Auzef İktisat Sosyolojisi 2024-2025 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/05/iktisat-sosyolojisi-2024-2025-butunleme-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Seçimlerimizin ardındaki gerçek itici
0:02
güçleri derinlemesini inceleyeceğimiz bu
0:04
yepyeni analizimize hoş geldiniz.
0:06
Ekonomi deyince birçoğumuzun aklına
0:08
hemen o sıkıcı sayılar, borsa grafikleri
0:10
ve soğuk hesaplamalar geliyor değil mi?
0:12
Ama bugün işin rengini biraz
0:14
değiştiriyoruz. O buzdağının görünmeyen
0:16
inanın bana çok daha büyüleyici kısmına
0:18
dalacağız. birlikte iktisat
0:20
sosyolojisinin şaşırtıcı dünyasına adım
0:22
atacak ve cebimizdeki paranın,
0:24
harcamalarımızın aslında sadece
0:25
matematikten ibaret olmadığını, devasa
0:28
bir toplumsal ağın parçası olduğunu
0:29
göreceğiz. Hazırsanız hemen başlayalım.
0:32
Şimdi size çok kritik bir soru sormak
0:34
istiyorum. Finansal kararlarınız
0:36
gerçekten size mi ait yoksa o kredi
0:38
kartını aslında toplum mu tutuyor? Çok
0:40
vurucu bir soru değil mi? Düşünsenize
0:42
markette o gereksiz pahalı kahveyi
0:44
seçerken ya da indirim krizine girip hiç
0:47
ihtiyacınız olmayan o ayakkabıyı alırken
0:49
kararı veren gerçekten bağımsız,
0:51
rasyonel zihniniz mi yoksa etrafınızdaki
0:54
kültür, geçmişiniz ve toplumun sizden
0:56
beklentileri gizlice elinizi mi
0:58
yönlendiriyor? İşte akademik dünyada
1:00
iktisat sosyolojisi tam olarak bu
1:02
gizimin peşine düşüyor. Klasik iktisadın
1:05
o yıkılmaz sanılan mitlerini paramparça
1:07
edeceğimiz bugünkü analizimizde beş
1:09
temel adımımız var. 1. Toplum mu
1:12
matematik mi? 2. Rasyonel insan
1:15
efsanesi. 3. Yerleşiklik ve armağan
1:18
ekonomisi. 4. Tarihsel ve sosyal bağlar.
1:21
Ve son olarak modern kapitalizmin ruhu.
1:24
Söz veriyorum bu yolculuğun sonunda
1:26
cüzdanınıza bir daha asla aynı gözle
1:28
bakamayacaksınız. Hemen birinci bölümle
1:30
başlayalım. Toplum mu, matematik mi?
1:33
Klasik iktisat yıllarca bize şu masalı
1:35
anlattı. İnsan dediğin şey bir
1:37
homoekonomikus'tur. Yani sadece cebine
1:40
girecek karı maksimize etmeye
1:42
programlanmış, duygusuz, kusursuz
1:44
derecede rasyonel bir matematik
1:46
makinesi. Ama gerçek dünyada işler hiç
1:49
de öyle yürümüyor. İktisat sosyolojisi
1:51
tam da bu soyut evrenselci yaklaşıma
1:54
koca bir itiraz olarak doğuyor ve diyor
1:56
ki, "Bir dakika. Ekonomik olayları
1:58
sadece kağıt üzerindeki matematikle
2:00
açıklayamazsınız. Kültürü, tarihi,
2:03
toplumsal bağlamı işin içinden
2:04
çıkarırsanız geriye gerçek insan falan
2:07
kalmaz. Yani dostlar mesele sadece
2:10
rakamlar değil, etten, kemikten ve
2:12
kültürden oluşan insanın bizzat kendisi.
2:15
Buradan doğal olarak ikinci bölümümüze
2:17
geçiyoruz. Rasyonel insan efsanesi. Peki
2:20
bu kusursuz robotik insan modeline kim
2:23
nasıl isyan etti? İlk büyük itirazlardan
2:27
biri Thorson Weblen'den geliyor. Weblen
2:30
resmen diyor ki, "Sosyal kurumları ve
2:32
değişimi görmezden gelerek ekonomi falan
2:35
anlayamazsınız. İnsanı toplumdan izole
2:37
bir laboratuvar faresi gibi
2:39
inceleyemezsiniz."
2:40
Werner Sonbart'ta topa giriyor ve o masa
2:43
başında üretilen soyut matematiksel
2:45
formüllere yani o tümden gelimci havalı
2:48
yöntemlere tamamen karşı çıkıyor.
2:51
Sonbart'a göre eğer ekonomiyi
2:53
çözecekseniz laboratuvara değil sokağa,
2:56
tarihe ve gerçek verilere bakacaksınız.
2:59
İşte işin en can alıcı noktalarından
3:01
biri. Pierre Burdio'nun o efsanevi
3:03
habitus kavramı aslında olay şu. Habitus
3:06
içine doğduğumuz ailenin, büyüdüğümüz
3:09
kültürün ve sahit olduğumuz sosyal
3:11
sermayenin içimizde yarattığı o gizli
3:13
otomatik eğilimler demek. Burdio bize
3:16
çok net bir şey kanıtlıyor. Gidip bir
3:18
yatırım yaptığınızda veya bir ürün satın
3:20
aldığınızda o kararı saf bir mantık
3:22
silsilesiyle vermiyorsunuz. Aslında
3:25
geçmişiniz, kültürel kodlarınız ve
3:27
toplumsal sınıfınız o seçimi sizin
3:29
adınıza çoktan yapmış oluyor. Bir nevi
3:31
geçmişimiz finansal kararlarımızın gizli
3:33
patronudur. Gelelim 3ün bölüme.
3:37
Yerleşiklik ve armağan ekonomisi. Şimdi
3:40
kamerayı bireyden alıp devasa bir
3:42
topluma çevirelim. İktisat
3:43
sosyolojisinin temel taşlarından biri
3:45
Carl Polanya'nin ünlü büyük dönüşüm
3:47
kitabıdır. Orada harika bir kavram var.
3:50
Yerleşiklik yani embeddedness. Polonya
3:53
bize şunu anlatıyor. Sanayi devrimi
3:54
öncesindeki eski toplumlarda ekonomi
3:57
böyle bugünkü gibi bağımsız, acımasız ve
3:59
soğuk bir piyasa değildi. Tam tersine
4:02
akrabalığın, dostluğun, inançların tam
4:04
içine yerleşikti. İşlemler kar etmekten
4:07
ziyade karşılıklılık ve yeniden bölüşüm
4:10
üzerinden yürüyordu. Yani piyasa
4:11
toplumun efendisi değil, sadece ve
4:14
sadece küçük bir hizmetkarıydı.
4:16
Polanya'nin bir diğer ufuk açıcı kavramı
4:18
da çift yönlü hareket. Bunu bitmek
4:21
bilmeyen tarihi bir halat çekme yarışı
4:24
gibi düşünebilirsiniz. Bir tarafta
4:25
modern piyasa var. acıbasız kurallarıyla
4:28
toplumu baştan aşağı şekillendirmeye
4:30
çalışıyor. Ama toplum da buna boyun
4:32
eğmiyor. Kendini, refahını ve insan
4:35
doğasını korumak için içgüdüsel bir
4:37
refleks gösterip direniyor. Sosyal
4:39
koruma kalkanları talep ediyor.
4:41
Piyasaların durmak bilmeyen genişleme
4:43
arzusuyla toplumun kendini savunma
4:45
refleksi arasındaki bu bitmek bilmeyen
4:47
itiş kakışa işte çift yönlü hareket
4:50
diyoruz. Hani o klasik iktisadın insan
4:53
doğası gereği bencildir. Hep çıkarını
4:56
kollar varsayımı vardı ya. Marcel Mus'un
4:59
çalışmaları bunu resmen yerle bir
5:01
ediyor. Eski toplumlardaki armağan yani
5:04
hediye ekonomisine bir bakıyoruz ki
5:06
durum bambaşka. İnsanlar birbiriyle
5:08
sadece 3 kuruş kar etmek için değişim
5:11
yapmıyor. Dayanışma için, ittifaklar
5:13
kurmak için, sosyal bağları
5:15
sağlamlaştırmak için yapıyorlar bunu.
5:17
Yani hediyeleşmek aslında o dönem
5:19
ekonomisinin ana motoru. Ekonomi sadece
5:22
bir alım satım işi değil, bizzat
5:24
toplumun yapıştırıcısı.
5:26
4. bölümümüz: Tarihsel ve Sosyal Bağlar.
5:30
Tarihsel kodların bugünümüzün nasıl
5:32
şekillendirdiğine bir bakalım. Farklı
5:35
dönemler çalışmaya ve girişime apayrı
5:37
anlamlar yüklemiştir. Mesela Antik
5:40
Yunan'a gidelim. Ticaret yapmak,
5:42
bedensel bir emek harcamak inanılmaz
5:44
düşük bir statü göstergesiydi. O dönemin
5:47
soyluları sadece felsefe ve siyasetle
5:50
uğraşırdı. Osmanlı dönemine geldiğimizde
5:52
ise Prens Sabahattin'in çok nokta atışı
5:55
bir tespitini görüyoruz. Merkeziyetçi
5:57
devlet yapısı o kadar baskın ve güçlüydü
5:59
ki bireysel girişimciliğin dönemin
6:02
tabiriyle teşebbüsü şahsinin yeşermesi
6:04
adeta imkansız hale geldi. Yani
6:07
ekonominiz aslında gökten inmiyor.
6:09
İnançlarınızın, değer yargılarınızın ve
6:12
devlet yapınızın birebir yansımasıdır.
6:15
Peki tarihi bir kenara bırakıp bugüne
6:18
tam da kendi hayatlarımıza dönelim. Size
6:20
çok pratik bir soru. Bugün iyi bir iş
6:23
bulmak veya yeni bir ekonomik fırsat
6:26
yakalamak isteseniz en iyi bağlantınız
6:28
kim olur? Sizi en iyi anlayan yakın
6:30
arkadaşınız mı, aileniz mi? Cevap sizi
6:33
epey şaşırtacak. Sosyolog Mark
6:35
Granovetter'in o hepimizin ön
6:37
kabullerini yıkan harika bir teorisi
6:39
var. Zayıf Bağların Gücü. Granovetter
6:42
diyor ki size asıl fırsatları getirenler
6:44
en yakın dostlarınız veya canciğer
6:47
olduğunuz insanlar değildir. Hayır. O
6:49
kapıları açanlar uzaktan tanıdıklarınız
6:52
yani zayıf bağlarınızdır. Bir
6:54
konferansta ayaküstü sohbet ettiğiniz o
6:56
kişi ya da yıllar önce çalıştığınız eski
6:59
bir iş arkadaşınız. Neden biliyor
7:01
musunuz? Çünkü yakın çevreniz zaten
7:03
sizinle aynı bilgi havuzunda yüzüyor.
7:05
Sizi yepyeni dünyalara, dışarıdaki yeni
7:08
iş fırsatlarına bağlayan o görünmez
7:10
köprüler zayıf bağlarınızdır. Kiminle
7:13
tanıştığınız ekonomik kaderinizi
7:14
belirler. Geldik 5. bölümümüze. Modern
7:18
kapitalizmin ruhu. Bütün bu teorileri
7:21
topladığımızda bugün içinde nefes
7:22
aldığımız sistemin öyle sadece
7:24
sayılardan ibaret olmadığını, bir ruhu
7:27
olduğunu görüyoruz. Luke Boltanski ve
7:29
Eviapelo'ya göre eğer bir ekonomik
7:32
sistem sadece yorucu, zorlu ve acımasız
7:35
olsaydı bizler bunu asla ama asla kabul
7:37
etmezdik. Modern kapitalizm ayakta
7:40
kalabilmek için kendini üç temel ayakla
7:42
meşrulaştırıyor. Birincisi sürekli
7:45
girişimcilik masallarıyla içimizde
7:47
müthiş bir heyecan uyandırması. İkincisi
7:50
bize asgari de olsa bir güvenlik hissi
7:52
sunması. Ve üçüncüsü gece gündüz
7:55
çalışırsan eninde sonunda hakkını
7:57
alırsın." diyen o adalet ve liyakat
7:59
ilüzyonu. Sistem işte bu ruh sayesinde
8:01
tıkır tıkır işlemeye devam ediyor. Tabii
8:04
sistem bir yandan da kendi insan tipini
8:06
yaratıyor. Bugünün dünyasında kredi
8:08
odaklı etos diye sarsılmaz bir gerçek
8:10
var. Şu meşhur şimdi al sonra öde
8:13
sistemlerini bir düşünün. Bunlar
8:15
cebimizdeki basit masum ödeme araçları
8:17
falan değil. Artık tüketimi inanılmaz
8:19
bir anlık haz makinesına
8:21
dönüştürüyorlar. Çok daha tehlikelisi o
8:23
markaları giyerek, o son model eşyaları
8:26
kullanarak etrafımıza, sosyal çevremize
8:29
bakın ben buyum deme şansı veriyorlar.
8:32
Paranız olmasa bile borçlanarak
8:34
kendinize bir sosyal kimlik inşa
8:36
ediyorsunuz. Bu incelememizin sonuna
8:38
gelirken aklınızın bir köşesinde sürekli
8:41
yankılanacak o soruyu sormak istiyorum.
8:43
Şimdi durun ve kendinize çok dürüstçe
8:45
cevap verin. Kredi kartınızla yaptığınız
8:48
o en son harcama gerçekten hayatınızı
8:50
sürdürmek için kaçınılmaz bir ekonomik
8:53
zorunluluk muydu? Yoksa etrafınıza,
8:55
arkadaşlarınıza veya bizzat kendinize
8:57
karşı inşa etmeye çalıştığınız bir
8:59
kimlik eylemi miydi? İktisat sosyolojisi
9:02
bize meselenin sayılardan çok daha
9:03
derinde bizzat insan ilişkilerimizde
9:06
yattığını gösteriyor. Artık
9:07
seçimlerinizin ardındaki bu gizli
9:09
güçleri biliyorsunuz ve eminim dünyayı
9:11
bir daha aynı gözle görmeyeceksiniz. Bu
9:14
analizde bana eşlik ettiğiniz için çok
9:15
teşekkürler. Bilgiyle kalın.
#Jobs & Education

