Auzef Grafik Tasarım Tarihi 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/02/01/grafik-tasarim-tarihi-2025-2026-final-sorulari/
Bu metinler, grafik tasarım tarihinin kökenlerinden günümüze kadar uzanan gelişim sürecini ve bu süreçteki önemli sanat akımlarını ele almaktadır. Yazının piktogramlardan evrilerek modern tipografiye dönüşümü, Rönesans’ın getirdiği yenilikler ve Bauhaus gibi okulların endüstriyel tasarıma etkileri temel konular arasında yer alır. Ayrıca De Stijl, Fütürizm ve Konstrüktivizm gibi akımların görsel iletişim dilini nasıl şekillendirdiği, önemli tasarımcıların çalışmaları üzerinden açıklanmaktadır. Belge aynı zamanda dijital devrimin etkilerini, modern mizanpaj araçlarını ve sanatın eyleme dönüştüğü postmodern süreci kapsayan bir ders özeti niteliği taşır. Son olarak, tasarım dünyasındaki bu tarihsel dönemeçleri pekiştirmek amacıyla hazırlanmış çeşitli final soruları ve çözümleri sunulmaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün sizi şöyle bir
0:02
zaman yolculuğuna çıkaracağım. Düşünün
0:05
binlerce yıl önceki bir mağara duvarıyla
0:07
şu an belki de elinizde tuttuğunuz
0:09
telefonun ekranı arasında ne gibi bir
0:11
bağ olabilir ki? İşte bu bağın adı
0:14
grafik tasarım. Hadi başlayalım. Evet
0:17
soru bu. Antik bir mağara ve sizin
0:19
akıllı telefonunuz. Ne alaka değil mi?
0:21
Ama aslında aralarında öyle güçlü, öyle
0:24
kopmaz bir bağ var ki işte biz bugün o
0:26
görünmez bağın peşine düşeceğiz. Bugünkü
0:29
dijital dünyamızın köklerinin ne kadar
0:31
ama ne kadar derinde olduğunu birlikte
0:33
göreceğiz. Dile kolay tam 50.000 yıllık
0:36
bir hikayeden bahsediyoruz. Yani grafik
0:38
tasarım deyince aklınıza sadece logolar,
0:41
afişler gelmesin. Hayır, hayır. Bu
0:44
insanlığın kendini ifade etme. Ben
0:46
buradayım deme arzusunun ta kendisi. Ve
0:49
her şey ama her şey basit bir resimle
0:52
başladı. Hadi o zaman makinesini
0:55
atlayalım ve en başa gidelim. Her şeyin
0:58
başladığı o yere, mağara duvarlarının
1:01
tuvalu zamanlara. Her şey aslında o
1:04
kadar basit bir fikirle başladı ki
1:06
anlatmak istediğin şeyi al çiz. Bu
1:08
kadar. Bugün telefonunuzdaki o küçücük
1:10
uygulama ikonları var ya ya da binlerce
1:13
yıl önceki Sümer çivi yazısı. İşte
1:15
hepsinin atası, hepsinin başlangıç
1:18
noktası bu piktogramlar. Tabii zamanla
1:21
görsel iletişim sadece açım ya da mamut
1:23
var demekten çok daha fazlası haline
1:25
geldi. Yavaş yavaş içine sanatı, kültürü
1:27
hatta bilimi bile almaya başladı. Mesela
1:30
romanesk dönemde ne oldu biliyor
1:31
musunuz? İlk defa din dışı konular
1:33
resmedilmeye başlandı. Bu küçücük bir
1:36
detay gibi görünebilir ama aslında
1:37
düşünce dünyasında yaşanan dev gibi bir
1:39
devrimin görsel kanıtıydı. Ve şimdi
1:43
takvimleri ileri sarıyoruz. Modern çağa
1:45
geliyoruz. Artık işler biraz karışıyor.
1:48
Çünkü geçmişe ve o gümbür gümbür gelen
1:50
sanayi devrimine karşı bir isyan
1:52
başlıyor. İşte burası hikayemizin en
1:55
hareketli, en heyecanlı kısmı. Düşünün
1:58
her yer fabrika dumanı, makine
2:00
gürültüsü. Bu kaosa iki bambaşka tepki
2:03
geldi. Bir yonda Arts and Crafts tepkisi
2:05
vardı. Onlar adeta makinelere sırtını
2:08
dönüp, "Hayır, en güzeli el işçiliğinin
2:10
dürüstlüğü, sadeliği." dediler. Diğer
2:12
yandaysa Artw. Onlar da doğaya baktılar.
2:16
Bitkilerin, çiçeklerin o kıvrımlı, zarif
2:18
hatlarından ilham alıp yepyeni, süslü
2:20
müsüslü bir dil yarattılar. Yani biri
2:22
eskiye dönelim derken diğeri yepyeni bir
2:25
dünya hayal ediyordu. Ve sahneye iki
2:28
yeni akım çıkıyor. Bu tam bir felsefi
2:30
düello. Bir tarafta destil var. Onların
2:33
derdi ne? Evrensel bir uyum, bir
2:35
sükunet. Bunu da nasıl yapacaklar?
2:37
Sadece düz çizgiler ve ana renkler
2:40
kullanarak. Düzen, sadelik. Diğer
2:43
taraftaya fütürizm. Onlar içinse tek
2:45
gerçek var. Hız, dinamizm, teknoloji,
2:48
kaos. Yani biri adeta bir saniye
2:51
duralım, bir sakinleşelim derken diğeri
2:53
daha hızlı daha hızlı diye bağırıyordu.
2:55
İşte fütürizmin manifestosu tam olarak
2:58
bu cümlede saklı. Şekiller parçalanır.
3:00
Düşünsenize artık durağan harfler yok.
3:03
Hareket var, ışık var, çizgiler var.
3:05
Sayfada adeta bir patlama yaşanıyor. Bu
3:08
tipografinin yani harflerin yüzyıllardır
3:11
süren o geleneksel zincirlerinden kopup
3:13
özgürleşmesi demekti. Şimdi hikayemizde
3:16
öyle bir an geliyor ki her şey
3:17
değişiyor. Bir fikir, bir okul doğduğu
3:20
toprakları terk edip Okyanusu aşıyor.
3:23
Avrupa'da filizlenen bir tasarım
3:24
anlayışının Amerika'ya gidip oradan da
3:27
bütün dünyayı nasıl yeniden
3:28
şekillendirdiğine tanık olacağız. İşte o
3:31
yıl 1937. Almanya'nın o efsanevi hatta
3:35
devrimci tasarım okunu Bauhouse
3:37
kapılarını kapatıp Amerika'ya göç etmek
3:39
zorunda kaldı. Belki o an farkında
3:41
değillerdi ama bu göç tasarım dünyasında
3:44
devasa bir değişimin fitilini
3:46
ateşleyecekti. Peki Bauhous Amerika'da
3:49
ne yaptı? İşte dehası tam da burada
3:52
ortaya çıkıyor. Sanayi devrimine, seri
3:54
üretime karşı savaşmak yerine onu
3:56
kucakladı. onu tabiri caizse
3:59
evcilleştirdi. Fabrika bandından çıkan
4:01
sıradan bir sandalyeye bir çaydanlığa
4:03
bile bir kimlik, bir ruh, modern bir
4:05
estetik kazandırdı. Yani aslında sanatı
4:08
ve endüstriyi barıştıran okul oldu
4:10
Bauhause. İşte bu müthiş birleşimden de
4:12
New York okulu doğdu. Düşünün Avrupa'nın
4:15
o temiz, minimalist, kurallı
4:17
modernizmiyle Amerika'nın "Hadi işi
4:19
bitirelim" diyen pragmatik, sonuç odaklı
4:21
ruhu bir araya geliyor. Ne mi oldu? Paul
4:23
Rand, Soulbus gibi efsaneler ortaya
4:25
çıktı. O izlediğimiz filmlerin unutulmaz
4:28
afişleri, bugün bile kullanılan o dev
4:30
markaların logoları hepsi işte bu
4:32
buluşmanın birer meyvesi. Tamam,
4:35
kurallar konuldu, bir düzen oturdu ama
4:37
tasarım dünyası yerinde durur mu?
4:39
Durmaz. Şimdi de sahneye bütün bu
4:42
kuralları bilerek ve isteyerek yıkanlar
4:44
çıkıyor. Onlar sayesinde de dijital
4:47
devrimin kapıları aralanıyor. Bu söz Rus
4:50
konstrüktivizminin adeta manifestosuydu.
4:52
Rodenko ve arkadaşları dediler ki,
4:55
"Sanat zenginlerin duvarlarını süsleyen
4:57
bir lüks olamaz. Sanatın bir işe
4:59
yaraması lazım. Sokağa inmeliydi, halka
5:01
hizmet etmeliydi, bir mühendis gibi
5:03
çalışmalıydı. İşte bu yüzden tuvalleri
5:06
bir kenara bırakıp afişler, binalar,
5:08
gündelik objeler tasarlamaya başladılar.
5:11
Sanat artık kullanışlıydı. Gelelim
5:13
80'lere ve Nevil Brody'ye. Tam bir
5:16
pankrak tasarımcı gibiydi. O da dedi ki,
5:18
"Harfler sadece okunmak için mi var?"
5:21
Hayır. Harfleri aldı. Onlara birer resim
5:23
gibi, birer imaj gibi davrandı. The Face
5:26
dergisinde yaptıklarıyla dergi
5:28
tasarımını sonsuza kadar değiştirdi.
5:30
Bize şunu gösterdi. Tipografi sadece
5:32
okunmaz, aynı zamanda hissedilir. İşte
5:36
size geçmişle bugün arasında
5:37
kurulabilecek en net köprülerden biri
5:40
izometrik çizim. Yüzyıllardır var olan
5:43
bu üç boyutlu çizim tekniği bugün nerede
5:45
karşımıza çıkıyor biliyor musunuz? Belki
5:47
de az önce oynadığınız o mobil oyunda ya
5:50
da internette gördüğünüz o karmaşık
5:52
verileri basitleştiren infografiklerde.
5:54
Gördüğünüz gibi teknoloji değişiyor,
5:57
formlar değişiyor ama bazı temel ilkeler
5:59
hep bizimle kalıyor. Ve geldik
6:02
hikayemizdeki son büyük kırılma
6:03
noktasına. Sanatın artık duvarda asılı
6:06
duran bir nesne olmaktan çıkıp bizzat
6:09
hayatın içine karıştığı, canlı bir
6:11
deneyime, bir eyleme dönüştüğü anlara.
6:14
Postmodernizmle birlikte sanatçılar şunu
6:16
sormaya başladı. Yahu sanat dediğimiz
6:18
şey ille de alınıp satılabilen bir nesne
6:20
olmak zorunda mı? Belki de sanat tam o
6:23
anda yaşanan bir deneyimdir, bir
6:25
performanstır. Zamanın içinde donup
6:27
kalmayan anlık bir eylemdir. Yani artık
6:29
önemli olan duvara asacağınız bir tablo
6:32
değil. O performansı izlerken sizin ne
6:34
hissettiğinizdir. Sanat bir ana
6:37
dönüşmüştür. İşte grafik tasarımın
6:39
gündelik hayattaki gücü de tam olarak
6:41
bu. Bazen bir afiş size neşeyle
6:44
seslenir. Bu akşam harika bir konser
6:46
var. Kaçırma der. Bazen de çok daha
6:49
ciddi bir tonda adeta Fısıldar.
6:51
Gezegenimizin sana ihtiyacı var. Yani
6:54
biri sizi eğlenceye davet ederken diğeri
6:57
sizi durup düşünmeye hatta harekete
6:59
geçmeye çağırır. İkisi de tasarımın
7:01
gücüdür. Evet. Mağara duvarlarındaki o
7:04
ilk el izlerinden bugün cebimizdeki
7:06
telefonların ekranındaki piksellere
7:08
kadar geldik. Tam 50.000 yıllık
7:10
inanılmaz bir yolculuktu. Ama sakın
7:12
hikayenin bittiğini düşünmeyin asla.
7:14
Yapay zeka, arttırılmış gerçeklik, sanal
7:16
dünyalar, görsel dilimiz belki de
7:18
tarihinin en büyük devrimin eşiğinde
7:20
duruyor. Peki siz ne düşünüyorsunuz?
7:22
Bundan sonraki görsel dilimiz ne olacak?
7:24
İşte bu sorunun cevabını sanırım hep
7:26
birlikte yaşayarak öğreneceğiz. Vakit
7:28
ayırdığınız için çok teşekkürler.
#Visual Art & Design
#Design

