0:00
Herkese merhaba. Bugün birlikte çok
0:02
ilginç bir şey yapacağız. Başarılı bir
0:04
işletmenin kaputunu açıp içine
0:06
bakacağız. Onu gerçekten neyin ayakta
0:08
tuttuğunu, o motoru neyin çalıştırdığını
0:11
gelin birlikte keşfedelim. Evet, her şey
0:14
bu soruyla başlıyor aslında değil mi?
0:16
Ama cevap inanın bana sadece parlak bir
0:18
fikir değil. Aslında her başarılı
0:20
işletmenin arkasında sağlam bir iskelet,
0:23
bir sistem var. Şimdi bu yapıyı birlikte
0:25
parçalarına ayıracağız. Hadi dalalım.
0:28
Şimdi ilk durağımız işletmenin tabiri
0:30
caizse beyni yani yönetim. Tıpkı bir
0:33
beynin vücudu yönetmesi gibi yönetimin
0:35
de her karara yön veren olmazsa olmaz
0:37
görevleri var. Gelin bakalım bunlar
0:39
neymiş. İşte bakın bir fikri hayata
0:42
geçirmenin yol haritası tam olarak bu
0:44
beş adımda saklı. Her şey planlamayla
0:46
başlıyor. Hayalinizi kağıda
0:48
döküyorsunuz. Ne yapacağız? Nasıl
0:50
yapacağız? Sonra örgütleme geliyor. Yani
0:53
bu planı hayata geçirecek ekibi ve
0:55
kaynakları bir araya getirme aşaması.
0:57
3üncü adım yürütme. İşte burada motoru
1:00
çalıştırıyorsunuz. Plan canlanıyor.
1:02
Tabii her şeyin uyum içinde çalışması
1:04
lazım değil mi? İşte o da koordinasyon.
1:07
Ve son olarak belki de en önemlilerinden
1:09
biri denetim. Pusulaya bakıp
1:11
soruyorsunuz. Yahu doğru yolda mıyız?
1:14
İşte bu aşama yürütme. Hani derler ya
1:17
laf değil iş üretmek. İşte tam olarak o
1:20
an bu. Planlarınız ne kadar harika
1:22
olursa olsun eğer yürütme yoksa hepsi
1:25
kağıt üzerinde güzel bir hayal olarak
1:27
kalır. Liderliğin gerçekten parladığı,
1:29
ekibin ateşlendiği ve işlerin evet
1:32
işlerin yapıldığı an burası. Ve geldik
1:35
döngünün son ama kritik halkasına.
1:37
Denetim. Bunu sakın sadece bir kontrol
1:39
olarak düşünmeyin. Bu çok daha fazlası.
1:42
Bu bir geri bildirim mekanizması. Şöyle
1:45
düşünün. Ne olmasını hedeflemiştik ve
1:47
peki gerçekte ne oldu? Bu iki sorunun
1:50
cevabını karşılaştırıyoruz. Arada bir
1:52
fark varsa işte bu aşama bize neyi daha
1:55
iyi yapabiliriz sorusunun cevabını
1:56
veriyor. Sürekli gelişim için bu olmazsa
1:59
olmaz. Peki işletmenin beynini konuştuk.
2:03
Şimdi de kalbine yani insan faktörüne
2:06
inme zamanı. Çünkü yönetim anlayışında
2:09
öyle bir devrim yaşandı ki bugünkü
2:11
çalışma hayatımızı tamamen
2:15
Bakın bu gerçekten de yönetim tarihinde
2:17
bir devrim. Eskiden yani klasik görüşte
2:20
çalışanlar adeta bir makinenin dişlisi
2:23
gibi görülüyordu. Tek motivasyonları
2:25
paraydı o kadar. Ama sonra her şeyi
2:28
değiştiren o neoklasik görüş ortaya
2:30
çıktı ve dedi ki bir dakika insanlar
2:33
makine değil. Bizlerin psikolojisi var.
2:36
Motivasyona ihtiyacımız var. Kurduğumuz
2:38
arkadaşlıklar, grup dinamikleri var.
2:41
Yani anlaşıldı ki insanlar sadece ay
2:43
sonu alacakları maaş için değil aynı
2:46
zamanda kendilerini değerli hissetmek,
2:48
bir ekibin parçası olmak için de
2:49
çalışıyorlar. İşte bu farkındalık her
2:52
şeyi ama her şeyi değiştirdi. Peki bir
2:55
şirketin organizasyon şeması o hiyerarşi
2:58
nasıl belirleniyor? Tamamen rastgele mi
3:00
çiziliyor? Tabii ki hayır. Şimdi
3:02
göreceksiniz ki bir şirketin yapısıyla
3:04
kullandığı teknoloji arasında inanılmaz
3:06
derin bir bağ var. Ve bu bağı bize
3:09
kanıtlayan kişi araştırmacı Joan
3:11
Woodward. Onun çığır açan çalışması şunu
3:14
çok net ortaya koydu. Bir şirketin
3:16
organizasyon yapısı kullandığı üretim
3:18
teknolojisi ile birebir ilişkili. Yani
3:21
düşünsenize el işçiliğiyle özel ürünler
3:23
yapan bir atölyenin yapısıyla dev bir
3:26
bantta siri üretim yapan bir fabrikanın
3:28
yapısı, hiyerarşisi, ekip tasarımları
3:31
aynı olabilir mi? Mümkün değil. Beyni ve
3:33
kalbi konuştuk. Şimdi de makinenin
3:36
içindeki dişlilere yani işletmeyi her
3:38
gün ayakta tutan o kilit fonksiyonlara,
3:40
departmanlara bakalım. Motorun sorunsuz
3:43
çalışmasını sağlayan o hayati parçalar
3:45
nelermiş görelim. İlk olarak muhasebe en
3:49
basit tanımıyla işletmenin finansal skor
3:51
tablosunu tutan departman giren çıkan
3:54
her kuruşu kaydeder, sınıflandırır ve
3:57
günün sonunda bize o meşhur sorunun
3:59
cevabını verir. Durumumuz ne? İşte o
4:02
bilançolar, gelir tabloları hep buradan
4:05
Finans ise sık sık muhasebe ile
4:06
karıştırılsa da aslında çok farklı bir
4:09
iş yapar. Muhasebe olanı kaydederken
4:12
finans parayı bulan ve yöneten birimdir.
4:14
Yani işletmenin büyümesi için
4:16
faaliyetlerini sürdürmesi için gereken o
4:18
nakdi o fonları temin eder. Kredi mi
4:21
alınacak, yatırım mı yapılacak, nakit
4:23
akışı nasıl yönetilecek? Hepsi finansın
4:25
işi. Ve geldik her şeyin somutlaştığı,
4:28
elle tutulur hale geldiği yere. Üretim.
4:31
Bu fonksiyon bir fikri, bir hammaddeyi
4:34
ya da bir bilgiyi alıp müşterinin eline
4:36
geçen o son ürüne veya hizmete
4:38
dönüştüren yerdir. Fabrikanın yerleşim
4:41
planından makineların seçimine,
4:43
vardiyaların düzenlenmesine kadar her
4:45
şey üretimin alanına girer. Ekranda %50
4:48
yazıyor. Peki ne anlama geliyor bu
4:50
çarpıcı rakam? Bu etkinlik dediğimiz çok
4:53
önemli bir kavramı açıklamak için
4:55
mükemmel bir örnek. Etkinlik en basit
4:58
haliyle koyduğunuz hedeflere ne kadar
5:01
ulaştığınızı ölçer. Diyelim ki hedefiniz
5:04
400.000 adet ürün üretmekti ama yıl
5:06
sonunda bir baktınız ki sadece 200.000
5:08
adet üretebilmişsiniz. İşte o zaman
5:11
sizin etkinlik oranınız maalesef
5:13
%50'dir. Yani planınızın sadece yarısını
5:17
hayata geçirebilmişsiniz demektir. Bir
5:20
işletme sadece para kazanmak, üretim
5:22
yapmak, fatura kesmekten mi ibarettir?
5:25
Elbette hayır. Şimdi odağımızı biraz
5:28
daha genişletelim ve işletmenin
5:30
duvarlarının dışına çıkalım. Onun
5:32
toplumla olan sözleşmesine, dış dünyaya
5:34
karşı sorumluluklarına bakalım. Arch
5:37
Carroll'ın bu sosyal sorumluluk piramidi
5:38
konuyu o kadar güzel özetliyor ki bakın
5:41
her şeyin temeli, piramidin en alt
5:43
katmanı ekonomik sorumluluktur. Yani bir
5:46
işletme önce karlı olmak, ayakta kalmak
5:48
zorunda. Bu cepte. Ama bununla bitmiyor.
5:51
Bir üst basamakta yasalara uyma
5:52
zorunluluğu var. Onun da üstünde etik
5:55
olmak yani doğru olanı yapmak var. Ve
5:57
piramidin en tepesinde bir de
5:59
hayırseverlik var. Yani iyi bir kurumsal
6:02
vatandaş olup topluma bir şeyler geri
6:04
vermek. İşte bu söz bir önceki slaytta
6:07
gördüğümüz etik sorumluluğun ete kemiğe
6:10
bürünmüş hali. Es 80 dediğimiz şey dünya
6:13
çapında kabul görmüş bir sosyal
6:15
sorumluluk standardı ve bu standardın
6:18
temel ilkelerinden biri diyor ki bir
6:21
işletme çalışanlarının sendika kurma ve
6:24
toplu pazarlık yapma gibi en temel
6:26
haklarına saygı göstermek zorundadır. Bu
6:28
artık sadece bir tercih değil etik bir
6:31
duruş meselesi. Peki karın tek amaç
6:33
olmadığı iş modelleri var mı? Kesinlikle
6:36
var. İşte tüketim kooperatifleri bunun
6:38
en güzel örneklerinden biri. Buradaki
6:40
ana hedef birileri için karı maksimize
6:43
etmek değil. Amaç üye olanların gıda
6:45
gibi, ev eşyası gibi temel ihtiyaçlarını
6:48
hem kaliteli hem de olabildiğince ucuza
6:51
karşılamak. Yani öncelik kar değil,
6:53
toplumsal fayda. Evet, bu yolculuğumuzun
6:56
sonuna geldik ve sizi şu düşündürücü
6:59
soruyla başa bırakmak istiyorum. Eğer
7:01
bir işletmenin beyni yönetimse, bedeni
7:04
de operasyonlarsa ona vicdanını veren
7:06
şey nedir? Onu sadece kar peşinde koşan
7:09
bir makine olmaktan çıkarıp yaşadığı
7:11
topluma ve dünyaya karşı sorumlu, iyi
7:13
bir vatandaş yapan o kıvılcım nereden
7:15
geliyor? Belki de cevap hepimizin bu
7:18
yapılara nasıl baktığında, onlardan ne
7:20
beklediğinde gizlidir. Üzerine düşünmeye