Auzef İdare Hukuku 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/19/idare-hukuku-2025-2026-final-sorulari/
Bu kaynaklar, İdare Hukuku dersinin 2025-2026 dönemi final sınavına yönelik hazırlanan kapsamlı bir ders özeti ve örnek soru bankasından oluşmaktadır. Metinlerde, kamu mallarının hukuki nitelikleri, idari işlemlerin özellikleri ve devlet memurlarının tabi olduğu statü hukuku gibi temel akademik konular detaylandırılmaktadır. Ayrıca idarenin mali sorumluluğu, kamulaştırma usulleri ve kolluk faaliyetlerinin sınırları gibi teknik meseleler hem teorik açıklamalarla hem de çözümlü test sorularıyla pekiştirilmektedir. Kaynakta özellikle hiyerarşi ve idari vesayet arasındaki farklar ile mülkiyet hakkına müdahale yöntemleri anayasal çerçevede incelenmektedir. Sonuç olarak bu belgeler, kamu yönetimi ve hukuk disiplinine dair temel kavramları ve uygulama esaslarını öğretmeyi amaçlayan öğretici bir set niteliğindedir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Her gün aslında pek de farkında olmadan
0:02
devletle sayısız ilişki kuruyoruz.
0:04
Mesela bir parka gittiğimizde bir dükkan
0:06
açmak için ruhsat alırken hatta en
0:08
basitinden yolda araba kullanırken bile
0:11
işte bütün bu anları düzenleyen çoğu
0:13
zaman görünmez ama hayatımızı derinden
0:15
etkileyen bir kurallar bütünü var. Bu
0:18
bölümde işte bu kurallar kitabının yani
0:20
idare hukukunun en önemli sayfalarını
0:23
birlikte çevireceğiz. İdare hukuku
0:25
deyince aklınıza sakın sıkıcı, kalın
0:26
kitaplar gelmesin. Tam tersine bu
0:29
aslında gücün dengesini bize anlatan,
0:31
vatandaşı koruyan ve güçlendiren pratik
0:33
bir rehber. Devletin sınırları nerede
0:35
başlar? Bizim haklarımız nerede biter?
0:37
İşte bütün bu soruların cevabı tam
0:38
olarak burada. Peki önümüzdeki
0:41
dakikalarda yol haritamız nasıl olacak?
0:43
Önce hepimizin ortak kullandığı
0:45
alanlardan yani kamu mallarından
0:47
başlayacağız. Sonra devletin gücüne,
0:49
mülkiyetimize müdahale etme yetkisine ve
0:51
en sonunda belki de en önemlisi devletin
0:53
hesap verme sorumluluğuna bakacağız.
0:56
Hadi o zaman ilk konumuzla başlayalım ve
0:58
bu soyut gibi görünen hukuku hepimizin
1:01
bildiği bir yerden yani her gün
1:03
kullandığımız parklardan, yollardan,
1:05
meydanlardan ele alalım. Peki bir parka
1:07
ya da bir meydana ne zaman kamu malı
1:09
diyoruz? Aslında hukukun aradığı iki
1:11
basit şart var. İkisinin de aynı anda
1:13
olması gerekiyor. Birincisi tapusu
1:15
devlete yani bir kamu kurumuna ait
1:17
olacak. İkincisi hepimizin yani kamunun
1:19
faydalanması için ayrılmış olacak. Bu
1:21
iki şart bir araya geldiğinde orası
1:23
artık hepimizin malı sayılıyor. Şimdi
1:24
burası çok ilginç bir ayrım. Kamu
1:26
mallarını kullanmanın iki temel yolu
1:28
var. Birincisi genel yararlanma. Yani
1:31
bir parka gidip bankta oturmak, yolda
1:33
yürümek. Bu serbesttir, ücretsizdir ve
1:35
kimseden izin almanıza gerek yoktur. Ama
1:38
diyelim ki aynı parka küçük bir büfe
1:40
koymak istediniz. İşte o zaman işin
1:42
rengi değişiyor ve özel yararlanma
1:44
alanına giriyorsunuz. Bunun için
1:46
idareden izin almanız, bir sözleşme
1:48
yapmanız ve genellikle kira gibi bir
1:50
bedel ödemeniz gerekir. Kısacası herkes
1:53
gibi kullanıyorsanız serbest, bir yeri
1:55
kendinize özel tahsis ediyorsanız
1:57
kurallara tabi. Şimdi gelelim işin biraz
2:00
daha güç boyutuna. Devletin aldığı
2:03
kararları hayata geçirme konusundaki o
2:05
devasa yetkisine ve bu gücü nasıl
2:07
kullandığına. Bu kavram idare hukukunun
2:10
belki de en kilit noktalarından biri.
2:12
Resen icra. Ne demek bu? Çok basit bir
2:15
örnek de anlatayım. Arabanızı yanlış bir
2:17
yere park ettiğinizde belediyenin o
2:19
aracı çekmek için önce mahkemeye gidip
2:21
karar almasına gerek yoktur. Gelir çeker
2:24
ve götürür. İşte idarenin mahkeme kararı
2:27
beklemeden kendi kararını kendi gücüyle
2:29
uygulama yetkisine resen icra diyoruz.
2:32
Peki idare bir hata yaparsa ne olacak?
2:35
İşte masada iki temel seçenek var. Eğer
2:37
alınan karar en başından beri hukuka
2:39
aykırıysa idare bu kararı geri alabilir.
2:42
Bu o kararı sanki hiç var olmamış gibi
2:44
geçmişiyle birlikte tamamen silmek
2:46
demektir. Ama bazen karar hukuka
2:49
uygundur ama artık uygulanması
2:50
istenmiyordur. O zaman da kaldırma
2:52
işlemi yapılır. Bu da kararın sadece
2:54
geleceğe yönelik etkilerini durdurur. Bu
2:56
ayrım neden bu kadar kritik biliyor
2:58
musunuz? Çünkü birinde tüm sonuçlar
3:00
silinirken diğerinde geçmişte olanlar
3:02
olduğu gibi kalır. Şimdi de devletin
3:05
belki de birey olarak bizi en çok
3:07
etkileyen yetkilerinden birine yani kamu
3:09
yararı için özel mülkiyete müdahale
3:11
gücüne geliyoruz. Hangi durumlarda hangi
3:14
kurallarla oluyor? Gelin yakından
3:16
bakalım. Ekranda gördüğünüz bu tablo
3:18
aslında her şeyi mükemmel özetliyor. Üç
3:21
farklı durum var. Birincisi en sık
3:24
duyduğumuz kamulaştırma. Devlet bir yol,
3:27
baraj ya da okul yapmak gibi bir kamu
3:29
yararı için sizin arsanıza, binanıza
3:31
bedelini ödeyerek el koyabilir. İkincisi
3:35
istimmal. Bu sadece savaş, deprem gibi
3:37
olağanüstü durumlarda olur ve burada
3:39
konu taşınır mallardır. Mesela devlet
3:42
bir iş makinenize veya kamyonunuza
3:44
geçici olarak el koyabilir. Üçüncüsü ve
3:47
en kapsamlısı isa devletleştirme. Burada
3:50
artık tek bir mala değil, hayati bir
3:52
kamu hizmeti yürüten özel bir şirketin
3:54
tamamına el konulur. Gördüğünüz gibi her
3:57
birinin amacı ve şartları birbirinden
3:59
çok farklı. İşte burada vatandaş için
4:02
çok ama çok önemli bir güvence devreye
4:04
giriyor. Diyelim ki devlet yol yapmak
4:06
için tarlanızı komulaştırdı. Eğer idare
4:09
5 yıl boyunca o tarlaya hiçbir şey
4:11
yapmazsa veya belirttiği amaç dışında
4:13
başka bir şey için kullanırsa eski
4:16
sahibi olarak siz ödediğiniz parayı
4:18
faiziyle geri verip tarlanızı geri alma
4:21
hakkına sahip olursunuz. Bu mülkiyet
4:23
hakkını koruyan çok güçlü bir kuraldır.
4:26
Pekala devlet kurallara hiç uymazsa
4:28
hiçbir yasal işlem yapmadan,
4:30
kamulaştırma kararı almadan pat diye
4:32
gelip sizin tapulu arazinizden yol
4:34
geçirirse. İşte hukukta bunun da bir adı
4:37
var. Fiili el atma. Bu açıkça mülkiyet
4:40
hakkının ihlalidir ve tamamen hukuka
4:43
aykırıdır. Yani devletin ben yaptım oldu
4:45
deme lüksü yoktur. kuralları
4:47
çiğnediğinde bu bir haksız eylemdir ve
4:50
bunun sonuçlarına katlanmak zorundadır.
4:52
Gücü konuştuk, mülkiyeti konuştuk. Şimdi
4:54
de gelin bu düzeni sağlayan, hizmetleri
4:57
yürüten kurumlara ve kamu görevlilerine
4:59
yani işin mutfağına bir bakalım.
5:01
Hazırsanız küçük bir bilgi yarışması
5:03
zamanı. Ekranda hepimizin bildiği çok
5:06
önemli kurumlar var. Sorum şu: Bunlardan
5:09
hangileri varlığını doğrudan en üst
5:11
yasamız olan anayasadan alıyor? Bir
5:13
saniye düşünün bakalım. Evet, meraklı
5:16
bekleyiş sona erdi. Cevaplar: RETÜK, YÖK
5:19
ve Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek
5:21
Kurumu. Bu üç kurum anayasal kuruluştur.
5:24
TOKİ ve BDDK gibi diğerleri ise normal
5:27
kanunlarla kurulmuştur. Peki bu ayrım
5:29
neden önemli? Çünkü bir kurumun
5:32
anayasada yer alması ona çok daha güçlü
5:34
bir yasal zırk ve güvence sağlar.
5:36
Değiştirilmesi veya kaldırılması çok
5:38
daha zordur. Şimdiye kadar hep devletin
5:41
gücünden bahsettik ama madalyonun bir de
5:43
diğer yüzü var. belki de en önemli yüzü.
5:46
Peki devlet bu gücü kullanırken bir hata
5:49
yaparsa, bir zarara yol açarsa ne olur?
5:52
İşte şimdi vatandaş olarak bizim
5:54
haklarımıza, devletin hesap verme
5:56
sorumluluğuna geliyoruz. Hukuk devletin
5:59
sorumluluğunu tanımlarken hizmet kusuru
6:01
diye bir kavram kullanıyor. Aslında bu
6:04
üç basit durumda ortaya çıkıyor.
6:06
Birincisi hizmetin hiç işlememesi.
6:08
Mesela belediyenin patlayan bir su
6:10
borusunu günlerce tamir etmemesi.
6:12
İkincisi hizmetin geç işlemesi.
6:15
Ambulansın olay yerine makul sürenin çok
6:17
üzerinde bir zamanda gelmesi gibi.
6:19
Üçüncüsü ise hizmetin kötü işlemesi.
6:22
Yani hizmet veriliyor ama yanlış veya
6:24
eksik veriliyor. hatalı bir ameliyat
6:26
yapılması gibi. İşte bu üç durumdan biri
6:29
varsa devletin sorumluluğu doğmuş
6:31
demektir. Peki biz zararınız olduğunda
6:34
net talep edebilirsiniz. Burada da iki
6:36
temel başlık var. Birincisi maddi zarar.
6:38
Yani cebinizden çıkan ölçülebilen her
6:41
türlü finansal kayıp. İkincisi de çok
6:44
önemli olan manevi zarar. Yani
6:46
yaşadığınız acı, çektiğiniz ıstırap veya
6:48
zedelenen itibarınız için talep
6:50
ettiğiniz tazminat. Hukuk sadece parasal
6:53
kaybı değil manevi çöküntüyü de bir
6:55
zarar olarak kabul eder. Aslında bütün
6:57
bu anlattıklarımızı özetleyen temel
6:59
ilke, anayasal bir kural tam olarak
7:01
budur. İdare yani devlet bir eylemiyle
7:05
veya eylemsizliğiyle bir zarara sebep
7:08
olmuşsa o zararı gidermek zorundadır. Bu
7:11
kadar açık ve net. Ve geldik kapanışı
7:14
yapacağımız o en can alıcı soruya.
7:16
Diyelim ki bir devlet memuru görevini
7:18
yaparken bir hata yaptı ve siz bu yüzden
7:21
zarara uğradınız. Hakkınızı aramak için
7:23
davayı kime açmanız gerekir? Hatayı
7:26
yapan memurun kendisine mi yoksa başka
7:28
birine mi? Cevap tek ve net. İdareye
7:31
yani o memurun çalıştığı kuruma. Örneğin
7:34
bir devlet hastanesindeki bir hata için
7:36
Sağlık Bakanlığı'na, bir belediye
7:38
çalışanının hatası için o belediyeye
7:40
dava açarsınız. Neden? Çünkü hukuk der
7:43
ki, "Memur devletin bir temsilcisidir ve
7:46
onun eylemlerinden asıl sorumlu olan
7:48
devlettir. Devlet size tazminatı öder.
7:51
Daha sonra eğer memurun kişisel bir
7:53
kusuru olduğuna karar verirse ödediği
7:55
parayı memurdan geri ister. Ama sizin
7:58
karşınızdaki muhatap her zaman kurumun
8:00
kendisidir. Ve işte idare hukukunun
8:03
bütün ruhu, bütün özü aslında bu son
8:06
cümlede yatıyor. Devlete verilen o
8:09
muazzam güçler keyfi kullanılsın diye
8:11
değil, kamu yararı için verilmiştir. Ve
8:14
bu gücün karşısında her zaman bir denge
8:17
unsuru vardır. Hesap verebilirlik. Güç
8:20
ve sorumluluk aynı madalyonun iki
8:22
yüzüdür ve biri olmadan diğerinin hiçbir
8:25
anlamı yoktur.
#Education
#Government
#Legal

