Auzef İlkçağ Felsefesi 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/08/03/ilkcag-felsefesi-2025-2026-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Evet. Hadi gelin hiç vakit kaybetmeden
0:02
doğrudan konuya dalalım. İnsanlığın o
0:04
devasa entelektüel isyanına, büyük
0:06
uyanışına odaklanacağımız kaynak
0:08
incelememize, rehberimize hoş geldiniz.
0:10
Yaklaşan felsefe vizeniz için bilmeniz
0:12
gereken her şeyi burada toparlıyoruz.
0:14
Bugün aslında çok heyecan verici bir
0:16
şeyi insan zihninin o doğaüstü efsanevi
0:19
masallardan sıyrılıp aklın ve mantığın
0:22
serin sularına nasıl geçiş yaptığını
0:23
konuşacağız. Hazırsanız insanlığın o
0:26
meşhur neden sorusunun evrimine doğru
0:28
harika bir yolculuğa çıkıyoruz.
0:30
Önümüzdeki yol haritamız oldukça net.
0:33
Önce mitosan Logos'a geçiş sürecini ele
0:35
alacağız. Ardından Yunan kimliği ve
0:38
polis kültürüne bakıp o meşhur arhe
0:40
problemine dalacağız. Sonrasında Pitagor
0:42
ve sayılar, Herakleitos'un akışı ve en
0:45
sonda da Ksenofanes'in ezber bozan
0:47
eleştirisiyle bitireceğiz. Vizede
0:49
karşınıza çıkacak her önemli konsepti
0:52
adım adım halletmiş olacağız. Hiç merak
0:54
etmeyin. Birinci bölümümüz mitostan
0:57
logosa. Yani o büyük devasa
0:59
epistemolojik kopuş. İnsan düşüncesinde
1:03
her şeyin değiştiği, doğaüstü
1:05
açıklamalardan rasyonaliteye geçildiği o
1:08
ilk ana gidiyoruz. Şimdi burada iki
1:10
tamamen farklı dünyanın müthiş bir
1:12
çarpışması var aslında. Bir anda Homeros
1:15
ve Hesiodos gibi şairlerin
1:16
şekillendirdiği mitos dünyası.
1:18
Düşünsenize bu şairler o dönem her doğa
1:21
olayını tanrıların kaprisleriyle,
1:23
öfkeleriyle falan açıklıyorlar. Adeta
1:25
dönemin din öğretmenleri gibiler. Ama
1:28
diğer yanda Logos var. Yani Miletos
1:30
okulunun dünyası. Onlar diyor ki,
1:32
"Hayır, bir dakika. Biz bu doğaüstü
1:34
açıklamaları bir kenara bırakıyoruz.
1:36
Evreni akılla, mantıkla, neden sonuç
1:38
ilişkileriyle açıklamaya başlıyorlar."
1:40
İşte o şairlerin masallarından
1:42
filozofların mantığına geçiş. Biliyor
1:44
musunuz? Felsefe dediğimiz şey tam
1:46
olarak burada başlıyor. Sınavda
1:48
kesinlikle ama kesinlikle karşınıza
1:50
çıkabilecek kilit bir kelimeye bakalım.
1:52
Şimdi historiya. Bugün tarih diyoruz ya
1:55
aslında başlangıçta kelimenin anlamı
1:56
sadece bu değildi. Kökene indiğimizde
1:59
mitolojik hikayeler anlatmak yerine bir
2:01
konuyu aktif olarak bizzat araştırmak ve
2:04
soruşturmak demekti. Gerçeği öylece
2:06
oturup pasif bir şekilde dinlemek yerine
2:08
aktif olarak peşine düşmek. O dönemin
2:10
yepyeni rasyonel zihniyetini harika
2:12
özetlemiyor mu? İkinci bölüme geçiyoruz.
2:15
Yunan kimliği ve polis kültürü. İyi de
2:17
bu yepyeni radikal fikirler nasıl oldu
2:19
da yeşerebildi? O özgür düşüncenin,
2:21
felsefenin temeli nasıl atıldı? Tarihçi
2:24
Herodotos'a göre bu Yunan kimliğini
2:26
ayakta tutan dört tane sağlam sütun var.
2:29
Ortak köken, ortak dil, ortak kutsal
2:31
mekanlar veya kürtler. E tabii ki ortak
2:33
gelenek görenekler. İşte bu dört unsurlu
2:36
ortak kimlik insanların sadece savaşıp
2:38
ticaret yapmasının ötesine geçmesini
2:40
sağladı. felsefi tartışmalar
2:42
yapabilmeleri için onlara son derece
2:44
istikrarlı ortak bir zemin sundu. Ama
2:46
asıl vurucu nokta yani bu özgürlüğün
2:49
sırrı polis kavramında gizli. Bakın o
2:52
dönemde her Yunanlı kendini bir tebadan,
2:54
bir kuldan ziyade bir polites yani
2:57
yurttaş olarak görüyordu. Şehir
2:59
devletinin. Yani polisin onlara sunduğu
3:01
bu yurttaşlık bilinci düşüncelerin
3:04
sansürsüzce çarpışabilmesini sağladı.
3:06
Açıkçası felsefenin doğuşu için en büyük
3:09
itici güç bu yurttaşların sahip olduğu
3:11
sivil özgürlüktü. Gelelim 3ün bölüme.
3:14
Arke problemi ya da diğer adıyla o büyük
3:17
ilk neden. Düşünürlerin kafayı taktığı o
3:20
nihai gizem. Evrendeki her şeyin ondan
3:23
var olduğu o ilk o temel başlangıç
3:25
ilkesi nedir? Zihninizde tam bir vize
3:28
kopya kağıdı canlandırın. Şimdi Miletos
3:30
okulu filozoflarının tek bir derdi
3:31
vardı. Bu başlangıç ilkesini yani arkeyi
3:34
bulmak. Tales çıkıp evrenin ana maddesi
3:37
sudur dedi. Oldukça somut bir unsur
3:39
değil mi? Ama öğrencisi Anaksimandros
3:41
buna itiraz edip ARon dedi. Yani sonsuz
3:44
ve sınırsız olan. Öte yandan Pythagors
3:46
dünyayı anlamak için tamamen sayılara,
3:49
matematiğe yöneldi. Herakleitos ise
3:51
evrenin özünün ateş olduğunu savundu.
3:54
Hepsi aynı büyük soruyu sordu ama fark
3:56
ettiyseniz cevaplar birbiriyle inanılmaz
3:58
farklı. Anaksimandros'un şu Apeyron
4:02
kavramı felsefenin nasıl bir itiraz
4:04
sanatı olduğunu o kadar güzel kanıtlıyor
4:06
ki hocası Talese'e resmen kafa tutuyor.
4:09
Diyor ki, "Her şeyin temeli su gibi
4:11
belirli sınırları olan somut bir madde
4:14
olamaz. Arhah dediğin şey sonsuz,
4:17
sınırsız ve niteliksiz olmalı.
4:19
varlıkların içinden fışkırdığı o dipsiz
4:21
kuyuya apeyron adını veriyor. Evrenin
4:24
sırrını elle tutulur bir maddeden alıp
4:27
tamamen soyut bir kavrama taşıyan
4:28
efsanevi bir entelektüel sıçrama bu. 4.
4:32
bölüm. Pitagor ve sayıların sırrı. Artık
4:35
o milletluların fiziksel maddelerini
4:37
falan arkamızda bırakıyoruz. Pitagor'un
4:39
kusursuz soyut matematik evrenine adım
4:41
atıyoruz. Şu an hepimizin çalıştığı,
4:44
üzerine kafa patlattığı bu dersin adı
4:46
ne? Filozofya. Yani bilgelik sevgisi.
4:51
Ironiye bakar mısınız? Her şeyi
4:53
sayılarla, o soğuk denklemlerle
4:55
açıklamaya çalışan Pitagor, kelimenin
4:57
tam anlamıyla felsefe kelimesini tarihte
5:01
ilk kez kullanan ve icat eden kişinin ta
5:03
kendisi. Ama Pisagorasız sadece kafasını
5:06
tahtaya gömmüş bir matematikçi
5:08
sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. O
5:10
mantıklı analitik zekasının yanında
5:12
inanılmaz mistik bir tarafı var. Ruh
5:14
göçü yani bildiğimiz reenkarnasyon ve
5:16
ölüm hakkındaki fikirleri Orfiusçuluk
5:19
inancıyla yani orfizm ile doğrudan
5:21
bağlantılı. Düşünsenize bir yanda
5:24
sayıların o katı kusursuz düzeni var.
5:26
Diğer yanda ruhun bedenden bedene
5:28
geçtiği o mistik inanç ikisini aynı
5:30
zihinde ustalıkla harmanlamış. 5. bölüme
5:34
yani Herakleitos'a geldik. İlk çağ
5:36
felsefesinin tartışmasız, en nevişahına
5:39
münhasır, en gizemli karakteri.
5:41
Karanlık, ağlayan, bulmacacı diyorlar
5:44
ona. Evrenin sonsuz bir akış içinde
5:46
olduğunu söyleyen o meşhur düşünüre
5:48
yakından bakalım. O harika sözü
5:51
kesinlikle duymuşsunuzdur. Aynı nehirde
5:53
iki kez yıkanılmaz. Felsefe tarihinin
5:56
görsel olarak en vurucu, en bilindik
5:58
sözlerinden biri bu. Heraklitos diyor
6:00
ki, "Evrende duran, sabit kalan hiçbir
6:02
şey yok. Her şey ama her şey mutlak bir
6:05
oluş ve akış içinde. Su akar, nehir
6:08
değişir. E haliyle siz de değişirsiniz.
6:11
O yüzden de evrenin o bitmek bilmeyen
6:13
dinamiğini, arkecini anlatmak için
6:15
sürekli hareket eden, şekil değiştiren
6:17
ateşi seçmiştir. Şimdi burada
6:20
yakalamamız gereken en önemli nokta şu:
6:23
Heraklitos'a göre harmoniya yani uyum
6:25
dediğimiz şey ortalığın süt, liman
6:27
olması, zıtlıkların bitmesi falan demek
6:30
değildir. Tam tersi kozmik uyum zıtların
6:33
o hiç bitmeyen mücadelesiyle sağlanır.
6:36
Geceyle gündüz, sıcakla soğuk, yaşamla
6:38
ölüm sürekli savaşır ve evreni ayakta
6:41
tutan şey tam olarak bu kavganın
6:43
yarattığı o dinamik dengedir. Yani
6:45
kısacası çatışma biterse varlık da
6:48
biter. Hatta meşhur 52. fragmanında
6:52
varoluşla ilgili öyle bir benzetme
6:53
yapıyor ki sarsılmamak elde değil.
6:56
yaşamı taşları ileri geri sürerek
6:58
oynayan bir çocuğa benzetiyor ve
7:00
ekliyor. Krallık çocuğundur. Varlığın o
7:03
inanılmaz ciddiyetinin arkasında aslında
7:05
ne kadar çocukça kuralı durmadan değişen
7:08
ve görünüşte rastgele ama kendi içinde
7:10
oyunbaz bir mantık yattığını anlatıyor.
7:12
Gerçekten çok radikal bir bakış açısı
7:14
değil mi? 6. Ve son bölümümüz Xenofanes.
7:19
Geleneksel Yunan dinine ve Tanrı
7:20
anlayışına o güne kadarki en ağır, en
7:23
yıkıcı aydınlanma ateşini yakan filozofa
7:25
sıra geldi. Xeno Fenes'in felsefe
7:28
tarihine kazanan o müthiş ironisini
7:30
paylaşmalıyım sizinle. diyor ki, "Eğer
7:33
öküzlerin, atların ve aslanların elleri
7:36
olsaydı, atlar tanrılara at şeklinde,
7:38
öküzler öküz şeklinde çizerdi."
7:41
İnsanların tanrıları sadece kendilerine
7:43
benzeterek kendi suretlerinde
7:44
yaratmalarının ne kadar mantıksız, ne
7:47
kadar absürt bir kurgu olduğunu bu
7:49
muazzam analoji ile yüzümüze vuruyor
7:51
resmen. Ve bu da bizi vize için aşırı
7:54
önemli bir terime antropomorfizme
7:56
getiriyor. Yani insan biçimcilik, ilahi,
7:59
kutsal olana insani duygular, zaaflar ve
8:02
bedenler yüklemek. Ksenofanes o
8:05
geleneksel insan biçimli tanrı
8:06
anlayışını yerle bir edip geçmekle
8:08
kalmadı, aynı zamanda tek tanrıcılığın
8:11
monoteizmin de zihinsel temellerini
8:13
tarihte ilk kez atmış oldu. O, "Tanrı
8:16
insan gibi olamaz." diyerek insanlığın
8:19
inanç felsefesinde yeni bir ufuk açtı.
8:22
Peki binlerce yıl öncesinin bu sarsıcı
8:24
ufuk açıcı metinlerini inceledikten
8:26
sonra asıl meseleye gelelim. Acaba bugün
8:29
biz evreni, inançları ve hatta yapay
8:31
zeka gibi teknolojileri hala kendi
8:33
suretimizde, kendi insani yargılarımızla
8:36
mı yaratıyoruz? Bunu kesinlikle bir
8:38
düşünün derim. Evet, açık öğretim
8:40
denemeleri ve aklınıza takılan tüm o
8:42
zorlu sınav sorularının pratik çözümleri
8:44
için lolona.com'u ziyaret etmeyi sakın
8:46
unutmayın. Sınavınızda şimdiden
8:48
başarılar. Kendinize çok iyi bakın.
#Jobs & Education

