Auzef Genel İktisat 2024-2025 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/27/genel-iktisat-2024-2025-butunleme-sorulari/
Bu kaynaklar, mikroiktisat ve makroiktisat disiplinlerinin temel kavramlarını içeren kapsamlı bir ders özeti ve sınav hazırlık rehberidir. Metinlerde, işletmelerin kâr mekanizmalarından piyasa yapılarına, tüketici davranışlarından işsizlik türlerine kadar geniş bir teorik çerçeve çizilmektedir. Özellikle para politikası araçları, merkez bankasının işleyişi ve enflasyon çeşitleri gibi finansal konular üzerinde ayrıntılı durulmaktadır. Ayrıca, Türkiye'deki kurumsal işleyiş ile arz-talep dengesini açıklayan bilimsel teoremler soru-cevap formatıyla pekiştirilmektedir. Genel iktisat prensiplerini akademik bir perspektifle ele alan bu doküman, ekonomik göstergelerin nasıl hesaplandığını ve piyasadaki denge noktalarını teknik terimlerle açıklamaktadır. Üretim maliyetlerinden döviz ve para türlerine kadar iktisadi hayatın temel taşları bu kaynaklarda bir araya getirilmiştir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba. İktisat deyince aklınıza ne
0:03
geliyor? Şöyle karmaşık anlaşılmaz
0:05
grafikler falan mı? Aslında iktisat
0:08
farkında bile olmadan her günümüzü
0:10
yöneten gizli bir kod gibi. İşte o sabah
0:13
içtiğiniz kahveden tutun da akşam
0:15
dinlediğiniz haberlere kadar her şeyin
0:18
ama her şeyin içinde. Hadi gelin bu kodu
0:21
birlikte çözelim. Evet. Ne diyorsunuz?
0:23
Sabah kahvesi, işiniz, akşam haberleri
0:27
bunların ortak noktası ne olabilir ki?
0:29
İlk bakışta alakasız görünüyorlar değil
0:31
mi? Ama aslında hepsi inanamayacağınız
0:34
kadar sıkı bir şekilde aynı ekonomik
0:36
prensiplerle birbirine bağlı. Bugün tam
0:39
da bunu yapacağız. Sizin, benim,
0:41
hepimizin sıradan bir gününü şöyle bir
0:42
mercek altına alacağız ve bu görünmez
0:45
bağlantıları tek tek ortaya çıkaracağız.
0:48
O zaman başlayalım. Hikayemiz nerede
0:50
başlıyor? Tabii ki bir fincan kahve ile.
0:53
Şimdi alt tarafı bir kahve alıyorum. Ne
0:55
kadar karmaşık olabilir ki diye
0:56
düşünebilirsiniz ama durun bakalım. O
0:59
basit eylemin yani bir kahve almanın
1:02
aslında mükemmel bir mikroekonomi dersi
1:04
olduğunu söylesem. Şimdi bakın hepimizin
1:07
cebinde belirli bir miktar para var
1:09
değil mi? İşte o para bizim oyun
1:11
alanımızın sınırlarını çiziyor.
1:13
İktisattaki o havalı ismiyle bütçe
1:15
doğrusu dediğimiz şey tam olarak bu.
1:18
Yani o çizginin ötesine geçemiyorsunuz.
1:20
Bu da şu demek oluyor. Aldığınız her
1:22
karar aslında başka bir şeyden vazgeçmek
1:25
demek. Bir saçım, bir ödünleşme. Hemen
1:28
canlandıralım. Mesela hem o güzel kokulu
1:31
kahveyi hem de yanındaki çıtır çıtır
1:33
krovasanı canınız çekti. Ama durun bir
1:35
dakika. Paranızı kontrol ettiniz ve
1:37
ikisine birden yetmiyor. İşte o an. O an
1:41
bütçe doğrunuzun size hop bir saniye
1:43
dediği an ya kahveyi alacaksınız ya
1:46
kuruasanı. İkisi birden olmuyor. İşte bu
1:48
çok basit gibi görünen karar anı. Bu
1:51
ödünleşme aslında bütün ekonominin temel
1:53
taşı. Peki bir saniye. Sizin o kahveyi
1:57
alıp almamanız sadece kahvenin fiyatına
1:59
mı bağlı? Hiç de değil. Düşünün ki
2:01
kahvenin fiyatı aynı kaldı ama o çok
2:04
sevdiğiniz krovasanın fiyatı birdenbire
2:06
iki katına çıktı. Ne yaparsınız? Belki
2:08
de a boşver der. İkisinden de
2:10
vazgeçersiniz değil mi? İşte bakın. Bir
2:13
ürünün fiyatındaki bir değişiklik
2:14
bambaşka bir ürünün satışını nasıl
2:16
etkiliyor? Bunu ölçen kavrama da çapraz
2:19
talep esnekliği diyoruz. Bunu en iyi
2:21
nerede görüyoruz biliyor musunuz?
2:23
benzinde benzin fiyatları fırladığı
2:25
zaman ne oluyor? İnsanlar arabalarını
2:27
daha az kullanmaya başlıyor. Hatta belki
2:30
araba almayı bile erteliyorlar. İşte
2:32
gördünüz mü? Araba ve benzin bunlar
2:35
birbirini tamamlayan ürünler. Aralarında
2:37
güçlü, negatif bir ilişki var. Yani biri
2:40
çok pahalı hale gelince öbürünün de pek
2:42
bir anlamı, bir cazibesi kalmıyor.
2:44
Tamam, çok güzel. Şimdi bir anlığına
2:47
şapkamızı değiştirelim. Tezgahın diğer
2:49
tarafına geçiyoruz. Artık müşteri
2:51
değiliz. O kahve dükkanının sahibiyiz.
2:54
Peki bizim derdimiz ne? Bizim için en
2:56
önemli soru ne? Tabii ki para kazanmak,
2:59
kar etmek. Peki bu işin ekonomisi nasıl
3:01
işliyor? Hadi bakalım. Şimdi dükkanın
3:05
sahibiyiz ya. Sabah kepengiyi
3:07
kaldırdığımız anda daha tek bir müşteri
3:09
bile girmeden masraflarımız işlemeye
3:11
başlıyor. Değil mi? Kirayı işliyor,
3:14
elektrik faturası yazıyor. Baristan'ın
3:16
maaşı var. İşte bunlar o gün kapıdan
3:18
isterse kimse girmesin. Bizim her ay
3:21
ödemek zorunda olduğumuz maliyetler.
3:23
Yani satış miktarından tamamen bağımsız.
3:26
Biz de bunlara sabit maliyetler diyoruz.
3:29
Eğer bunu bir grafiğe döksek işte o
3:32
dümdüz yatay çizgi var ya o bizim sabit
3:34
maliyetimiz. O çizgi hiç değişmez. İster
3:37
bir tane kahve satın ister 1000 tane o
3:40
çizgi yerinden oynamaz. Bu her ay
3:43
sırtımızda taşıdığımız ve gelirimizin
3:45
mutlaka ama mutlaka üzerine çıkması
3:47
gereken bir yük gibi düşünün. E peki biz
3:51
ne zaman para kazanmaya başlayacağız?
3:53
Bütün mesele bu zaten. İşte o sihirli
3:55
ana iktisatta başa baş noktası diyoruz.
3:58
Yani sattığımız kahvelerden gelen
4:00
paranın bütün o kira gibi sabit
4:02
masraflarımızı ve kahvenin kendisi gibi
4:05
değişken masraflarımızı tamına
4:07
karşıladığı o an. İşte o noktadan sonra
4:09
sattığımız her bir fincan kahve artık
4:12
doğrudan bizim cebimize giren net kar
4:14
demek oluyor. Oh be. Şimdi tabloya bir
4:17
bakalım. Bu süreç çok daha netleşecek.
4:19
Bakın ilk başlarda toplam maliyetimiz
4:22
yani TG toplam gelirimizden yani TR'den
4:25
daha yüksek. Kısacası zarar ediyoruz ama
4:27
kahve sattıkça sattıkça gelirimiz
4:30
artıyor ve maliyetlerimizi yakalamaya
4:32
başlıyor. Ve işte o vurgulanan satırda
4:34
pat eşitleniyorlar. Başa baş
4:36
noktasındayız. İşte burası bir işletme
4:38
sahibi olarak finansal anlamda oh be
4:41
deyip şöyle bir nefes aldığımız yer.
4:43
Peki dükkanda bir de kim var? Baristamız
4:46
var. Onu da unutmayalım. O da ekonominin
4:49
dev bir parçasının hem de en
4:50
önemlilerinden birinin içinde. İş gücü
4:53
piyasası. Şimdi o dükkandan bir adım
4:55
dışarı çıkalım ve ölçeği biraz daha
4:58
büyütelim. Gelin şu iş ve işsizlik
5:00
kavramlarına daha geniş bir pencereden
5:02
bakalım. Haberleri açtığımızda sürekli
5:05
duyuyoruz değil mi? işsizlik oranı şu
5:08
kadar oldu. Ama bu tek bir rakam
5:10
aslında. Bize bütün hikayeyi anlatmıyor.
5:12
Çünkü işsiz olmak dediğimiz şeyin birden
5:15
fazla nedeni, birden fazla türü var.
5:18
Şimdi gelin bu üç ana türe bir göz
5:20
atalım. Neden mi? Çünkü her birinin
5:23
ekonomi için anlamı bambaşka. Mesela bir
5:26
kişi işinden ayrılmış daha iyi bir iş
5:28
arıyor ya da üniversiteden yeni mezun
5:30
olmuş ilk işini arıyor. İşte bu ara
5:33
dönemde iş ararken geçirdikleri süreye
5:35
biz friksiyonel işsizlik diyoruz. Bu
5:38
aslında ekonominin en sağlıklı, en az
5:40
zararlı işsizlik türü. Neden? Çünkü bu
5:43
ekonominin dinamik olduğunun, insanların
5:45
daha iyi fırsatlar peşinde koştuğunun
5:47
bir göstergesi. Genellikle de kısa
5:49
sürüyor. Peki şöyle bir senaryo düşünün.
5:52
Bir fabrika tamamen otomasyona geçti. Ve
5:55
artık o eski tip makineleri kullanan
5:57
operatörlere ihtiyacı kalmadı. Ne olacak
6:00
o insanlar? İşte bu tam bir beceri
6:02
uyuşmazlığı. Yani piyasa, ekonomi yeni
6:05
yetenekler istiyor ama iş gücünün sahip
6:07
olduğu beceriler artık geçerli değil.
6:09
Ekonomideki bu köklü değişimlere ayak
6:11
uyduramamaktan kaynaklanan işsizliğe de
6:14
yapısal işsizlik diyoruz. Şu ana kadar
6:17
ne yaptık? Bireylere yani size, bana
6:19
baktık. Sonra firmalara yani kahve
6:21
dükkanına baktık. Kısacası
6:23
mikroekonominin içindeydik. Şimdi en
6:26
büyük zoom out yapma zamanı. Gelin en
6:29
tepeye çıkalım ve bütün ülkeyi, hepimizi
6:31
etkileyen o devasa güçlere yani
6:34
makroekonomiye bakalım. Konumuz para,
6:37
bankalar ve bütün bir ulus. Çok temel
6:40
bir soruyla başlayalım mı? Cebinizdeki o
6:43
parayı, o kağıt liraları, o madeni
6:45
kuruşları kim basıyor, kim üretiyor?
6:48
Cevap: Devlet diyeceksiniz belki ama
6:50
durun bakalım. Cevap sandığınızdan biraz
6:52
daha ilginç olabilir. İşte size ilginç
6:55
bir bilgi. Cebinizdeki paranın aslında
6:57
iki farklı üreticisi var. O elinizdeki
7:00
kağıt paralar var ya onları Merkez
7:02
Bankası basıyor. Ama bozukluklar yani
7:05
madeni paralar onları Hazine ve Maliye
7:07
Bakanlığı'na bağlı olan darphane
7:08
basıyor. Yani evet cüzdanınızda iki
7:11
farklı devlet kurumunun ürettiği iki
7:13
farklı para türünü taşıyorsunuz. Peki
7:15
Merkez Bankası piyasadaki para miktarını
7:18
nasıl kontrol ediyor? Bunu bir su
7:20
musluğu gibi düşünün. İşte o musluğun
7:21
vanalarından birinin adı zorunlu
7:23
karşılıklar. Merkez Bankası bu vanayı
7:26
sıktığında yani bu oranı yükselttiğinde
7:28
aslında bankalara şunu diyor.
7:30
Vatandaştan topladığınız her 100 liranın
7:32
diyelim 10'unu giyil de artık 20'sini
7:35
bende güvence olarak tutacaksınız. E ne
7:37
oluyor o zaman? Bankaların size bana
7:39
kredi olarak verebileceği para miktarı
7:41
azalıyor. Musluk kısılıyor. İktisatçılar
7:44
da bu duruma likidite sıkışıklığı
7:45
diyorlar. Bir ülkenin ekonomisinin ne
7:48
kadar büyük olduğunu ölçerken hepimiz
7:50
duymuşuzdur. Gayri safi yurtçi hasıla
7:53
yani GSI. Ama bir de bunun kuzeni var.
7:56
Gayri safi milli hasıla yani GSMH.
7:59
Aradaki fark çok basit ama çok önemli.
8:02
Yurt içi olan ülkenin coğrafi
8:03
sınırlarına bakar. Milli olansa
8:06
vatandaşların pasaportuna bakar. Yani ne
8:08
demek bu? Almanya'da çalışan bir Türk
8:10
vatandaşının orada ürettiği değer
8:12
Türkiye'nin coğrafi sınırları içinde
8:14
olmasa da Türkiye'nin milli hasılasına
8:16
dahil edilir. Şimdi enflasyonun adeta
8:20
kontrolden çıkıp şaha kalktığı, dört
8:22
nala koştuğu bir durum hayal edin. İşte
8:25
buna hiperenflasyon deniyor. Bu öyle bir
8:28
ortam ki sabah fırından aldığınız
8:30
ekmeğin fiyatı akşama gittiğinizde iki
8:32
katına çıkmış olabilir. Para o kadar
8:34
korkunç bir hızla değer kaybeder ki
8:37
insanlar maaşına aldığı saniye harcamak
8:39
için koşar. Çünkü bir saat sonra o
8:41
paranın değeri daha da düşecektir. Ve en
8:44
sonunda ne olur biliyor musunuz? Para
8:46
bir değer ölçüsü olma işlevini tamamen
8:48
yitirir, anlamsızlaşır.
8:51
Şunu hepimiz yaşamışızdır. Bir sene
8:53
domatesin, solanın fiyatı tavan yapar,
8:55
alamayız. Ertesi sene bir bakmışız
8:57
yerlerde sürünüyor. Ya bu niye böyle
8:59
olur? Hiç merak ettiniz mi? İşte bunun
9:01
cevabı iktisattaki çok güzel bir teoride
9:04
saklı. Örümcek ağ teoremi. Bakın olay
9:07
nasıl işliyor. Birinci yıl domates çok
9:09
pahalı ve karlı. Bunu bütün çiftçiler
9:11
görüyor. İkinci yıl herkes ama herkes
9:14
domates ekiyor. Sonuç piyasa domatese
9:17
boğuluyor. Arz patlıyor ve fiyatlar
9:19
çöküyor. Herkes zarar ediyor. 3ün yıl ne
9:22
oluyor peki? Çiftçiler aman domatesten
9:24
uzak durayım diyor. Kimse ekmiyor. Bu
9:26
sefer de piyasada domates bulunuyor.
9:28
Kıtlık yaşanıyor ve fiyatlar tekrar
9:30
fırlıyor ve döngü başa sarıyor. İşte bu
9:32
kısır döngü tıpkı bir örümcek ağı gibi
9:34
sürekli kendini tekrar eder. Aslında
9:37
bütün bu anlattıklarımızı tek bir
9:39
cümlede özetlemek mümkün. İktisat kahve
9:41
fincanınızı ülkenin sağlığına bağlayan
9:43
gizli kodur. Düşünsenize o sabah
9:46
aldığınız basit bir kahve nelere bağlı?
9:48
Sizin kişisel bütçe kararınıza. Kahve
9:51
dükkanı sahibinin başa baş noktası
9:52
hedefine, o kahve çekirdeğini üreten
9:55
çiftçinin örümcek ağı teoremine ve hatta
9:57
o paranın değerini belirleyen Merkez
9:59
Bankası'nın politikalarına. Hepsi bir
10:01
fincan kahvenin içinde. Artık bu gizli
10:04
kodun, bu büyük bulmacanın bazı önemli
10:07
parçalarını biliyorsunuz. Peki bundan
10:09
sonra yarın sabah markete gittiğinizde
10:12
bir iş ilanı gördüğünüzde ya da akşam
10:14
haberlerinde o işsizlik oranı rakamını
10:16
duyduğunuzda acaba artık yüzeyin
10:18
altındaki bu ekonomik dinamikleri, bu
10:20
görünmez bağlantıları fark edebilecek
10:22
misiniz? Bundan sonra gözlerinizi dört
10:25
açın. Ekonomi her yerde.
#Education

