Anadolu Aöf İKT101U İktisada Giriş 2024 Yaz Okulu Sınav Soruları
https://lolonolo.com/2026/08/28/ikt101u-iktisada-giris-2024-yaz-okulu-sinav-sorulari/
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Lolonu platformuna hoş geldiniz. Bu
0:02
anlatımda İKT101U iktisada giriş 2024
0:05
yaz okulu konularını ve sorularını
0:07
inceliyoruz. Vakit kaybetmeden hemen
0:10
mikroiktisat bölümüne özellikle de
0:12
üretim ve esneklik kavramlarına dalalım.
0:15
Şimdi ekonomik modeller dediğimizde
0:17
bazen insanların gözü korkabiliyor. Hani
0:20
sanki gerçek dünyayı alıp daha da
0:21
karmaşık bir hale getiriyorlarmış gibi
0:23
bir algı var. Ama aslında durum tam
0:25
tersi. Bu modeller o devasa ve karmaşık
0:28
ekonomik sistemin nasıl işlediğini
0:31
rahatça kavrayalım diye gerçekliği
0:33
basitleştiren çerçevelerdir. Yani
0:35
işimizi zorlaştırmak için değil
0:37
kolaylaştırmak için varlar. Peki
0:39
kaynaklarımızın sınırsız olmadığını
0:41
nasıl anlıyoruz? İşte burada üretim
0:43
imkanları sınırı eğrisi devreye giriyor.
0:45
Bu eğrinin negatif eğimli olması aslında
0:47
bize çok kritik bir gerçeği kanıtlıyor.
0:50
Kaynaklarımız kıt ve sırf bu kıtlık
0:52
yüzünden bir şeyden daha fazla üretmek
0:54
istiyorsak başka bir şeyden kesinlikle
0:57
vazgeçmek zorundayız. Karşımıza çıkan
0:59
her seçimin kaçınılmaz bir fırsat
1:01
maliyeti var. Kaçış yok. Biraz da
1:03
matematiğin o zarif tarafına bakalım.
1:05
Çapraz talep esnekliği sıfırdan küçükse
1:07
bu sadece sıradan bir formül değil. Bu
1:09
aslında bize söz konusu iki malın
1:11
birbiriyle ayrılmaz bir bütün olduğunu
1:13
yani tamamlayıcı olup daima birlikte
1:16
tüketildiklerini gösteren harika bir
1:17
matematiksel kanıt. Gelelim sınavlarda
1:20
herkesin en çok düştüğü o meşhur tuzağa.
1:23
Lütfen buna çok dikkat edin. Bir malın
1:26
sadece kendi fiyatı değiştiğinde arz
1:28
eğrisi sağa veya sola kaymaz. Kesinlikle
1:31
kaymaz. Sadece zaten var olan o mevcut
1:34
arz eğrisinin üzerinde bir noktadan
1:36
diğerine hareket edersiniz. Eğ aynı
1:38
kalır. Siz sadece üzerinde yürürsünüz.
1:41
Mesela marjinal ürün hesabını düşünün.
1:44
Şöyle gözünüzde canlandırın. 10 işçiniz
1:46
var ve toplam 110 birim mal üretiyorlar.
1:48
Sonra ekibe 11 işçiyi katıyorsunuz ve
1:51
üretim aniden 132 birime çıkıyor.
1:53
Aradaki o fark yani o 11 işçinin tek
1:56
başına sisteme kattığı marjinal ürün tam
1:59
olarak 22 birimdir. Kavramı anlamak işte
2:01
bu kadar basit. Bir de ölçeğe göre artan
2:04
getiri diye bir kavramımız var. Ama
2:06
mantığı inanın hiç karmaşık değil. Şöyle
2:09
düşünün. Eğer üretim sürecinizin sonunda
2:11
elde ettiğiniz çıktının büyüme hızı
2:14
sisteme koyduğunuz girdilerin büyüme
2:15
hızını solluyorsa yani ektiğinizden çok
2:19
daha fazlasını çok daha hızlı
2:21
biçiyorsanız tebrikler ölçeğe göre artan
2:24
getiri elde ediyorsunuz demektir.
2:26
Mikroiktisadın temel taşlarını
2:28
oturttuğumuza göre şimdi firmaların
2:30
nasıl davrandığına ve rekabetçi piyasa
2:32
yapılarına doğru pürüzsüz bir geçiş
2:33
yapalım. Aklınıza hemen şu soru
2:35
gelebilir. Bir firmanın üretimde
2:37
ulaşabileceği en verimli nokta
2:39
neresidir? Buna minimum etkin ölçek
2:41
diyoruz. Yani bir firmanın uzun dönem
2:44
ortalama maliyetinin mutlak olarak en
2:46
alt seviyeye adeta dibe vurduğu o
2:48
kusursuz üretim düzeyi nokta atışı bir
2:51
tanımdır ve sınavlar için adeta bir can
2:53
simidir. Tekelerci rekabet dediğimiz
2:55
piyasayı diğerlerinden ayıran belli
2:57
başlı şartlar vardır. Evet, ürün
2:59
farklılaştırması var. Piyasada çok
3:01
sayıda küçük firma var. Fiyat dışında
3:03
yürütülen tatlı bir rekabet var. Ama en
3:06
önemlisi ve asıl altını çizmemiz gereken
3:08
şey şu. Bu piyasaya giriş ve çıkışlar
3:11
tamamen serbesttir. Önünüzde hiçbir
3:13
engel, hiçbir kısıtlama yoktur. Bu
3:16
görselleştirmeyi zihninizde iyice
3:18
netleştirmenizi istiyorum. Tam rekabet
3:20
piyasasında firmanın uzun dönem arz
3:22
eğrisini nerede arayacağız? Cevap çok
3:24
net. uzun dönem marjinal maliyet
3:26
eğrisinin uzun dönem ortalama maliyet
3:29
eğrisinin tam üzerinde kalan kısmıdır.
3:32
Bu geometrik ilişki piyasa dengesini
3:34
çözmenin yegane anahtarıdır. Tamam.
3:36
Şimdi mikro dünyadan biraz çıkalım ve
3:39
kamerayı geriye doğru çekelim. Makro
3:41
iktisat seviyesine geçip ulusal
3:43
istihdam, toplam talep ve paranın
3:45
kendisine odaklanıyoruz. Şimdi istihdam
3:48
ve işsizlik arasındaki o keskin ayrıma
3:51
bakalım. Üretim faktörleri aktif olarak
3:53
çalışıyorsa buna istihdam diyoruz. Ama
3:55
köşede atıl bekliyorlarsa işte bu
3:58
işsizliktir. Ve inanın bana işsizliğin
4:00
faturası sadece istatistiklerden ibaret
4:03
değildir. Kaybedilen gelir, üretilemeyen
4:05
ürün ve belki de en acısı olan insan
4:08
sermayesinin israfı gibi toplumu
4:10
derinden sarsan çok ağır maliyetleri
4:12
vardır. Ortalama tasarruf eğilimi. Bunu
4:15
aklınızda tutması çok kolay bir bilgi
4:16
kartı gibi düşünün. Nedir bu? hane
4:19
hallarının kenara ayırdığı tasarrufların
4:21
ceplerine giren harcanabilir toplam
4:23
geliri olan net oranıdır. Bayağı basit
4:26
bir bölme işlemi aslında.
4:27
Makroekonominin bence en büyüleyici
4:29
kavramlarından biri çarpan ya da
4:32
çoğaltan etkisidir. Düşünsenize otonom
4:34
harcamalarda sadece bir birimlik minicik
4:37
bir artış yapıyorsunuz ama bu dalga
4:39
dalga yayılarak toplam milli gelirde
4:41
kendisinden kat be kat daha büyük devasa
4:43
bir artışa neden oluyor. Harcamaların
4:46
adeta sihirli bir şekilde katlanarak
4:47
büyüme gücü bu. Tabii yatırımları
4:50
nelerin tetiklediğini de konuşmamız
4:51
lazım. Tonla farklı değişken
4:53
sayabilirsiniz ama günün sonunda iki ana
4:56
itici güç vardır. Firmaların geleceğe
4:58
dair kar beklentileri ve an itibariyle
5:01
ellerinde bulunan mevcut sermaye
5:03
miktarı. Bu ikisi bir araya gelmeden o
5:06
dev yatırım çarklarını döndüremezsiniz.
5:08
Uluslararası sulara açıldığımızda ise
5:10
iki temel kavramla karşılaşıyoruz.
5:12
Birincisi döviz kuru. Yani çok basitçe
5:16
bir para biriminin diğerine karşı
5:17
fiyatı. İkincisi ise uluslararası ikame.
5:21
Bu da yerli bir ürün yerine yabancı bir
5:23
ürünü tercih etme yani o iki ürün
5:26
arasındaki değiş kokuş kararıdır. Şunu
5:28
aklımıza kesinlikle kazıyalım. Para
5:30
piyasalarında sayısız finansal varlık
5:32
olabilir ama konu alışverişe, değiş
5:34
tokuşa ve hıza geldiğinde tek bir kral
5:36
vardır. Tartışmasız en likit varlık
5:39
nakit paradır. Peki finansal kriz
5:41
anlarında sığınılacak son liman kimdir?
5:44
Tabii ki Merkez Bankası. Piyasada nakit
5:46
sıkışıklığı yaşandığında ve bankalar
5:49
artık hiçbir yerden nakit bulamadığında
5:51
Merkez Bankası tam da en son likidite
5:53
kaynağı olarak devreye girer. Tüm
5:55
finansal sistemin ayakta kalmasını
5:57
sağlayan o nihai güvenlik ağıdır o. Bu
6:00
akademik yolculuğu toparlarken son
6:02
olarak toplam talep eğrisine de
6:04
dokunalım. Bu eğriyi yerinden oynatan,
6:06
sağa ya da sola kaydıran o temel faktör
6:08
nedir derseniz cevap toplumun toplam
6:11
servetindeki değişimlerdir. Toplumun
6:13
serveti değiştiğinde toplam talep eğrisi
6:15
de doğrudan yön değiştirir. İktisat
6:18
teorilerini sadece ezberlemek yetmez.
6:20
Asıl mesele bu kuralların her gün
6:22
aldığımız kararları, fırsat
6:24
maliyetlerimizi ve hayatımızın yönünü
6:26
nasıl şekillendirdiğini görmektir. Peki
6:28
siz tüm bu dengeleri göz önüne
6:30
aldığınızda kendi ekonominizin
6:32
geleceğini güvence altına almak için
6:34
bugün hangi adım atardınız? Açıklamadaki
6:36
bağlantıyı kullanarak lolonolo.com
Jobs & Education

