Auzef Felsefe Tarihi Sorunları 2 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/28/felsefe-tarihi-sorunlari-2-2025-2026-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selamlar. Felsefe Tarihi Sorunları 2
0:02
final sınavının şifrelerini çözmek için
0:04
hazırladığımız bu özel analize hoş
0:06
geldiniz. Biliyorum sınav
0:07
haftasındasınız ve o karmaşık akımlar,
0:10
yüzyıllara yayılan upuzun tartışmalar
0:12
ardı arkası kesilmeyen düşünürler
0:14
arasında biraz kaybolmuş
0:15
hissediyorsunuz. Merak etmeyin yalnız
0:17
değilsiniz. Bugün aydınlanmadan alıp
0:20
postmodernizme kadar uzanan o devasa
0:22
entelektüel isyanın son derece net ve
0:25
mantıklı bir hikayesini çıkaracağız.
0:27
Ezber yapmayacağız. Sadece o büyük resmi
0:29
anlayacağız. Yol haritamız oldukça net.
0:32
Modern felsefenin temel sorunlarıyla
0:33
sahneyi açacağız. Sonra Kant ve Alman
0:35
idealizmine, oradan Marx ve tarihsel
0:37
materyalizme geçeceğiz. Ardından mantık,
0:40
analiz ve pozitivizme değinip
0:41
varlışçuluk ve postmodern isyanla
0:43
kapanışı yapacağız. En sonunda da sınav
0:45
stratejimizi konuşacağız. Hazırsanız
0:47
hemen başlayalım. Öncelikle modern
0:49
felsefeyi böyle birbirinden bağımsız,
0:51
izole fikirler yığını olarak düşünmekten
0:54
vazgeçelim. Aslında bu her neslin bir
0:57
öncekine dönüp, "Hayır, bence sen
0:59
tamamen yanlış anladın." diyerek baş
1:01
kaldırdığı kesintisiz ve harika bir
1:04
kavgadır. Sınavda karşınıza çıkacak
1:06
düşünürleri birbirine bağlayan o gizli
1:08
iplik işte tam da bu isyan dinamiğidir.
1:11
Peki bu büyük entelektüel kavganın baş
1:14
köşesinde kim var derseniz tabii ki
1:16
modern düşüncenin temellerini sarsan
1:19
felsefi sorgulamanın çıtasını resmen
1:21
arşa çıkaran Imanuel Kant var. Kant
1:24
denince hepimizin o meşhur korkulu
1:26
rüyası sahneye çıkıyor. Sentetik ariori.
1:30
Evet, kulağa çok karmaşık geliyor ama
1:32
aslında Kant'ın asıl dehası tam olarak
1:34
burada yatıyor. Bakın, Kant'tan önce
1:36
felsefeciler iki kampa ayrılmıştı. Bir
1:39
taraf, "Bilgi sadece akıldan gelir."
1:41
diyor. Diğer taraf, "Hayır, tamamen
1:43
deneyimlerimizden gelir." diyordu.
1:45
Kantsa adeta masaya yumruğunu vurup bu
1:47
iki dünyayı birleştiriyor. Diyor ki,
1:50
"Zihnimiz dünyayı deneyimlemeden önce
1:52
zaten belli yapılara sahiptir ve dış
1:54
dünyadan gelen veriler bu yapılarla
1:56
birleşerek bize yepyeni bir bilgi sunar.
1:58
Yani zihnimiz boş, pasif bir levha falan
2:00
değil. verileri işleyen aktif bir
2:03
fabrika gibidir. Sınavda bu terimi
2:05
gördüğünüz an aklın ve deneyimin o
2:07
kusursuz sentezini arayın. Kant'ın
2:09
epistemolojisi kadar mühim bir diğer
2:11
vizyonu da yaşadığı çağı nasıl
2:13
tanımladığıdır. Kant aydınlanmayı
2:16
insanın kendi suçuyla düşmüş olduğu bir
2:19
ergin olmamadan kurtuluş durumu olarak
2:21
açıklar. Yani insanlığın tabiri caizse
2:25
entelektüel olarak reşit olması
2:27
başkasının aklına ihtiyaç duymadan kendi
2:30
aklını kullanma cesaretini göstermesi.
2:33
Bu sadece tarihi bir tanım değil. Aklın
2:35
özgürleşmesi için atılmış devasa bir
2:38
çığlıktır aslında. Tabii final sınavı
2:40
için Kant'ın iki temel sütununu daha
2:42
cebimize koymamız şart. Birincisi ahlak
2:45
felsefesi. Kant için ahlak eylemin
2:47
sonuçlarıyla ya da size ne kadar fayda
2:50
sağladığıyla falan zerre kadar
2:51
ilgilenmez. Odak noktası tamamen iyi
2:54
istemedir. Yani niyet her şeydir.
2:57
İkincisi ise estetik. Kant bunu
2:59
düşünümsel yargılar üzerinden
3:00
temellendirir. Yani biz bir şeye bu
3:03
güzel dediğimizde aslında sadece kişisel
3:05
zevkimizi söylemiyoruz. İçten içe
3:08
herkesin buna güzel demesini evrensel
3:10
bir geçerliliği arıyoruz. Sınavda ahlakı
3:13
iyi istemeyle, estetiği de düşünümsel
3:16
yargılarla eşleştirmeyi sakın unutmayın.
3:18
Buradan Alman idealizmine doğru bir adım
3:20
atalım. Kant'ın açtığı o büyük yoldan
3:22
giden Alman idealistleri onun
3:24
sistemindeki boşlukları, o karmaşık
3:26
yapıyı tek ve birleştirici bir ilkiye
3:28
indirgemeye çalıştılar. Bu çabanın
3:30
mutlak zirvesi ise Hegel'dir. Hegel
3:32
gerçekliği parçalanmış statik bir yapı
3:34
olarak değil, sürekli gelişen, canlı ve
3:37
tamamen organik bir bütün olarak gördü.
3:39
O meşhur tin fenomenolojisi eserinde
3:41
anlattığı yani tin kavramı tam da budur.
3:44
Tarihin ve düşüncenin sürekli akarak
3:47
kendi bilincine varma süreci. Hegel'in
3:49
idealizm şatosunu böyle göklere
3:51
kurmuşken hikayemizin o ilk büyük ve
3:54
sarsıcı kırılması Carl Marx ile geliyor.
3:57
Marx o göklerde süzülen felsefeyi alıp
4:00
adeta sokağa maddi gerçekliğe indiriyor.
4:03
Peki Marx neye itiraz ediyor? Can alıcı
4:06
soru şu: Tarihi ne hareket ettirir?
4:09
Hegelci idealistlere sorarsanız tarihi
4:11
ilerleten şey soyut fikirler, kavramlar
4:14
tin kendi içsel gelişimidir. Ama Marx
4:17
çıkar ve "Hayır" der. İnsanların
4:19
düşüncelerini, kültürlerini, o yüce
4:21
felsefelerini belirleyen şey havada
4:23
uçuşan fikirler değil, üretim
4:25
ilişkileridir. Yani her şeyin altında
4:27
yatan ekonomik temeldir. Bu tarihsel
4:30
materyalizm anlayışına göre bir insanın
4:32
düşünüş biçimini en derinden belirleyen
4:34
şey toplum içindeki sınıfsal konumudur.
4:37
Sınavda idealizm ile materyalizmi ayırt
4:39
ederken bu çok keskin zıtlığı aklınızda
4:42
tutun. Bir tarafta fikirler ve tin,
4:44
diğer tarafta ekonomi, üretim ve sınıf.
4:47
Tarihsel tartışmalar bir kanatta böyle
4:50
alev alev sürerken felsefenin bambaşka
4:52
bir köşesinde çok farklı bir isyan
4:54
patlak veriyordu. Muğlak soyut tarih
4:57
teorilerinden sıkılan düşünürler yönünü
5:00
katı mantığa, gözleme ve bilimsel
5:02
kesinliğe çevirmeye başladı. Sınavda bu
5:05
mutlak kesinlik arayışının kilit
5:07
oyuncularını hızlıca eşleştirmeniz çok
5:09
işinize yarayacak. Mesela Russell ve
5:12
Freg dendiğinde analitik felsefenin
5:14
öncüleri olduklarını hatırlayın.
5:15
Özellikle Fregen'in aritmetiği tamamen
5:18
mantığa indirgeme çabası devrimseldir.
5:20
Sonra Viyana çevresi. Bu grubun
5:22
felsefeye bıraktığı en büyük bomba
5:24
gözlemlenemeyen hiçbir şeyin anlamlı
5:27
olmadığını iddia etmeleridir. Yani
5:29
onlara göre ruh, tanrı, öz gibi
5:31
metafiziksel kavramların tamamı çöp.
5:33
Hepsi sadece anlamsız önermeler yığını.
5:36
Ogus Comta'a gelirsek Fransa'da
5:38
pozitivizmin yani olguculuğun ilk ve en
5:40
büyük kurucu ismi olarak onu aklınıza
5:42
kazıyın. Ancak o soğuk, sarsılmaz
5:45
mantığın her şeyi çözeceğine dair inanç
5:47
da 20. yüzyılın getirdiği ağır krizlerle
5:51
paramparça oldu ve felsefe rotasını
5:54
büyük hikayelerden, keskin mantıktan
5:57
çekip insanın o karmaşık, öznel
6:00
kaygılarına ve köklü bir şüpheciliğe
6:02
doğru çevirdi. 20. yüzyılın bu baş
6:05
döndürücü evrimini şu üç büyük
6:07
sıçramayla haritalandıralım. Yüzyılın
6:10
başında Huser var. Husel
6:12
fenomenolojisiyle
6:14
olayların ve nesnelerin bize nasıl
6:16
göründüğünün çok daha ötesine geçip
6:18
indirgeme yöntemini kullanarak onların o
6:21
değişmez özlerini yakalamaya çalıştı.
6:24
Sonra yüzyılın ortasına geliyoruz.
6:26
Sahneye Jean-Pul Sartrı çıkıyor.
6:29
Sartr'ın varoluşçuluğunda kilit ifade
6:32
kendisi için varlıktır. Sartra bize
6:34
insanın önce var olduğunu sonra yaptığı
6:37
seçimlerle kendi özünü serbestçe
6:39
yarattığını söyler. Yüzyılın sonuna
6:42
geldiğimizde ise Lotar devrede. Lotar'ın
6:45
başlattığı o meşhur postmodernizm
6:47
rüzgarı aydınlanmanın o evrensel akıl
6:50
masallarına ve büyük kurtuluş
6:52
hikayelerine tamamen savaş açar. Artık
6:55
tek bir evrensel doğrudan değil
6:57
parçalanmış çoğul gerçekliklerden
6:59
bahsediyoruzdur. Peki Kant'tan başlayıp
7:02
postmodernizme kadar getirdiğimiz bu
7:04
devasa isyan serüvenini o final masasına
7:07
oturduğunuzda pratik bir stratejiye
7:09
nasıl dönüştüreceksiniz? Zihninizde
7:11
tutmanız gereken sihli sayı 25.
7:14
Finaldeki başarınız tam olarak 25
7:16
sorunun mantığını kavramakta yatıyor.
7:19
Resmi kitapçıktaki 20 kritik soru ve
7:21
konuyu tam oturtmanız için eklenmiş 5
7:23
özgün soru. Bakın işin sırıyor bu
7:26
bilgileri körü körüne ezberlemekte
7:27
değil. Az önce anlattığım o kim kime
7:30
neden itiraz etti bağlamını
7:31
anladığınızda göreceksiniz ki bu 25 soru
7:34
aslında hep o aynı mantıksal örüntünün
7:36
etrafında dönüp duruyor. O sınav kağıdı
7:39
önünüze geldiğinde sorular size artık
7:41
sadece rastgele dizilmiş yaban kelimeler
7:43
gibi gelmeyecek. Kant'ın sentetik
7:45
apriorisinden Marx'ın ekonomik temeline,
7:48
oradan Leotard'ın aydınlanma
7:50
eleştirisine uzanan bu zaman çizelgesi
7:53
sınavdaki en büyük kalkanınız olacak. Bu
7:55
harika derlemenin hazırlanmasındaki
7:57
katkılarından dolayı Lollo Nolo ekibine
7:59
de çok teşekkür ediyoruz. Bu rehber
8:02
cebinizdeyse sınavı geçmemeniz için
8:04
hiçbir sebep yok. Ve bu incelemeyi
8:06
noktalarken öğrendiğimiz her şeyi biraz
8:08
sarsacak şu soruyu sormak istiyorum
8:10
size. Eğer postmodernizm gerçekte
8:12
haklıysa, bizi yönlendirecek evrensel
8:15
bir akıl, ortak bir doğru, o yüce
8:17
aydınlanma idealeri yoksa her sabah
8:19
uyandığınızda doğruyla yanlışı, iyiyile
8:21
kötüyü birbirinden ayırmak için
8:23
verdiğiniz o günlük kararları aslında ne
8:25
rehberlik ediyor? Kendi saf aklınız mı?
8:28
Toplumun size dayattığı kusursuz bir
8:29
ilüzyon mu yoksa bambaşka bir şey mi? Bu
8:32
soruyu zihninizde biraz tartın. Final
8:34
sınavlarınızda şimdiden hepinize
8:36
başarılar diliyorum. Görüşmek üzere.
#Jobs & Education

