosfer, bir kapının
4:04
gıcırdaması gibi ses efektleri hatta
4:06
bazen en güçlü sesin yani dramatik bir
4:08
an için kullanılan sessizliğin kendisi.
4:11
Bütün bunlar bizim zihnimizde o resmi
4:13
canlandırmak için özenle seçilmiş
4:15
notalardı. Ve tam bu ses dünyasına
4:17
alışmışken sahneye televizyon çıktı.
4:21
radyon o zengin işitsel deneyimini aldı
4:24
ve üzerine hareketli görüntünün
4:26
inanılmaz gücünü ekledi. Bu her şeyi ama
4:29
her şeyi değiştiren bir devrimdi.
4:32
İletişimin kuralları bir kez daha baştan
4:34
yazılıyordu. Televizyonla birlikte tabii
4:36
ki bambaşka tasarım ihtiyaçları doğdu.
4:38
Düşünsenize bir sitcom'un amacı sizi
4:40
güldürmek. Bunun için kullanılan kamera
4:42
açıları, renkler, müzikler bellidir. Ama
4:45
bir ana haber bülteninin amacı sizi
4:47
bilgilendirmek. Orada ciddiyet, netlik
4:50
ve güven ön plandadır. Yani her program
4:52
formatı kendi amacına uygun bambaşka bir
4:54
tasarım diliyle konuşmaya başladı ve
4:56
yolculuğumuz bizi bugüne yani medya
4:59
tarihindeki belki de en sarsıcı, en
5:02
köklü değişime getiriyor. İnternet
5:04
çağına. Bakın internete kadar medya hep
5:08
tek yönlü bir cadde gibiydi. İçerik
5:10
üreticisi bir şey yapar, siz de onu
5:12
tüketirdiniz. Kitabı okur, radyoyu
5:14
dinler, televizyonu izlerdiniz. Hepimiz
5:17
pasif birer alıcıydık. Mesaj bize
5:19
gelirdi. Biz de tamam derdik. İşte
5:21
internet bu tek yönlü caddeyi çift yönlü
5:24
bir otobana çevirdi. Artık izleyiciye
5:27
yani bize bir ses verdi. İletişim artık
5:30
bir monolog değildi. Karşılıklı bir
5:32
sohbete, bir diyaloğa dönüşmüştü. Tabii
5:35
internet dediğimiz şey de olduğu yerde
5:37
saymadı. Kendi içinde dev bir evrim
5:39
geçirdi. İlk başta web 1.0 vardı. Hani o
5:42
sadece okuyabildiğimiz dijital bir
5:44
ansiklopedi gibi olan statik siteler.
5:47
Sonra web 2.0 patladı. Sosyal medya
5:50
geldi. Bloglar, yorumlar. Hepimiz birer
5:52
içerik üreticisine dönüştük. Okuma yazma
5:55
dönemiydi bu ve şimdi yapay zekanın
5:58
devreye girdiği, her şeyin daha akıllı,
6:00
daha kişisel hale geldiği web 3.0
6:03
döneminin kapısındayız. Bu kadar büyük
6:05
bir değişim tabii ki tasarım felsefesini
6:07
de kökünden sarstı. Artık odak noktası
6:10
mesajı göndermek değil. mesajı alan
6:12
kişinin yani kullanıcının deneyimi oldu.
6:15
Kullanıcı odaklı tasarım dediğimiz şey
6:17
bu işte. Bir uygulamanın, bir web
6:18
sitesinin sadece işlevsel olması
6:20
yetmiyordu. Aynı zamanda kolay,
6:22
anlaşılır ve hatta keyifli olması
6:24
gerekiyordu. Amaç artık
6:25
bilgilendirmekten çok güçlendirmeye
6:27
dönüştü. Peki papirus rulolarından
6:30
başladık, akıllı telefon ekranlarına
6:32
kadar geldik. Bütün bu inanılmaz
6:34
yolculuğun sonunda elimizde ne var? Ve
6:36
daha da önemlisi bundan sonra nereye
6:38
gidiyoruz? Sanırım çıkarılacak en büyük
6:41
ders şu: Araçlar, teknolojiler, ortamlar
6:44
hepsi sürekli değişiyor. Dün kil
6:46
tabletler vardı. Bugün artırılmış
6:48
gerçeklik gözlükleri var. Ama iyi
6:50
iletişim tasarımının özü, o yol
6:52
gösterici ilkesi binlerce yıldır hiç
6:54
değişmedi. Nedir o? Karmaşık olanı
6:57
basitleştirmek, kafa karışıklığını
6:59
netliğe kavuşturmak, bir fikirle bir
7:01
zihin arasında en temiz, en kısa yolu
7:03
inşa etmek. Ve bu da bizi son soruya
7:05
getiriyor. Biz bugün gözümüz ve
7:07
kulağımız için tasarım yapıyoruz. Peki
7:09
ya yarın? Teknoloji geliştikçe belki de
7:12
dokunma hissi için hatta koku ve tat
7:14
için tasarımlar yapmaya başlayacağız.
7:17
İletişimin bir sonraki devrimi henüz
7:19
hayal bile edemediğimiz duyular
7:20
üzerinden mi olacak? İşte bu soruyla
7:22
sizi başa bırakıyorum. Vakit ayırdığınız
7:24
için çok teşekkürler.
#Education

