Auzef İktisadi Düşünce Tarihi 2024-2025 Bütünleme Soruları (Bahar)
https://lolonolo.com/2026/06/03/iktisadi-dusunce-tarihi-2024-2025-butunleme-sorulari-bahar/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selam arkadaşlar. Bütünleme sınavlarına
0:02
hazırlanırken o kalın iktisat kitapları
0:04
ve uçsuz bucaksız teoriler arasında
0:06
kaybolduğunuzu biliyorum ama inanın hiç
0:08
telaş yapmanıza gerek yok. Bu açıklayıcı
0:10
özetimizde o koca iktisadi düşünce
0:12
tarihini alıp zihninizde tam oturacak
0:15
akıcı ve çok net bir hikayeye
0:16
dönüştüreceğiz. Hazırsanız hemen
0:18
dalalım. Şöyle bir yol haritamıza
0:20
bakalım. Önce klasik okulun piyasa
0:22
temelleriyle başlayacağız. Ardından
0:25
Keyin devrime ve getirdiği belirsizlik
0:27
kavramına geçeceğiz. Sonra paracılar ve
0:29
yeni klasiklerle rüzgarın nasıl tersine
0:32
döndüğüne bakıp en son Arzanlı iktisat
0:34
çözümleriyle final yapacağız. Aslında
0:37
tüm bu uzun tarihi birbirine bağlayan
0:39
tek ama inanılmaz kritik bir soru var.
0:42
Krizleri devlet mi çözer yoksa piyasa
0:45
mı? İktisat tarihi devasa bir sarkaç
0:47
gibi kelimenin tam anlamıyla bu iki uç
0:49
arasında gidip gelir. Bu sarkacın
0:51
ritmini bir kez yakaladığınızda o
0:53
bütünleme sınavı sizin için çantada
0:55
keklik diyebilirim. O halde birinci
0:57
bölüm klasik okul ve piyasaların
0:59
temelleri. Serbest piyasaya olan inancın
1:02
adeta sarsılmaz olduğu o ilk günlere
1:04
dönüyoruz. Adam Smith ve David Ricardo
1:07
gibi o meşhur klasikler için her şeyin
1:10
ama her şeyin merkezinde tek bir şey
1:12
vardı. Emek. Düşünsenize onlara göre bir
1:15
malın piyasadaki değerini öyle arz talep
1:17
dalgalanmaları falan değil. sadece ve
1:20
sadece o malı üretmek için harcanan emek
1:22
miktarı belirliyordu. Yani emek değerin
1:25
yegane ölçütüydü. Peki ya para?
1:28
Şaşırtıcı olabilir ama klasikler parayı
1:31
sadece basit bir örtü olarak gördüler.
1:33
Yani reel ekonomi üzerinde, üretim veya
1:36
istihdam üzerinde zerre kadar etkisi
1:38
olmayan, sadece değiş tokuşu
1:40
kolaylaştıran nötr bir araç. Para
1:42
miktarı artsa sadece fiyatları artırır.
1:45
O kadar. Bu da aslında onların piyasanın
1:48
kendi iç dinamikleriyle hiçbir dış
1:50
müdahaleye ihtiyaç duymadan tıkır tıkır
1:53
işlediğine olan o mutlak inançlarının en
1:55
büyük kanıtıdır. Tabii o dönemde herkes
1:57
o kadar pembe gözlüklerle bakmıyordu
1:59
olaylara. İktisada neden kasvetli bilim
2:02
dediklerini hatırlatan bir isim var.
2:04
Thomas Maltus. Maltus tabloya çok
2:06
karamsar bir boyut ekledi. Dedi ki bakın
2:09
insan nüfusu geometrik olarak yani
2:11
katlanarak inanılmaz bir hızla artıyor
2:13
ama gıda arzı sadece aritmetik olarak
2:16
adım adım artabiliyor. Matematiksel
2:18
olarak sonumuz kıtlık. Oldukça ürkütücü
2:20
değil mi? Neyse ki Mantus'un bu
2:22
karamsarlığına rağmen dönemin sonlarına
2:24
doğru Lyon Walrest çıkıp bize o harika
2:26
genel denge teorisini sundu. Walr resmen
2:29
matematiksel bir şov yaparak mal, emek,
2:32
sermaye gibi tüm piyasaların nasıl aynı
2:34
anda eş zamanlı ve kusursuz bir dengeye
2:37
ulaştığını gösterdi. Dışarıdan kimsenin
2:39
dokunmasına gerek kalmadan her şeyin
2:41
kendiliğinden çözüldüğü o muazzam uyumlu
2:43
bir sistem. Ama işte teori kağıt
2:46
üzerinde ne kadar kusursuz görünürse
2:48
görünsün gerçek dünya bazen o kağıdı
2:50
yırtıp atabiliyor. 1929 büyük buhranı
2:54
patlak verdiğinde tam da bu oldu.
2:56
Piyasanın her zaman kendi kendini
2:58
düzeltemediği, işsizliğin çığı gibi
3:00
büyüdüğü o acı günlerde klasiklerin her
3:03
arz kendi talebini yaratır inancı
3:05
kelimenin tam anlamıyla çöktü ve bu
3:08
devasa kriz ortamı yepyeni bir devrimin,
3:11
kenyesyen dönemin önünü açtı. Bu da bizi
3:14
ikinci bölüme getiriyor. Keynezyen
3:16
devrim ve belirsizlik. Sarkıcımız
3:18
serbest piyasadan devlet müdahalesine
3:20
doğru hızla kayıyor. Yıl 1936. John
3:24
Maynard Kanes sahneye çıkıp kuralları
3:26
baştan yazıyor. Diyor ki, "Hayır,
3:28
krizlerin sebebi klasiklerin sandığı
3:30
gibi üretimde yani arzda falan değil.
3:32
Krizler doğrudan talep eksikliğinden
3:34
kaynaklanır." Çok basit bir mantık.
3:36
İnsanlar harcamayı keserse fabrikalar
3:38
üretimi durdurur. İnsanlar işsiz kalır.
3:41
İşte Kanes'e göre piyasa böyle
3:42
kitlendiğinde devlet öylece kenardan
3:44
izleyemez. Kamu harcamalarıyla devreye
3:46
girip o eksik talebi canlandırması yani
3:49
ekonomiyi kurtarması zorunludur.
3:51
Teniz'in bu fikirlerini alıp çok daha
3:53
ileri taşıyan postezyenler oldu
3:54
sonrasında Robinson, Davidson ve Minskiy
3:57
gibi isimler ana akım iktisadın çok çok
4:00
tehlikeli bir hata yaptığını savundular.
4:02
Ney miydi o hata? Kökten belirsizliği
4:04
görmezden gelmek. Finansal sistemler
4:07
öyle saat gibi çalışan mekanik yapılar
4:09
değil, aksine inanılmaz derecede
4:11
öngörülemezdir. Hatta sınavda çıkarsa
4:14
mutlaka yazın. Minski'nin efsane bir
4:16
tespiti vardır. İstikrarın kendisi
4:18
istikrarsızlık yaratır. Çok çarpıcı bir
4:21
nokta. Üstelik bu grup enflasyon
4:23
konusunda da ezber bozuyor. Onlara göre
4:26
enflasyon sadece piyasaya çok para
4:28
sürülmesi ile ilgili basit bir parasal
4:30
sorun değil. Daha ziyade işçiler ve
4:33
firmalar arasında milli gelirden kimin
4:36
daha büyük dilimi kapacağına dair
4:38
yaşanan derin bir bölüşüm kavgası bir
4:40
çatışmadır. 3ünc bölüme geçiyoruz.
4:43
Paracılar ve yeni klasikler. Tahmin
4:46
edebileceğiniz gibi 10 yıllar sonra
4:48
kendini politikalarda kendi krizini
4:50
yaratınca sarkaç o büyük dönüşünü
4:52
yapıyor ve yeniden serbest piyasaya
4:54
yöneliyor. Milton Freedman ve moneterist
4:57
yani paracul Ken'in o 1929 büyük buhranı
5:00
hikayesini aldı ve kelimenin tam
5:02
anlamıyla ters yüz etti. Onlara göre
5:05
büyük buhran piyasanın doğal bir
5:06
başarısızlığı falan değildi. Tam aksine.
5:09
Kriz anında para arzını aniden ve
5:11
şiddetle daraltıp ekonominin nefesini
5:13
kesen Merkez Bankası'nın ta kendisiydi.
5:15
Yani asıl suçlu piyasa değil. O yanlış
5:17
politikayı uygulayan devletti. Bu klasik
5:20
köklere dönüş rüzgarı yeni klasiklerin
5:23
real business cycle teorisiyle daha da
5:25
güçlendi. Onlara göre ekonomideki o
5:27
dalgalanmaların para politikasıyla falan
5:30
pek alakası yok. Asıl sebep teknolojik
5:32
şoklar gibi tamamen reel şeyler. Hatta
5:36
para o kadar etkisiz ki para arzının
5:38
dışarıdan bir Merkez Bankası tarafından
5:40
değil doğrudan ekonominin kendi iç
5:43
dinamikleri tarafından yani içsel olarak
5:45
belirlendiğini savundular. Ve geldik
5:48
sınavların olmazsa olmazına. Rasyonel
5:50
beklentiler hipotezi. Bu yeni
5:52
klasiklerin devlet politikaları neden
5:55
işe yaramaz sorusuna verdikleri
5:56
cevaptır. Çünkü siz, ben, piyasadaki
5:59
şirketler hepimiz akıllıyız. Devletin ne
6:02
yapacağını eldeki verilerle önceden
6:04
zekice tahmin ederiz. Devlet daha bir
6:06
politikayı uygulamaya koymadan biz
6:08
davranışlarımızı anında ona göre
6:10
değiştirip önlemizi alırız. Sonuç o
6:13
politika daha doğmadan etkisiz hale
6:15
gelir. Sıfır. Etki. Devletin
6:17
yetkinliğine duyulan bu derin şüphe bizi
6:20
o son ideolojik kırılmaya yani 4. bölüme
6:24
taşıyor. Arzyanlı iktisat çözümleri.
6:27
Keynezyenleri hatırlayın. Krizi çözmek
6:29
için hep talebi, tüketimi teşvik edelim
6:31
diyorlardı değil mi? Arzianlı iklisatsa
6:34
tam tersine adeta 180 derece farklı bir
6:36
şeyi söylüyor. Diyorlar ki, "Hayır,
6:38
bizim talebi falan değil. Doğrudan
6:40
üretimi yani arzı teşvik etmemiz lazım.
6:43
girişimcilerin önündeki engelleri
6:45
kaldıralım ki daha çok üretebilsinler.
6:47
Odak noktamız fabrikalar ve üretim
6:49
olmalı. Bu yaklaşım kamu tercihi
6:52
teorisiyle de harika bir şekilde
6:53
örtüşüyor. Eskiden devlete piyasadaki
6:56
sorunları çözen iyilik meleği gibi
6:58
fedakar bir kahraman gözüyle bakılırdı.
7:00
Ama kamu tercihi teorisi diyor ki bir
7:02
saniye politikacılar da bürokratlar da
7:05
tıpkı bizim gibi rasyonel insanlardır.
7:07
Yani homo ekonomikuslar.
7:09
Onlar da kendi çıkarlarını, oylarını ve
7:12
bütçelerini maksimize etmeye çalışırlar.
7:14
Bu yüzden krizleri çözmek bir yana asıl
7:17
başarısız olan şey devletin kendisidir.
7:19
Peki çözüm ne? Kamu harcamalarını
7:21
dizginlemek için çok katı anayasal
7:23
sınırlar koymak. Ve tabii ki arz yanlı
7:26
mantığın en ikonik sembolü lafer eğrisi.
7:29
Laferin çok basit ama inanılmaz vurucu
7:31
bir mantığı var. Vergi oranlarını belli
7:33
bir optimal noktanın üzerine
7:35
çıkarırsanız ne olur? İnsanlar, "Bu
7:38
kadar vergi vereceğime çalışmam daha iyi
7:39
der. Ya üretimi kısar ya da vergi
7:42
kaçırmaya başlar ve sonuçta devletin
7:44
kasasına giren o toplam para düşer."
7:46
Mantık silsine bakar mısınız? Lafer
7:47
eğrisi der ki, "Eğer devletin gelirini
7:49
arttırmak istiyorsanız şaşırtıcı bir
7:52
şekilde yapmanız gereken şey vergi
7:54
oranlarını düşürmektir. Piyasayı
7:56
canlandırmanın yolu işte buradan geçer.
7:59
Klasiklerden başlayıp Kan oradan
8:01
paracılara ve en son arz yanlılara
8:03
uzanan bu uzun yolculuğumuzun sonuna
8:05
geldik. O meşhur sarkacın devlet
8:08
müdahalesiyle serbest piyasalar arasında
8:10
nasıl hiç durmadan tarihi yeniden
8:13
şekillendirerek salındığına hep beraber
8:15
şahit olduk. Şimdi tüm bu tarihsel
8:17
döngüleri ve ekonomik teorileri
8:19
düşününce aklınızda tutmanızı istediğim
8:21
çok kritik bir soru var. Sizce
8:23
karşılaşacağımız bir sonraki kaçınılmaz
8:25
küresel krizi tanımlamak ve çözmek için
8:28
hangi iktisadi merceği kullanacağız? Kim
8:30
bilir? Belki de bu sorunun cevabı bir
8:32
sonraki sınav kağıdınızda gizlidir. Bu
8:34
açıklayıcı özette o tarihi sarkaç
8:36
yolculuğumuza katıldığınız için çok
8:38
teşekkürler. Sınavlarınızda şimdiden bol
8:40
şans.
#Jobs & Education

