İLT112U İletişim Kuramları
https://lolonolo.com/anadolu-aof/ilt112u-iletisim-kuramlari/
Bu kaynak metinler, İLT112U İletişim Kuramları dersi kapsamında medyanın toplumsal etkilerini ve iletişim modellerini inceleyen kapsamlı bir ünite özetidir. İçerik, medyanın gücünün tarihsel süreçteki değişimini, Sihirli Mermi gibi güçlü etki dönemlerinden sınırlı etki ve izleyici odaklı yaklaşımlara kadar geniş bir perspektifte ele almaktadır. Metinde Schramm’ın iletişim modeli, propaganda teknikleri, izleyicilerin medya içeriklerinden elde ettiği doyumlar ve teknolojik yeniliklerin toplumsal kabul süreçleri detaylandırılmaktadır. Ayrıca, medya metinlerinin çözümlenmesinde kullanılan göstergebilimsel kavramlar ile eleştirel ekonomi-politik yaklaşımlar üzerinde durulmaktadır. Son bölümde ise Türkiye'deki iletişim çalışmaları, teknolojik belirleyicilik ve aktif izleyici araştırmaları gibi yerel ve akademik gelişmelere yer verilmektedir. Bu kaynaklar, medya ve iletişim öğrencilerinin vize ve final sınavlarına hazırlanması için yapılandırılmış bir ders notu niteliği taşımaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Medyanın sizi nasıl yönlendirdiğini,
0:02
seçimlerinizi nasıl etkilediğini hatta
0:04
düşüncelerinizi nasıl şekillendirdiğini
0:06
hiç merak ettiniz mi? Gelin bu
0:08
yolculukta medyanın gücüne dair
0:10
inançlarımızın zaman içinde nasıl kökten
0:12
değiştiğini birlikte keşfedelim.
0:14
Hazırsanız başlıyoruz. Bir an durup
0:17
düşünelim. Medya mı bizi şekillendiriyor
0:19
yoksa biz mi tükettiğimiz medyayı
0:22
kontrol ediyoruz? İşte bu soru
0:23
araştırmacıların neredeyse 100 yıldır
0:26
üzerinde düşündüğü temel bir mesele ve
0:28
size şimdiden söyleyeyim cevap
0:29
sandığınızdan çok daha karmaşık. İşte
0:32
yol haritamız bu. Medyanın mutlak bir
0:35
güç olarak görüldüğü ilk günlerden
0:36
başlayıp izleyicinin direksiyona geçtiği
0:39
ve en sonunda teknolojinin bütün oyunu
0:41
değiştirdiği günümüze uzanan bir
0:42
serüvene çıkıyoruz. Hikayemizin ilk
0:45
durağına yani kitle iletişiminin
0:47
yepyeni, çok güçlü ve açıkçası biraz da
0:50
korkutucu olduğu bir zanağına gidiyoruz.
0:53
19. yüzyılda radyo ve sinema hayatımıza
0:55
girdiğinde insanlar bu yeni araçların
0:58
düşünceleri, inançları ve hatta yaşam
1:01
tarzlarını sihirli bir dokunuşla
1:03
değiştirebileceğine inanıyordu. Aslında
1:05
bütün hikayeyi bu sarkaç metaforuyla
1:07
özetleyebiliriz. Medyanın gücüne dair
1:09
anlayışımız sürekli iki uç arasında
1:11
gidip geldi. Önce her şeye gücü yeten
1:14
bir sihirbaz gibi görüldü. Sonra
1:17
etkisinin aslında o kadar da büyük
1:19
olmadığı anlaşıldı ve en sonunda gücünün
1:21
dolaylı ama yine de ne kadar derin
1:23
olduğu fikrine geri döndü. İşte o
1:26
dönemin en popüler kuramı şırınga
1:28
kuramı. Bazen sihirli mermi kuramı da
1:30
denir. Bu fikre göre medya mesajları bir
1:33
şırıngadaki ilaç gibidir ya da bir
1:35
silahtan çıkan mermi gibi. Hedefini yani
1:38
biz izleyicileri asla şaşırmadan vurur
1:41
ve anında sorgusuz sualsiz bir etki
1:43
yaratır. Oldukça basit değil mi? medya
1:46
söyler, halk yapar. Ama sonra
1:48
1930'lardan itibaren araştırmacılar bu
1:51
varsayımların ötesine geçip bir dakika
1:54
gerçekten böyle mi diye sordular ve
1:57
gerçek verileri incelemeye başladılar.
1:59
İşte bu her şeyi değiştiren bir dönüm
2:01
noktası oldu. Araştırmacılar mesela ABD
2:04
başkanlık seçimleri gibi gerçek dünya
2:06
olaylarını incelediklerinde çok
2:08
şaşırtıcı bir şey keşfettiler. Medya tek
2:10
başına insanların kime oy vereceğini
2:12
değiştirmiyordu. Holland'ın askerler
2:15
üzerinde yaptığı deneyler de benzer bir
2:17
şey gösterdi. Evet, filmler bilgi
2:19
aktarabiliyordu ama insanların temel
2:21
değerlerini öyle kolay kolay
2:22
sarsamıyordu. Kısacası o sihirli mermi
2:25
hedefi ıskalamıştı. Medyanın gücü
2:28
sandığımızdan çok daha fazla şeye
2:29
bağlıydı. Yani şırınga kuramının o basit
2:32
dünyasından çıkmıştık. Artık anladık ki
2:35
medya mesajları bize ulaşmadan önce
2:38
ailemiz, arkadaşlarımız gibi sosyal
2:40
gruplarımızın süzgecinden geçiyor, kendi
2:43
deneyimlerimizle ve inançlarımızla
2:45
yeniden şekilleniyordu. Medya
2:47
denklemdeki tek oyuncu değildi. İşte bu
2:49
farkındalık odağı medyadan alıp bize
2:53
yani izleyiciye çeviren devrimci bir
2:55
fikre yol açtı.
2:57
Soru artık medya insanlara ne yapıyor
3:00
değildi. Asıl soru şuydu. İnsanlar
3:03
medyayla ne yapıyor? Bu yeni yaklaşımı
3:05
anlamak için harika bir örnek var. Gelin
3:08
çok basit bir soru soralım kendimize.
3:10
Televizyondaki bir bilgi yarışmasını
3:11
neden izleriz? Vereceğimiz cevaplar
3:13
medya karşısındaki aktif rolümüzü o
3:15
kadar güzel ortaya koyuyor ki. Birinci
3:17
neden kendimizi takdir etme isteğimiz.
3:20
Ekrana bakıp aa bu sorunun cevabını ben
3:22
de biliyordum. dediğimizde veya
3:24
desteklediğimiz yarışmacı kazandığında
3:27
bir başarı hissi yaşıyoruz. Aslında bu
3:29
kendi bilgimizi test etme ve kendimize
3:31
değer katma arayışımız. İkinci neden
3:34
tamamen sosyal. O yarışma ertesi gün iş
3:37
yerinde, okulda veya arkadaşlarla
3:39
konuşulacak ortak bir konu yaratır. Ya
3:41
da ailece izlerken birbirimizle tatlı
3:44
bir rekabete gireriz. Bu da bir sosyal
3:46
bağ kurma aracıdır. Yani medya bizi
3:49
birbirimize bağlar. Üçüncüsü ise saf
3:52
heyecan. Son saniyeye kadar süren bir
3:54
çekişmenin yarattığı gerilim, kazananı
3:56
tahmin etmeye çalışmak. Bütün bunlar
3:59
günlük hayatın stresinden bir anlığına
4:01
da olsa kaçmamızı sağlar. Yani medyayı
4:03
bir eğlence ve rahatlama aracı olarak
4:05
kullanırız. Ve son olarak tabii ki
4:08
eğitim. Aa bunu bilmiyordum dediğimiz
4:10
her an aslında öğrenme ihtiyacımızı
4:12
karşılıyoruz. bilgi yarışmaları,
4:14
kendimizi geliştirme ve yeni şeyler
4:16
keşfetme arzumuzu doyurur. Gördüğünüz
4:18
gibi bizler medyanın pasif kurbanları
4:20
değil, kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak
4:22
için medyayı aktif olarak kullanan
4:24
bireyleriz. Peki tamam bu aktif
4:26
izleyiciler yeni fikirlerle veya
4:29
teknolojilerle nasıl karşılaşıyor ve
4:31
onları hayatlarına nasıl dahil ediyor?
4:33
İşte şimdi vites değiştiriyoruz ve bir
4:36
mesajın kendisi kadar o mesajın nasıl ve
4:39
hangi kanallarla yayıldığının da ne
4:41
kadar önemli olduğuna bakıyoruz. Everth
4:44
Rogers'ın yeniliklerin yayılması
4:45
kuramına göre toplumdaki herkes yeni bir
4:47
fikri veya teknolojiyi aynı anda
4:49
benimsemez. Önce cesur yenilikçiler
4:52
ortaya çıkar. Onları çevrelerinde saygı
4:54
duyulan kanaat önderleri yani ilk
4:56
benimseyenler takip eder. Sonra erken ve
4:58
geç çoğunluk gelir ve en sonda da
5:00
geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olanlar.
5:02
Bu dağılım yeni bir akıllı telefonun,
5:04
bir uygulamanın veya hatta bir sosyal
5:06
fikrin toplumda nasıl yayıldığını
5:08
mükemmel bir şekilde açıklıyor. Şimdiye
5:10
kadar medyanın etkilerini ve izleyiciyi
5:13
konuştuk. Peki ya mesajın kendisi?
5:15
Eleştirel yaklaşımlar işte tam da buraya
5:18
odaklanır. Medyanın kullandığı dilin ve
5:20
arkasındaki ekonomik yapıların mesajı
5:22
nasıl şekillendirdiğini hatta bazen
5:25
nasıl manipüle ettiğini mercek altına
5:27
alır. Medya karmaşık fikirleri bize çok
5:30
hızlı bir şekilde aktarmak için güçlü
5:32
dil araçları kullanır. Mesela bir banka
5:35
biz uzak görüşlüyüz diye uzun uzun
5:36
anlatmak yerine reklamında ne gösterir?
5:39
Bir dürbün. İşte bu bir eğretilemedir.
5:42
Ya da bir dizide gördüğünüz o havuzlu
5:44
lüks villa sadece bir ev değildir.
5:46
Toplumdaki tüm yeni zenginlik kavramının
5:49
bir temsilcisidir. İşte bu da düz
5:50
değişmecedir. Bu semboller biz farkında
5:53
bile olmadan bize derin mesajlar iletir.
5:56
Ve tabii ki paranın rolünü de asla
5:58
unutmamak gerek. Eleştirel kuram der ki,
6:01
"Bir medya kuruluşunun kime ait olduğu
6:03
ve parasını nasıl kazandığı bizim
6:05
ekranlarda gördüğümüz içeriği doğrudan
6:07
şekillendirir. Bu yüzden sormamız
6:10
gereken asıl soru şudur: Bu haberi veya
6:13
bu programı kim finanse ediyor? Bu
6:16
ekonomik yapı Vincent Moskow'nun ödemeli
6:18
toplum dediği bir şey yol açıyor.
6:20
İzlediğin kadar ödediğin TV kanalları,
6:22
kotalı internet, abonelik gerektiren
6:25
haber siteleri. Bu kavram özellikle
6:27
dijital çağda her zamankinden daha
6:29
geçerli. Çünkü bilgiye erişimi temel bir
6:32
haktan çok satın alınabilir bir ürüne
6:34
dönüştürüyor ve bu durum enformasyon
6:36
zenginleri ile enformasyon yoksulları
6:38
arasında giderek büyüyen bir uçurum
6:40
yaratma riski taşıyor. Kısacası uzun bir
6:43
yol katettik. Medyanın pasif kurbanları
6:45
olduğumuz fikrinden kendi medya
6:47
tüketimimizi yöneten aktif kullanıcılar
6:49
olduğumuz anlayışına ulaştık. Artık
6:51
biliyoruz ki bir mesajı anlamak için
6:53
sadece ne söylendiğine değil nasıl
6:55
söylendiğine, hangi teknolojiyle
6:57
yayıldığına ve en önemlisi kimin
6:59
çıkarlarına hizmet ettiğine de
7:01
bakmalıyız. Bu incelememizi bitirirken
7:03
size işte bu soruyu bırakıyorum. Artık
7:06
elinizde bir araç seti var. Bir dahaki
7:08
sefere ekranı açtığınızda perdenin
7:10
arkasına bakın. Gördüğünüz o mesajı
7:12
hangi görünmez güçlerin
7:13
şekillendirdiğini kendinize sorun. Çünkü
7:16
asıl güç bu soruları sormakta yatar.
#Education

