Anadolu Aöf Havacılık HİŞ305U Hava Trafik Kontrol Hizmetleri
https://lolonolo.com/anadolu-aof/his305u-hava-trafik-kontrol-hizmetleri/
Bu kaynaklar, Anadolu Üniversitesi tarafından hazırlanan ve hava trafik kontrol hizmetlerini kapsamlı bir şekilde ele alan akademik bir ders kitabıdır. İçerik, havacılık tarihi, seyrüsefer sistemleri, radar teknolojileri ve uçuş kuralları gibi temel konuları detaylandırarak bu alandaki teknik ve operasyonel işleyişi açıklar. Metinlerde ayrıca, Türkiye'deki DHMİ gibi yetkili kurumların görevleri, hava trafik kontrolörlerinin lisanslama süreçleri ve uçuş planlarının hazırlanma esasları üzerinde durulur. Güvenlik boyutuyla ilgili olarak; uçak kaçırma eylemleri, kuş çarpması riskleri ve haberleşme kaybı gibi acil durum senaryolarına yönelik çözüm yöntemleri ve tarihsel anılar paylaşılır. Son olarak kitap, havacılık emniyetini artırmak amacıyla kullanılan görsel işaretler ve uluslararası standartlar hakkında eğitici bilgiler sunar.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Şöyle bir kafanızı kaldırıp gökyüzüne
0:02
baktığınızda ne görüyorsunuz? Genellikle
0:05
bomboş bir mavilik değil mi? Ama aslında
0:07
o boşluk var ya o boşluk her an yüzlerce
0:10
uçağın saatte 900 km hızla vızır vızır
0:14
geçtiği görünmez otoyollarla dolu müthiş
0:17
organize bir yer. Peki ama nasıl bu
0:19
devasa sistem nasıl oluyor da tıkır
0:21
tıkır işliyor? İşte bu benzetme var ya
0:24
durumu harika özetliyor. Düşünsenize
0:27
pilotlar kokpitten baktıklarında diğer
0:29
uçakları her zaman göremezler ki. İşte
0:32
tam da bu noktada onlara şuradan git
0:34
buradan dön diyen, çarpışmaları önleyen
0:37
ve bütün o kaosu bir düzene sokan
0:39
birileri devreye giriyor. Evet, asıl
0:42
soru bu. Saatte 900 km hızla giden
0:45
yüzlerce uçak varken nasıl oluyor da
0:47
çarpışmıyorlar? Bakın, birbirine doğru
0:50
yol alan iki uçağın çarpışması
0:52
aralarında 30 km mesafe varken sadece 1
0:55
dakika sürer. Bir dakika. Peki o kısacık
0:58
zamanda güvenliği sağlayan ne? İşte
1:00
şimdi gelin bu görünmez sistemin içine
1:03
dalalım ve nasıl çalıştığını birlikte
1:05
görelim. Gökyüzündeki güvenlik sanılanın
1:08
aksine uçak havalandığı an başlamıyor.
1:10
Hayır, hayır. Çok daha önce. Daha
1:12
tekerlekler yerden kesilmeden başlıyor.
1:15
Her şey yerde yapılan o titiz
1:17
planlamayla şekilleniyor. Bu plan
1:20
dediğimiz şey yani uçuş planı her
1:23
seyahatin adeta temel taşı. Hava trafik
1:26
kontrolörleri bu plana bakıp tamam bu
1:28
uçak şu saatte, şu rotada, şu
1:30
yükseklikte olacak." diyebiliyor. Yani
1:32
bu plan sayesinde her şey öngörülebilir
1:35
hale geliyor ve kontrolörler de trafiği
1:38
bir adım önden yönetebiliyor. İşte bu
1:40
harita durumu mükemmel anlatıyor.
1:42
Aslında gökyüzü öyle başı boş bir alan
1:45
değil. Bu gördüğünüz çizgiler var ya
1:47
tıpkı karadaki otoyollar gibi. Uçakların
1:50
takip ettiği önceden belirlenmiş hava
1:52
yolları bunlar. Uçaklar bu rotaları
1:54
izleyerek hem yakıttan tasarruf ediyor
1:57
hem de trafik akışının düzenli kalmasını
1:59
sağlıyor. Peki tamam. Plan hazır. Rota
2:02
belli. Uçak havalandı. Sonra ne oluyor?
2:05
Bu planı anlık olarak kim yönetiyor?
2:07
İşte şimdi işin kalbine iniyoruz. İnsan
2:10
ve teknoloji. Her şey bu gördüğünüz
2:12
kişiyle başladı. Adı Arch Wage. 1929'da
2:17
dünyanın ilk hava trafik kontrolörü
2:19
oldu. Düşünsenize St. Luis'te bir
2:21
havaalanında bir el arabasına oturmuş,
2:24
elindeki bayraklarla pilotlara in ya da
2:27
kalk işareti veriyordu. İşte o kadar
2:29
mütevazı bir başlangıçtan bugünün
2:31
inanılmaz karmaşık sistemlerine geldik.
2:34
Ve teknoloji o kadar hızlı ilerledi ki
2:37
League'in o basit bayraklarının yerini
2:39
önce telsizler aldı. Sonra 1950'lerde
2:42
asıl devrim geldi. Radar. Radar
2:44
sayesinde kontrolörler uçakları ilk kez
2:46
bir ekranda görebildiler. Bu inanılmaz
2:49
bir şeydi. E bugünse bilgisayarlar,
2:51
uydular artık her uçak kalktığı andan
2:54
indiği ana kadar saniye saniye
2:56
izleniyor. Radardan önce durum nasıldı
2:58
peki? Tamamen manuel. Yani kontrollörler
3:01
devasa haritaların başında duruyor.
3:03
Pilotlar telsizle ben şuradayım diye
3:06
anons geçiyor. Onlar da o pozisyonları
3:08
haritaya iğneliyordu. Her uçağın yerini
3:11
kafalarında canlandırmak zorundaydılar.
3:13
Düşünün ne kadar bülk zihinsel çaba
3:15
gerektiriyor. Şunu da belirtmek lazım.
3:18
Hava trafik kontrolü tek bir görevden
3:20
ibaret değil. Bir uçak yolculuğu boyunca
3:23
birden fazla kontrolörle konuşur. Mesela
3:26
kalkış ve iniş sırasında havalimanındaki
3:29
kuleyile konuşur. Ama havada seyahat
3:31
halindeyken yüzlerce kilometrelik geniş
3:34
alanlardan sorumlu olan sıha kontrol
3:37
birimlerine devredilir. Her biri bu
3:39
büyük bulmacanın olmazsa olmaz bir
3:41
parçası. Ve işin en önemli noktası da
3:44
şu. Teknoloji ne kadar gelişirse
3:46
gelişsin sistemin kalbinde hala insan
3:49
var. O radar ekranlarına bakan,
3:51
saniyeler içinde kritik kararlar veren,
3:53
pilotlara o hayati talimatları ileten
3:55
kişi yani hava trafik kontrolörü bu
3:58
sistemin her zaman vazgeçilmez bir
4:00
parçası olacak. Peki bu kontrolörler son
4:03
sürat giden uçakları birbirine
4:05
çarptırmadan nasıl idare ediyor? Cevap
4:07
basit. Kurallar tıpkı karayollarında
4:10
olduğu gibi gökyüzünün de çok ama çok
4:13
katı kuralları var. İşte size altın
4:15
kurallardan biri. 1000 fet. Bu yaklaşık
4:18
305 metre demek. Kontrollü hava
4:21
sahasında belirli yüksekliklerde uçan
4:23
uçaklar arasında dikey olarak en az bu
4:26
kadar mesafe olmak zorunda. Bu kural ki
4:28
havacılıktaki adı RVSM gökyüzünü çok
4:31
daha fazla uçağın güvenle
4:33
kullanabilmesini sağladı. İşte size
4:35
ilginç bir kural daha. Güvenlik mesafesi
4:38
sadece dikey veya yatay olarak
4:40
ölçülmüyor. Zamanla da ölçülüyor. Şöyle
4:43
ki özellikle o devasa uçaklar
4:46
arkalarında kuyruk türbülansı denen
4:48
görünmez ama çok güçlü hava girdapları
4:50
bırakır. İşte bu kural arkadan gelen
4:53
daha küçük bir uçağın o girdaba kapılıp
4:55
kontrolünü kaybetmemesi için kalkışlar
4:58
arasında belli bir süre beklemesini şart
5:00
koşuyor. Tabii her zaman her şey plana
5:02
göre gitmiyor. Peki ya beklenmedik bir
5:05
durum olursa? İşte o zamanlar içinde
5:07
sistemin çok sağlam bir güvenlik ağı
5:09
var. Pilotlar ve kontrolörler arasında
5:12
acil durumlar için geliştirilmiş özel
5:14
iletişim yöntemleri devreye giriyor. Bu
5:17
gördüğünüz küçük cihazın adı
5:19
transponder. Pilotla kontrolör
5:21
arasındaki en kritik teknolojik
5:23
bağlardan biri. Uçağın kimliğini,
5:25
yüksekliğini, hızını sürekli olarak yere
5:28
yani radara iletiyor. Ama asıl olay bu
5:31
cihazın özel durumlarda kullandığı
5:33
kodlarda. Bu kodlar pilotun acil bir
5:36
durumu sessizce ve anında bildirmesini
5:39
sağlayan bir tür gizli dil gibi. Düşünün
5:42
pilot tersizle konuşamayacak bir durumda
5:44
bile olabilir. İşte o zaman bu özel dört
5:47
haneli kodlardan birini transponder'a
5:49
giriyor. Bu kodu girdiği anda
5:51
kilometrelerce ötedeki kontrolörün
5:53
ekranında alarmlar çalmaya başlıyor.
5:56
Durumun ciddiyeti anında anlaşılıyor ve
5:58
hayat kurtaran o değerli saniyeler
6:00
kazanılmış oluyor. Bir de tabii sözlü
6:03
iletişim var. Burada da iki temel acil
6:05
durum çağrısı öne çıkıyor. Hepimizin
6:07
duyduğu mayday en ciddisi. Yani hayati
6:10
ve anlık bir tehlike var. Hemen yardım
6:12
lazım demek. Motor arızası gibi durumlar
6:14
mesela. Bir de pampan var. Bu da acil
6:17
bir durum olduğunu ama anlık bir hayati
6:19
tehlike olmadığını belirtiyor. Örneğin
6:22
uçakta acil tıbbi yardıma ihtiyacı olan
6:24
bir yolcu varsa bu çağrı kullanılır.
6:26
Şimdi gelin biraz geri çekilelim ve
6:29
büyük resme bakalım. Bütün bu
6:31
anlattıklarımız aslında küresel ölçekte
6:34
her saniye, her dakika gerçekleşen
6:36
devasa bir koordinasyonun parçaları. Bu
6:39
iki resim her şeyi özetliyor aslında.
6:42
Bir yanda W kardeşlerin o ilk mütevazı
6:44
uçuşu, diğer yanda ise bugünün karmaşık
6:47
hava sahası haritası. Aradaki bir
6:50
asırlık yolculuk havacılığın nereden
6:52
nereye geldiğini ve güvenliğin bu
6:54
yolculuğun tam merkezinde olduğunu bize
6:56
gösteriyor. Şunu hiç unutmayalım. Bugün
6:59
hava yolu seyahatinin bu kadar güvenli
7:01
olması bir tesadüf değil. Arkasında her
7:04
detayı düşünülmüş, sürekli geliştirilen
7:07
ve binlerce profesyonelin fedakarlığıyla
7:09
işleyen dev bir sistem var. Gerçekten de
7:13
her güvenli iniş, pilot, kontrolörün ve
7:15
teknoloji arasında sergilenen kusursuz
7:18
bir koreografinin, görünmez bir balenin
7:20
sonucu. Peki ya gelecek, dronel, belki
7:23
de pilotsuz uçaklar ve çok daha
7:26
kalabalık bir gökyüzü bizi bekiyor.
7:28
İşler daha da karmaşık hale gelecek.
7:30
Bugünün sistemini kuran o müthiş zeka,
7:32
yarının bu yeni zorluklarına uyum
7:34
sağlamak için nasıl bir evrim geçirecek?
7:37
İşte bu hep birlikte izleyeceğimiz bir
7:39
sonraki perde olacak.
#Education

