Auzef Genel İktisat 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/13/genel-iktisat-2025-2026-final-sorulari/
Bu kaynaklar, Genel İktisat dersinin final sınavına yönelik hazırlanan ve hem mikro hem de makroekonomi konularını kapsayan kapsamlı bir çalışma rehberidir. Metinlerde; fayda teorisi, piyasa yapıları, maliyet analizleri ve üretim süreçleri gibi temel ekonomik kavramlar detaylı bir şekilde açıklanmaktadır. Ayrıca işsizlik türleri, enflasyon, para ve maliye politikaları gibi toplumsal ölçekli ekonomik dinamikler, uygulama soruları ve çözümleriyle birlikte sunulmaktadır. Örnek sorular üzerinden arz-talep dengesi, monopolcü rekabet ve Merkez Bankası araçları gibi teknik konuların pekiştirilmesi amaçlanmıştır. Sonuç olarak bu içerik, üniversitelerin çeşitli bölümlerinde eğitim gören öğrenciler için akademik bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Şimdi şöyle 5 dakikada
0:02
iktisadın o karmaşık görünen dünyasına
0:05
hızlı bir dalış yapıyoruz. Aslında bu
0:07
kavramların günlük hayatımızın tam da
0:10
merkezinde olduğunu hep beraber
0:11
göreceğiz. Hazırsanız hemen başlayalım.
0:14
Yani hiç merak ettiniz mi? Gün içinde
0:17
aslında sürekli karşılaştığımız ama
0:19
belki de hiç üzerine kafa yormadığımız o
0:21
kadar çok soru var ki. Mesela bir ürünün
0:24
fiyatı nasıl belirleniyor veya faiz
0:26
oranları neden bu kadar önemli?
0:28
hayatımızı nasıl etkiliyor ve o
0:30
duyduğumuz farklı işsizlik türleri. Ya
0:32
bunlar ne demek aslında? İşte bütün
0:35
bunlar aldığımız kahvenin fiyatından
0:37
tutun da bankadaki paramızın değerine
0:39
hatta iş bulma ihtimalimize kadar her
0:42
şeyi doğrudan etkiliyor. İşte bütün bu
0:44
soruların cevapları aslında iktisadın
0:47
içinde gizli. Ve işin güzel tarafı ne
0:49
biliyor musunuz? Cevapları bulmak
0:51
sandığınız kadar zor değil. Gelin bu
0:53
yapbozun parçalarını şimdi birlikte
0:55
yerine oturtalım. Peki nereden
0:58
başlıyoruz? Tabii ki en temelden. Yani
1:01
bizden, bireylerden ve bizim verdiğimiz
1:04
kararlardan. Hadi gelin mikroekonominin
1:07
o temel yapı taşlarına şöyle bir göz
1:09
atalım. Ekonomide her şeyin başlangıç
1:11
noktası arzdır. Yani birilerinin insan
1:13
ihtiyaçlarını karşılamak için mal ve
1:15
hizmet üretmesi. Bu olmadan ne tüketim
1:18
olur ne de ticaret. Her şeyin başladığı
1:20
o ilk adım işte bu. Peki bir malı ya da
1:23
hizmeti neden talep ederiz? Bizi ona
1:25
almayı iten şey ne? İşte cevap bu
1:27
kelimede. Fayda yani bir ürünün bize
1:30
sağladığı o tatmin duygusu. İyi de bu
1:33
tatmini nasıl ölçeceğiz ki? Bu ilginç
1:36
bir soru işte. İşte bu noktada
1:38
iktisatçılar ikiye ayrılıyor. Bir grup
1:40
kardinal faydacılar diyor ki faydayı
1:43
ölçebiliriz. Mesela bu kahveden 10 util
1:46
fayda aldım gibi sayısal bir değer
1:48
verebiliriz. Diğer grup ordinal
1:50
faydacılar ise, "Yok canım o kadar da
1:53
değil." diyor. Onlara göre faydayı
1:55
sadece sıralayabiliriz. Yani ben kahveyi
1:58
çaydan daha çok seviyorum dememiz
2:00
yeterli. Bu olaya bakıştaki çok temel
2:03
bir ayrım aslında. Şimdi düşünün hiç
2:05
gelirimiz olmasa bile yani maaşımız
2:08
sıfır olsa bile yapmak zorunda olduğumuz
2:10
harcamalar var, değil mi? İşte bu
2:12
gelirden tamamen bağımsız. Hayatta
2:15
kalmak için gereken minimum harcamalara
2:17
otonom tüketim diyoruz.
2:19
Şimdiye kadar tüketiciye yani bize
2:21
odaklandık. Hadi şimdi madalyonun diğer
2:24
yüzünü çevirelim ve üreticilere yani
2:26
firmalara ve onların içinde yarıştığı o
2:29
piyasa oyun alanlarına bakalım.
2:31
Piyasalar tek tip değil. Hepsinin
2:33
kendine has kralları var. Mesela 1 uçta
2:35
tam rekabet var. Düşünün yüzlerce satıcı
2:38
aynı ürünü satıyor. Kimsenin fiyatı
2:40
etkileme gücü yok. Diğer uçta ise
2:42
monopol yani tekel var. Tek bir satıcı,
2:45
benzersiz bir ürün. Fiyatı tamamen o
2:47
belirliyor. Bu ikisinin arasında da
2:49
tabii ki monopollü rekabet gibi farklı
2:51
farklı piyasa türleri bulunuyor. Tam
2:53
rekabet piyasasında firmalar uzun vadede
2:56
öyle büyük paralar kazanamaz. Sadece
2:58
normal kar elde ederler. Neden mi? E
3:00
çünkü o piyasaya girmek çok kolay.
3:03
Birisi iyi para kazandığını görünce
3:04
hemen başkaları da o işe girer. Rekabet
3:07
artar, fiyatlar düşer ve o aşırı karlar
3:10
eriyip gider. geriye sadece masrafları
3:12
karşılayacak kadar bir kar kalır. Peki
3:15
bir tekel yani monopol daha fazla mal
3:18
satmak istediğinde neden fiyatını
3:19
düşürmek zorunda kalır? Sonuçta
3:21
piyasanın tek hakimi o değil mi? Ama
3:23
işler tam olarak öyle yürümüyor. Bunun
3:25
çok basit bir mantığı var. Şimdi
3:27
adımları takip edelim. 1. Amacımız bir
3:29
tane daha fazla ürün satmak. İki bunun
3:32
için ne yapmamız gerekiyor? Fiyatı
3:34
düşürmek. Ama işin püf noktası şu.
3:36
Fiyatı sadece o son bir tane için değil,
3:38
sattığımız bütün ürünler için düşürmek
3:40
zorundayız. Üçüncü adımda ne oluyor?
3:43
Önceden daha pahalıya sattığımız
3:44
ürünlerden de artık daha az para
3:46
kazanıyoruz. Ve sonuç işte o son
3:48
sattığımız bir üründen gelen ek gelir
3:50
yani marjinal gelir her zaman yeni
3:53
fiyattan daha düşük kalıyor. Bu çok
3:55
önemli bir nokta. Hani derler ya her
3:57
şeyin fazlası zarar. Bu firmalar için de
3:59
geçerli. Bir firma o kadar büyür, o
4:01
kadar devasa bir yapıya dönüşür ki artık
4:04
işler yavaşlamaya başlar. Yönetim
4:06
zorlaşır, bürokrasi artar, maliyetler
4:08
yükselir. Yani büyüklük bir noktadan
4:10
sonra verimlilik yerine verimsizlik
4:12
getirmeye başlar. Buna da içsel eksi
4:14
ekonomiler diyoruz. Şimdiye kadar
4:16
bireylere ve firmalara yani
4:18
mikroekonomiye baktık. Artık biraz
4:20
uzaklaşıp büyük resmi görme zamanı.
4:23
Gelin bir ülkenin ekonomisinin genel
4:25
sağlığını gösteren o hayati işaretlere
4:28
bakalım. Deflasyon yani fiyatların
4:31
sürekli düşmesi. Kulağa ne kadar hoş
4:33
geliyor değil mi? Her şey ucuzluyor. Ama
4:35
durun aslında bu bir ekonomi için en
4:37
tehlikeli senaryolardan biri olabilir.
4:39
Peki neden tehlikeli? Çünkü fiyatlar
4:41
düşmeye başladığında herkes biraz daha
4:44
bekleyeyim daha da ucuzlar diye
4:45
düşünerek alımlarını erteler. E kimse
4:47
bir şey almayınca ne olur? Şirketler
4:50
üretimlerini kısar, yatırımlarını
4:51
durdurur. Bu da ekonomiyi aşağı doğru
4:53
çeken bir sarmal yaratır. Yani deflasyon
4:56
varken yatırımları kesmek ateşe benzinle
4:58
gitmek gibidir. Şimdi karşımızda kocaman
5:00
bir rakam var. Bir ülkenin nominal milli
5:03
geliri. Yani o yılki fiyatlarla
5:05
hesaplanmış toplam geliri. Gerçekten
5:08
etkileyici görünüyor değil mi? Ama bu
5:10
rakam bize hikayenin tamamını
5:11
anlatmıyor. Hatta bizi yanıltabilir
5:13
bile. Asıl resim ise burada. Bu ikinci
5:16
rakam reel milli gelir. Yani enflasyonun
5:18
o fiyat artışlarının yarattığı köpüğü
5:20
çıkardıktan sonra elimizde kalan net
5:22
rakam ekonominin gerçekten ne kadar
5:24
büyüdüğünü, ne kadar mal ve hizmet
5:26
ürettiğini bize işte bu reel geliri
5:27
gösterir. O yüzden asıl bakmamız gereken
5:30
yer her zaman burasıdır. İşsizlik
5:32
dediğimizde de farklı türlerden
5:34
bahsediyoruz aslında. Mesela yapısal
5:36
işsizlik ekonominin yapısı değiştiğinde
5:38
ortaya çıkar. Diyelim ki teknoloji
5:40
ilerledi ve artık bazı mesleklere
5:43
ihtiyaç kalmadı. İşte bu yapısal
5:45
işsizliktir. Bir de gizli işsizlik var.
5:48
Bu daha sinsi bir durum. Mesela bir iş
5:51
yerinde aslında 3 kişinin yeteceği bir
5:53
işi 5 kişi yapıyor. O iki kişi çalışıyor
5:56
gibi görünse de aslında üretime hiçbir
5:58
katkıları yok. İşte bu da gizli
6:00
işsizlik. Peki bu kadar büyük ve
6:03
karmaşık bir yapıyı yani ekonomiyi kim
6:05
yönetiyor? Bu devasa geminin dümeninde
6:08
kimler var? Genellikle iki büyük güçten
6:10
bahsedebiliriz. İşte o iki büyük güç.
6:13
Bir tarafta Merkez Bankası var. Onun
6:16
silahları ne? Faiz oranları, piyasadaki
6:18
para miktarı, kısacası paranın kendisini
6:21
kontrol ediyor. Buna para politikası
6:23
diyoruz. Diğer tarafta ise hükümet var.
6:25
Onun araçları da vergiler ve kamu
6:27
harcamaları. Yani ne kadar vergi
6:29
toplayacağına ve bu parayı nereye
6:31
harcayacağına karar veriyor. Buna da
6:33
maliye politikası diyoruz. İkisinin de
6:35
amacı aynı. Ekonomiyi dengede tutmak.
6:37
İşte böyle en temelden yani arz ve
6:40
talepten başlayıp firmaların rekabetine,
6:43
oradan da ekonominin büyük
6:45
göstergelerine ve onu yöneten
6:47
politikalara kadar geldik. Gördüğünüz
6:49
gibi bütün bu kavramlar aslında
6:51
birbirinden kopuk değil. Hepsi her gün
6:54
verdiğimiz kararları ve içinde
6:56
yaşadığımız dünyayı şekillendiren bir
6:58
bütünün parçası. Umarım bu temel
7:00
kavramları anladıktan sonra artık
7:02
dünyaya biraz daha farklı bir gözle
7:04
bakarsınız. Bir dahaki sefere bir ürünün
7:06
fiyatını gördüğünüzde, bir faiz haberi
7:08
duyduğunuzda umarım perdenin arkasında
7:10
dönen bu mekanizmaları hatırlarsınız.
7:13
Unutmayın iktisadi anlama serüveniniz
7:15
daha yeni başlıyor.
#Business & Industrial
#Finance
#Education

