Halkla İlişkiler Uygulamaları Ünite 6 : Pazarlama Yönelimli Halkla İlişkiler - 2
Mar 20, 2026
Auzef Halkla İlişkiler Uygulamaları Ünite 6 : Pazarlama Yönelimli Halkla İlişkiler - 2,
Auzef Halkla İlişkiler Ve Tanıtım Lisans Uzaktan
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba. Bugünkü konumuz pazarlamanın
0:02
belki de en gizli silahı. Halkla
0:04
ilişkilerin o inanılmaz gücü. Yani
0:06
markaların hiç reklam yapmadan nasıl
0:08
zirveye tırmandığını konuşacağız.
0:10
Hazırsanız hadi başlayalım. Şimdi
0:13
aklınıza şu soruyu getirin. Bir kahveci
0:15
dükkanı nasıl oluyor da bütün dünyayı
0:17
fethediyor? Hem de hani böyle sürekli
0:20
gözümüze sokulan reklamlardan yapmadan
0:22
düşününce Starbucks'ın televizyonda ya
0:25
da gazetede ne kadar reklamını gördünüz
0:27
ki? Çok az değil mi? Eee, peki bu işin
0:29
sırrı ne o zaman? İşte bu stratejinin
0:31
havalı bir adı var. Antireklam
0:33
stratejisi. Bu aslında bildiğimiz
0:35
kurallara karşı bir duruş. Adeta bir baş
0:38
kaldırı ve inanın her şeyi kökünden
0:40
değiştirdi. İşte o büyük sorunun cevabı
0:43
da tam olarak burada. Starbucks o devasa
0:46
marka değerini tonla para harcanan
0:48
reklamlara borçlu değil. Çok daha
0:50
akıllıca, çok daha organik bir şeye
0:52
borçlu. Nedir o? güçlü bir halkla
0:54
ilişkiler stratejisi yani kulaktan
0:57
kulağa yayılan o meşhur fısıltı
0:58
gazetesi, medyada bir şekilde yer bulma
1:01
sanatı ve tabii ki size yaşattığı o
1:03
eşsiz deneyim. Peki durup dururken neden
1:05
böyle bir stratejiye ihtiyaç duyuldu?
1:07
Bunu anlamak için hadi gelin zaman
1:09
makinesini atlayıp biraz geriye gidelim.
1:11
Şöyle her şeyin biraz tıkandığı, eski
1:14
usullerin artık pek işe yaramadığı bir
1:16
zamanı. Ve işte geldik 1980'lere.
1:20
O dönemde durum şuydu. Şirketler
1:22
reklamlara resmen para akıtıyordu hem de
1:24
çılgınca. Ama ortada çok tuhaf bir durum
1:27
vardı. Ne kadar çok para harcasalar
1:30
reklamların etkisi o kadar azalıyordu.
1:33
Neden mi? Çünkü insanlar artık
1:35
reklamlara zerre kadar inanmıyordu.
1:37
Güven tamamen bitmişti. İşte tam bu kriz
1:40
ortamında sahneye yeni bir oyuncu çıktı.
1:43
Bakın bu karşılaştırma durumu ne kadar
1:44
net anlatıyor. Bir tarafta bir servete
1:47
mal olan ve artık kimsenin pek de
1:49
takmadığı geleneksel reklamlar, diğer
1:52
tarafta ise çok daha ucuza mal olan ama
1:55
inanılmaz derecede güvenilir bir
1:56
alternatif. Pazarlama yönelimli halkla
1:58
ilişkiler. Ve böylece hikayemizin
2:01
kahramanı yani halkla ilişkiler adeta
2:04
bir makyaj yaptı. Artık o sıkıcı sadece
2:07
basın bülteni gönderen bir departman
2:09
değildi. Resmen pazarlamanın tam
2:11
kalbinde yer alan bir güç merkezine
2:13
dönüştü. Tabii bu dönüşüm kendi kendine
2:16
olmadı. Arkasında bir dahi var. Edward
2:18
Al. Burnayyes. Bu ismi bir yere not
2:20
edin. Çünkü kendisi modern halkla
2:22
ilişkilerin babası olarak anılıyor.
2:24
Aslında bu fikirlerin tohumlarını o
2:26
yıllar yıllar önce atmıştı. Burn'in ne
2:29
kadar zeki olduğunu anlamak için şu
2:30
meşhur kampanyasına bir bakalım. Olay
2:32
şu: İnsanlar yeterince kitap okumuyor.
2:35
Peki neden? Burnay sorunun köküne
2:37
iniyor. Çünkü evlerinde kitaplarını
2:39
koyacakları bir yer. Yani kitaplıkları
2:41
yok. Peki Burney ne yapıyor? Daha çok
2:43
kitap alın diye reklam mı yapıyor?
2:45
Hayır. Çok daha dahice bir yol izliyor.
2:48
Mimarlarla konuşuyor, evlere gömmek,
2:49
kitaplıklar tasarlatıyor. Sonra da
2:51
medyayı devreye sokup kitaplık sahibi
2:53
olmak ne kadar entelektüel, ne kadar
2:55
havalı bir şey algısını yaratıyor. Sonuç
2:58
insanlar önce kitaplık almaya başlıyor.
3:01
Sonra da o boş rafları doldurmak için
3:02
daha çok kitap alıyor. İşte bu reklam
3:05
yapmak değil, resmen pazarın kendisini
3:07
yaratmaktır. İnanılmaz değil mi? Peki
3:10
tamam harika bir fikir. Ama bu iş
3:11
pratikte nasıl yürüyor? Yani bu
3:14
pazarlama odaklı halkla ilişkiler
3:15
dediğimiz şey tam olarak nasıl
3:17
çalışıyor? Gelin şimdi bunun iki temel
3:19
stratejisine bakalım. İlk stratejimizin
3:21
adı itme stratejisi. Burada hedef
3:24
doğrudan bizler yani müşteriler değiliz.
3:27
Düşünün ki bir ürün var. Amaç o ürünü
3:29
marketlerin raflarına, mağazaların
3:31
vitrinlerine itmek. Yani toptancıyı,
3:34
perakendeciyi ikna etmek. Mantık çok
3:36
basit. Eğer ürün rafta duruyorsa müşteri
3:39
onu görüp bir şekilde alacaktır. İşte
3:41
halkla ilişkilerde tam bu noktada o
3:43
aradaki kanalları ikna etmek için
3:45
kullanılıyor. Gelelim ikinci ve bence
3:48
çok daha ilginç olanına. Geçme
3:50
stratejisi. Bunu şöyle hayal edin.
3:52
Markanızın önünde görünmez duvarlar var.
3:55
belki bir yasal engel, belki de size
3:57
karşı oluşmuş olumsuz bir kamuoyu. İşte
3:59
bu strateji o duvarların içinden geçip
4:02
hedefe ulaşmanızı sağlayan bir tür süper
4:04
güç gibi çalışıyor. Bu stratejinin ne
4:07
kadar etkili olduğunu görmek için
4:08
hepimizin bildiği hatta belki de
4:10
birçoğumuzun hayatına dokunmuş bir
4:12
örneğe bakalım. Taşınabilir müzikte
4:15
devrim yaratan o efsane cihaz Sony
4:17
Walkman. Peki Sony ne yaptı? Walkman
4:20
çıktığında milyon dolarlık reklamlar mı
4:22
çekti? Hayır. gitti o dönemin en kilit
4:25
isimlerine bu cihazı hediye etti. Kimler
4:27
mi bunlar? Ünlü müzisyenler, popüler
4:29
şarkıcılar, önemli dergilerin editörleri
4:32
yani aslında günümüzün influencerları. E
4:35
onlar walkman'le sokakta gezinmeye
4:37
başlayınca ne oldu? Herkes bu ne diye
4:39
sormaya başladı ve ürün daha piyasaya
4:41
çıkmadan bir efsaneye dönüştü. Şimdi
4:44
bütün bunları konuştuktan sonra akla şu
4:46
soru geliyor. Acaba bu bahsettiğimiz şey
4:48
gerçekten yeni bir şey mi? Hadi gelin
4:51
olaya bir de bu açıdan bakalım. Bakın bu
4:53
alıntı çok kritik. Kitchen ve Papa
4:56
Somolu gibi işin uzmanları aslında şunu
4:58
söylüyor. Yahu durun bir dakika. Bu
5:00
anlattığınız pazarlama alkıla ilişkileri
5:01
dediğiniz şey yepyeni bir icat değil
5:03
aslında. Bunlar bildiğimiz yıllardır
5:05
kullanılan teknikler. Sadece üzerine
5:07
yeni bir etiket yapıştırılmış hali. Bu
5:09
da olayı farklı bir bakış açısı
5:11
getiriyor tabii. Ve tüm bunlar bizi
5:13
bugünün son ve belki de en can alıcı
5:16
sorusuna getiriyor. Şöyle bir arkanıza
5:17
yaslanıp düşünmenizi istiyorum. Acaba
5:19
bugün hangi markalar gözünüze reklam
5:22
sokmak yerine işte bu konuştuğumuz akıl
5:24
dolu halkla ilişkiler oyunlarıyla sizin
5:27
tercihlerinizi, satın alma kararlarınızı
5:29
sessizce şekillendiriyor. Emin olun
5:31
cevap sandığınızdan çok daha yakın hatta
5:34
belki de şu an elinizde tuttuğunuz o
5:36
telefondaki bir uygulamadır. Kim bilir?
5:41
Ev.
#Public Relations
#Education
#Marketing
#Advertising & Marketing

