Auzef Erken Çocuklukta Fen ve Matematik Eğitimi 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/07/09/erken-cocuklukta-fen-ve-matematik-egitimi-2025-2026-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selamlar. 2025-2026
0:02
AF finalleri için hazırladığımız bu
0:05
yepyeni görsel incelemeye hoş geldiniz.
0:08
Biliyorsunuz erken çocuklukta fen ve
0:10
matematik eğitimi dersi ilk bakışta
0:13
biraz zorlu görünebilir ama hiç merak
0:15
etmeyin. Bugün en kritik, en can alıcı
0:18
noktaları birlikte parçalarına
0:20
ayıracağız. Hedefimiz çok net. Sınavda
0:22
karşınıza çıkacak o temel kavramları
0:25
sadece ezberlemek değil arkasındaki
0:27
mantığı tamamen kavrayıp hafızaya
0:30
kazımak. Hazırsanız bu yüksek bahisli
0:32
final sınavı için ihtiyacınız olan her
0:34
şeyi konuşmaya başlayalım. Hemen şu
0:37
kritik soruyla başlayalım. Çocuklar o
0:39
basit sıradan duyusal oyunları nasıl
0:41
oluyor da karmaşık matematik ve bilimsel
0:43
kavramlara dönüştürüyor? Yani hepimiz
0:46
çocukların oynarken öğrenmesini
0:47
izlemişizdir, değil mi? Ama o fiziksel
0:49
temas, o oyuncaklarla oynama anı nasıl
0:52
oluyor da bir anda soyut düşünme
0:54
becerilerine evriliyor. İşte bu anlatım
0:56
boyunca zihninizin bir köşesinde hep bu
0:58
soru olsun istiyorum. Çünkü bu geçişin
1:01
mantığını bir kez anladığınızda
1:02
sınavdaki o karmaşık vaka soruları
1:05
inanın çocuk oyuncağı gibi gelecek.
1:07
Bugün fethedeceğimiz beş temel alan var.
1:10
Önce duyularla fen ve keşif diyeceğiz.
1:12
Ardından sorgulama ve bilimsel süreç,
1:15
erken matematik ve sayma, geometri,
1:17
konum ve ölçme ve en sonda oyun,
1:20
değerlendirme ve kuramlar ile finali
1:22
yapacağız. Gözünüz hiç korkmasın. Bu beş
1:25
bloğu zihninizde tıkır tıkır işleyen bir
1:27
sıraya oturtacağız. O zaman birinci
1:30
bölümümüzle duyularla, fen ve keşif ile
1:32
hemen başlayalım. Her şeyin o en temel
1:35
fiziksel dünyada nasıl başladığına bir
1:37
bakalım. Erken çocukluk dönemi ile
1:39
ilgili bence en ilginç şey şu. Çocuklar
1:42
dünyayı kelimenin tam anlamıyla duyuları
1:44
aracılığıyla keşfediyor. Dokunarak,
1:46
koklayarak, dinleyerek. Sınavda
1:48
karşınıza çıkarsa çok duyulu öğrenme
1:50
yaklaşımının hemen altını çizin. Yani o
1:52
koku şişeleri veya ses çıkaran
1:54
materyaller, inanın bana sadece birer
1:57
oyuncak değil. Bunlar bilginin zihninde
1:59
çok zengin ve kalıcı bağlantılar
2:01
kurmasını sağlayan mükemmel araçlar.
2:03
Şunu kesinlikle unutmayın. Çocuklara
2:05
pasif bir şekilde soyut bilgi aktarmaya
2:07
çalışmıyoruz. Tam tersi etkin katılıma
2:09
dayalı tamamen somut deneyimler
2:11
sunuyoruz. Sınavda şıklarda soyut bilgi
2:13
aktarımı gibi bir ifade görürseniz hiç
2:15
düşünmeden eleyin. Temel altın kuralımız
2:18
çok net. Somut deneyim. Evet, gelelim
2:21
ikinci bölümümüze. Sorgulama ve bilimsel
2:23
süreç. Peki çocuklar bu topladıkları
2:25
duyusal bilgileri bilimsel bir yönteme
2:27
nasıl dönüştürüyor dersiniz? Sınavın
2:29
gerçekten en can alıcı kavramlarından
2:31
birindeyiz şu an. Sorgulamaya dayalı
2:33
öğrenme. Buradaki olay şu: Çocuklara
2:36
cevapları altın tepside sunmak yerine
2:38
onları bizzat keşfetmeye ve soru sormaya
2:40
teşvik ediyoruz. Etkili bir fen ortamı
2:42
düşünün. Çocuk gözlem yapıyor,
2:44
tahminlerde bulunuyor. Bizzat deneyerek
2:46
kendi sonuçlarına ulaşıyor. Yani
2:48
eğitimci olarak bizim rolümüz ayaklı bir
2:50
ansiklopedi gibi bilgi dağıtmak değil,
2:52
sürece rehberlik etmektir. Olay tamamen
2:55
aktif keşifle ilgili. Bakın bu durum az
2:58
önce konuştuğumuz sorgulama sürecini
3:00
harika özetliyor. Sınavlarda da sıkça
3:02
karşımıza çıkan şu meşhur kağıt düşürme
3:04
deneyi. Çocuklara aynı boyuta iki kağıt
3:07
veriyoruz. Biri dümdüz diğeri
3:09
buruşturulmuş. İkisini de aynı anda aynı
3:11
yükseklikten bırakıyorlar. Ne oluyor?
3:14
Lüz kağıdın yüzey alanı daha geniş
3:15
olduğu için haliyle daha fazla hava
3:17
direnciyle karşılaşıyor ve çok daha
3:19
yavaş düşüyor. Burada kalkıp da
3:21
çocuklara hava direncinin karmaşık fizik
3:23
formüllerini anlatmıyoruz. Tabii ki
3:25
onlara bu fiziksel farkı bizzat
3:26
yaşatarak neden sonuç ilişkilerini
3:28
zihinlerinde kendilerinin kurmasını
3:30
sağlıyoruz. İşte tam da bu tür
3:33
deneyimler o sihirli formülü yani eğer o
3:36
zaman akıl yürütmesini doğuruyor, eğer
3:39
düz kağıdı bırakırsam o zaman daha yavaş
3:41
düşer. Fen etkinliklerinde çocukların bu
3:44
dili kullanması gerçekten paha
3:46
biçilemez. Neden mi? Çünkü bu eleştirel
3:49
düşünme becerilerinin ve nedensellik
3:51
algısının gelişimi için inanılmaz kritik
3:53
bir adım. Bir çocuğun bu kalıbı
3:55
kullandığını duyarsanız bilin ki
3:57
mantıksal bir bağlantı kurmanın tam da
3:59
eşiğinde. Sınav için kulağınıza küpe
4:02
olacak bir başka nokta gelişimsel
4:04
uygunluk. Şu karşılaştırmaya bir dikkat
4:07
edin. Su temasını işlerken suyun
4:09
hallerini veya yüzme batma kavramlarını
4:12
çok rahat öğretebilirsiniz. Bunlar
4:14
gelişimsel olarak harika uyar. Ama
4:16
kalkıp da çocuklar su aslında iki
4:18
hidrojen ve bir oksijen atomundan
4:20
oluşur. Formülü de H2O'dur derseniz işte
4:23
orada kocaman bir fren yapmalıyız. Bu
4:25
kadar soyut, bu kadar mikro düzeyde bir
4:28
bilgi okul öncesi dönemdeki bir çocuk
4:30
için kelimenin tam anlamıyla
4:32
anlamsızdır. Sınavda gelişimsel uygunluk
4:34
sorularını çözerken mutlaka çocuğun
4:37
gözlemleyebileceği, dokunabileceği
4:39
özellikleri aramalısınız. Şimdi rotamızı
4:42
matematiğin dünyasına çeviriyoruz. 3.
4:44
bölümümüz erken matematik ve sayma.
4:47
Sayma kurallarını tek çek izole edip
4:49
hafızamıza atacağız. Hazır olun. İşte
4:51
sınavda kelimesi kelimesine karşınıza
4:53
çıkabilecek o çok kritik kural. Sıradan
4:56
bağımsızlık ilkesi. Aslında ismi biraz
4:58
afille ama mantığı çok basit. Nesneleri
5:01
sayarken sağdan sola, soldan sağa hatta
5:04
isterseniz ortadan başlayarak sayın. Hiç
5:06
fark etmez. Sayma sırası değişse bile
5:09
toplam miktar asla değişmez. Çocuk bu
5:11
gerçeği idrak ettiğinde sayma eylemi
5:14
sadece ezberlenmiş bir tekerleme
5:16
olmaktan çıkıp gerçek bir matematiksel
5:18
kavrama dönüşmüş oluyor. Bunun hemen
5:20
ardından da kardinalite yani sayısal
5:22
büyüklük ilkesi geliyor. Bu ikisini
5:24
birbirine karıştırmamak sınavda hayat
5:26
kurtarır. Kardinalite şu: Çocuğun bir
5:29
grubu sayarken söylediği en son sayının
5:32
o grubun toplam sayısını ifade ettiğini
5:34
bilmesi. Mesela çocuk blokları 1 2 3 4 5
5:38
diye saydı. Siz burada kaç blok var diye
5:40
sorduğunuzda tekrar başa dönüp saymak
5:42
yerine direkt 5 diyebiliyorsa harika.
5:45
Kardinalite ilkesini kesinlikle kazanmış
5:47
demektir. Peki işler biraz daha
5:50
karmaşıklaşınca yani dört işleme gelince
5:52
ne oluyor? Mesela oldukça soyut bir
5:54
kavram olan çıkarma işlemi okul öncesi
5:56
dönemde nasıl somutlaşır? Tabii ki
5:58
oyunla. Çıkarma işlemi çocuklar için
6:00
tahtadaki bir eksi işareti değildir.
6:02
Oyuncaklarını birbirinden ayırdığı,
6:04
bazılarını kenara koyup kalanları
6:05
saydığı o somut oyun anlarıdır aslında
6:07
çıkarma. Çocuğun bu oyuncak ayırma oyunu
6:10
bildiğiniz ileri düzey soyut matematiğin
6:12
fiziksel bir provasıdır. Geçelim 4.
6:15
temel bloğumuza. Geometri, konum ve
6:17
ölçme. Burada artık fiziksel dünyanın
6:19
metriklerini anlamaya başlıyoruz. Okul
6:21
öncesinde geometri denilince aklınıza
6:23
hemen açılar, cetveller, formüller filan
6:25
gelmesin. Erken çocuklukta mekansal
6:27
düşünme dediğimiz şey bir çocuğun
6:29
elindeki yapı bloğunu nereye, hangi
6:31
açıyla, hangi boyuta göre koyacağını
6:34
hesaplamasıdır. Ya da kağıt kesme
6:36
etkinlikleri. Çocuğun simetri kavramını
6:38
bizzat deneyimleyerek öğrendiği o
6:40
mucizevi anlar ya da renkli boncuklarla
6:42
örüntüler oluşturmak. Çocuğun o
6:45
örüntünün altındaki kuralı keşfetmesi
6:47
aslına bakarsanız cebirsel düşünmenin ta
6:49
kendisidir. Fiziksel bir oyunun
6:51
arkasında ne kadar muazzam bir zihinsel
6:53
mimari yattığını görebiliyor musunuz?
6:55
Ölçme konusu da sınavda banko
6:57
diyebileceğimiz sıkça yoklanan bir tema.
7:00
Burada iki kavram var. Standartı olmayan
7:03
ve standart ölçümler. Standart olmayan
7:05
ölçümler yani adım sayarak, karışla ya
7:08
da oyuncak bloklarla bir şeyin boyunu
7:10
ölçmek çocuğa ölçmenin mantığını tamamen
7:12
sezgisel olarak kavratır. Ancak cetvel
7:15
veya terazi gibi standart ölçümler
7:17
hepimizin ortak birimler kullanmasının
7:19
neden mecburi olduğunu öğretir. Sınavda
7:22
şuna çok dikkat edin. Biri diğerinden
7:24
daha iyi veya daha üstün değildir. İkisi
7:26
de benzersiz öğrenme kapıları aralar. Bu
7:28
yüzden mutlaka birlikte ve birbirini
7:31
tamamlayacak şekilde kullanılmaları
7:32
gerekir. Şimdi eğitimciler olarak
7:34
hepimizi en çok zorlayan konulardan
7:36
birine bakalım. Zamanı öğretmek. Zamanı
7:39
anlatmak neden bu kadar zordur biliyor
7:41
musunuz? Çünkü zamanın fiziksel bir
7:43
formu, somut bir doğası yoktur.
7:45
Görünmezdir. Elinizle tutamazsınız. Hal
7:48
böyle olunca çocuklara zamanı saat
7:51
üzerinden soyut olarak değil, günlük
7:53
rutinler ve olay sıralamaları üzerinden
7:55
öğretiriz. Kahvaltıdan sonra, uykudan
7:58
önce, babam işten gelince gibi referans
8:00
noktaları o görünmez zamanı çocukların
8:02
zihninde bir anda görünür ve anlaşılır
8:05
hale getirir. Ve yavaş yavaş
8:07
toparlıyoruz. Son bölümümüzün perdesini
8:10
aralayalım. Oyun, değerlendirme ve
8:12
kuramlar. Eğitimcinin arka planındaki o
8:15
kuramsal temellere ve değerlendirme
8:17
süreçlerine bakma vakti geldi. Çocuğun
8:19
gelişimini değerlendirirken portfolyolar
8:21
bizim en büyük yardımcımızdır. Ama aman
8:24
dikkat. Burada çok net bir sınav tuzağı
8:26
var. Gözünüzü dört açın. Bir gelişim
8:28
portfolyosunda çocuğun projeleri
8:29
kesinlikle olur, çizimleri olur.
8:31
Gelişimini anlatan anekdot kayıtları
8:33
veya büyüme grafikleri kesinlikle yer
8:35
alır. Ama çocuğun sağlık bilgileri,
8:37
kullandığı ilaçlar, alerjileri gibi
8:39
tıbbi veriler portfolyoda asla yer
8:41
almaz. Bunlar okulun ayrı tuttuğu özel
8:43
dosyalardadır. Gelişim dosyası ayrı,
8:46
sağlık dosyası ayrı. Bu ince ayrıntıyı
8:48
bilmek finalde kesinlikle puan
8:50
kazandırır. Gelelim kuramcılara. Gelişim
8:52
psikolojisi denince akla gelen ilk
8:54
isimlerden Piajet'in meşhur bir
8:56
kavramına bakalım. Tersine
8:57
çevrilebilirlik. Bu ilkeyi zihninde
9:00
oturtmuş bir çocuk yapılan bir işlemin
9:02
başa sarılabileceğini, geri
9:03
alınabileceğini idrak eder. İşte bu
9:05
minik bilişsel sıçrama sayesinde çocuk
9:08
toplama işlemi ile çıkarma işlemi
9:09
arasındaki o kopmaz ilişkiyi fark eder.
9:11
Bir şey artıyorsa azala daabilir. Ve
9:14
tabii ki olmazsa olmazımız Vigotski.
9:17
Yakınsak gelişim alanı kavramı. Aslında
9:19
bu tanımı çerçeveletip odamıza asmamız
9:20
lazım. Nedir bu? Bir çocuğun tek başına
9:23
hiç kimseden yardım almadan
9:24
yapabildikleriyle bir yetişkinin veya
9:26
kendinden biraz daha bilen bir
9:28
arkadaşının rehberliğiyle yapabildikleri
9:29
arasındaki o sihirli boşluktur. Bir
9:32
eğitimci olarak bizim doğrudan hedef
9:33
alacağımız, üzerine titreyeceğimiz
9:35
gelişim bölgesi tam da burasıdır. Fen ve
9:38
matematik öğrenimi asıl olarak bu
9:40
yakınsak gelişim alanında yeşerir ve
9:41
filizlenir. İşte bu kadar. Sırav öncesi
9:44
tüm kritik konuları harika bir şekilde
9:46
toparladık. Anlatımımızı bitirirken
9:48
aklınızda şu sorunun yankılanmasını
9:50
istiyorum. Eğer oyun bilişsel gelişimin
9:53
en doğal, en saf aracıysa yarın bir
9:56
çocuğun sadece tahta blokları üst üste
9:58
dizdiğini gördüğünüzde artık orada
10:00
sadece vakit geçiren bir çocuk mu
10:02
göreceksiniz? Yoksa mekansal akıl
10:04
yürütmenin, fiziksel denge deneylerinin
10:06
ve matematiğin adım adım inşa edilen o
10:09
sağlam temellerini mi, kaynak
10:10
metnimizdeki o derin bilgi ağını hep
10:12
birlikte çözdük. Umarım bu görsel özet
10:15
taşların zihninizde tam anlamıyla yerine
10:17
oturmasını sağlamıştır. Final
10:18
sınavınızda şimdiden hepinize kocaman
10:20
bir başarılar diliyorum. Merak etmeye ve
10:22
çocukların dünyasını keşfetmeye devam
10:24
edin. Hoşça kalın.
#Jobs & Education

