Auzef İktisada Giriş II 2024-2025 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2025/10/23/iktisada-giris-2-2024-2025-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhabalar. Makroekonominin karmaşık
0:02
dünyasını sadeleştirdiğimiz bu
0:04
analizimize hoş geldiniz. Bugün
0:06
haberlerde sürekli duyduğumuz ama bazen
0:08
havada kalan o devasa ekonomik teorileri
0:11
günlük hayatımızdaki pratik
0:12
karşılıklarıyla ele alacağız. Eğer
0:14
ekonominin büyük resmini o sıkıcı ders
0:16
kitaplarından kurtarıp çok daha net ve
0:18
akılda kalıcı bir şekilde kavramak
0:20
istiyorsanız kesinlikle doğru
0:21
yerdesiniz. Başlayalım mı? Bugün rotamız
0:24
belli. Para ve fiyat teorileri ile
0:26
başlıyoruz. Yatırım kararları ve çarpana
0:28
geçiyoruz. Ardından iş gücü ve işsizlik
0:31
türlerini inceleyip finali makroekonomik
0:33
dengeyle yapıyoruz. Birinci bölümümüz
0:36
para ve fiyat teorileri. Sistemin en
0:39
temeliyle o meşhur Greşham kanunuyla
0:41
başlıyoruz. Kural çok net ve aslında
0:44
insan doğası ile ilgili. Kötü para iyi
0:46
parayı kovar. Düşünsenize cüzdanınızda
0:49
gıcır gıcır gümüş bir sikke var. Bir de
0:51
iyice yıpranmış bir kağıt para. Markete
0:53
gittiğinizde ilk hangisini elden
0:55
çıkarırsınız? Tabii ki o eski kağıt
0:57
parayı. Değil mi? Değerli olanı saklama
0:59
içgüdümüz yüzünden dolaşımda her zaman
1:01
sadece zayıf para kalır. Bunun hemen
1:04
üzerine inşa edersek Milton Freedman'ın
1:06
öncülük ettiği modern miktar teorisine
1:08
geliyoruz. Olay tamamen arz ve talep
1:11
meselesi. Sisteme ekonominin ürettiği
1:14
gerçek değerden daha fazla para
1:15
pompalarsanız paranın değeri erir.
1:18
Marketteki fiyat etiketleri de aynı
1:20
hızla yukarı fırlar. Çok fazla para aynı
1:22
miktardaki malı kovaladığında enflasyon
1:24
dediğimiz o kaçınılmaz sonuçla
1:26
yüzleşiriz. İşte burada çok kritik bir
1:29
kavram devreye giriyor. Likidite tercihi
1:31
teorisi. Bu teori bize nakit tutma
1:34
isteğimizin faiz oranlarına aşırı
1:35
duyarlı olduğunu söyler. Faizler
1:37
yüksekse paranızı bankada tutup risksiz
1:40
getiri elde etmek varken neden nakitte
1:42
kalasanız ki? Ama faizler düşükse
1:44
bankanın bir cazibesi kalmaz. Nakitte
1:47
bekleyip piyasadaki daha karlı belki
1:49
biraz daha riskli fırsatları kollamayı
1:51
tercih edersiniz. Tabii tüm bu
1:53
konuştuklarımız aslında bir para sistemi
1:55
içinde gerçekleşiyor. Basitçe söylemek
1:57
gerekirse bu sistem oyunun kurallarıdır.
2:00
Bir ülkenin para birimini altın veya
2:02
güçlü bir döviz gibi altında yatan bir
2:04
değere bağlayan resmi kural kitabıdır.
2:06
Piyasaya ne kadar para sürüleceğini işte
2:08
bu kurallar belirler. Şimdi biraz
2:11
soluklanalım ve hepimizi derinden
2:12
etkileyen şu kritik soruyu soralım.
2:14
Ekonomide fiyatlar hızla tırmanırken biz
2:17
fiziksel olarak daha fazla mal veya
2:19
hizmet üretemezsek ne olur? Yani çarklar
2:22
dönmüyor ama fiyatlar uçuyorsa bu
2:24
dengesizlik nereye varır? Bu senaryo
2:27
ekonomide tam anlamıyla bir enflasyonist
2:29
açık yaratır. Arz sabit kalıp fiyatlar
2:32
roket gibi fırlıyorsa ateşi düşürmek
2:34
için elinizdeki tek acil çözüm toplam
2:36
talebi kısmaktır. İnsanları bir şekilde
2:38
harcama yapmaktan alıkoymak, piyasanın o
2:40
aşırı ısınmış durumunu hızlıca soğutmak
2:42
zorundasınız. İkinci bölümümüz yatırım
2:45
kararları ve çarpan. Paranın yatırıma
2:48
nasıl dönüştüğüne bakalım. Net yatırım
2:50
derken öyle depoda çürüyen satılamamış
2:52
mallardan bahsetmiyoruz. Ekonomiye
2:54
katılan gerçek somut değerlerden
2:56
bahsediyoruz. Üretime hız katacak
2:58
yepyeni bir makine almak veya sıfırdan
3:00
bir fabrika kurmak. İşte gerçek yatırım
3:02
tam olarak budur. Burası işin kalbi.
3:06
Bakın kural aslında çok basit. İskonto
3:08
oranı yani sizin o yatırımdan
3:10
beklediğiniz net getiri bankanın verdiği
3:12
faiz oranından yüksekse harika. O
3:15
yatırımı yaparsınız. Ama banka size
3:17
oturduğunuz yerden daha yüksek bir faiz
3:19
veriyorsa o zaman hiç riske girmez.
3:22
Paranızı faizde tutarsınız. Bütün piyasa
3:25
inanın bu basit matematiğe göre
3:26
şekilleniyor. Peki şu gerçekten
3:29
büyüleyici olan kısma gelelim. Kendi
3:32
halinde tek bir fabrika yatırımının bir
3:34
anda koca bir ülkeyi dalga dalga nasıl
3:36
etkilediğini hiç düşündünüz mü? Biz buna
3:39
ekonomide çarpan etkisi diyoruz. O
3:41
fabrikadaki inşaat işçisi maaşını alır,
3:43
gider mahallesindeki marketten alışveriş
3:45
yapar. Market sahibi o kazandığı parayla
3:47
gider kendine yeni bir araba alır. Sizin
3:50
harcamanız anında başkasının geliri
3:52
olur. Bu zincirleme reaksiyon sayesinde
3:54
o ilk yatırım milli gelirde kat be kat
3:56
büyük bir artış yaratır. Çarpanın en
3:58
yakın dostu da hızlandıran prensibidir.
4:01
Özellikle gelişmiş ülkelerde çok işe
4:03
yarar. İnsanlar aniden daha çok ürün
4:06
talep etmeye başladığında fabrikalar
4:08
sadece mesai kalmaz. Talebe yetişmek
4:10
için sıfırdan yeni makineler alıp
4:13
yepyeni devasa yatırımları tetiklerler.
4:15
Tabii gerçekçi olalım. Herkes kazandığı
4:17
her kuruşu sonuna kadar harcamıyor. Bu
4:20
yüzden ortalama tasarruf eğilimini de
4:22
ölçmek zorundayız. Toplum gelirin ne
4:24
kadarını kenara, bankaya veya yastık
4:26
altına ayırıyor? Bu çok hayati bir
4:28
matrix. Çünkü unutmayın bugünün
4:30
tasarrufları aslında yarının
4:32
yatırımlarının can damarıdır. 3üncü
4:34
bölümümüz iş gücü ve işsizlik türleri.
4:37
İşsizlik oranını haberlerde sürekli
4:39
duyarız ama burada ufak bir detay var.
4:42
Bu oran sadece aktif iş gücünü kapsar.
4:44
Yani çalışmaya hazır ve aktif olarak iş
4:46
aradığı halde bulamayanları, uzun
4:48
süredir işsiz kalıp umudunu yitirenler
4:50
veya iş aramaktan tamamen vazgeçenler
4:53
teknik olarak bu istatistiklere dahil
4:54
edilmezler. Buradaki zıtlık çok çarpıcı.
4:57
Bir yanda gizli işsizlik var. Düşünün
5:00
tarlada aslında üç kişinin rahatça
5:01
yapacağı işi 10 kişi yapıyor. Çalışıyor
5:03
gibiler mi? Evet. Ama üretime bir
5:05
faydaları var mı? Hayır. Diğer yanda ise
5:08
gayriiradi işsizlik var ki bu çok daha
5:10
can sıkıcı. Sistemdeki mevcut maaşlarla
5:13
çalışmaya dünden razı yetenekli ve hazır
5:15
insanlar var. Ama piyasada onlara
5:17
sunacak tek bir fırsat yok. 4üncü ve son
5:20
bölümümüz makroekonomik denge. Her şeyin
5:24
uyum içinde olduğu o sihirli an. Ülkede
5:26
üretilen tüm mal ve hizmetlerin toplamı
5:29
yani toplam arz insanların talep ettiği
5:31
miktara, toplam talebe tam olarak
5:34
eşitlendiğinde sistem kilitlenir.
5:36
Makroekonomik denge sağlanmıştır.
5:38
Fiyatlar ve milli gelir en istikrarlı,
5:41
en sarsıntısız halindedir. Ancak bu
5:44
denge sandığınızdan çok daha
5:45
kırılgandır. Diyelim ki ülkeniz
5:47
dışarıdan aldığından çok daha fazlasını
5:49
dışarıya satmaya başladı. İhracat
5:51
patladı. Ülkeye giren bu taze döviz ve
5:54
para bolluğu içerideki toplam talebi
5:56
anında yukarı fırlatır ve o kurduğunuz
5:59
güzel denge bozularak yeni ve daha
6:01
yüksek bir noktada tekrar kurulmak
6:02
zorunda kalır. Bu incelememizi
6:04
toparlarken sizi kışkırtıcı bir soruyla
6:07
baş başa bırakmak istiyorum. Az önce
6:09
makroekonominin tüm büyük kollarını
6:11
birlikte inceledik. Peki sizce Merkez
6:13
Bankası'nın bastığı para mı,
6:15
girişimcilerin yatırımları mı, iş gücü
6:17
piyasası mı yoksa dış ticaret dengesi
6:20
mi? Sokağa çıktığınızda yüzleştiğiniz o
6:22
günlük gerçekliğinizi aslında en çok
6:25
hangisi kontrol ediyor? Bunu bir
6:27
düşünün. Bir sonraki analizimizde
6:28
görüşmek üzere. Merakla kalın.
6:33
Ev.
#Jobs & Education

