Auzef Finansal Yönetim 2023-2024 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/14/finansal-yonetim-2023-2024-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
hoş geldiniz. Bugün finansal yönetimin
0:02
karmaşık gibi görünen ama içine girince
0:05
aslında saat gibi işleyen son derece
0:07
mantıklı dünyasını birlikte
0:08
inceleyeceğiz. Şöyle arkanıza yaslanın.
0:11
Çünkü bugün o devasa şirketlerin tepe
0:14
noktasına doğrudan bir CFO'nun yani
0:17
finansal direktörün koltuğuna
0:18
oturuyoruz. Piyasaları o dev bütçeli
0:20
kararların arkasındaki ince matematiği
0:22
ve stratejileri adım adım keşfedeceğiz.
0:25
Hadi başlayalım. Ama durun başlamadan
0:28
önce size tamamen sezgilere aykırı bir
0:30
soru soracağım. Vergiler artarsa bir
0:33
şirketin sermaye maliyeti yükselir mi?
0:36
Şöyle bir düşününce yani evet sonuçta
0:38
vergi eşittir maliyet dediğinizi duyar
0:40
gibiyim. İşte işin ilginç tarafı bu. Çok
0:43
mantıklı görünen cevap aslında tamamen
0:46
yanlış. Neden mi? Aslında arkasında o
0:49
kadar akıllıca bir finansal mekanizma
0:51
var ki birazdan o gizemi çözeceğiz.
0:53
Şimdilik bunu aklınızın bir köşesinde
0:55
tutun.
0:56
Peki bugün o kolcukta neler yapacağız?
0:58
Önce risk ve sermaye maliyetine
1:00
bakacağız. Sonra önümüze gelen yüzlerce
1:03
proje arasından hangisini seçeceğimizi
1:05
konuşup bu işin finansmanını yani fon
1:07
kaynakları ve tahvilleri masaya
1:09
yatıracağız. Son olarak da makro
1:11
seviyeye çıkıp finansal piyasalara ve
1:14
tüketicilere yani aslında tam olarak
1:16
kendimize bir ayna tutacağız. Hemen
1:19
birinci bölümle yani risk ve sermaye
1:21
maliyeti ile başlıyoruz. Risk dediğimiz
1:24
şey finans dünyasında bildiğimiz
1:26
belirsizlik yani beklenenden bir sapma
1:29
ihtimalidir. Peki o takım elbiseli
1:31
adamlar bu riski nasıl ölçüyor? İşte
1:33
burada karşımıza çok tatlı bir metrik
1:35
çıkıyor. Beta. Şöyle hayal edin. Piyasa
1:38
devasa dalgalı bir okyanus. Hisse
1:41
senetleri de okyanustaki gemiler.
1:43
Okyanusun yani genel piyasanın betası
1:46
her zaman ama her zaman tam olarak bir
1:48
kabul edilir. Eğer sizin geminizin yani
1:51
hissenizin betası birden büyükse eyvah
1:53
piyasadaki fırtınalardan çok daha
1:55
şiddetli sarsılacaksınız. Yani daha
1:57
risklisiniz demektir. Eğer birden
1:59
küçükse dalgalara karşı biraz daha
2:01
korunaklısınızdır.
2:03
Riski cebimize koyduk. Gelelim finansal
2:05
kararların olmazsa olmaz altın kuralına.
2:08
Fırsat maliyeti. Açıkçası bu sadece
2:10
finansta değil hayatın tam merkezinde
2:13
var. Bir CFO masadaki projeye milyonlar
2:15
dökerken harika bir şey yapıyor olabilir
2:18
ama aynı zamanda bir şeyleri de
2:19
kaçırıyor. O parayı başka bir yerde
2:21
değerlendirseydik kazanacağı o
2:23
vazgeçilmiş kazanç var ya işte o sizin
2:25
fırsat maliyetinizdir. İktisadın temeli
2:28
tam olarak buraya dayanır. Yatırdığınız
2:30
yer vazgeçtiğiniz yerden daha az
2:32
kazandırıyorsa o masadan hemen
2:34
kalkarsınız. Ve bu mantık bizi doğrudan
2:37
CTO'nun en çok ter döktüğü o meşhur
2:39
metreye götürüyor. Ağırlıklı ortalama
2:42
sermaye maliyeti. Biz ona kısaca ASM
2:45
diyelim. Bir şirket iş yapmak için
2:47
parayı iki yerden bulur. Ya gidip borç
2:49
alır ya da cebindeki öz kaynakları yani
2:52
şirket ortaklarının parasını kullanır.
2:54
İşte ASM bu iki kaynağın maliyetlerin
2:57
ağırlıkla ortalamasıdır. Şirketin ayakta
2:59
kalabilmesi ve ben kar ediyorum
3:01
diyebilmesi için girdiği projelerde
3:03
mutlaka aşması gereken o minimum getiri
3:06
barajı tam olarak bu orandır. İşte şimdi
3:09
geldik videonun başındaki o efsaneyi
3:11
yıkmaya. Hatırlıyorsunuz değil mi o
3:13
soruyu? Vergiler artarsa maliyetimiz
3:16
artar mı dedik. Sınavlarda herkesin
3:18
sazan gibi düştüğü o büyük tuzak. Gerçek
3:21
şu ki vergiler arttığında sermaye
3:24
maliyeti düşer. İnanılmaz değil mi? Peki
3:27
nasıl oluyor bu iş? Çok basit. Kurumlar
3:29
vergisi arttığında şirketlerin ödediği
3:31
borç faizleri vergiden düşülebilir
3:33
bilgiler olduğu için faizlerden
3:35
sağladıkları vergi kalkanı büyüyor. Bu
3:38
da borcun o net maliyetini pat diye
3:40
aşağı çekiyor. Borç uzuzladığı için de
3:42
genel sermaye maliyetiniz yani AOSM
3:45
düşüyor. Alın size bir CFO'nun cebindeki
3:48
en büyük sırlardan biri. Tamam. Harika
3:51
yönettik. İşler tıkırında kar ettik.
3:53
Peki bu parayı ne yapacağız? Burada
3:56
devreye kar payı dağıtım oranı yani
3:58
temeddü giriyor. Adı üstünde aslında o
4:01
yıl elde ettiğiniz net karın tam olarak
4:03
yüzde kaçını şirket ortaklarının cebine
4:05
nakit olarak koyuyorsunuz. Şirketi
4:07
büyütmek için parayı içeride tutmakla
4:10
yatırımcıları mutlu etmek için onlara
4:12
nakit dağıtmak arasındaki o hassas
4:13
dengeyi tamamen bu oran belirliyor.
4:16
Geçiyoruz ikinci bölüme. Proje
4:18
değerlemesi. Masadaki onca dosya
4:20
arasından doğru yatırımı nasıl
4:22
seçeceğiz? Artık risk dilini
4:24
konuşabiliyoruz. Düşünün, CFO masasında
4:27
oturuyorsunuz ve önünüzde bir sürü proje
4:29
var. Hangisine evet diyeceksiniz? Şunu
4:32
aklınızdan çıkarmayın. Eğer önünüzdeki
4:34
proje pazarın ne tepki vereceğinin hiç
4:37
bilinmediği tamamen yeni bir ürün
4:39
içeriyorsa, elinizdeki en riskli ve hata
4:42
payı en yüksek dosya o an odur.
4:45
Bilinmezlik her zaman riski tavan
4:47
yaptırır. Ama başarılı bir CFO körü
4:50
körüne denize atlamaz. kendine güvenlik
4:52
ağları örer. Biz bunlara reel opsiyonlar
4:55
diyoruz. Mesela projeye bir terk etme
4:57
opsiyonu eklersiniz. İşler planığı gibi
5:00
gitmezse fişi çekebileceğiniz bir çıkış
5:02
kapısı. Yani bu basit esneklik bile
5:05
oluşabilecek zararı inanılmaz derecede
5:07
azaltır ve sizi büyük bir yıkımdan
5:10
korur. Karar verirken CFO'nun masasında
5:13
üç favori gözlüğü vardır. İç verim oranı
5:16
yani ay arar. Olaya yüzde cinsinden
5:18
bakar. Geri ödeme süresi yatırdığınızı
5:21
ne kadar zamanda çıkaracağınızı ölçer.
5:24
Ama dikkat eğer sonucu saf para olarak
5:27
şöyle somut bir değer olarak görmek
5:28
istiyorsanız tek bir adresiniz var. Net
5:31
bugünkü değer. Namı diğer NBD. O her
5:35
şeyi paranın bugünkü gücüne indirgeyerek
5:37
konuşur ve bu işin kesinlikle en tepe
5:40
noktası NVD'dir. Hesabı kitabı yaptınız.
5:43
Net bugünkü değer sıfırın üzerinde yani
5:45
pozitif çıktı diyelim. Bu ne demek?
5:47
Şirketinizin cebine ekstra para giriyor.
5:49
Firmaya net bir değer katılıyor demek.
5:52
Eğer NTV pozitifse hiç öyle uzun uzun
5:54
düşünmeye gerek kalmaz. Tartışma biter,
5:56
trafik ışığı yeşile döner ve proje kabul
5:59
edilir. Gerçekten bu kadar nettir. Ha o
6:02
bahsettiğim diğer zaman bazlı metoda
6:04
yani geri ödeme süresine gelirsek onun
6:06
mantığı çocuk oyuncağı gibidir.
6:08
Cebinizden en başta çıkan bir para var.
6:11
-100 diyelim. Yıllar geçtikçe kasaya
6:13
giren nakit akışlarını alıp kümülatif
6:15
olarak bu -100'ün üzerine eklemeye
6:17
başlıyorsunuz. -60, -10 derken o
6:21
toplamın 0ıa ulaştığı yani başa baş
6:23
geldiğiniz an var ya işte o an sizin
6:26
geri ödeme sürenizdir. Proje kaç yılda
6:28
kendini amorti ediyor sorusunun hızlı ve
6:31
pratik bir sağlamasıdır.
6:33
3ünc bölüme geldik. Fon kaynakları ve
6:35
tahviller. İyi güzel de parayı nereden
6:38
bulacağız? Seçimi yaptık. Harika ve
6:41
karlı bir proje bizi bekliyor. Ama o
6:43
projeyi hayata geçirmek için dağ gibi
6:46
fon lazım. Nereden gelecek bu değirmenin
6:48
suyu? Şirketin bilançosuna o sağ
6:51
taraftaki pasiflere bakarsanız bütün
6:53
hikayeyi anlarsınız. İki seçeneğiniz
6:55
var. Ya öz kaynaklar yani
6:57
sermayedarların kendi parası ya da
7:00
yabancı kaynaklar yani dışarıdan alınan
7:02
borç. Tabii ki kimse size bedavaya borç
7:05
vermez. Geri ödemek şartıyla aldığınız
7:07
bu kaynağın bir bedeli vardır ve biz
7:09
buna borç maliyeti diyoruz. Hepimizin
7:11
günlük hayatta çok iyi bildiği adıyla
7:14
faiz. Eğer piyasaya çıkıp fon
7:16
toplayacaksanız masada iki meşhur oyuncu
7:19
var. Hisse senetleri ve tahviller. Hisse
7:22
senedi verdiğinizde şirketten bir
7:24
sahiplik, bir ortaklık vermiş olursunuz.
7:26
Ama tahvil derseniz o sadece bir borç
7:29
senedidir. Ve bu ikisi arasındaki o en
7:31
büyük o devasa fark şudur. Tahvillerin
7:34
kesinlikle bir vadesi yani bir bitiş
7:36
tarihi vardır. Tahvil aldığınızda o
7:39
şirketin ortağı değil sadece alacaklısı
7:41
olursunuz. Tabii tahvillerin de kendi
7:44
içinde bir sürü çeşidi var ama
7:45
içlerinden biri bence oldukça zekice.
7:48
Gelir tahvillerim. Bu tür özellikle zor
7:50
zamanlarda şirketler için tam bir nefes
7:53
alma alanıdır. Neden mi? Çünkü
7:55
şirketsiniz ve tahvil alanı diyorsunuz
7:57
ki sana faiz ödeyeceğim ama sadece bu
7:59
yıl kar edersem. Yani işler ters gider
8:02
ve şirket zarar ederse faiz ödeme
8:04
zorunluluğunuz ortadan kalkıyor. Risk
8:06
yatırımcının sırtına geçiyor. Şirketse
8:08
derin bir oh çekiyor. E yatırımcı da
8:10
bunu bile bile bu riski alıyorsa günün
8:12
sonunda ne kazanacağını da çok iyi
8:14
bilmek ister tabii. İşte burada
8:16
yatırımcının pusulası vadeye kadar verim
8:18
oranıdır. Çok basitçe tahvili bugün
8:21
aldınız ve o bitiş tarihine kadar
8:23
sabırla elinizde tuttunuz. Sonuçta elde
8:25
edeceğiniz toplam bileşik getiri tam
8:27
olarak bu orandır. Yatırımcı paramı
8:29
aylarca buraya bağlamaya değer mi
8:31
sorusunun cevabını tamamen bu orana
8:33
bakarak verir. Tam burada bir araya
8:35
girip devasa bir efsaneyi daha
8:38
çökerteyim. Sınavlarda, mülakatlarda hep
8:40
karşınıza çıkar. Konumuz kiralama yani
8:43
leasing. Kısa süreli ve rahatça iptal
8:46
edilebilen kiralamalara faaliyet
8:48
kiralaması denir. Vakalar ve sorularda
8:50
da hep sizi avlamak için uçaklar
8:52
faaliyet kiralamasıyla kiralanır derler.
8:54
Sakın buna kanmayın. Uçak gibi milyon
8:57
dolarlık devasa ve uzun ömürlü bir
8:59
varlığı öyle kısa vadeli sözleşmelerle
9:01
kiralayamazsınız. O tarz şeyler
9:03
kesinlikle ama kesinlikle uzun vadeli
9:05
finansal kiralama yöntemiyle kiralanır.
9:08
Aklınızda bulunsun. Ve 4.üncü son
9:10
bölümümüze geldik. Piyasalar ve
9:12
tüketiciler. Yani bütün bu finansal
9:14
ekosistem nasıl çalışıyor? Şirket
9:17
içindeki tüm hesapları kapattık. Şimdi o
9:19
CFO odasından çıkıp dışarıya milyarlarca
9:22
liranın her gün havada uçuştuğu o dev
9:24
ekosisteme bakalım. Bu devasa piyasaları
9:27
anlamanın ve sınıflandırmanın en net
9:29
yolu ne biliyor musunuz? Sadece zamana
9:31
yani vadeye bakmak. Eğer alınıp satılan
9:34
o finansal araçların vadesi bir yıldan
9:36
uzunsa sermaje piyasalarındasınız
9:38
demektir. Uzun vadeli büyük yatırımlar
9:41
buradadır. Ama vadesi bir yıldan kısa
9:43
olan nakdin çok hızlı ve tempolu el
9:45
değiştirdiği o yerlere ise para
9:47
piyasaları diyoruz. Gördüğünüz gibi
9:49
makrofinansta her şey zamanla
9:51
alakalıdır. Ama piyasa dediğimiz şey
9:54
sadece şirketlerden ibaret değil. İşin
9:56
bir de biz boyutu var. Yani tüketiciler.
9:59
Biz de her gün o sınırlı bütçemizle bir
10:02
sürü finansal karar alıyoruz. Amacımız
10:04
ne? Paramızla alabileceğimiz en yüksek
10:06
tatmini, en yüksek faydayı elde etmek.
10:09
İşte iktisatta bunun harika bir kuralı
10:12
var. Eş marjinal fayda ilkesi. İsim
10:14
havalı olabilir ama mantığı inanılmaz
10:17
basittir. Diyor ki aldığınız her malın
10:20
size verdiği o faydanın o malın fiyatına
10:22
olan oranını eşitleyin. Yani
10:24
harcadığınız her son liranın size
10:27
getirdiği mutluluk eşit olsun ki
10:29
cebinizdeki sınırlı bütçeyle zirveyi
10:31
görebilesiniz. İşte bu da bizi harika
10:33
bir düşünceye getiriyor. Bugün
10:35
şirketlerin o dev bütçelerin nasıl
10:37
harika yönettiğini, sermaye
10:39
maliyetlerini vergi avantajlarıyla nasıl
10:41
bir satranç ustası gibi düşürdüklerini
10:44
ve yüzlerce proje arasından doğru olanı
10:46
nasıl bulduklarını CFO'un gözünden
10:49
gördük. Şimdi o zihniyeti ve o şapkayı
10:52
kendi hayatınıza takın. Size sorum şu.
10:55
Siz kendi sınırlı bütçenizi yönetirken
10:57
faydanızı maksimize eden o rasyonel
10:59
iktisadi kuralı günlük hayatınıza nasıl
11:02
uyguluyorsunuz? Günlük harcamalarınızda
11:04
bir CFO gibi düşünmeye başlamak
11:06
bütçenizi kim bilir ne kadar ileriye
11:08
taşırdı üzerinde düşünmeye kesinlikle
11:10
değer değil mi? Bu incelemede bana
11:12
katıldığınız için çok teşekkürler. Bir
11:14
sonrakinde görüşmek üzere.
#Jobs & Education

