IKT104U İktisada Giriş 2 Ünite 1 : Makro İktisadın Genel İlkeleri
https://lolonolo.com/2026/03/31/ikt104u-iktisada-giris-2-unite-1/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese selam. Ekonomi dünyasında
0:01
yüzlerce binlerce veri var ama
0:03
içlerinden sadece bir tanesi işte o bir
0:06
tanesi var ki herkesin gözü kulağı onda.
0:08
Haberlerde tartışmalarda hep o
0:10
konuşulur. Gayri safi yurtiçi hasıla
0:13
yani kısaca GSH'den bahsediyorum bu
0:15
bölümde. Bu meşhur rakamın ne anlama
0:17
geldiğini, perde arkasında nasıl
0:19
hesaplandığını ve en önemlisi bize
0:21
neleri gösterip neleri fena halde
0:23
ıskaladığını birlikte ele alacağız.
0:24
Hazırsanız şu büyük rakamın gizemini
0:26
çözmeye başlayalım. Hadi direkt bir
0:29
sayıyla başlayalım. 18. Ne bu sayı? Bu
0:33
Türkiye'nin 2018 yılında dünya
0:35
ekonomileri arasındaki sıralamasıydı.
0:37
Peki ya bir ülkenin bütün ekonomik
0:39
gücünü, potansiyelini, her şeyini tek
0:41
bir rakama sığdırabilir miyiz? Bu kadar
0:43
güçlü bir rakamın arkasında yatan gerçek
0:45
hikaye ne? Gelin hep birlikte bakalım.
0:48
GSY için genelde bir ülkenin ekonomik
0:51
karnesi derler. Güzel benzetme. Peki bu
0:54
karneye notlar nasıl veriliyor? O notlar
0:56
bize ne anlatıyor? Daha da önemlisi o
0:59
karnede hiç yazmayan ama belki de en
1:01
kritik olan şeyler neler? İşte şimdi bu
1:04
soruların peşine düşüyoruz. Tamam işte
1:06
geldik o meşhur resmi tanıma. Gayri safi
1:08
yurtiçi hasla. Ama durun buradaki her
1:10
kelime aslında çok önemli. Mesela nihai
1:12
mal diyoruz. Neden? Çünkü bir araba
1:14
üretilirken kullanılan çeliği sonra da
1:16
arabanın kendisini sayarsak aynı şeyi
1:17
iki kere saymış oluruz. Buna izin
1:19
vermemek için sadece son ürüne
1:20
bakıyoruz. Ülkenin coğrafi sınırları
1:22
içinde diyoruz. Yani Türkiye'de üretim
1:24
yakan bir Alman firması evet bizim
1:26
GSH'ımıza dahil ve son olarak belirli
1:28
bir dönem. Bu da genellikle 1 yıl veya 3
1:30
aylık bir çeyrek oluyor. İşte bu kadar
1:32
basit aslında. İyi de bu trilyonlarca
1:34
liralık devasa rakamları nasıl
1:36
buluyorlar? Hani kulağı çok karmaşık
1:38
geliyor değil mi? Aslında inanın
1:40
arkasındaki mantık o kadar da zor değil.
1:42
Gelin şimdi bu büyük hesabın nasıl
1:44
yapıldığını adım adım görelim. İşte bu
1:46
nokta sık sık kafaların karıştığı bir
1:48
yer. GSH ve GSMH. Fark aslında çok
1:52
basit. GSH coğrafyaya bakar. Yani
1:55
Türkiye sınırları içinde kimin
1:57
ürettiğiyle ilgilenir. O kadar. Gayri
1:59
safi milli hasıla yani GSMH ise
2:02
vatandaşlığa odaklanır. Yani bir Türk
2:04
vatandaşının Almanya'da kurduğu
2:06
fabrikanın üretimi Türkiye'nin GSMH'sına
2:09
girer. Biri konum, diğeri pasaport. Yani
2:12
çok net bir ayrım. Ve geldik en kritik
2:15
ayrımlardan birine. Nominal ve reel GSH.
2:18
Şimdi nominal GSH OSenin fiyatlarıyla
2:21
hesaplandığı için enflasyon yüzünden
2:24
fena halde şişebilir. Düşünün ülkede
2:26
üretim hiç artmadı ama her şeyin fiyatı
2:29
iki katına çıktı. Nominal GSH da iki
2:31
katına çıkar ve sanki ekonomi büyümüş
2:33
gibi görünür. Aldatıcı değil mi? İşte Re
2:35
GSH bu enflasyon köpüğünü alıyor ve bize
2:38
diyor ki dur bakalım gerçekten daha
2:40
fazla mı ürettik yoksa sadece fiyatlar
2:42
mı arttı? Bu yüzden ekonomistler gerçek
2:45
büyümeden bahsederken her zaman ama her
2:48
zaman reel GSH'a bakarlar. Peki GSH'yı
2:52
nasıl hesaplıyoruz? En popüler yöntem
2:54
yapılan bütün harcamaları toplamak.
2:56
Formül basit. C + I + G + NX. C) biziz.
3:01
Yani hane halkı olarak bizim yaptığımız
3:02
bütün tüketim. I şirketlerin yaptığı
3:05
yatırımlar, yeni makineler, yeni
3:07
fabrikalar gibi. G devletin yaptığı
3:09
harcamalar, yollar, okullar, maaşlar ve
3:12
son olarak NX'te net ihracat. Yani yurt
3:15
dışına sattıklarımızdan onlardan
3:17
aldıklarımızı çıkarınca kalan fark. Bu
3:19
dört kalemi topladığınızda işte size
3:21
ülkenin GSH'si. CSH kavramı öyle bir
3:25
sabah birinin aklına gelip icat ettiği
3:27
bir şey değil. Hayır, tam tersi.
3:30
yüzyıllar süren büyük ekonomik
3:32
tartışmaların, fikir savaşlarının bir
3:34
sonucu. Gelin zamanda biraz geriye
3:37
gidelim ve bu kavramın köklerine inelim.
3:40
Bakın fikrin yolculuğuna. Başta
3:42
merkentalistler için zenginlik demek
3:44
altın demekti. Sonra fizyokratlar dedi
3:46
ki hayır asıl zenginlik topraktır.
3:49
Ardından sahneye Adam Smith ve klasik
3:51
iktisatçılar çıktı. Onların sloganı
3:53
basitti. Bırakınız yapsınlar, bırakınız
3:56
geçsinler. Yani piyasaya karışmayın. O
3:58
kendi yolunu bulur ve bu fikir çok uzun
4:01
bir süre egemen oldu. Ta ki dünyayı
4:03
sarsan o büyük krize kadar. 1929 büyük
4:07
bunalımı. Tarihin gördüğü en büyük
4:09
ekonomik kriz. Milyonlarca insan bir
4:12
gecede işsiz kaldı ve klasik iktisadın o
4:15
meşhur "Piyasa her sorunu çözer" inancı
4:18
yerle bir oldu. İşte bu yıkım GSH ölçümü
4:22
dahil modern makroekonomiyi doaran o
4:24
büyük patlamanın fitilini ateşledi. Ve
4:27
işte bu kaosun ortasında sahneye dev bir
4:29
isim çıktı. John Maynard Kanes. Kanes
4:33
dedi ki klasiklerin dediği gibi olmuyor
4:35
bu işler. Ekonomi kendi haline
4:37
bırakılınca tam istihdama
4:39
ulaşamayabilir. Talep yetersiz kalırsa
4:41
devlet devreye girmeli, harcama yapmalı
4:44
ve ekonomiyi canlandırmalıdır. İşte bu
4:46
iki dev görüşün çatışması bugünün
4:48
ekonomi politikalarını bile hala
4:50
derinden etkiliyor. Güzel. Bütün bu
4:52
tarihi ve teorik tartışmalar harika da
4:55
bizimle bugünle ne ilgisi var? İşte
4:57
şimdi GSH'ın haberlerde sürekli
4:59
duyduğumuz o büyüme, resesyon gibi
5:01
kavramlarla ilişkisine ve ekonominin
5:04
iniş çıkışlarını bize nasıl gösterdiğine
5:06
bakacağız. İşte ekonomik büyüme
5:08
dediğimiz şeyin tanımı tam olarak bu.
5:10
Anahtar kelimene tabii ki reel GSH'daki
5:13
artış. Bir ekonomi büyüyorsa bu daha
5:15
fazla mal ve hizmet üretiyor demektir.
5:18
Bu da teoride daha yüksek bir refah
5:20
seviyesi anlamına gelir. Büyümenin ne
5:22
kadar güçlü bir şey olduğunu anlamak
5:23
için size harika basit bir formül
5:25
vereyim. 72 kuralı, 72 sayısını ülkenin
5:29
yıllık büyüme oranına bölün. Çıkan sonuç
5:31
o ekonominin boyutunun ikiye katlanması
5:33
için gereken yaklaşık yıl sayısıdır.
5:35
Mesela %3 büyüyen bir ekonomi 24 senede
5:39
iki katına çıkar. Basit ama ne kadar
5:41
etkili değil mi? Yalnız bir gerçek var.
5:43
Bu büyüme asla böyle dümdüz bir çizgi
5:46
halinde olmuyor. Ekonomiler bir nevi
5:48
roller coaster gibi inişleri ve
5:50
çıkışları var. Üretimin arttığı, işlerin
5:52
iyi gittiği, genişleme dönemleri ve
5:54
üretimin düştüğü, işsizliğin arttığı
5:56
daralma yani hepimizin bildiği adıyla
5:59
resesyon dönemleri. İşte GSH verileri bu
6:02
döngünün tam olarak neresinde olduğumuzu
6:04
gösteren bir pusula gibi. Tamam, buraya
6:07
kadar GSH'nın ne olduğunu, ne işe
6:09
yaradığını, neden bu kadar önemli
6:11
olduğunu anladık ama her hikayede olduğu
6:13
gibi madalyonun bir de öbür yüzü var.
6:16
Şimdi en kritik soruya geliyoruz.
6:18
Herkesin gözünü diktiği bu büyük rakam
6:21
bize resmin hangi kısımlarını
6:22
göstermiyor? Ve işte GSH'nin kör
6:25
noktaları. Mesela kayıt dışı ekonomiyi
6:28
görmez. Gelirin zenginle fakir arasında
6:30
nasıl paylaşıldığı umurunda bile
6:32
değildir. Çevreye verdiğimiz zararı,
6:35
tükettiğimiz kaynakları hesaba katmaz.
6:37
Hatta daha da trajikomik olanı ne
6:39
biliyor musunuz? Bir petrol sızıntısını
6:41
temizlemek için yapılan milyonlarca
6:43
dolarlık harcama GSH'yi artırır. Çünkü
6:46
ortada bir hizmet alımı var. İnanılmaz
6:48
değil mi? Evde yapılan ücretsiz emeğin
6:51
bir annenin çocuğuna bakmasının ekonomik
6:54
bir değeri yoktur ona göre. Üretilen
6:56
şeyin ne olduğuyla da ilgilenmez. İster
6:58
kitap üret silah onun için sadece bir
7:01
rakamdır. Ve en önemlisi mutluluğu
7:04
toplumsal refah hayat kalitesini asla
7:07
ölçemez. Tabii bu eksikliklerin herkes
7:09
farkında. Bu yüzden ekonomistler
7:11
sürdürülebilir ekonomik refah endeksi
7:13
yani Sere gibi alternatifler üzerinde
7:15
çalışıyor. Bu tür endeksler GSH'nin
7:17
görmezden geldiği çe, sosyal adalet gibi
7:20
faktörleri de denkleme katarak bize daha
7:22
bütüncül, daha gerçekçi bir refah
7:23
tablosu sunmayı hedefliyor. Ve bu son
7:26
soruyla sizi başa bırakıyorum. Bir
7:28
ülkenin başarısını, ilerlemesini,
7:30
insanların refahını sadece ve sadece
7:32
üretilen mal ve hizmetlerin parasal
7:34
değeriyle yani tek bir rakamla ölçmek
7:37
sizce gerçekten yeterli mi? Belki de
7:39
artık karnedeki o tek bir nota değil de
7:41
resmin tamamına bakmanın zamanı çoktan
7:43
gelmiştir. Ne dersiniz?

