IKT406U Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkileri Ünite 5, Ekonomik ve Ticari İlişkilerin Kurumsal Yapısı (1963-1995)
https://lolonolo.com/2026/03/27/ikt406u-avrupa-birligi-ve-turkiye-iliskileri-unite-5/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhabalar. Bu anlatıda Türkiye'yi
0:02
baştan aşağı yeniden şekillendiren ve
0:04
Avrupa ile bugünkü ilişkisinin
0:06
temellerini atan o 30 yıllık gerçekten
0:08
de dramatik ekonomik yolculuğa yakından
0:11
bakacağız. Peki bir ekonomi sadece 30
0:14
yıl gibi bir sürede sıfırdan nasıl inşa
0:16
edilir? İşte bu sorunun cevabını
0:19
arayacağız. Özellikle Avrupa ile kurulan
0:21
o ortaklığın Türkiye'yi kendi içine
0:23
kapalı, tarıma dayalı bir ekonomiden
0:26
nasıl olup da bir sanayi ve ihracat
0:28
gücüne dönüştürdüğünü adım adım
0:30
inceleyeceğiz. Hadi başlayalım.
0:32
Hikayemiz 1963'te Ankara anlaşması ile
0:35
başlıyor. Bu anlaşma aslında takip eden
0:38
bütün o sürecin atılacak her bir adımın
0:41
temelini adeta omurgasını oluşturuyor.
0:43
Bu anlaşmayı Türk ekonomisi için
0:45
tasarlanmış uzun vadeli üç aşamalı bir
0:48
eğitim programı gibi düşünebilirsiniz.
0:50
İlk önce bir hazırlık dönemi var. Yani
0:52
kapasite oluşturma. Ardından karşılıklı
0:55
sorumlulukların devreye girdiği bir
0:57
geçiş dönemi ve son olarak da tam
0:59
entegrasyonu hedefleyen nihai dönem. Bu
1:02
kademeli yaklaşımın amacı çok netti.
1:04
Türkiye ekonomisini büyük şoklar
1:05
yaşamadan yavaş yavaş dönüştürmek. Şimdi
1:09
işin en ilginç kısmı da bu asimetrik
1:11
başlangıç. Şöyle düşünün. Bir tahter
1:14
valallin bir ucunda o zamanki adıyla
1:17
Avrupa Ekonomik Topluluğu yani AYT var.
1:20
Diğer ucunda Türkiye. Ama bu dengeli bir
1:23
tahter valli değil. AYT tek taraflı
1:26
olarak ticari tavizler veriyor, mali
1:28
destek sunuyor. Peki Türkiye ne yapıyor?
1:31
Türkiye'nin o an için tek bir görevi
1:32
var. Hazırlanmak. Yani ortada acil bir
1:35
yükümlülük yok. Adeta bir korumalı
1:38
antrenman dönemi gibi düşünebiliriz. Ve
1:40
1970 yılına geldiğimizde o korumalı
1:43
antrenman dönemi bitiyor. Kalma protokol
1:46
imzalanıyor ve bu artık Türkiye'nin de
1:49
taşın altına elini koyma, anlaşmadaki
1:51
kendi payına düşeni yapmaya başlama
1:53
zamanının geldiği anlamına geliyor.
1:56
Tabii burada herkese aynı reçete
1:57
uygulanmıyor. Rekabete henüz tam hazır
2:00
olmayan, daha hassas kabul edilen
2:02
sektörlere uyum sağlamaları için tam 22
2:05
yıllık oldukça cömert bir zaman
2:07
tanınıyor. Diğer daha standart sanayi
2:09
malları içinse takvim daha sıkı. 12 yıl.
2:13
Bu dönüşümün yaratabileceği olası
2:15
sarsıntıları en aza indirmek için
2:16
düşünülmüş akıllıca bir stratejiydi. İyi
2:19
de her şey bu kadar basit değil tabii.
2:21
Mesela hem içinde tarımsal bir hammadde
2:24
olan mesela kakao ya da buğday hem de
2:27
endüstriyel bir işlemden geçen çikolata
2:29
veya makarna gibi ürünler ne olacaktı?
2:32
Bunları nasıl sınıflandıracaklardı? İşte
2:34
burada çok zekice hibrit bir model
2:36
geliştiriliyor. Ürünü sanki ikiye
2:38
ayırıyorlar. Bir yanda endüstriyel
2:41
işleme kısmı var ki bu kısım gümrük
2:43
indirimine tabi tutuluyor. Diğer
2:45
yandaysa tarımsal hammadde var ve o
2:48
mevcut tarım politikalarıyla korunmaya
2:50
devam ediyor. Yani bu sayede hem sanayi
2:53
sektörü entegre oluyor hem de çiftçiler
2:55
korunmuş oluyordu. Peki bütün bu
2:58
dönüşümün parası nereden geliyordu?
3:00
Şimdi biraz işin finansmanına bakalım ve
3:03
bu ortaklığın yolda karşılaştığı o büyük
3:06
siyasi engele bir göz atalım. AYT bir
3:09
dizi mali protokol aracılığıyla
3:11
Türkiye'ye önemli fonlar sağlıyor. Bu
3:13
paralarla Keban Barajı gibi devasa
3:15
altyapı ve enerji projeleri, sanayi
3:17
yatırımları finanse ediliyor. Ama şunu
3:19
da söylemek lazım. sağlanan bu yardım
3:21
Türkiye ekonomisinin o günkü büyüklüğü
3:23
düşündüğünde aslında oldukça sınırlı
3:25
kalıyor. Bu mali yardımın böyle yıllarca
3:28
kesintisiz bir şekilde aktığını
3:30
düşünebilirsiniz. Ama aslında hikaye pek
3:33
de öyle değil. İşte sürecin seyrini
3:35
tamamen değiştiren olay 1980 askeri
3:38
darbesi oluyor. Bu darbe Türkiye ile
3:40
Avrupa arasında derin bir siyasi krize
3:42
yol açıyor ve AYT'nin tepkisi çok sert
3:45
oluyor. Mali yardımı askıya alıyorlar.
3:47
Bu karar mali ortaklığı yıllarca
3:49
rayından çıkarıyor ve ilişkileri adeta
3:52
donduruyor. Ama tam da siyasi
3:54
ilişkilerin en kötü olduğu o dönemde
3:56
Türkiye ekonomisi belki de tarihinin en
3:59
radikal dönüşümünü yaşamaya
4:00
hazırlanıyordu. Bakın o yıllara kadar
4:03
Türkiye'nin ekonomik modeli 10 yıllardır
4:05
aynıydı. İthal ikameci sanayileşme. Yani
4:08
amaç neydi? Yabancı malları ithal etmek
4:10
yerine her şeyi yurt içinde üretmek.
4:13
Yöntem de belli. Yüksek gümrük
4:14
duvarları, korumacılık ve ekonomide
4:17
devletin büyük bir rol oynaması. Ve
4:19
sonra 24 Ocak kararları geldi. Bu
4:22
kararlarla birlikte o içe dönük
4:24
felsefenin tamamı bir kenara atıldı ve
4:26
yerine bambaşka agresif, dışa dönük ve
4:29
tamamen ihracata odaklı bir model
4:31
getirildi. Peki sonuç ne oldu? Sonuç
4:33
gerçekten de dudak uçuklatıcı. Hatta bu
4:36
grafiğe bütün bu hikayenin kahraman
4:38
istatistiği diyebiliriz. Bakın 1980'de
4:41
sanayi ürünlerinin toplam ihracat
4:43
içindeki payı ne kadarmış? %36. Peki 15
4:46
yıl sonra 1995'e geldiğimizde %88
4:50
yani %36'dan %88'e bu kelimenin tam
4:54
anlamıyla bir devrim. İşte bu yeni
4:57
ekonomik gerçeklik Türkiye'yi o güne
4:59
kadarki en büyük adımını atmaya itti.
5:02
Ama bu adım arkasındaki nedenler sizi
5:04
biraz şaşırtabilir. Peki madem ihracat
5:08
bu kadar patlamış, ekonomi büyüyor, o
5:10
zaman 1987'deki
5:12
tam üyelik başvurusu bir özgüvenin, bir
5:15
ekonomik gücün ilanı mıydı? Aslında tam
5:17
tersi. Bu başvuru bir güç gösterisinden
5:20
çok zekice bir stratejik hamleydi. Amaç
5:23
AB üyelik sürecini bir dış çıa olarak
5:25
kullanmaktı. Yani ülke içinde yapılması
5:28
çok zor olan ama bir o kadar da gerekli
5:30
olan o derin yapısal reformları
5:32
yapabilmek için dışarıdan bir baskı
5:34
unsuru yaratmaktı. Yani özetle o başvuru
5:38
mevcut başarıları kutlamak için değil
5:40
daha çok gelecekteki reformları garanti
5:42
altına almak içindi. Yabancı yatırım
5:45
çekmek, mali fonlara erişmek, ihracat
5:48
pazarını sağlama almak ve en önemlisi de
5:51
kalan ekonomik zayıflıkları gidermek
5:53
için geri dönülmez bir yola girmek. Asıl
5:56
amaç buydu ve bu dönemin son büyük
5:58
adımı, bulmacanın son parçası 1989'da
6:03
atıldı. Türkiye 32 sayılı kararla
6:06
uluslararası sermaye hareketlerine
6:08
kapılarını tamamen açtı ve küresel
6:10
finans sistemine tam anlamıyla entegre
6:12
oldu. İşte bu 30 yıllık hazırlık,
6:15
yükümlülükler ve radikal dönüşümlerle
6:17
dolu yolculuk bir sonraki dönemin de
6:20
zeminini hazırlamış oldu ve bu durum
6:22
ister istemez insanı düşündürüyor. Acaba
6:25
bu kadar karmaşık bir geçmiş bugün tanık
6:27
olduğumuz o zorlu ama bir o kadar da
6:29
hayati olan Türkiye AB ilişkilerini
6:32
nasıl etkilemeye devam ediyor?
#Education

