Auzef İktisat Sosyolojisi 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/16/iktisat-sosyolojisi-2025-2026-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Yaklaşan vizeleriniz
0:02
için hazırladığımız bu özel incelemeye
0:04
hoş geldiniz. Bugün şu sıkıcı çalışma
0:07
rehberini alıp ezberlenecek kurallar
0:09
listesi olmaktan çıkaracağız. Bunun
0:11
yerine piyasalarımızı tam şu an arka
0:14
planda gizlice yöneten o devasa
0:16
toplumsal güçleri birlikte deşifre
0:18
edeceğiz. Yani ekonominin o büyük
0:21
yanılsamasının perdesini aralıyoruz.
0:23
Hazırsanız başlayalım. Gündeminiz
0:26
oldukça yoğun ama bir o kadar da
0:28
keyifli. Sırasıyla Homo Economicus
0:30
efsanesinin ötesine geçeceğiz. Ardından
0:32
klasik düşünürlerin ufuk açan
0:34
fikirlerine bakacağız. Son Bart'ın
0:36
sistemini inceleyip tüketim
0:38
sosyolojisine dalacak ve en sonunda
0:40
iktisadın o derin tarihsel kökenlerine
0:42
doğru kısa bir yolculuğa çıkacağız.
0:45
Haydi lafı hiç uzatmadan birinci
0:47
bölümümüzle başlayalım. Homo
0:49
Economicus'un ötesi. İktisat dendiğinde
0:52
akla gelen o en büyük efsaneyi yani o
0:55
soğuk, tamamen mantıklı ve robot gibi
0:58
sadece kendi çıkarını milimetrik
1:00
hesaplayan insan modelini bilirsiniz.
1:03
Ana akım iktisadının o havalı
1:04
matematiksel modellerinin çalışabilmesi
1:06
için herkesin ama herkesin bu duygusuz
1:09
hesap makinesi gibi davranmasına mutlak
1:12
surette bel bağlaması doğrusu inanılmaz
1:15
bir durum değil mi? Ama işin aslı hiç de
1:17
öyle değil. İşte bu incelemenin kalbini
1:19
oluşturan o büyük çatışma da tam burada
1:21
başlıyor. Gerçek şu ki dostlar, ekonomi
1:24
içinde nefes aldığı toplumdan bağımsız
1:26
bir boşlukta süzülmüyor. İktisat
1:28
sosyolojisi bize çok kritik bir şey
1:30
söylüyor. Piyasalar toplumsal değerlere,
1:33
normlara ve güç ilişkilerine resmen
1:34
gömülüdür. Yani ekonomi aslında devasa
1:37
ve çok canlı bir sosyal ağın ta
1:39
kendisidir. Peki bu gizli toplumsal
1:42
güçleri ilk kimler fark etti? İkinci
1:45
bölümümüz klasik düşünürler. Sıkı durun
1:48
modern kapitalizmin kurucu babası
1:49
diyebileceğimiz Adam Smith bile
1:51
eylemlerimizin sadece o saf açgözlülükle
1:53
yönlendirilmediğine inanıyordu. Evet,
1:56
yanlış duymadınız. Onun sempati
1:57
mekanizmasına göre sırf kendi
1:59
çıkarımızın peşinde koşarken bile dönüp
2:02
acaba dışarıdan nasıl görünüyorum diye
2:04
başkalarının fikrini umursuyoruz. Yani
2:06
tamamen bencil değiliz. Toplumun o
2:08
görünmez aynasındaki yansımamız bizim
2:10
için gerçekten çok önemli. Buradan
2:13
Marx'a atlıyoruz. Marx olaya o ünlü
2:15
döngüleriyle yaklaşıyor ve müthiş bir
2:17
ayrım yapıyor. Bir tarafta sırf
2:20
ihtiyaçlarımızı karşılamak yani basitçe
2:23
yaşamak için yaptığımız takas var. Buna
2:25
meta para meta döngüsü diyor. Diğer
2:27
taraftaya sırf daha çok zenginlik
2:30
biriktirmek için parayı kullanıp tekrar
2:32
ve daha fazla para kazanma dürtüsü yani
2:35
para meta para döngüsü var. Toplumun
2:38
doğal ihtiyacıyla kapitalizmin o sonsuz
2:40
sermaye hırsı işte tam burada. bıçak
2:43
gibi ikiye ayrılıyor. Sonra sahneye Emil
2:46
Durkheim çıkıyor. Durkheim bize bir
2:48
sözleşmenin aslında sadece üstü
2:50
karalanmış bir kağıt parçasından ibaret
2:53
olduğunu harika bir şekilde hatırlatır.
2:55
Ona asıl gücünü veren arkasındaki o
2:58
devasa görünmez sosyal güven ağıdır.
3:01
Toplumsal normlar ve kurumlar olmasa
3:03
kimsenin birbirine güvenmediği bir
3:05
ortamda o çok övülen özgür sözleşme veya
3:08
çıkarın lafı bile edilemezdi. Ve tabii
3:11
ki Max Weber. Weber dinsel değerlerin
3:14
hiç de öyle bir niyetleri yokken
3:15
kapitalist ruhunu nasıl adeta
3:17
şahlandırdığını zekice ortaya koyuyor.
3:20
Düşünsenize protestanlığın çok çalışmayı
3:22
ve tutumluluğu öven inanç yapısı
3:24
kapitalizmin doğasıyla öyle bir seçmeci
3:26
yakınlık kuruyor ki piyasa bir anda salt
3:29
bir matematik tablosu olmaktan çıkıp
3:31
rekabetin ve statünün belirlendiği
3:33
devasa sosyal bir oyun alanına
3:34
dönüşüyor. Şimdi de bu karmaşık
3:37
fikirleri toparlayan 3. bölüme
3:39
geçiyoruz. Sonbart'ın ekonomik sistemi.
3:42
Werner Sonbart'ın yaklaşımı tam bir oyun
3:45
değiştirici diyebilirim. O soyut
3:47
teorileri bir kenara fırlatıp işin
3:49
mutfağına giriyor. Bize diyor ki, "Bir
3:51
ekonomik sistemin nasıl işlediğini ve
3:53
dönüştüğünü anlamak istiyorsanız bu
3:55
birbirine kenetlenmiş üç boyuta aynı
3:58
anda bakmalısınız. Ekonomik ruh, işin
4:00
örgütlenme biçimi ve kullanılan teknik.
4:03
Bunlardan birini çekip alırsanız yap
4:05
dağılır. 4.üncü bölümümüz. Hepimizin
4:08
günlük hayatının tam ortasından tüketim
4:11
sosyolojisi. Burada biraz durup
4:13
kendimize çok samimi bir soru soralım.
4:16
Cüzdanımızdan çıkan o para, yaptığımız o
4:18
harcamalar, tüketim gerçekten de tamamen
4:21
kendi özgür, bağımsız ve mantıklı
4:24
kararımız mı? İşte Morris Halbox'ın 20.
4:27
yüzyılın başlarındaki o efsanevi işçi
4:29
bütçeleri araştırması bu soruya çok net
4:31
bir hayır cevabı veriyor. Düşünsenize
4:33
gıda fiyatları düşüyor ama bir işçi
4:36
sevinmek yerine büyük bir şüphe ve
4:37
endişe duyuyor. Neden? Çünkü kafasında
4:40
acaba kalite mi düştü yoksa maaşlarımızı
4:42
da mı kesecekler korkusu var. Halbox
4:45
bize şunu çok güzel ispatlıyor. Harcama
4:47
alışkanlıklarımız bireysel mantığımızdan
4:49
çok ait olduğumuz o sosyal sınıfın,
4:51
kolektif kimliğin bir yansımasıdır. Öyle
4:54
tek başımıza falan değiliz yani. Ve
4:56
geldik son durağımıza. 5. bölüm.
4:59
İktisadın tarihsel kökenleri. Bakalım bu
5:01
kavramların DNA'sı bizi nerelere
5:03
götürecek. Zaman çizelgesine
5:05
baktığınızda o inanılmaz zihniyet
5:08
değişimini görebiliyorsunuz. Antik
5:10
Yunan'da oonomiya sadece basit bir ev
5:12
yönetimi sanatıydı. Agora ise ticaretten
5:15
çok ahlaki bir buluşma noktasıydı. Sonra
5:18
Rönesans'a geliyoruz. Çıkar kelimesi o
5:20
yıkıcı vahşi insan tutkularını
5:22
evcilleştirmek için uydurulan bir
5:24
kavrama dönüşüyor. Ve aydınlanma çağında
5:27
Montesköy çıkıp ılımlı ticaret ulusları
5:29
birbirine bağlar, savaşı engeller diyor.
5:31
Yani bir zamanlar sadece ev idaresi olan
5:34
şey bir barış projesi haline geliyor.
5:37
Aristoteles'in o meşhur bölüşümcü adalet
5:39
fikri ise antik çağlarda pazarın nasıl
5:42
baştan aşağı sosyal hiyerarşiye gömülü
5:44
olduğunu kanıtlıyor. Ticarette adalet
5:46
demek öyle tam bir matematiksel eşitlik
5:49
falan değildi. Sen kimsin? Toplumdaki
5:51
statün ne? sorularına verilen cevaba
5:53
göre belirlenen geometrik ve nisbi bir
5:55
adaletti. Yani takas ettiğin maldan çok
5:58
pazar yerindeki konumun önemliydi. Tüm
6:01
bu serüvenin sonunda size sormak
6:03
istediğim şey şu. Bir dahaki sefere
6:05
cüzdanınızı çıkardığınızda veya
6:07
birikimlerinizi yönlendirdiğinizde bunu
6:09
sadece basit bir matematik denklemi
6:11
olarak mı göreceksiniz? Yoksa
6:12
toplumunuzun normlarına, tarihsel
6:15
birikimine ve kendi kimliğinize derinden
6:17
gömülü sosyal bir eylem olarak mı?
6:19
Vizelerinizde hepinize bol şans
6:21
diliyorum. Umarım bu incelememiz
6:22
ekonominin o soğuk yanılsamasını yıkıp
6:25
arkasındaki büyüleyici sosyal gerçeği
6:27
keşfetmenizi sağlamıştır. Görüşmek
6:29
üzere.
#Jobs & Education

