0:00
Merhaba. Bir çocuğun geleceği ilk birkaç
0:03
yılda nasıl şekillenir? Hiç düşündünüz
0:04
mü? Bugün işte tam da bu konuya
0:07
dalıyoruz. Yani hayatın o en kritik
0:09
dönemine ve o dönemde verilen desteğin
0:12
koskoca bir ömrü nasıl baştan
0:14
yaratabildiğine bakacağız. Bakın
0:16
ekrandaki bu söz aslında her şeyi
0:19
özetliyor. Bu hani böyle güzel duygusal
0:23
bir temenni falan değil. Hayır bu
0:25
bilimsel bir gerçek. Hayatın o ilk
0:27
yıllarında atılan her bir adım gerçekten
0:30
ama gerçekten bir ömür boyu ayakta
0:32
kalacak bir binanın temel taşlarını
0:34
döşemek gibi bir şey. Peki tamam bu ilk
0:37
yıllar neden bu kadar önemli? Onları bu
0:39
kadar özel kılan şey ne? Cevap tek bir
0:42
yerde saklı aslında. Beynimizin o akıl
0:45
almaz gelişim sürecinde. Hadi gelin
0:47
bilimin kritik pencere dediği bu döneme
0:50
şöyle bir yakından bakalım. İşte o
0:52
sihirli kelime karşımızda. Beyin
0:54
plastistesi. Ne demek bu? Yani beynin
0:57
adeta ıslak bir kil gibi olduğunu
0:59
düşünün. En kolay şekil aldığı, en esnek
1:02
olduğu dönem demek. Mesela bir çocuğun
1:04
ikinci bir dili nasıl böyle şıp diye
1:06
neredeyse hiç çaba harcamadan
1:07
öğrendiğini bilirsiniz. İşte erken
1:09
müdahalenin bütün gücü tam da beynin bu
1:11
en verimli, en sünger gibi olduğu zamanı
1:14
yakalamasından geliyor. Tamam. B'nin bu
1:16
kritik döneminin önemini artık
1:17
biliyoruz. E peki başından beri
1:20
konuştuğumuz bu erken müdahale dediğimiz
1:22
şey tam olarak ne anlama geliyor? Gelin
1:24
şimdi onu netleştirelim. Şimdi erken
1:26
müdahale dediğimizde aklınıza tek bir
1:28
program gelmesin. Bu daha çok bir
1:30
şemsiye kavram. Yani gelişiminde desteğe
1:32
ihtiyacı olan çocukları. Ve bakın burası
1:34
çok önemli. Sadece çocukları değil
1:36
onların ailelerini de kapsayan
1:38
sistematik bir hizmetler bütünü. Peki bu
1:40
sistem kimin için var? Kimlere yardım
1:42
ediyor? Aslında üç ana gruptan
1:44
bahsedebiliriz. Birincisi gelişimsel
1:47
olarak akranlarından biraz geride kalan,
1:49
desteğe ihtiyacı olan çocuklar.
1:51
İkincisi, otizm gibi özel bir tanı almış
1:54
olanlar. Ve üçüncüsü belki de en
1:56
önemlisi ama maalesef en çok gözden
1:59
kaçırdığımız grup risk altındaki
2:01
çocuklar. Şimdi risk altındaki çocuklar
2:03
dediğimizde sakın aklınıza biyolojik bir
2:06
sorun gelmesin. Konu bu değil. Konu
2:08
tamamen çocuğun elinde olmayan çevresel
2:10
koşullar. Yani ekonomik zorluklar,
2:12
sosyal çalkantılar, göç. İşte bütün
2:15
bunlar bir çocuğun o pırıl pırıl
2:16
potansiyeline ulaşmasının önünde birer
2:18
duvar olabilir. Erken müdahale ne
2:20
yapıyor? işte tam da bu noktada devreye
2:22
girip o çocuğa bir güvenlik ağı örüyor.
2:24
Teoriye anladık sanırım. Peki bu güzel
2:27
fikirler gerçek hayatta nasıl karşılık
2:29
buluyor? Yani işin pratiği nasıl? Gelin
2:32
şimdi dünyada bu alana gerçekten öncülük
2:34
etmiş bazı somut programlara ve onların
2:37
yaklaşımlarına şöyle bir bakalım.
2:39
Karşımızda bu alana adeta yön vermiş
2:42
Amerika kökenli iki dev proje var. Bir
2:44
yanda Carolina Ebesederan projesi gibi
2:47
daha butik, yoğun ve tamamen bilimsel
2:49
araştırmalara dayalı bir model duruyor.
2:51
Diğer yandaysa Chicago projesi gibi kamu
2:54
kaynaklarıyla çok daha fazla çocuğa
2:55
ulaşmayı hedefleyen bir devlet okulu
2:57
programı var. Gördüğünüz gibi yolları
3:00
farklı olsa da hedefleri tekti. Fırsat
3:02
eşitsizliğinin önüne geçmek. Bu zaman
3:04
çizelgesi aslında fikirlerin nasıl ete
3:07
kemiğe büründüğünü, nasıl resmi
3:09
politikalara dönüştüğünü çok güzel
3:11
gösteriyor. Bakın Amerika'da 60'larda,
3:13
70'lerde başlayan bu hareketin dalgaları
3:15
Türkiye'ye de ulaşıyor ve 1994 yılında
3:18
ilk resmi ulusal programla birlikte çok
3:21
önemli bir kilometre taşı döşenmiş olu.
3:23
Şimdi çok önemli bir noktaya geliyoruz.
3:26
Modern müdahale programlarının zamanla
3:28
anladığı en büyük derslerden biri belki
3:30
de şu oldu. Mesele sadece çocuk değil.
3:32
Asıl mesele aileyi bir bütün olarak
3:35
güçlendirmek. Odak noktası kaydı. Yani
3:38
bu tablo aile odaklı farklı modellerin
3:40
ne kadar çeşitli olabileceğini
3:42
gösteriyor. Mesela Türkiye'den AÇEP
3:44
diyor ki aileyi eğitimin tam merkezine
3:46
koymalıyız. Eteom ise ebeverinlere bir
3:49
nevi koçluk yapıyor. Onlara yemek
3:51
zamanı, oyun zamanı gibi en sıradan
3:53
anları bile nasıl birer öğrenme
3:55
fırsatına çevirebileceklerini
3:56
gösteriyor. Hemşire aile ortaklığı ise
3:59
bambaşka bir şey yapıyor. Desteği alıp
4:01
doğrudan ailenin ayağına, evine
4:03
götürüyor. İşte bu nokta gerçekten çok
4:05
kritik. Özellikle ev temelli
4:07
programların başarısının sırrı burada
4:09
yatıyor. Olay bir uzmanın eve gelip ders
4:12
anlatıp gitmesi değil. Asla değil. Olay
4:15
o uzmanla ebeveyn arasında gerçek bir
4:17
ortaklık kurulabilmesi. Yani güvene
4:19
dayalı iki yönlü bir ilişki. İşte bu
4:21
kurulduğu zaman değişim gerçekten kalıcı
4:24
oluyor. Peki aile odaklı bu genel
4:26
yaklaşımları gördük ama otizm gibi daha
4:29
özel gelişimsel ihtiyaçları olan
4:31
çocuklara ne tür destekler sunuluyor?
4:34
Şimdi de biraz bu alandaki programlara
4:36
odaklanalım. Mesela floor time. Bu
4:38
yöntem böyle katı kuralları olan şunu
4:40
yap bunu yapma diyen bir program değil.
4:43
Tam tersi. Çocuğun liderliği ele aldığı
4:46
tamamen esnek bir yaklaşım. Buradaki
4:48
temel amaç ne biliyor musunuz? Çocuğun
4:50
ilgi alanlarını bir anahtar gibi
4:52
kullanıp onun dünyasına girmek ve o
4:54
dünyadan içeri girince de sosyal ve
4:56
duygusal gelişimi yavaş yavaş
4:58
desteklemek. Sadece bir rakam. 5. Bu
5:01
rakam ilk bakışta çok basit görünebilir
5:04
ama aslında floor time yönteminin
5:05
arkasındaki inanılmaz adanmışlığı ve
5:08
yoğunluğu tek başına anlatıyor. Günde
5:10
tam beş ayrı seans düşünsenize bu
5:13
yöntemin ne kadar büyük bir çaba
5:15
gerektirdiğinin ama doğru yapıldığında
5:17
da ne kadar dönüştürücü bir güce sahip
5:19
olabileceğini gözler önüne seriyor.
5:21
Tabii bu alanda tek bir doğru yok.
5:23
Farklı yaklaşımlar var. Az önce
5:25
konuştuğumuz floor Time gibi çocuğun
5:27
ilgisini merkeze alan esnek modeller bir
5:29
yanda, IDEP gibi daha yapılandırılmış
5:32
davranışsal programlar diğer yanda, bir
5:34
de Keyhall gibi doğrudan ebeveynin eline
5:36
somut bir yol haritası veren, onlara
5:38
rehberlik eden yaklaşımlar var. Ve şunu
5:41
da unutmamak lazım. Erken müdahale
5:43
sadece akademik ya da sosyal beceriler
5:46
demek değil. Hayır. Bu programların çok
5:48
ama çok önemli bir parçası da çocukları
5:50
korumak. Mesela iyi dokunuş ve kötü
5:53
dokunuş gibi temel ama hayat kurtaran
5:55
kavramlar öğretiliyor. Böylece çocuklara
5:57
en başından kendi beden sınırlarını
5:59
tanımaları ve korumaları için bir kalkan
6:01
veriliyor. Peki tüm bunları bir araya
6:03
getirdiğimizde ne görüyoruz? Gelin şimdi
6:05
biraz geri çekilip büyük resme bakalım.
6:08
Bu programlar uzun vadede topluma ne
6:10
kazandırıyor? Bu gerçekten bir yatırım
6:12
mı? İşte bu grafik sanırım her şeyi tek
6:15
başına anlatıyor. İyi planlanmış, iyi
6:17
uygulanmış bir erken müdahale programı
6:19
olan Sirius programının sonuçları
6:21
gerçekten çarpıcı. Bakın programa
6:23
katılan çocukların akademik başarıları
6:25
tavan yapıyor. Yardımlaşma gibi olumlu
6:27
sosyal davranışları artıyor ve en
6:30
önemlisi ileriki yaşlarda suça karışma
6:32
oranları ciddi şekilde düşüyor. İşte
6:34
bütün bu anlattıklarımızın sonunda
6:37
gelmemiz gereken kilit nokta tam olarak
6:39
bu. Erken müdahale basit bir eğitim
6:42
sürecinden çok daha fazlası. Bu
6:44
toplumsal refahı topekini artıran, suçu
6:47
azaltan yani kısacası geleceğe yapılan
6:50
en akıllıca, en kapsamlı sosyal
6:52
yatırımlardan biri. Ve bu bölümü
6:54
hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir
6:56
soruyla bitirelim istiyorum. Bütün bu
6:58
bildiklerimizden sonra her bir çocuğun
7:01
ama istisnasız her bir çocuğun bu hayati
7:04
desteğe ulaşabilmesini nasıl
7:06
sağlayabiliriz? Bu soruyla sizi başa
7:08
bırakıyorum. Dinlediğiniz için çok