Auzef Grafik Tasarım Tarihi 2024-2025 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/26/grafik-tasarim-tarihi-2024-2025-butunleme-sorulari/
Bu kaynaklar, mağara resimlerinden dijital çağa uzanan geniş bir zaman diliminde grafik tasarımın tarihsel gelişimini ve dönüm noktalarını kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Metinlerde antik dönemdeki hiyerogliflerin çözümünden, Arts and Crafts ve Art Nouveau gibi modernizmin öncüsü olan sanatsal akımların etkilerine kadar kritik süreçler detaylandırılmaktadır. 20. yüzyılın başındaki Fütürizm ve De Stijl gibi avangart hareketlerin yanı sıra, İsviçre Stilinin rasyonelliği ile New York Okulu’nun oyunsu yaklaşımı arasındaki farklar vurgulanmaktadır. Ayrıca, Polonya ve Küba afiş ekollerinin siyasi bağlamları ile Postmodernizmin getirdiği eklektik anlayış incelenerek tasarımın toplumsal olaylarla ilişkisi kurulmaktadır. Son bölümlerde ise masaüstü yayıncılık ve dijital araçların doğuşuyla tasarımın statik bir görüntüden dinamik ve etkileşimli bir deneyime nasıl dönüştüğü açıklanmaktadır. Kaynaklar, tasarımcıların biyografileri ve ikonik eserleri üzerinden disiplinin teknik ve estetik evrimini bir bütün olarak sunmaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Görsel iletişim. Binlerce yıllık bir
0:02
serüven değil mi? İşte bugün bu serüvene
0:04
tabiri caizse ışık hızında bir yolculuk
0:07
yapacağız. Gelin bu inanılmaz evrimin
0:09
derinliklerine birlikte dalalım. Evet,
0:11
asıl soru bu. O anti koymalardan şimdi
0:14
telefonunuzda kaydırdığınız uygulamalara
0:16
nasıl geldik? Yani düşünsenize insanın
0:19
mağara duvarına bıraktığı o ilk izle
0:22
parmaklarımızın ucundaki o pürüzsüz
0:24
ekrana kadar uzanan baş döndürücü bir
0:25
yolculuk bu. Gelin bu evrimi şimdi adım
0:28
adım birlikte inceleyelim. Şöyle bir
0:30
bakın. Gözlerinizin önünden geçenler
0:32
aslında binlerce yıllık bir hikayenin
0:34
özeti gibi. Mağara duvarlarındaki o ilk
0:37
figürler. Sonra bir anda Artnou'nun o
0:40
akıcı zarif hatları. Ardından distilin o
0:42
katı geometrisi. 80'lerin o isyanı ve
0:45
nihayetinde bugünün o tertemiz
0:48
minimalist uygulama arayüzleri. Tasarım
0:51
gördüğünüz gibi sürekli aktı, değişti ve
0:53
dönüştü. Peki o zaman en başa gidelim.
0:57
Her şeyin başladığı o ilk ana,
0:59
insanlığın iletişim kurmak için ardında
1:01
bıraktığı ilk kalıcı izlere doğru bir
1:04
yolculuk yapalım. İşte karşınızda o
1:06
meşhur nesne rozetta taşı. Yani düşünün
1:09
bir tek bir taş parçası binlerce yıllık
1:11
bir sessizliği bozuyor. Nasıl mı?
1:14
Üzerinde aynı metnin üç farklı dilde
1:15
yazılması sayesinde. Bu Mısır
1:17
hierogliflerinin o gizemli dünyasının
1:19
kapısını aralayan anahtar oldu. Antik
1:21
bir görsel dil yüzyıllar sonra yeniden
1:23
konuşmaya başladı. kelimenin tam
1:25
anlamıyla geçmişe açılan bir kapı. Şimdi
1:28
zamanda ileriye doğru dev bir adım
1:30
atıyoruz ve kendimizi 20. yüzyılın hemen
1:33
başında buluyoruz. Burası bambaşka bir
1:36
dünya. Makineler o durdurulamaz gücüyle
1:39
insan elinin o eşsiz zarafeti arasında
1:41
büyük bir gerilimin yaşandığı ve tasarım
1:44
dünyasının sonsuza dek değiştiği bir an.
1:47
Düşünsenize o dönem için ne kadar
1:49
kışkırtıcı bir fikir bu. Jean Raskin
1:51
sanayi devriminin o ruhsuz, tek tip,
1:54
seri üretimine resmen kafa tutuyor ve
1:56
diyor ki, "Hayır. Ona göre bir şeyi
1:58
tasarlayan zihinle onu hayata geçiren el
2:01
asla birbirinden ayrılmamalı. İşte bu
2:04
fikir makineleşmeye karşı adeta bir
2:06
isyan bayrağı açan ve el sanatlarının o
2:09
eşsiz değerini yeniden hatırlatan Arts
2:12
and Crafts akımının da ateşini yaktı.
2:14
Arts and Crafts'ın açtığı yoldan
2:15
ilerleyen Artnu ise endüstrinin o sert
2:18
köşeli dünyasına verilmiş en zarif, en
2:21
şiirsel cevaplardan biriydi. Belki de
2:23
doğanın kendisinden, çiçeklerden,
2:25
bitkilerin o kıvrımlarından ilham alan
2:27
bu akıcı ve organik çizgileri
2:29
Viyana'daki ünlü Versakrum dergisinin
2:31
sayfalarında ya da Jür Şeret'in Paris
2:33
sokaklarını birer sanat galerisine
2:35
çeviren o meşhur afişlerinde görmek
2:37
mümkün. Ve işte 20. yüzyılın başındayız.
2:39
Artık tüm kurallar değişiyor. Şimdi
2:42
görsel sanatı ve tasarımı kökünden
2:44
sarsan, her şeyi baştan tanımlayan o
2:46
radikal ve cüretkar akımların doğuşuna
2:48
tanıklık etme zamanı. Bakın burada soyut
2:51
sanata giden iki farklı ama ikisi de
2:53
devrimci yol var. Bir tarafta kübistler.
2:56
Onlar nesneleri alıp adeta geometrik
2:58
parçalarını ayırıyor. Bize aynı anda
3:00
birden çok açıdan bakma imkanı
3:02
veriyorlar. Diğer tarafta ise
3:04
fütüristler var. Onların derdi modern
3:06
dünyanın enerjisi, hız, makineler. Bunu
3:09
anlatmak için de kelimeleri, tipografiyi
3:11
parçalıyorlar. Yani biri nesneyi diğeri
3:14
ise dili yeniden inşa ediyor. İnanılmaz
3:16
değil mi? Sıradaki durağımız Hollanda ve
3:19
Destyle yani stil. Theo Van Dburg ve
3:22
Pete Mondria'nın başını çektiği bu
3:24
akımın amacı çok netti. Sanatı en temel,
3:27
en saf haline geri döndürmek. Düşünün
3:30
Dünya Savaşı'nın o korkunç kaosundan
3:32
yeni çıkılmış. İşte onlar bu karmaşanın
3:35
ortasında kişisel duygulardan,
3:37
öznellikten tamamen arınmış evrensel bir
3:40
düzen ve uyum deli yaratmanın
3:41
peşindeydiler. Ve bu işi ne kadar
3:44
ciddiye aldıklarını şu kurallara bakınca
3:46
anlıyoruz. Bir hayal etsenize. Sadece ve
3:48
sadece dikey ve yatay çizgiler
3:50
kullanabilirsiniz. Eğri yok. Renk olarak
3:53
da sadece ana renkler yani kırmızı,
3:56
sarı, mavi bir de tabii siyah, beyaz ve
3:57
gri var. Amaç ne? Her türlü kişisel
4:00
yorumu, her türlü duyguyu denklemden
4:03
çıkarıp mutlak ve evrensel bir uyuma
4:06
ulaşmak. Bu kurallar aslında yeni bir
4:08
dünya düzeni arayışının görsel bir
4:10
manifestosu gibiydi. Peki savaş sonrası
4:12
döneme geldiğimizde tasarım dünyasında
4:15
ilginç bir kapışma görüyoruz. Bir yanda
4:17
İsviçre'nin o kusursuz düzeni ve
4:19
rasyonelliği diğer yanda, Amerika'nın
4:22
zekası ve oyun bazlığı. Gelin bu iki
4:25
idealin nasıl çarpıştığına bir bakalım.
4:27
İşte bu iki stil adeta iki zıt kutup
4:30
gibi. Bir tarafta İsviçre uluslararası
4:33
stili var. Her şey nesnel, rasyonel, bir
4:36
saat gibi işleyen matematiksel bir
4:38
ızgara sistemine dayanıyor. Temiz, net,
4:41
evrensel bir dil arayışı. Diğer tarafta
4:44
isa New York okulu. Burada işler çok
4:47
daha oyuncu, çok daha kavramsal. Harfler
4:50
resme, resimler harfe dönüşüyor. Her şey
4:53
bir görsel zekaya, zekice bir espriye
4:55
dayanıyor. Yani düzen mi, zeka mı? İşte
4:59
dönemin büyük tasarım sorusu tam olarak
5:02
buydu. Bu da tasarım dünyasından harika
5:04
bir usta çırak hikayesi. Efsanevi bir
5:07
isim. Alexi Brodovic. Harpers bazarda
5:09
adeta bir okul kuruyor. Sadece derginin
5:12
sanat yönetmeni değil, aynı zamanda
5:13
Henry Wolf gibi genç yetenekleri de
5:15
yetiştiren bir mentor. Ve sonra ne
5:17
oluyor? Öğrencisi Henry Wolf 1958'de
5:20
hocasından görevi alıyor ve o ikonik
5:22
görünümü alıp bir adım daha öteye
5:24
taşıyor. Bu tasarımda mirasın ve bayrağı
5:26
devretmenin ne kadar kritik olduğunu
5:28
gösteren müthiş bir örnek. Ve geldik 20.
5:30
yüzyılın ikinci yarısına. Artık tasarım
5:34
öyle sessiz sedasız bir iş değil. sadece
5:36
estetik bir kaygı gütmüyor. Aynı zamanda
5:39
toplumsal eleştirinin, kurallara baş
5:41
kaldırının en güçlü araçlarından biri
5:43
haline geliyor. Bu dönem tasarımın
5:45
gerçekten de sesini yükselttiği bir
5:47
dönem. Siyasetin tasarımı nasıl
5:49
şekillendirdiğine dair bundan daha iyi
5:51
iki örnek olamazdı herhalde. Bakın
5:54
Polonya'da tasarımcılar baskıcı rejimin
5:56
o ağır sansürünü aşmak için ne yapıyor?
5:59
Zekice çarpıcı metaforlarla dolu
6:01
bambaşka bir görsel dil icat ediyorlar.
6:04
Küba'ya baktığımızda ise devrim sonrası
6:06
sanatçılar Sovyetlerin onlara dayattığı
6:08
o katı sosyalist gerçekçilik anlayışını
6:11
hayır diyor. Onun yerine serigrafi yani
6:14
ipek baskı tekniğinin o canlı cıvıl
6:16
cıvıl renkleriyle kendi devrimlerini
6:18
kutlayan özgün bir stil yaratıyorlar. Ve
6:21
işte karşınızda postmodernizmin en
6:23
renkli, en fırlama, en cüretkar çocuğu
6:27
Memphisiz grubu. Yıllardır süregelen o
6:29
"Az çoktur" modtosuna resmen savaş
6:32
açtılar. Modernizmin o sıkıcı ve ruhsuz
6:35
buldukları işlevselliğine karşı dediler
6:37
ki, "Hayır efendim, çok daha çoktur.
6:39
Plastik laminat gibi o güne kadar ucuz
6:41
diye küçümsenen malzemeleri alıp onlarla
6:44
kışkırtıcı, rengarenk, belki tamamen
6:47
işlevsiz ama kesinlikle çok eğlenceli
6:49
tasarımlar yarattılar. Ve şimdi tasarım
6:52
tarihindeki belki de en büyük, en köklü
6:54
dönüşüme geliyoruz. Her şeyi değiştiren
6:57
o ana yani kişisel bilgisayarın ve
7:00
dijital devrimin saniye çıkışına. Bu
7:02
ayrım aslında her şeyi anlatıyor.
7:04
Geleneksel dünyada tasarım basıldığı
7:06
anda hikayesi biten durağan tek yönlü
7:08
bir iletişimdi. Bir kitap, bir afiş. Son
7:11
hali oydu. Ama dijital devrimle
7:13
birlikte, masaüstü yayıncılıkla birlikte
7:15
ne oldu? Tasarım bir anda canlandı.
7:17
Dinamik, interaktif, sesli, hareketli
7:20
hatta analitik verilerle sürekli
7:21
güncellenebilen, yaşayan bir organizmaya
7:24
dönüştü. Bu bir değişim değil. Tam
7:26
anlamıyla bir devrimdi. İşte böyle.
7:28
Mağara duvarlarındaki o ilk el izinden
7:30
yola çıktık ve bugünün dokunmatik
7:32
ekranlarına kadar geldik. Gördük ki
7:34
hikaye boyunca tasarım hep uyum
7:36
sağlamış. Teknoloji değiştikçe, kültür
7:38
değiştikçe görsel dilimiz de kendini hep
7:40
yeniden icat etmiş. Peki şimdi sıradaki
7:44
yapay zekanın ve algoritmaların
7:45
tasarımlar yaptığı bu yeni çağda bir
7:47
sonraki büyük görsel devrim ne olacak?
7:50
İşte bu hepimizin üzerine kafa yorması
7:52
gereken bir soru.
#Education

