Auzef İletişim Bilimi 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/11/iletisim-bilimi-2025-2026-final-sorulari/
Bu kaynak, İletişim Bilimi dersinin 2025-2026 dönemi final sınavına yönelik hazırlanan kapsamlı bir çalışma rehberi ve soru bankasıdır. İçerik, beden dili ve kişiler arası etkileşimden başlayarak, medya okuryazarlığı ve kitle iletişiminin teknik özelliklerine kadar geniş bir akademik yelpazeyi kapsar. Metinde Foucault, Gerbner ve Potter gibi önemli düşünürlerin kuramsal yaklaşımları ile ekonomi politik ve bilişsel uyum gibi temel teoriler detaylandırılmaktadır. Ayrıca, halkla ilişkilerdeki etik standartlar ve basın dünyasındaki mesleki tanımlar pratik test soruları aracılığıyla pekiştirilmektedir. Kaynak, öğrencilerin hem kavramsal bilgileri öğrenmesini hem de bu bilgileri sınav formatında nasıl uygulayacaklarını anlamasını amaçlamaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün iletişim
0:01
biliminin tam kalbine, en temel
0:03
fikirlerine doğru hızlı bir yolculuğa
0:05
çıkıyoruz. Yani en kişisel
0:07
etkileşimlerimizden tutun da küresel
0:09
medya dünyasına kadar mesajların
0:11
dünyasını şöyle bir mercek altına
0:13
alacağız. Hazırsanız hadi başlayalım.
0:15
Hiç düşündünüz mü bunu? Yani ağzınızı
0:18
bile açmadan ne kadar çok şey
0:20
anlatabilirsiniz. Çünkü iletişim inanın
0:22
bana sadece kelimelerden ibaret değil.
0:25
Hatta bazen en güçlü mesajlarımızı tam
0:28
da sustuğumuzda veririz. O zaman ilk
0:30
durağımızla başlayalım. Kendimiz yani
0:32
bireyin ta kendisi. Hem dış dünyayı
0:35
yansıttığımız o fiziksel ifadeler var ya
0:37
hem de zihnimizin içinde dönen o
0:39
fırtınalar. Kısacası bizim en özel o
0:42
sessiz sohbetlerimiz. Bilirsiniz sözler
0:44
yalan söyleyebilir ama bedenimiz o
0:47
genellikle gerçeği fısıldar. İşte beden
0:49
dilinin olayı da tam olarak bu
0:50
dürüstlüğü zaten. Mesela kollarımızı
0:53
şöyle göğsümüzde kavuşturmak gibi basit
0:55
bir hareket. Aslında bu farkında bile
0:57
olmadan kendimizi dış dünyaya
0:59
kapattığımızın, bir savunma hattı
1:01
çektiğimizin sinyali olabilir. İç
1:03
dünyamız bir şekilde kendine dışarıda
1:05
bir yol buluyor işte. Ve nasıl ki
1:07
bedenimiz kendini fiziksel olarak
1:08
korumaya alıyorsa bilin bakalım ne
1:10
oluyor. Zihnimiz de kendi konfor alanını
1:12
korumak için tıpa atıp aynı şeyi
1:14
yapıyor. Gelin şimdi bunun üzerine neler
1:17
inşa ediliyor bir bakalım. İşte bu fikir
1:20
Leon Festinger'dan geliyor ve gerçekten
1:22
müthiş. diyor ki: "Zihnimiz kendi içinde
1:25
bir tutarlılık, bir denge arar. Örneğin
1:28
tuttuğunuz takım haksız bir penaltı mı
1:30
kazandı? İşte o an o kanıtı görmezden
1:33
gelme hatta belki de tamamen unutma
1:36
eğilimimiz tam olarak bu yüzden. Kendi
1:38
inançlarımızla çelişen bilgileri adeta
1:41
bir filtreyle dışarıda bırakıyoruz. Yani
1:44
kendi gerçeklik balonumuzu yaratıyoruz.
1:46
Şimdi bireyin o iç dünyasından yavaşça
1:49
çıkalım ve hepimizin ortak bir dünya
1:51
kurmak için kullandığı o en güçlü araca
1:54
yani dile bir bakalım. Bu hipotez
1:57
iletişim bilimindeki belki de en
1:59
devrimci fikirlerden biri. Düşünün bir
2:02
bazı dillerde kar için onlarca farklı
2:04
kelime var ama mesela bir çöl
2:06
kabilesinin dilinde belki bir tane bile
2:08
yok. Şimdi bu sadece kelime farkı değil.
2:11
Bu dünyayı tamamen farklı merceklerden
2:14
görmek demek. Yani işin en can alıcı
2:16
noktası şu: Kullandığımız dil sadece bir
2:19
araç değil, gerçekliğin ta kendisi için
2:22
bir çerçeve çiziyor ve o çerçeve neyi
2:25
görebileceğimizi hatta neyi
2:26
düşünebileceğimizi bile derinden
2:28
etkiliyor. Pekala, şimdi vites
2:31
büyütüyoruz. Birebir, yüz yüze
2:33
iletişimden çıkıp mesajların milyonlara
2:36
hatta milyarlara ulaştığı o devasa kitle
2:40
iletişim dünyasına adım atıyoruz. Peki
2:42
kitle iletişimini bu kadar özel kılan
2:45
ne? Aslında üç tane sihirli kelime var.
2:47
Teknoloji, hız ve ölçek. Birincisi
2:51
mutlaka bir teknoloji aracılığıyla
2:52
yapılıyor. İkincisi mesajlar genellikle
2:56
anlık ve üçüncüsü devasa ve birbirinden
2:59
tamamen farklı insan gruplarına aynı
3:01
anda ulaşabiliyor. Bu tablo aradaki o
3:04
devasa farkı çok güzel özetliyor
3:06
aslında. Mesela bir arkadaşınızla
3:08
konuşurken tepkisini anında alırsınız
3:10
değil mi? Ama bir televizyon programı
3:12
milyonlarca kişiye ulaştığında onların o
3:15
an ne düşündüğünü bilmek neredeyse
3:17
imkansız. Yani bir anda anlık canlı bir
3:20
diyalog varken diğer yanda daha çok tek
3:22
yönlü bir yayın ve ancak sonradan gelen
3:25
gecikmeli bir yankı var. Peki şimdi
3:27
perdenin arkasına bakmaz zamanı geldi.
3:30
Kitle iletişiminde bize ulaşan o
3:32
mesajları şekillendiren görünmez güçlere
3:35
yani bilgi ve iktidar arasındaki o
3:37
karmaşık ilişkiye odaklanacağız. Bu
3:40
bölümde artık daha eleştirel bir gözlük
3:43
takıyoruz. Çünkü göreceğiz ki medya bize
3:46
sadece olanı biteni aktarmıyor. Bize bir
3:49
dünya inşa ediyor ve bu gerçekliğin
3:52
tarafsız bir yansıması değil. Özenle
3:55
kurgulanmış bir versiyonu. İşte Fransız
3:58
düşünür Michelle Fuko'nun bu sözü
4:00
aslında her şeyin temelini atıyor.
4:03
Fuko'ya göre gördüğümüz her haber,
4:05
okuduğumuz her makale aslında bir güç
4:07
oyununun parçası. Yani saf tarafsız
4:11
bilgi diye bir şey pek de mümkün değil.
4:13
Her bilgi birilerinin çıkarlarını,
4:15
birilerinin bakış açısını yansıtıyor.
4:17
Peki bu güç oyununu nasıl deşifre
4:19
edebiliriz? İşte ekonomi politik
4:21
yaklaşım bize çok basit ama bir o kadar
4:24
da güçlü bir anahtar veriyor. Parayı
4:26
takip et. Şu soruları sormamızı istiyor.
4:28
Bu medya kuruluşunun sahibi kim? Parayı
4:31
nereden kazanıyorlar? Reklam gelirleri
4:32
nereden geliyor? İşte bu ekonomik yapı
4:35
bize sunulan haberlerin, dizilerin,
4:37
programların içeriğini nasıl etkiliyor?
4:39
Nicholas Garnum gibi düşünürlerse bu
4:41
fikri bir adım daha ileri taşıyor.
4:43
Onlara göre medya sadece bir araç değil
4:46
adeta ideolojik bir aygıt. Yani
4:48
toplumdaki mevcut güç dengelerini,
4:50
egemen düşünce yapısını bize normal ve
4:53
doğru olarak sunan ve bunu sürekli
4:55
yeniden üreten bir mekanizma. Kısacası
4:57
sadece ne düşüneceğimizi değil nasıl
5:00
düşüneceğimizi de şekillendiriyor. Peki
5:02
tüm bu bilgilerle ne yapacağız? Şimdi bu
5:04
son bölümde öğrendiğimiz her şeyi alıp
5:07
günlük hayatta kullanabileceğimiz pratik
5:09
bir araca dönüştüreceğiz. Rain James
5:12
Potter modern insanın içinde bulunduğu
5:14
durumu bu cümleyle harika bir şekilde
5:15
özetliyor. Aslında iki ayrı dünyada
5:18
yaşıyoruz. Biri bizzat deneyimlediğimiz,
5:20
dokunabildiğimiz, koklayabildiğimiz o
5:22
gerçek dünya. Diğeri ise ekranlar
5:25
aracılığıyla bize sunulan kurgulanmış,
5:27
edit edilmiş medya dünyası. İşte çözüm
5:30
tam da bu noktada devreye giriyor. Medya
5:32
okuryazarlığı. Bu sadece medya tüketmek
5:34
değil. Onu bilinçli bir şekilde analiz
5:36
etme, sorgulama ve anlama yeteneği. Yani
5:39
bir nevi bu iki dünya arasında
5:40
kaybolmamak için zihinsel bir navigasyon
5:43
cihazı gibi düşünebilirsiniz. Peki nasıl
5:45
yapacağız? Aslında bu iki adımlık basit
5:48
rehber başlamak için harika bir nokta.
5:50
Birincisi, kendi gerçekliğinize,
5:52
doğrudan deneyimlerinize sıkı sıkı
5:54
tutunun. Ayaklarınızı yere sağlam basın.
5:56
İkincisi, size sunulan her şeye bir
5:58
dedektif gibi yaklaşın. Aktif olarak
6:00
sorgulayın. Bu mesajı kim neden yarattı?
6:03
Bana bu hikaye neden bu şekilde
6:05
anlatılıyor? Ve sizi bu son soruyla başa
6:08
bırakıyoruz. Eğer dilimiz dünyamızı
6:10
şekillendiriyorsa, medyaada dilimizi
6:13
şekillendiriyorsa o zaman bu koca
6:15
inşaatın planı kimin elinde? bireyin o
6:17
en sessiz beden hareketlerinden
6:19
başladık, dünyayı şekillendiren dev
6:21
medya yapılarına kadar geldik. Bu
6:23
yolculuk bize iletişimin gücünün ne
6:25
kadar derin ve ne kadar etkili olduğunu
6:27
gösterdi. Umarım siz de cevaplar aramaya
6:30
devam edersiniz.
#Education

