Auzef İş Güvenliği Eğitim Metodları 2023-2024 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/04/18/is-guvenligi-egitim-metodlari-2023-2024-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese selam. Şu hepimizin katıldığı
0:02
zorunlu eğitimler var ya hani o bitmek
0:04
bilmeyenler. Hiç düşündünüz mü bunlar
0:07
nasıl olur da sıkıcı bir angarya
0:09
olmaktan çıkıp gerçekten akılda kalan
0:11
güçlü bir deneyime dönüşebilir? İşte
0:14
bugün tam da bu sorunun peşine
0:16
düşeceğiz. Kaynaklarımızı karıştırdık ve
0:18
her şeyi adım adım açıklayacak bazı
0:20
slaytlar hazırladık. Hadi hemen
0:22
başlayalım. Evet bu sahneyi hepimiz
0:25
yaşamışızdır değil mi? Bir toplantı
0:27
odası, saatler süren bir sunum,
0:29
gözleriniz yavaş yavaş kapanıyor ve
0:32
eğitim bittiğinde yani o odadan
0:33
çıktığınızda aklınızda kalan tek şey
0:36
öğle yemeğinde ne yediğiniz oluyor. Peki
0:38
ama neden? Yani en hayati konular bile
0:41
nasıl oluyor da zihnimizden böyle
0:42
buharlaşıp gidiyor? İşte bütün meselenin
0:45
kilitlendiği yer tam da burası aslında.
0:48
Tüm bu verimsizliğin arkasında yatan,
0:50
genellikle unuttuğumuz ya da belki de
0:52
hiç fark etmediğimiz çok basit bir kural
0:54
var. Ve size bir şey söyleyeyim mi? Bu
0:56
kuralı bir kere anladığınızda oyuna
0:58
bakış açınız tamamen değişiyor. Evet,
1:01
ilk bölümümüz unutulmuş kural. Bakın,
1:04
etkili bir eğitimin en temel, en ana
1:07
prensibi odağı değiştirmektir. Konu
1:10
tamamen sizden yani eğitmenden çıkıp
1:13
onlara yani katılımcılara dönmeli.
1:16
Mesele sizin ne kadar çok şey bildiğiniz
1:18
değil. Asıl mesele onların ne öğrenmeye
1:21
ihtiyacı olduğu. İşte o kuralın adı bu.
1:25
Öğrenen merkezli yaklaşım. Peki bu ne
1:27
demek? Çok basit. Bir eğitim tasarlarken
1:30
hangi yöntemi seçeceğinize karar
1:31
verirken kendinize sormanız gereken tek
1:34
bir soru var. Bu benim katılımcım için
1:36
en iyi yol mu? Her şey ama her şey onun
1:39
etrafında dönmeli. Tabii ki pratik
1:42
şeyler de var. Eee işte grubun
1:44
büyüklüğü, salonun durumu. Bunlar da
1:46
önemli. Evet. Ama bu slayttaki asıl altı
1:49
çizilmesi gereken mesaj şu: Katılımcının
1:52
ihtiyacı her şeyin ama bakın her şeyin
1:54
üzerindedir. Yöneticiniz şöyle yap dese
1:56
bile eğer bu katılımcı için doğru
1:58
değilse yanlıştır. Başarının sırrı işte
2:01
bu öncelikle gizli. Peki madem her şey
2:04
katılımcıyla ilgili dedik o zaman şimdi
2:07
de odağımızı eğitimin kime verildiğine
2:09
yani yetişkin öğrenenin kendine has
2:12
dünyasına çevirelim. Andragoji diye bir
2:14
kavram var. Yani yetişkinlere öğretme
2:17
sanatı. İşte bunu anladığınız zaman
2:19
inanın bana oyunun kuralları tamamen
2:21
değişiyor. Şimdi yetişkinlerle ilgili
2:24
çok büyük bir efsane var. Sanılır ki
2:26
onlar sınıfa girer, pasif bir şekilde
2:28
oturur ve beklentileri de düşüktür.
2:31
Hayır, hayır. Gerçek bunun tam tersi.
2:33
Bir düşünün. Bu insanlar işlerini,
2:35
güçlerini bırakıp oraya gelmişler.
2:37
Zamanları inanılmaz değerli. Bu yüzden
2:39
hem kendilerinden hem de sizden
2:41
beklentileri tavan yapmış durumda.
2:43
Anlattığınız her şeyin kendi
2:45
hayatlarına, kendi işlerine bir faydası
2:47
olmasını hemen bir bağlantı kurmayı
2:49
bekliyorlar. İşte yetişkin beynini
2:52
çocuklardan ayıran en önemli şey tam
2:54
olarak bu. Bir yetişkin yeni bir bilgiyi
2:57
duyup, "Hım, bu mantıklıymış." dediği
2:59
anda kafasında otomatik olarak ikinci
3:01
bir soru belirir. Tamam da ben bunu
3:03
yarın işe gidince nasıl kullanacağım?
3:05
Onlar için bilgi eyleme dönüştüğü an
3:07
değer kazanır. Amaç bilmek değil,
3:10
yapmaktır.
3:11
Peki, öğrenenin zihnini anladık. Şimdi
3:14
sıra geldi sahneyi hazırlamaya. Yani
3:17
öğrenmenin yaşanacağı o mekanı hem
3:19
fiziksel hem de psikolojik olarak nasıl
3:22
tasarlamamız gerektiğine bakacağız. Bu
3:24
söz aslında her şeyi anlatıyor, değil
3:26
mi? Sınıfın kendisi yani o fiziksel
3:29
mekan bizim en güçlü müttefikimiz
3:32
olabilir ama tam tersi de geçerli.
3:35
Düşünsenize loş, sıkıcı, havasız bir
3:37
oda. Daha içeri girer girmez insanın
3:40
bütün öğrenme hevesi kaçar. Peki en
3:43
ideal düzen hangisi? Kaynaklarımızın
3:46
hepsi tek bir cevaba işaret ediyor. U
3:49
düzeni. Bu sadece sandalyeleri bir şekle
3:52
sokmak değil, çok daha fazlası. U
3:54
düzeninde herkes birbirinin yüzünü
3:57
görür. İletişim artar, etkileşim
3:59
kolaylaşır ve eğitmen olarak siz de o
4:02
sıraların arasında kaybolmazsınız.
4:04
Herkesle göz teması kurup doğrudan bir
4:06
bağ oluşturabilirsiniz.
4:08
Tabii duvarlar, sandalyeler bir yere
4:10
kadar. Bir de işin psikolojik boyutu
4:12
var. Hatta belki de daha önemlisi.
4:15
Kullandığınız dil pozitif olmalı,
4:16
cesaret vermeli ve en önemlisi herkese
4:20
eşit mesafede durmalısınız. Asla birini
4:22
kayırmamalısınız. O odadaki herkesin
4:25
kendini güvende ve değerli hissetmesi
4:27
öğrenmenin olmazsa olmazıdır. Evet,
4:30
sahneyi hazırladık. Şimdi sıra geldi
4:32
alet çantamızı açmaya. Yani o bildiğimiz
4:35
klasik ben anlatayım siz dinleyin
4:37
sunumlarının çok ötesine geçen katılımı
4:39
sağlayan araçlara bir göz atacağız. Bu
4:42
tablo aslında her şeyi özetliyor. Bir
4:44
yanda klasik sunum, diğer yanda
4:46
interaktif yöntemler. Bakın klasik sunum
4:49
kötü değildir. Çok kalabalık bir gruba
4:51
hızlıca bilgi vermeniz gerekiyorsa işe
4:53
yarar. Ama bir bedeli var. İnsanların
4:55
dikkati çok çabuk dağılır. Diğer yanda,
4:58
interaktif yöntemler var. Bunlar
5:00
insanları işin içine katar, öğrenmeyi
5:02
aktif hale getirir ve bilginin kalıcı
5:04
olmasını sağlar. İşte o araçlardan belki
5:07
de en güçlüsü rol yapma. Düşünün bir iş
5:11
güvenliği eğitimindesiniz. Acil bir
5:13
durumda ne yapılacağını size saatlerce
5:15
anlatabilirim ya da size o durumu
5:18
güvenli bir ortamda yaşatabilirim.
5:20
Hangisi daha kalıcı olur? Tabii ki
5:23
ikincisi bu yaparak öğrenmenin ta
5:25
kendisidir. Alet çantamızdaki bir diğer
5:28
harika araç ise problem çözme. Bu öyle
5:32
rastgele fikir alışverişi yapmak değil.
5:34
Belli adımları var. Önce problemi
5:37
bilimsel olarak ortaya koyuyorsunuz.
5:40
Sonra eleştirel bir gözle bakıyorsunuz.
5:42
Doğru soruları soruyorsunuz ve en
5:44
sonunda da bütün bu sürecin sonunda
5:47
somut bir karara varıyorsunuz.
5:49
Ve şimdi geldik belki de tüm bu
5:52
anlattıklarımın içindeki en önemli, en
5:54
pratik kurala. Bu kural insan beyninin
5:57
biyolojik bir gerçeğiyle yani dikkat
5:59
süremizin sınırları ile ilgili. Ekranda
6:02
sadece bir sayı var 20. Peki bu sayının
6:05
sırrı ne? Neden bu kadar önemli? İşte
6:08
şimdi o sır perdesini aralıyoruz. Bu
6:10
sayı bir yetişkinin pasif bir şekilde
6:13
sizi dinlerken zihninin dağılmaya
6:15
başlamasına kadar geçen ortalama süreyi
6:17
gösteriyor. Evet. Sadece 20 dakika. Bu
6:20
bizim biyolojik bir limitimiz. İstesek
6:23
de bunu değiştiremeyiz. Yani bir eğitmen
6:25
olarak bu sınıra saygı duymak
6:27
zorundasınız. 20 dakikayı geçtiğiniz
6:29
anda bilin ki salondaki zihinler yavaş
6:32
yavaş başka yerlere kaymaya başlıyor.
6:34
Peki ne yapacağız o zaman? Eğitimi 20
6:36
dakikada bitiremeyeceğimize göre işte
6:39
tam bu noktada motivasyon dediğimiz
6:41
sihirli değnek devreye giriyor.
6:43
Motivasyon o 20 dakikalık sayıcı
6:45
sıfırlamamızı sağlayan her şeydir.
6:47
Mesela araya bir soru sıkıştırırsınız,
6:49
kısa bir video izletirsiniz, küçük bir
6:52
grup aktivitesi yaparsınız. İşte o an
6:54
herkesin dikkati yeniden size döner ve
6:57
sayaç sıfırdan başlar. Sonuç olarak
6:59
bütün bunları toparladığımızda karşımıza
7:01
tek bir soru çıkıyor. Bir dahaki sefere
7:04
bir eğitim salonuna girdiğinizde hangi
7:06
tarafta olursanız olun kendinize sorun.
7:09
Sadece bilgi mi aktarılacak yoksa
7:11
unutulmaz bir deneyim mi yaşanacak?
7:13
Çünkü artık biliyorsunuz gerçek öğrenme
7:16
ancak ikincisiyle mümkün. Karar sizin.
#Jobs & Education

