Auzef Gelişimsel Psikopatoloji 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/04/29/gelisimsel-psikopatoloji-2025-2026-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugünkü incelememize
0:02
hoş geldiniz. Bugün oldukça yoğun olan
0:05
gelişimsel psikopatoloji çalışma
0:06
rehberimizi alıp psikolojik gerçekleri o
0:09
çok duyduğumuz yaygın efsanelerden
0:10
ayıracağımız son derece net ve klinik
0:13
bir derinlemesine incelemeye
0:14
dönüştürüyoruz. Amacımız sadece kuru bir
0:17
bilgi yığına aktarmak değil. İşin
0:19
mantığını gerçekten kavramak. Hadi
0:21
başlayalım. Sınavlarınızda bu kavramları
0:23
zihninize kolayca kodlamanız için
0:25
bugünkü içeriğimizi beş temel klinik
0:27
kategoriye ayırdık. Gelişimsel
0:29
perspektife girişle başlayıp
0:31
nörogelişimsel bozukluklar, öğrenme
0:33
süreçleri, dil gelişimi ve en sona
0:36
tikler ve motor gelişimle bölümümüzü
0:38
tamamlayacağız. Birinci bölümle hızlıca
0:41
giriş yapalım. Gelişimsel perspektif
0:43
yani yaşam süreci. Gelişimsel
0:46
psikopatoloji aslında bize çok çok derin
0:48
bir hikaye anlatır. Bize der ki
0:50
psikiyatrik sorunlar gökten zembille
0:52
inmez. Bunlar biyolojik, psikolojik ve
0:54
çevresel risk faktörlerinin devasa bir
0:56
yapboz gibi bir araya gelmesiyle
0:58
şekillenir. Bu alanda meselelere tam bir
1:01
yaşam süreci yani lifespan
1:03
perspektifiyle bakarız. Peki bu tam
1:05
olarak ne anlama geliyor? Şöyle düşünün.
1:07
Bir bebeğin ilk yıllarında maruz kaldığı
1:09
şiddetli bir ihmal ya da kötü bakım gibi
1:11
ciddi bir çevresel travma yıllar yıllar
1:13
sonra karşımıza bambaşka bir
1:15
psikopatoloji olarak çıkabilir. Yani
1:17
tohum erken atılıyor ve bu durum bizi o
1:19
en çarpıcı kurala götürüyor. Normal ve
1:22
anormal kavramları kişinin içinde
1:24
bulunduğu yaşa ve gelişimsel döneme göre
1:27
sürekli şekil değiştirir. Yani klinik
1:29
olarak birebir aynı olan bir bozukluk,
1:32
yeni yürümeye başlayan bir çocukta ve
1:34
bir lise öğrencisinde gece ile gündüz
1:36
gibi tamamen farklı belirtiler
1:38
gösterecektir. Küçüklükte dışa vurulan
1:41
öfke krizi gibi görünen davranışsal
1:43
sorunlar ergenliğe gelindiğinde
1:45
sessizleşip içe kapanma gibi
1:47
içselleştirilmiş semptomlara
1:48
dönüşebilir. İşte bu yüzden insanı
1:51
sadece o anki haliyle değil tüm
1:53
gelişimsel geçmişiyle bir bütün olarak
1:55
okumak zorundayız. İkinci bölüme
1:57
geçelim. Nörogelişimsel bozuklukların
1:59
doğası ve erken dönem aksaklıkları.
2:03
Zihinsel yetersizlik deyince insanların
2:05
gözünde genelde çok ağır, fiziksel
2:07
geliklerin de olduğu o dramatik tablolar
2:09
canlanır, değil mi? Ama sıkı durun. Size
2:10
o büyük efsaneyi çürütecek veriyi
2:12
veriyorum. Vakaların tam %85'i aslında
2:15
motor gelişimleri tamamen normal olan
2:18
hafif vakalardır. Bu inanılmaz bir oran.
2:20
Yani o bu çocukların çoğunda kesin ağır
2:22
kalıtsal bir genetik sendrom vardır
2:24
inancı tamamen yanlış bir tuzak. O fark
2:27
edilen belirgin motor gerilikler sadece
2:29
o geriye kalan %15'lik orta ve ağır
2:31
grupta karşımıza çıkıyor. Otizm spektrum
2:34
bozukluğu yani OSB dediğimiz o geniş
2:36
yelpazeye baktığımızda da odak noktamız
2:39
iletişim. Temel klinik özellikler göz
2:41
teması kurmamak, ismiyle seslenildiğinde
2:44
dönüp bakmamak gibi sosyal eksikliklerin
2:46
yanında o bildiğimiz tekrarlayıcı ve
2:48
sınırlı davranışlardır. İşin demografik
2:50
tarafına bakarsak burada çok keskin bir
2:52
çizgi var. Erkek çocukların otizm tanısı
2:55
alma ihtimali kız çocuklarına kıyasla
2:57
tam 3 hatta 4 kat daha fazla. Gelelim
3:00
dikkat eksikliği ve hiperaktivite
3:02
bozukluğuna. Namı diğer DHB. Burada
3:05
aklınıza kazımanız gereken o devasa o en
3:08
kritik istatistik ne biliyor musunuz?
3:10
%70 ila 80. Bu rakam bize DHB'nin
3:13
kalıtım oranını yani durumun ne kadar
3:15
sağlam bir genetik altyapıda sahip
3:16
olduğunu bağırarak söylüyor. DHB'nin
3:19
çocukların %5'i ila 10'unu etkileyen
3:22
gerçekten de yaygın bir durum olduğunu
3:24
biliyoruz. Ama burada durup yakalamamız
3:26
gereken çok çok önemli bir detay var. 18
3:29
yaşına basınca bir düğmeye basılmış gibi
3:31
bu durum sıfırlanmıyor. Nüfusun yaklaşık
3:34
%4.4'ü 4'ü için DHB yetişkinlikte de
3:37
aynen devam ediyor. Yani bunun sadece
3:40
geçici bir çocukluk çağı
3:42
yaramazlığı olmadığını kabul etmek
3:44
kesinlikle hayati önem taşıyor. Hazır
3:47
DEB demişken sınavlarda ve gerçek
3:49
hayatta herkesin düştüğü o büyük klinik
3:51
tuzağı da hemen temizleyelim. Deb
3:53
tanısını koymak için kan testi yaparız
3:55
ya da beyni şöyle detaylı bir MR
3:57
cihazına sokarız. olayı külliyen
3:59
efsanedir. Yok böyle bir şey. Gerçekte
4:01
tanı süreci adeta bir dedektiflik
4:04
işidir. Doğrudan anne, baba ve
4:05
öğretmenlerden toplanan o zengin klinik
4:07
gözlemlerin ve uzmanın çocuğu bizzat
4:09
değerlendirmesinin harmanlanmasıyla
4:11
konur. Geçelim 3ün bölümümüze. Öğrenme
4:14
ve eğitim süreci, okul çağı zorlukları.
4:17
Öğrenme bozukluklarında kesinlikle
4:19
unutmamamız gereken ilk kural şudur. Bu
4:21
çocukların zekasında bir problem yoktur.
4:23
Hatta birçoğunun zeka seviyesi normalin
4:25
bile üzerindedir. Zekada sorun
4:27
olmamasına rağmen beyin bilgiyi farklı
4:29
işler. Disleksi yani o bildiğimiz okuma
4:32
bozukluğu tüm öğrenme bozukluklarının
4:34
yaklaşık %80'ini domine eder. Yazılı
4:37
anlatım bozukluğu dediğimiz disk grafi
4:38
ise okul çağındaki çocukların kabaca
4:40
%4'ünü etkiliyor. Şimdi eğer bizi
4:43
izleyen bir ebeveyn veya öğretmenseniz
4:45
lütfen bu söyleyeceğime çok dikkat edin.
4:47
Okulda zorlanan bir çocuğa kıyamayıp
4:49
sırf acıdığınız için ödevini onun yerine
4:51
yapmak var ya işte bu düşebileceğiniz en
4:54
zararlı ebeveynlik tuzaklarından
4:56
biridir. Onu koruduğunuzu sanarken
4:58
aslında becerilerini resmen
4:59
baltalarsınız. Çözüm ne peki? Çok basit.
5:02
Okul ve hekim arasında sağlam bir köprü
5:04
kurup o çocuğun kendi kapasitesine uygun
5:07
gerçekçi eğitim programları tasarlamak.
5:09
4.üncü bölümümüz dil gelişimi ve
5:11
iletişim. Bakalım o ilk kelimelere giden
5:14
yolculuk nasılmış? Bir bğin o dili
5:17
keşfetme çabası kelimenin tam anlamıyla
5:19
büyüleyici ve harika bir kronolojik
5:21
sırayla işliyor. Bebek önce o erken
5:24
dönemdeki tatlı gıgıldamalarla başlıyor.
5:27
Sonra o bildiğimiz bağ ba bağ ba bağ
5:29
gibi hecearlarının olduğu mırıldanma
5:31
evresi geliyor. En sonunda da yetişkin
5:34
gibi bir tonda konuşup aslında anlamlı
5:36
hiçbir şey söylemediği o meşhur jargon
5:38
aşamasına geçiş yapıyor. Peki biz bu
5:41
gelişimi nasıl hızlandırırız? Bebeğe
5:44
düzenli masal okumak, onunla konuşurken
5:46
olabildiğince çeşitli ve zengin
5:48
kelimeler kullanmak bu süreci adeta
5:50
roketler. Ancak tam bu noktada
5:53
koskocaman bir kırmızı ışık yakmamız
5:55
lazım. Gelişsin diye beklediğiniz bir
5:57
bebeği alıp saatlerce o televizyon
5:59
ekranı karşısında pasif bir şekilde
6:00
bırakmak işte o güzelim gelişim
6:02
yolculuğunu tam kalbinden vurup sabote
6:05
edecektir. Sınavlarda karşınıza çıkacak
6:07
ve birçok kişiyi avlayan o meşhur tuzağa
6:09
veriyorum şimdi. Selektif mutizm. Yani
6:12
çocuğun evde bülbül gibi konuşup okulda
6:14
tek kelime etmemesi durumu. Dışarıdan
6:16
bakınca ne düşünürsünüz? Hım, bu bir
6:19
konuşma veya iletişim problemi.
6:20
Kesinlikle hayır. Bu durum klinik olarak
6:22
çok net bir şekilde bir anksiyete yani
6:24
kaygı bozukluğudur. Çocuğun konuşma
6:26
becerisi sağlamdır ama o içsel kaygı
6:29
kelimelerin çıkmasına resmen duvar örer.
6:32
Ve geldik son bölümümüze. Tikler ve
6:34
motor gelişim yani istemsiz hareketler.
6:37
Düşünün ki bir anne babasınız ve
6:39
çocuğunuzda aniden başlayan, hızlı
6:42
tekrarlayan o istemsiz hareketleri ya da
6:44
sesleri fark ediyorsunuz. O ilk anki
6:47
korku her zaman aynı panik sorusunu
6:49
doğurur. Eyvah! Çocuğumun tikleri
6:51
başladı. Onu hemen doktora götürüp
6:53
acilen ilaca mı başlatmalıyım? İşte
6:56
burada verebileceğimiz en rahatlatıcı,
6:58
en güzel klinik gerçeği söylüyorum.
7:00
Hayır. Anında ilaca sarılmak nadiren tek
7:02
çözümdür. Neden biliyor musunuz? Çünkü
7:05
tiklerin çok ilginç bir doğası vardır.
7:07
Ergenliğe ve yetişkinliğe doğru
7:09
şiddetlerini kendiliğinden azaltma hatta
7:11
kaybolma eğilimindedirler. Bu yüzden
7:13
birçok vaka o ağır ilaçlardan ziyade
7:16
oldukça başarılı olan destekleyici
7:17
terapilerle aşılır. Peki bu terapilerin
7:20
gizli silahı nedir? Söylüyorum. Preitory
7:23
urge. Yani o öncü rahatsız edici
7:26
bedensel his. Bu his kişinin tiki
7:29
yapmadan önce vücudunun bir yerinde
7:31
hissettiği lokal bir gıdıklanma, basınç
7:34
veya ciddi bir gerginlik hissidir. Kişi
7:36
o tiki ne için yapar biliyor musunuz?
7:38
Sırf o rahatsız edici gerginlik
7:40
hissinden kurtulmak için. Ve terapistler
7:42
işte tam olarak bu anı yakalar.
7:44
Alışkanlığı tersine çevirme terapisiyle
7:46
kişiye vücudundaki o öncü gerginliği
7:49
önceden hissetmeyi öğretirler. Bu müthiş
7:51
bir şeydir. Çünkü kişi o gerginliği fark
7:54
ettiğinde tik eylemi henüz ortaya
7:56
çıkmadan dürtüsünü nasıl karşılayacağını
7:58
öğrenir. Bu bedensel tepkiyi kontrol
8:00
altına almayı sağlayan muazzam bir öz
8:03
denetim mekanizmasıdır. Bugünkü
8:05
incelememizi toparlarken son olarak
8:07
kendinize şu soruyu sormanızı istiyorum.
8:09
Gelişimsel psikopatolojinin bu incelikli
8:11
gerçeklerini bilmek ve o kulaktan dolma
8:14
efsanelerden kurtulmak, bizi panik
8:16
halinde tepkiler veren insanlardan,
8:18
etrafımızdaki gelişen zihinlere tam da
8:20
ihtiyaç duydukları o gerçek desteği
8:22
sağlayan bireylere nasıl dönüştürecek?
8:24
Düşünmeye ve insan zihninin o eşsiz
8:26
işleyişini keşfetmeye devam edin. Bir
8:28
sonraki incelememizde görüşmek üzere.
8:32
Özelliği

