Auzef Halkla İlişkiler Uygulamaları Ünite 14 : Uluslararası Halkla İlişkiler,
Auzef Halkla İlişkiler Ve Tanıtım Lisans Uzaktan
https://lolonolo.com/2026/03/21/halkla-iliskiler-uygulamalari-unite-14/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Hiç düşündünüz mü ya? Bir marka kendi
0:02
ülkesinde efsaneyken başka bir ülkede
0:04
neden adını bile duyan olmaz veya tam
0:06
tersi nasıl mümkün oluyor? İşte bu
0:07
başarının sırrı aslında sandığımızdan
0:10
çok daha derinlerde. Gelin bugün
0:12
uluslararası halkla ilişkilerin o
0:13
büyüleyici dünyasına birlikte dalalım ve
0:15
bu sır perdesini aralayalım. Soru
0:18
aslında çok basit gibi duruyor değil mi?
0:20
Ama cevabı inanın milyon dolarlık. Bir
0:23
marka bambaşka bir kültüre, dile, pazara
0:26
sahip bir ülkede nasıl ayakta kalır ve
0:29
başarılı olur? İşte bugün peşine
0:32
düşeceğimiz asıl mesele de tam olarak
0:34
bu. Peki yol haritamız ne? Önce
0:37
sınırları aşan halkla ilişkiler tam
0:39
olarak nedir? Ona bakacağız. Sonra işin
0:41
kalbine yani en kritik unsura, kültüre
0:44
odaklanacağız. Ardından bir ülkeyi nasıl
0:47
analiz ederiz? Adeta röntgenini nasıl
0:49
çekeriz onu göreceğiz. Sahadaki
0:51
oyuncuları tanıyıp en sonunda da tüm bu
0:54
anlattıklarımızı Türkiye'den somut bir
0:56
örnekle birleştireceğiz. Hazırsanız
0:59
haydi başlayalım. Evet, o zaman ilk
1:01
durağımız sınırları aşan halkla
1:03
ilişkiler. Y nedir bu tam olarak? Sadece
1:06
başka bir ülkede reklam yapmak falan mı?
1:08
Yok, yok daha fazlası. Şimdi tanım
1:11
aslında oldukça net. Ulusal sınırları
1:13
aşıp farklı kültürel, siyasi ve ekonomik
1:16
ortamlarda yapılan halkla ilişkiler
1:18
çalışmaları. Ama bakın buradaki asıl
1:21
kilit ifade o son kısım. Farklı
1:23
bağlamlarda. Yani bu ne demek? Her
1:25
ülkenin kendine has kuralları var demek.
1:28
Tek bir formülle her yerde başarılı
1:30
olamazsınız. Aslında işin uzmanları Sri
1:33
Ramesh ve Verjik de tam olarak bunu
1:35
söylüyor. Halkla ilişkiler doğası gereği
1:38
zaten uluslararası bir karaktere sahip.
1:40
E bir düşününce çok doğru değil mi? Hele
1:42
ki şu internet çağında attığınız bir
1:44
tweetin ya da başlattığınız bir
1:46
kampanyanın sınırların içinde kalma
1:48
ihtimali var mı sizce? Mümkün değil. Ve
1:50
bakın burada enteresan bir ayrım
1:52
yapılıyor. Mesela İtalya gibi Batı
1:55
Avrupa ülkeleri bu konuda küreselleşmiş
1:57
sayılıyor. Yani uluslararası halkla
1:59
ilişkilerin dinamiklerine çok daha
2:01
hakimler oraya entegre olmuş durumdalar.
2:03
Ama Türkiye'nin henüz bu kategoride
2:05
olmadığı belirtiliyor. Sadece bu bilgi
2:07
bile aslında her pazarın ne kadar farklı
2:09
yaklaşımlar gerektirdiğini gözler önüne
2:11
seriyor. İşte bu yerelleştirme dediğimiz
2:14
şeyin ne kadar hayati olduğuna dair
2:16
muazzam bir örnek var elimizde. Küresel
2:18
bir dev düşünün. Uniliver Hindistan
2:21
pazarına girerken adını ne yapıyor
2:22
biliyor musunuz? Hindistan Lever Limited
2:24
yapıyor. Şimdi bu basit bir isim
2:26
değişikliği gibi görünebilir ama asla
2:28
değil. Bu resmen ben artık sizden
2:31
biriyim, sizin bir parçanızım demenin en
2:33
etkili yollarından biri. Şimdi geldi
2:35
kişinin özüne. Bütün bu stratejilerin,
2:38
planların temelinde yatan ve gerçekten
2:40
de her şeyi ama her şeyi değiştiren o
2:42
tek kelimeye, başarıyla milyonlarca
2:44
dolarlık bir hüsran alasındaki o incecik
2:47
çizgiye. Kültür. Bunu bir yere not
2:49
alalım. Lüt isterseniz dünyanın en iyi
2:51
ürününe sahip olun. İsterseniz
2:53
milyonlarca dolarlık bütçeniz olsun.
2:56
Eğer gireceğiniz pazarın kültürünü
2:58
anlamıyorsanız bunların hiçbiri sizi
3:00
kurtaramaz. Bu oyunun altın kuralı bu.
3:03
Önce kültür. Her şeyden önce. Peki
3:06
neden? Neden kültür bu kadar önemli?
3:08
Çünkü bakın kültür dediğimiz şey sadece
3:11
yöresel yemekler, folklorik danslar
3:13
falan değil. Hayır. Çok daha derin, çok
3:15
daha temel bir şey. Kaynakta geçtiği
3:17
gibi insanların dünya görüşleri ve
3:20
gerçekliği özel olarak inşa etme
3:22
biçimleri yani adeta herkesin taktığı
3:24
bir gözlük gibi düşünün. Sizin
3:26
verdiğiniz mesajın o gözlükten nasıl
3:28
görüneceği işte bütün mesele bu. İşte
3:31
tam da bu yüzden uluslararası halkla
3:33
ilişkiler dediğimiz şey aslında özünde
3:35
bir kültürlerarası iletişim faaliyeti
3:37
olarak görülüyor. Farklı dünyalar,
3:39
farklı bakış açılar arasında bir köprü
3:42
kurma sanatı bu ve o köprüyü doğru
3:44
kuramazsanız mesajınız asla karşıya
3:46
geçmez. Tamam, süper. Kültürün anahtarı
3:48
olduğunu anladık ama bir ülkenin
3:51
kültürünü nasıl analiz edeceğiz? Hani
3:53
nereden başlayacağız bu işe? Neyse ki
3:55
araştırmacı Zaharna bizim için harika
3:57
bir kontrol listesi, bir yol haritası
3:59
hazırlamış. Şimdi size küçük bir soru.
4:02
Zaharna'ya göre bir ülkenin profilini
4:04
çıkarırken bu listedekilerden hangisine
4:06
bakmaya gerek yoktur? Bir düşünün
4:08
bakalım. Hangisi bu listeye ait olamaz?
4:11
Cevap hemen geliyor. Evet, bildiniz mi?
4:13
Doğru cevap bilişsel psikoloji. Zahran
4:17
diyor ki, "Bir pazara girmeden önce o
4:19
ülkenin ekonomisine, medya kültürüne,
4:22
sosyal yapısına, yasal düzenlemelerine
4:25
ve hatta teknik altyapısına yani
4:27
internetine falan mutlaka bakmanız
4:28
lazım. İşte bu beş kategori o ülkenin
4:31
adeta bir röntgenini çekmenizi sağlar.
4:34
Peki analizimizi yaptık diyelim. Sırada
4:37
ne var? Sahadaki oyuncuları tanımak.
4:39
Yani bu uluslararası halkla ilişkiler
4:42
arenasındaki aktörler kimler? Temelinde
4:44
dört ana sistemden bahsedebiliriz. Bu
4:47
sistemi aslında ikiye ayırıp
4:48
düşünebiliriz. Bir tarafta özel sektör
4:51
var. Yani kar amaçlı ve kar amacı
4:53
gütmeyenler. Mesela bir anda çok uluslu
4:55
bir şirket, diğer yanda uluslararası bir
4:57
sivil toplum kuruluşu. Öbür tarafta da
5:00
kamu var. Yine kar amaçlı olanlar ve kar
5:02
amacı gütmeyenler. Düşününce hepsi bu
5:05
uluslararası alanda faaliyet gösteriyor
5:07
ama hedefler, motivasyonlar birbirinden
5:10
çok farklı. Şimdi bütün bu teorik
5:13
bilgileri bir kenara koyalım ve her şeyi
5:15
somutlaştıralım. Nasıl mı? Türkiye'den
5:18
çok güzel bir örnekle gelin IGEM'yi yani
5:21
ihracatı geliştirme etüt merkezini
5:23
mercek altına alalım. IGEM tam da az
5:26
önce bahsettiğimiz o kamusal aktörlere
5:28
harika bir örnek. Görevi ne? Adından da
5:31
belli zaten Türkiye'nin ihracatını
5:33
geliştirmek. Yani Türk şirketlerinin
5:35
yurt dışı pazarlarda daha güçlü, daha
5:37
başarılı olmalarına yardım etmek. Peki
5:39
bunu nasıl yapıyor? Düşünün ki siz yurt
5:42
dışına ürün satmak isteyen bir
5:44
firmasınız. Igeme sizin için pazar
5:46
araştırması yapıyor. Size ticari
5:48
bilgiler sağlıyor, eğitimler veriyor ve
5:50
hatta ürünlerinizin tanıtımına yardımcı
5:53
oluyor. Yani bir nevi rehberlik ediyor.
5:55
İşte bu kamusal bir gücün halkla
5:58
ilişkileri, ülke ekonomisi için nasıl
6:00
bir kaldıraç olarak kullanıldığının çok
6:02
net bir göstergesi. Ve böylece sona
6:04
geldik. Bütün bu konuştuklarımızdan
6:06
sonra şimdi topu size atıyorum. Bir
6:08
anlığına düşünün. Kendi markanızla
6:10
globale açılıyorsunuz. gideceğiniz
6:12
ülkede ilk dikkat edeceğiniz, "Aman buna
6:14
çok dikkat etmeliyim" diyeceğiniz
6:16
kültürel detay ne olurdu? Belki bir
6:17
rengin anlamı, belki oradaki insanların
6:20
espri anlayışı, belki de iş yapma
6:22
gelenekleri. Cevap ne olursa olsun bu
6:24
soru bile bize uluslararası başarının ne
6:25
kadar hassas ve derin bir anlayış
6:27
gerektirdiğini gösteriyor, değil mi?
#Education

