IKT104U İktisada Giriş 2 Ünite 5: İşsizlik ve Enflasyon
https://lolonolo.com/2026/04/01/ikt104u-iktisada-giris-2-unite-5/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün şöyle hepimizin
0:02
hayatını doğrudan etkileyen ekonominin
0:04
iki dev gücünü masaya yatırıyoruz.
0:06
İşsizlik ve enflasyon. Şimdi ekonomide
0:09
hep duyduğumuz bir şey var, değil mi?
0:11
Hani derler ya, işsizlik artıyorsa
0:13
enflasyon düşer. Enflasyon artıyorsa
0:15
işsizlik düşer. Biri çıkarken diğeri
0:18
iner. Peki ya bu kural her zaman
0:20
işlemiyorsa yani bir ekonomi aynı anda
0:23
hem yüksek işsizlik hem de yüksek
0:25
enflasyonla boğuşabilir mi? İşte bu
0:28
büyük ekonomik bilmecenin peşine
0:29
düşüyoruz. Şimdi bu bilmeceyi çözebilmek
0:32
için ilk önce denklemin parçalarını yani
0:35
kilit oyuncuları tanımamız lazım ve ilk
0:37
durağımız işsizlik. Peki işsiz deyince
0:41
aklımıza ne geliyor? Yani bir insanın
0:43
işsiz sayılması için ne gerekiyor? Bakın
0:46
resmi tanım ilk başta biraz şaşırtıcı
0:48
gelebilir. Evet bakın tanım ne kadar net
0:51
ve spesifik. Yani mesele sadece işim yok
0:53
demek değil. TWI diyor ki bir kişinin
0:56
işsiz sayılması için son 4 hafta içinde
0:59
aktif olarak iş aramış olması ve 2 hafta
1:02
içinde de işe başlayabilecek durumda
1:04
olması lazım. Bu iki koşul aynı anda
1:07
sağlanmalı. İşte bu ayrım inanılmaz
1:09
önemli. Neden mi? Çünkü bu tanıma göre
1:12
mesela bir öğrenci, bir emekli ya da e
1:15
umudunu yitirip artık iş aramaktan
1:16
vazgeçmiş biri işi olmasa bile resmi
1:19
olarak işsiz sayılmıyor. Onlar iş gücüne
1:22
dahil değil kabul ediliyor. İşte tam da
1:24
bu yüzden hani o manşetlerde gördüğümüz
1:26
işsizlik oranları var ya bize resmin
1:28
tamamını her zaman göstermeyebilir.
1:31
Tabii ki hayır. İşsizlik dediğimiz şey
1:33
tek tip bir kavram değil. Aslında farklı
1:35
farklı türleri var ve her biri bize
1:37
ekonominin sağlığı hakkında bambaşka
1:39
sinyaller veriyor. Gelin şimdi
1:41
iktisatçıların bu sınıflandırmasına yani
1:43
o üç ana başlığa bakalım. Yani şöyle
1:46
özetleyebiliriz. Birinin iş değiştirmesi
1:49
gibi geçici durumlar veya teknolojinin
1:52
bazı meslekleri bitirmesi gibi yapısal
1:54
nedenler bir ekonomide her zaman olur.
1:56
Bunlar doğal karşılanıyor. Ama ama asıl
1:59
alargillerini çaldıran o üçüncü tür.
2:02
Konjonktürel işsizlik. Çünkü bu
2:04
ekonominin genelinde bir sorun olduğuna,
2:07
talebin düştüğüne ve bir daralmanın
2:09
kapıda olduğuna işaret ediyor. Pekala,
2:11
bilmecenin birinci parçasını yani
2:13
işsizliği anladık. Şimdi sıra geldi
2:16
ikinci büyük oyuncuya. Enflasyon.
2:18
Cüzdanlarımızda etkisini hepimiz
2:20
hissediyoruz değil mi? Ama o fiyat
2:21
etiketleri artarken perde arkasında tam
2:24
olarak ne dönüyor? Bakın burada iki tane
2:26
siili kelime var. Genel ve sürekli. Yani
2:30
enflasyon demek sadece domatesin
2:32
fiyatının artması demek değil.
2:34
Ekonomideki mal ve hizmetlerin sepetinin
2:36
ortalama fiyatının genel olarak ve
2:38
sürekli bir şekilde artması demek.
2:40
Enflasyonun pek bilinmeyen ama çok
2:43
önemli iki akrabası var. Biri
2:45
dezenflasyon. Bu fiyatların artış
2:48
hızının yavaşlaması demek. Yani fiyatlar
2:50
artmaya devam ediyor ama daha yavaş. Bu
2:53
iyi bir şey ama diğeri var ya deflasyon
2:56
yani fiyatların genel olarak düşmesi. Ha
3:00
işte bu ilk başta kulağa harika gelse de
3:02
aslında ekonomistler için tam bir kabus
3:04
senaryosu. Yani düşünsenize her şeyin
3:08
fiyatı düşüyor. Bundan daha iyi ne
3:10
olabilir ki? Ama işte işin rengi hiç de
3:12
öyle değil. Deflasyon bir ekonomiyi çok
3:15
tehlikeli bir girdaba sokabilir. İşte o
3:18
girdap tam olarak şöyle işliyor.
3:21
İnsanlar, "E fiyatlar düşüyor, haftaya
3:23
daha da düşer, en iyisi bekleyeyim
3:25
demeye başlıyor ve kimse para
3:27
harcamıyor." E talep durunca ne oluyor?
3:29
Şirketler üretimi azaltıyor, yatırımları
3:30
kesiyor ve mecburen işten çıkarmalar
3:32
başlıyor. Bir anda bütün ekonomi donup
3:35
kalıyor. Herkes belki de hiç gelmeyecek
3:38
o daha ucuz günü beklerken ekonomi adeta
3:41
kendi kendini yiyor. Tamamdır.
3:43
Bilmecenin iki ana parçasını da artık
3:45
tanıyoruz. İşsizlik ve enflasyon. Peki
3:48
bu ikisi nasıl bir ilişki içinde?
3:49
Geleneksel ekonomi teorisi bu konuda ne
3:51
diyor? Bir bakalım. İşte karşınızda
3:54
iktisat derslerinin meşhur yıldızı
3:56
Philips eğrisi. Bu eğrinin temel iddiası
3:59
şu: Ekonomi yöneticilerinin önünde her
4:02
zaman zor bir seçim vardır. Ya işsizliği
4:05
düşürmeyi seçeceksin ve bunun bedeli
4:07
olarak biraz daha yüksek enflasyona
4:09
katlanacaksın ya da enflasyonu
4:11
dizginlemek için biraz daha yüksek
4:13
işsizliği göze alacaksın. Yani teoriye
4:16
göre ikisi bir arada olmuyor. Aynen bir
4:19
tahter valalli gibi. Biri aşağı inerken
4:21
diğeri mutlaka yukarı çıkıyor. İkisini
4:24
de aynı anda aşağıda tutmak imkansız. Ve
4:26
bu tahtere vali mantığı uzun yıllar
4:28
boyunca ekonominin temel kurallarından
4:30
biri olarak kabul edildi. Ta ki
4:33
1970'lere gelip bu basit denklem
4:35
bozulana kadar. Peki ya Tahterevalle'nin
4:38
iki ucu da aynı anda havadaysa yani hem
4:41
işsizlik yüksek hem de enflasyon. İşte
4:44
bu en başta sorduğumuz bilmecenin ta
4:47
kendisi. Ve evet bu ekonomik kabus bir
4:50
adı var. Adı stakflasyon yani durgunluk
4:54
içinde enflasyon. Stakflasyon o
4:57
bildiğimiz Philips eğrisi kuralını adeta
4:59
dinamitleyen bir durum. Hem ekonominin
5:01
durduğu hem de fiyatların uçtuğu yani
5:04
her iki dünyanın da en kötü taraflarını
5:06
birleştiren bir canavar ve bu canavarın
5:08
ortaya çıkması için de tarihte devasa
5:11
bir küresel şok yaşanması gerekti. Bunun
5:13
en bilinen örneği 1970'lerdeki büyük
5:16
petrol krizi. Düşünün petrol gibi bütün
5:19
sanayinin can damarı olan bir şeyin
5:21
fiyatı bir anda furluyor. E ne oluyor?
5:23
Tüm şirketler için üretim maliyetleri
5:25
tavan yapıyor. Şirketler de çareyi iki
5:27
şeyde buluyor. Bir, üretimi azaltıp işki
5:30
çıkarmak ki bu işsizlik demek. İki,
5:32
artan maliyetleri doğrudan ürün
5:34
fiyatlarına yansıtmak ki bu da enflasyon
5:36
demek. İşte böyle dışarıdan gelen bir
5:38
maliyet şoku olduğunda o bildiğimiz
5:40
basit tahtalli mantığı tamamen çöküyor.
5:43
İşte bu kriz ekonomi dünyasında bütün
5:46
teorilerin yeniden masaya yatırılmasına
5:48
neden oldu. Milton Friedman ve Edmond
5:50
Felps gibi isimler ortaya çıktı ve
5:52
dediler ki bir dakika bu işsizlik ve
5:54
enflasyon arasındaki ilişki aslında
5:57
sadece kısa vadede geçerli bir göz
5:58
yanılsaması. Bu yeni yaklaşıma göre olay
6:01
şu. Tamam. Hükümetler para basarak yani
6:03
enflasyon yaratarak kısa bir süreliğine
6:06
işsizliği düşürebilir. Ama bu etki
6:08
kalıcı değil. Çünkü bir süre sonra
6:11
insanlar ve şirketler bu yüksek
6:13
enflasyona alışır. Maaş zamlarını,
6:15
fiyatlarını ona göre ayarlar ve ekonomi
6:18
tekrar eski dengesine yani o doğal
6:21
işsizlik oranı dediğimiz seviyeye geri
6:23
döner. Kısacası uzun vadede ne kadar
6:25
enflasyon yaratırsanız yaratın işsizliği
6:28
kalıcı olarak düşürmenin bir yolu yok.
6:30
eğri dikey bir duvara dönüşüyor. Peki
6:33
eğer bu meşhur tahterli ilişkisi hem
6:36
sadece geçiciyse hem de bazen tamamen
6:39
kırılabiliyorsa o zaman politika
6:41
yapıcıların bu iki devi yönetmek için
6:44
elinde ne kalıyor? Bir ekonomiyi aynı
6:46
anda hem büyütüp hem de fiyatları sabit
6:49
tutmak gerçekten mümkün mü? İşte bu
6:52
günümüz dünyasında merkez bankalarının
6:54
ve hükümetlerin her sabaha uyandığında
6:57
kendine sorduğu o meşhur milyar dolarlık
7:00
soru. Bu karmaşık bilmeceyi bizimle
7:02
birlikte düşündüğünüz için teşekkürler.

