Auzef İktisat Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/28/iktisat-sosyolojisi-2025-2026-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selamlar AÖF ve AF öğrencileri.
0:02
Biliyorum finaller kapıda ve stres
0:04
seviyesi biraz yüksek ama derin bir
0:07
nefes alın. Çünkü bugün Lolo Nolo'nun o
0:09
meşhur 25 soruluk çalışma setini alıp
0:12
harika bir görsel rehbere
0:13
dönüştürüyoruz. Sıkıcı metinleri bir
0:15
kenara bırakın. Sınavda aklınıza tıkır
0:17
tıkır gelecek çok akıcı bir özetle
0:19
karşınızdayım. Hazırsanız hemen
0:21
başlayalım. Sizce de insanlar gerçekten
0:24
sadece kendi çıkarını mı düşünür? Yani
0:27
ana akım iktisat bize yıllarca hiç
0:29
sekmeden evet dedi. İnsanı böyle sadece
0:32
karını maksimize etmeye çalışan soğuk
0:34
bir hesap makinesi gibi anlattılar hep.
0:36
Ama bugün bu rehberde rasyonellik
0:39
efsanesinin biraz ötesine geçeceğiz. O
0:41
varsayımları yıkıp insan doğasının o
0:44
karmaşık, o büyüleyici, sosyal tarafını
0:46
nasıl keşfettiğimizi konuşacağız. Tamam.
0:49
Peki yol haritamızda neler var? Hızlıca
0:51
bir bakalım. Önce iktisat sosyolojisine
0:53
kısa bir giriş yapacağız. Sonra mübadele
0:56
ve armağan ekonomisine bakacağız. 3üncü
0:58
adımda o klasik sosyologların ekonomi
1:01
vizyonunu haritalandırıp 4düncü kısımda
1:03
Burdüe ve yöntem tartışmalarına
1:05
gireceğiz. En sonunda da tüm bunların
1:08
Türkiye'deki yansımalarıyla kapanışı
1:09
yapacağız. Birinci bölüm iktisat
1:12
sosyolojisine giriş. Ekonomik olgulara
1:14
toplumsal bir bakış. İktisat sosyolojisi
1:18
aslında ekonomik işlemlerin arkasındaki
1:20
o karmaşık toplumsal gerçekleri ortaya
1:23
çıkaran bir nevi dedektiflik işi
1:25
diyebiliriz. Ve işte karşınızda bugünkü
1:28
hikayemizin o meşhur kötü adamı Homo
1:32
Economicus. Sınavda banko karşınıza
1:34
çıkacak bir kavram bu. Biliyorsunuz ana
1:37
akım iktisadın bireyi tamamen rasyonel,
1:40
sadece ama sadece kendi çıkarını düşünen
1:43
ve karını arttırmaya programlanmış bir
1:45
makine olarak gören o meşhur varsayımı,
1:48
birazdan göreceğimiz o büyük
1:50
sosyologların tamamı işte bu darıcık
1:52
tanımı yerle bir etmek için yola
1:54
çıkacaklar zaten. İkinci bölüme
1:57
geçiyoruz. Mübadele ve armağan
1:59
ekonomisi. Çıkarın ötesindeki bağlar.
2:02
Değiş dokuşun sadece soğuk bir kar
2:04
arayışı değil. Çıkarın ötesinde bambaşka
2:07
şeyler olduğunu fark eden ilk
2:08
düşünürlere bir göz atalım. Hemen
2:10
Aristoteles'le başlayalım. O parayı
2:13
sadece basit bir mübadele aracı olarak
2:15
görüyor ve dikkat edin faizi doğaya
2:18
tamamen aykırı buluyor. Sonra simmel
2:21
var. Simmel'e göre değiş tokuş yani
2:23
mübadele öyle sadece nesnelerin el
2:26
değiştirmesi falan değil. İnsanların
2:28
nesnelere yönelmiş arzularının değiş
2:30
tokuşudur diyor. Gerçekten çok şirsel
2:33
bir bakış açısı değil mi? ve Carl
2:35
Polenye. O da piyasanın her şeyi ama her
2:38
şeyi çözeceğine inanan o piyasa
2:40
köktenciliğini çok sert eleştiriyor. Ama
2:43
asıl can alıcı nokta Marcel Mous ve onun
2:45
o meşhur Armahan ekonomisi. Ma bize
2:48
diyor ki, "Hediye vermek dışarıdan
2:50
tamamen gönüllü gibi dursa da aslında
2:53
toplumsal bir zorunluluk yaratır. Hediye
2:55
vermek, almak ve karşılık vermek işte bu
2:58
muazzam döngü toplumdaki insanları
3:00
birbirine kenetler. E hal böyle olunca o
3:03
bencil sadece çıkarını düşünen
3:05
homoekonomicus varsayımı da tamamen
3:07
çürümüş oluyor. Yani insanlar sadece kar
3:09
etmek için değil bayağı bildiğimiz
3:11
toplumsal bağ kurmak için de bir şeyler
3:13
veriyorlar. Şimdi bu teorilerin nasıl
3:16
üzerine koyarak ilerlediğine bakalım.
3:19
3ünc bölüm. Klasik sosyologların ekonomi
3:22
vizyonu. Teorileri haritalandırmak.
3:24
Sosyolojinin ağır topları ekonomiyi
3:27
nasıl yorumlamış? Hemen görelim
3:29
arkadaşlar. Sınav için bu tabloyu adeta
3:32
zihninize kazımanız lazım. Çünkü buradan
3:34
soru gelme ihtimali gerçekten çok
3:36
yüksek. Bakıyoruz Adam Smith bir ülkenin
3:39
zenginliğini sadece altınla falan değil
3:41
direkt üretken sermayeyle ölçüyor.
3:43
Torstein Weblen ise inanılmaz kritik bir
3:46
isim. Aylaklar sınıfı ve gösterişçi
3:48
tüketim kavramlarıyla neoklasik teoriyi
3:50
topa tutuyor. Çünkü o teori toplumsal
3:53
kurumları tamamen görmezden geliyor.
3:55
Weblen'e göre bizler ihtiyaçtan değil
3:57
bildiğiniz statü göstermek için
3:58
tüketiyoruz. Werner Sonbartsa, meseleye
4:01
daha tarihsel ve ampirik bir
4:02
perspektiften yaklaşıyor ve tabii ki
4:04
Durkheim. O da ekonomik olguların özünde
4:07
aslında bireysel değil tamamen toplumsal
4:09
olgular olduğunun altını çiziyor. 4.üncü
4:11
bölümümüz bordio ve yöntemsel
4:13
tartışmalar. Rasyonel seçime karşı artık
4:16
modern tartışmalardayız. Yani
4:18
matematiğin ve formüllerin insan
4:20
davranışını açıklamaya yetmediği o
4:22
kırılma noktasındayız. Pierre Burdia'yı
4:25
özel yapan şey masasında oturup sadece
4:28
teori öğretmemesi. O bizzat sahaya indi.
4:30
Özellikle Cezayir araştırmaları ve banka
4:33
ve müddileri çalışması gerçekten çok
4:35
çarpıcı. Şöyle düşünün. Bankaya para
4:38
yatırmak, tasarruf etmek dışarıdan
4:40
bakıldığında son derece matematiksel,
4:42
rasyonel bir eylem gibi durur, değil mi?
4:44
Ama Burdio bunun bile arkasında bir
4:47
tasarruf ahlakı barındırdığını
4:49
kanıtladı. Yani parayı biriktirme
4:51
şeklimiz bile içinde yaşadığımız o
4:53
toplumun ahlaki kodlarıyla şekilleniyor.
4:55
İnanılmaz bir tespit doğrusu. Burada çok
4:58
net bir ayrım var. Dikkat edelim. Sol
5:01
tarafta Geri Becker'ın savunduğu
5:03
yöntemsel bireycilik var. Bu görüş,
5:05
eğitim gibi koskoca kolektif olguları
5:08
bile bireylerin kendi başlarına
5:10
yaptıkları o rasyonel fayda, maliyet
5:12
hesaplarına dayandırır. Sağ taraftaki
5:14
sosyolojik bakış ise buna şiddetle karşı
5:17
çıkar. Der ki, "Bireysel eylemler hiçbir
5:20
zaman öyle bir fanusun içinde
5:22
gerçekleşmez. Tam tersine geniş ve
5:24
kolektif toplumsal yapılar tarafından
5:26
şekillendirilir. Yani biz sadece hesap
5:29
yapmıyoruz. Toplumun bize öğrettiği,
5:31
dayattığı şekilde hesap yapıyoruz. Ve
5:34
tüm bu anlattıklarımızı harika bir
5:36
şekilde örneklendiren o son bölüme
5:38
geldik. 5. bölüm Türkiye'den iktisadi
5:41
yansımalar, yerel bağlamda sosyoloji.
5:44
Bakalım bu büyük teoriler bizim kendi
5:46
topraklarımızda nasıl karşılık bulmuş.
5:48
Türkiye'nin iktisadi düşünce tarihine
5:50
hızlıca bir bakarsak Ziya Gökalp milli
5:53
iktisat vizyonunu çok net bir şekilde
5:56
savunur. Yani ekonominin tamamen milli
5:58
bir kimlikle inşa edilmesi gerektiğine
6:00
inanır. Prens Sabahattin ise farklı
6:03
düşünür. Osmanlı'dan devralınan o ağır
6:06
merkeziyetçi yapının aslında bireysel
6:08
girişimciliğin önündeki en büyük engel
6:10
olduğunu söyler. Biraz daha günümüze
6:12
gelirsek Ayşe Buğra'ın harika bir
6:14
tespiti var. Türkiye'de girişimci
6:16
sınıfın kendi başına bağımsız bir
6:18
şekilde değil, devletin kanatları
6:20
altında ona bağımlı bir şekilde
6:22
geliştiğini söylüyor. Türkiye'nin
6:24
ekonomik devasını anlamak için bu üç
6:26
perspektif gerçekten kilit önemde. Şimdi
6:30
bu slaytta asıl ilginç olan şey şu. Az
6:33
önce Marcel Mouse ve Armağan
6:34
ekonomisinden bahsetmiştik. Hani hediye
6:37
vermenin toplumsal bir zorunluluk olması
6:39
falan. İşte bunun bizim hayatımızdaki en
6:42
canlı, en iyi bildiğimiz örneği nedir?
6:44
Tabii ki Türk düğünlerindeki o meşhur
6:47
takı törenleri. Düğünlerde altın takmak
6:50
öyle sadece genç çifte maddi destek
6:52
sağlamak falan değildir. Kimin kime ne
6:54
taktığının hafızalara kazındığı,
6:56
gelecekte iade edilmek üzere bir borç
6:59
döngüsünün, görünmez bir sosyal
7:01
sözleşmenin kurulduğu devasa bir
7:03
toplumsal bağinidir. Aslında bu
7:05
gördüğünüz gibi iktisat sosyolojisi
7:07
sadece kalın kitaplarda kalmıyor.
7:09
Bildiğiniz düğün salonunun tam ortasında
7:11
duruyor. Ve bitirirken sizi şu
7:14
kışkırtıcı soruyla baş başa bırakmak
7:16
istiyorum. Acaba ana akım iktisadın o
7:18
tamamen görmezden geldiği üzerinde
7:21
hiçbir fiyat etiketi olmayan ev içi
7:23
ücretsiz emek aslında bu devasa
7:26
ekonominin ta kendisi kalbi olabilir mi?
7:29
İşte Homoek Economicus'un en büyük kör
7:31
noktası tam olarak burası. Sadece
7:33
parayla ölçülenin değerli sayıldığı bu
7:35
dünyada sosyoloji bize parayla
7:37
ölçülemeyen şeylerin de o sistemi nasıl
7:39
ayakta tuttuğunu hatırlatıyor. Evet
7:42
arkadaşlar bu görsel rehberdeki notları
7:44
ve mantığı zihninizde tuttuğunuzda
7:46
finallerdeki o 25 soruluk teste tabloyu
7:49
çok ama çok net göreceğinize eminim.
7:51
Şimdiden hepinize sınavlarınızda zihin
7:53
açıklığı diliyorum. Kendinize çok iyi
7:55
bakın. Puanları toplayın.
7:59
Ç
#Jobs & Education

