Auzef Görsel Algı Ünite-7 Soruları : Görsel Yanılsama
https://lolonolo.com/2026/06/04/gorsel-algi-unite-7-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selamlar. Bu yepyeni incelememize hoş
0:02
geldiniz. Hani hepimiz her sabah uyanır,
0:04
gözlerimizi açar ve dünyayı kusursuz bir
0:06
netlikle tam da olduğu gibi gördüğümüzü
0:09
varsayarız, değil mi? Sanki gözlerimiz
0:11
kafamızın içine yerleştirilmiş her şeyi
0:13
tarafsızca kaydeden son model video
0:15
kameralar gibi. Ama bugün, bugün bu
0:17
inancınızı biraz sarsacağız. Çünkü
0:19
gerçek şu ki görsel algımız o sandığınız
0:22
gibi dış dünyanın kusursuz bir canlı
0:24
yayını falan değil. Daha çok beyninizin
0:26
anlık verilerle kendi kendine
0:28
kurguladığı bir film. Eğer hazırsanız
0:30
zihnimizin bu inanılmaz işleyişine doğru
0:33
büyüleyici bir yolculuğa çıkıyoruz. O
0:35
zaman ilk ve en büyük soruyla
0:37
başlayalım. Şu an etrafınızda
0:39
gördükleriniz hatta şu an kendi
0:40
gözlerinizde gördüğünüz şeyler gerçekten
0:42
ne kadar gerçek? Hepimiz sosyal medyada
0:45
o meşhur optik ilüzyonlara bakıp
0:47
gülmüşüzdür. Hani düz çizgilerin dalgalı
0:49
görünmesi ya da o sabit resimlerin
0:51
hareket ediyormuş gibi beynimizi
0:52
yakması. Peki ya bu yanılsamalar sadece
0:55
basit birer internet eğlencesi değilse
0:57
ya bunlar doğrudan beynimizin kendi
1:00
matrixindeki yapısal hatalar bir tür
1:02
kısa devreye ise düşünsenize
1:04
gördüklerimiz fiziksel dünyadan çok
1:06
kendi zihnimizin bir yaratımı olabilir
1:08
mi? Bölüm 1. Gerçeklik mi? Zihnimizin
1:11
bir oyunu mu? Burada asıl konuşmamız
1:13
gereken kavram inşacı görüş. Yani bir
1:16
görsel yanılsama dediğimiz şey temelde
1:19
dışarıdaki o fiziksel gerçeklik ile
1:21
beynimizin bu veriyi yorumlaması
1:23
arasında yaşanan inanılmaz bir kopukluk.
1:26
Şöyle düşünün. Gözlerimizden beynimize
1:28
ulaşan veriler hiçbir zaman tam net ya
1:31
da eksiksiz değildir. Karman çorman ve
1:33
oldukça eksiktir aslında. Beynimiz de
1:36
burada tam olarak elinde eksik ipuçları
1:38
olan usta bir dedektif gibi çalışır. O
1:41
boşlukları, o eksik parçaları ne yapıyor
1:43
biliyor musunuz? sizin haberiniz bile
1:45
olmadan tamamen otomatik bir şekilde
1:48
geçmiş deneyimlerinizde,
1:50
beklentilerinizle ve hafızanızdaki o
1:52
hazır şablonlarla dolduruyor. Yani şu an
1:55
gördüğünüz şey aslında gözlerinizin
1:57
kaydettiği bir video değil, dedektif
1:59
beğeninizin bizzat inşa ettiği bir kurgu
2:01
ve işin en çılgınca tarafı bu devasa
2:04
işlemler silsilesi siz hiç fark etmeden
2:07
saniyenin biri gibi bir sürede
2:08
gerçekleşiyor. İkinci bölüm: Fizyolojik
2:12
ve bilişselüzyonlar.
2:14
Peki madem beynimiz bu boşlukları
2:16
doldururken bazen hata yapıyor, bu
2:18
sistem nerede çuvallıyor? Bu hataları
2:21
temelde ikiye ayırabiliriz. Donanımsal
2:23
hatalar ve yazılımsal hatalar. Bir
2:25
tarafta donanımsal dediğimiz fizyolojik
2:27
yanılsamalar var. Hani uzun süre parlak
2:29
bir ışığa bakarsınız da gözünüzü
2:31
kapattığınızda o ışığın yizini görmeye
2:32
devam edersiniz. Ya işte bu tamamen
2:35
gözünüzdeki o ışık algılayıcı hücrelerin
2:37
fiziksel olarak yorulup pes etmesidir.
2:39
Bildiğiniz bedensel bir yorgunluk. Diğer
2:41
tarafta ise bilişsel yanılsamalar var ki
2:43
işte bu çok daha derin bir yazılım
2:45
meselesi. Burada gözünüzde bir yorgunluk
2:47
yok. Beyin devreye giriyor ve derinliği,
2:50
gölgeyi, perspektifi hesaplamaya
2:51
çalışırken kendi inançlarını,
2:53
beklentilerini hatta o anki
2:55
motivasyonunu bile işin içine katarak
2:57
devasa varsayımlarda bulunuyor. Yani
2:59
fizyolojik olan bas bayağı donanımın
3:01
yorulmasıyken bilişsel olan beynin
3:03
psikolojik olarak olayları baştan
3:05
yazmasıdır. 3üncü bölüm geometrik
3:08
yanılsamalar ve algı kalıpları. Hazır
3:10
yazılım hatalarından ve varsayımlardan
3:12
bahsetmişken çevrenin ve bağlamın
3:14
bizimle nasıl oyun oynadığını es
3:16
geçemeyiz. Geometrik yanılsamalar
3:18
beynimizin içsel ölçüm sistemlerinin
3:21
nasıl kolayca kandırılabileceğini
3:22
gösteren harika örnekler. Şu meşhur
3:24
ponzo illüzyonunu aklınıza getirin. Hani
3:27
ufka doğru daralan tren rayları vardır
3:28
ve arasına iki tane birebir aynı boyutta
3:31
çizgi çizilir. Beynimiz o daralan
3:33
rayları gördüğü an a bu üstteki çizgi
3:36
uzakta o zaman mantıken daha büyük
3:38
olmalı der ve siz o aynı boyuttaki
3:40
çizgiyi devasa görmeye başlarsınız.
3:43
Çünkü beynimizin yıllar içinde
3:44
biriktirdiği ve çok güvendiği bir algı
3:46
kalıbı, bir referans dosyası var. Eğer
3:49
dışarıdan gelen görüntü bu kayıtlı
3:51
şablonlara uymazsa beyin hemen o veriyi
3:53
büker, esnetir ve bam! Yanılsama
3:56
dediğimiz şey tam da o an gerçekleşir.
3:58
Şimdi sıkı durun. Çünkü olayın koptuğu
4:00
yer tam olarak burası. Eğer beyin bu
4:03
kalıpları zamanla öğrenip biriktiriyorsa
4:06
hayatı boyunca hiç görmemiş birine ne
4:08
olur? Bilim insanları bunu araştırmış ve
4:10
sonuç ciddel inanılmaz. Hayatlarının
4:13
ilerleyen yıllarında görme yetisini
4:14
sonradan kazanan insanlar bizim o çok
4:17
kolay aldandığımız iki boyutlu
4:19
perspektif illüzyonlarına kesinlikle
4:21
kanmıyorlar. Yok işlemiyor onlarda.
4:24
Neden mi? Çünkü beyinlerinde üç boyutlu
4:26
derinliğe dair biriktirilmiş bir
4:28
referans geçmişi, bir algı kalıbı henüz
4:31
yok. Bu bize çok ama çok sarsıcı bir
4:34
gerçeği kanıtlıyor. Derinlik algısı,
4:36
perspektif, bunlar doğuştan gelen şeyler
4:39
değil. Tamamen sonradan öğrendiğimiz
4:41
şeyler. Etrafımızdaki fiziksel
4:43
gerçekliği şekillendiren şey sadece ama
4:46
sadece geçmişteki görsel deneyimlerimiz.
4:49
4. bölüm. Bellek, duygular ve sınırlı
4:53
dikkat. Geometrik hesaplamaları,
4:55
çizgileri falan bir kenara bırakalım da
4:57
işin biraz daha o derin, felsefi
4:58
tarafına bakalım. Çünkü gerçekliğimiz
5:00
sadece uzaysal hesaplamalardan ibaret
5:02
değil. En gizli hislerimiz, korkularımız
5:04
ve anılarımız tarafından da inşa
5:06
ediliyor. Bellek ve duygular adeta
5:08
beyninizin sürekli güncellenen bir canlı
5:10
yayın yönetmeni gibi çalışır. O anki ruh
5:12
haliniz veya geçmişteki travmatik bir
5:14
anınız baktığınız şeyi tamamen başka bir
5:16
şeye dönüştürebilir. Bir de dikkat
5:18
filtresi dediğimiz muazzam bir güvenlik
5:19
mekanizması var. Şöyle söyleyeyim.
5:21
Dünyada aynı anda o kadar çok görsel
5:23
veri var ki deyniniz bunların hepsini
5:25
işlemeye kalksa tıpkı aynı anda yüzlerce
5:27
sekme açılmış eski bir bilgisayar gibi
5:29
saniyeler içinde çökerdi. Dikkat
5:31
filtremiz sistemi ayakta tutmak için
5:33
verinin çoğunu acımasızca çöpe atar ve
5:35
sadece işine yarayanı size sunar. Yani
5:38
tüm bu konuştuklarımızı şöyle bir
5:39
toparlarsak başlangıçtaki o kamera
5:42
inancımıza geri dönelim. Eğer beynimiz
5:44
inşacı süreçlerle sürekli boşlukları
5:46
dolduruyorsa, kendi yazılımsal
5:48
varsayımlarını, referans kalıplarını
5:50
kullanıyorsa, hafıza ve duygularımız
5:53
gördüklerimizi an be an yeniden
5:54
kurgulayıp dikkat filtremiz verilerin
5:57
yarısını siliyorsa sizce de büyük bir
5:59
sorun yok mu? Gerçekten herhangi bir
6:01
nesnel dünyayı kendi gözlerinizle
6:03
görebiliyor musunuz? Yoksa her saniye
6:05
tamamen kendi zihninizin sadece sizin
6:08
için özenle yönettiği o kişisel kapalı
6:10
sinema salonunda mı oturuyorsunuz? Bu
6:13
incelememizde kendi gerçekliğimizin
6:15
aslında ne kadar uydurma ve öznel
6:17
olabileceğini gördük. Sanırım bir dahaki
6:19
sefere bir şey için kendi gözlerimle
6:21
gördüm diye yemin ederken durup iki kez
6:23
düşüneceksiniz. Bu kafa açıcı yolculukta
6:26
bana katıldığınız için çok teşekkürler.
6:28
Görüşmek üzere.
#Jobs & Education

