Auzef Erken Çocuklukta Fen Ve Matematik Eğitimi 2024-2025 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/05/erken-cocuklukta-fen-ve-matematik-egitimi-2024-2025-butunleme-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selamlar. Bu incelememizde erken
0:02
çocukluk eğitimine dair bildiğimizi
0:03
sandığımız o eski efsaneleri yıkmaya
0:05
geldik. Çoğu insan okul öncesi dönemde
0:08
fen ve matematik eğitiminin çocukları
0:10
kara tahtanın karşısına dizip onlara
0:12
sayılar ve formüller ezberletmek
0:14
olduğunu sanır. Ama inanın bana bilimsel
0:17
gerçekler ve pedagojik bulgular bize
0:19
bambaşka çok daha heyecan verici bir
0:21
hikaye anlatıyor. Bugün çocukların
0:23
dünyayı aslında nasıl algıladığını ve
0:26
onlara bilimle matematiği gerçekten
0:28
nasıl öğretebileceğimizi yapı taşlarına
0:30
ayırarak konuşacağız. Hazırsanız hadi
0:33
dalalım. Şimdi muhtemelen hemen aklınıza
0:35
şu devasa soru geliyor. Çocuklara
0:38
sayıları kullanmadan matematiği nasıl
0:40
öğretebiliriz ki? İlk duyduğunuzda
0:42
kulağa inanılmaz çelişkili geliyor,
0:43
değil mi? Sayı yoksa matematik nasıl
0:46
olacak? Ama işin aslı şu. Doğru bir
0:49
erken çocukluk matematik ve fen eğitimi
0:51
o sıkıcı ve kas katı çalışma
0:53
masalarından ziyade eğlenceli bir
0:55
engelli parkura benzer. Çocukların
0:57
zihinleri biz yetişkinlerin çok sevdiği
1:00
o soyut sembolleri algılamaya henüz
1:02
hazır değil. Peki madem hazır değiller,
1:05
onlara dünyayı nasıl anlatacağız? İşte
1:07
bizi bu harika yanıta götürecek yol
1:10
haritamız. Önce somutlaştırarak
1:12
öğrenmeye bakacağız. Ardından sayma ve
1:15
ölçmenin temellerini ineceğiz. Mekan,
1:18
geometriyi ve örüntüleri inceledikten
1:20
sonra küçük bilim insanlarını
1:22
keşfedecek, öğretmenin değişen rolünü
1:25
konuşacak ve son olarak bu heyecan
1:27
verici süreci nasıl değerlendireceğimize
1:30
değineceğiz. İlk durağımız tüm sürecin
1:32
kalbi diyebileceğimiz aşama.
1:34
Somutlaştırarak öğrenme. Gelişim
1:36
psikolojisinden çok iyi biliyoruz ki
1:39
okul öncesi çağındaki çocuklar henüz
1:41
işlem öncesi dönemdedir. Yani yani şu
1:44
soyut düşünemezler. Bu yüzden o eski
1:47
klasik yöntemde tahtaya çizdiğiniz
1:49
kocaman bir artı işaretinin veya kocaman
1:52
bir 5 rakamının onların algı dünyasında
1:55
hiçbir karşılığı yoktur. Eğer onlara
1:58
gerçekten bir şeyler öğretmek istiyorsak
2:00
o bilgiyi kelimenin tam anlamıyla
2:03
elleriyle tutabilecekleri, gözleriyle
2:05
görebilecekleri bir forma sokmak
2:06
zorundayız. Doğru yöntem manipülatifler
2:09
yani somut nesneler kullanmaktır.
2:12
Rengarenk fasulyeler, sayma çubukları,
2:15
tahta bloklar matematik kağıt üzerinde
2:17
değil avuç işlerinde hissedilerek
2:19
öğretilir. Somutlaştırmanın ne kadar
2:22
güçlü olduğunu gösteren en güzel
2:24
şeylerden biri ters işlemler ilkesidir.
2:26
Düşünün masaya beş elma koydunuz. Yanına
2:29
iki elma daha eklediniz. Oldu yi elma.
2:32
Sonra çocuğun gözü önünde o iki elmayı
2:34
geri aldınız ve hop tekrar beşe
2:36
döndünüz. Sanki bir sihirbazlık numarası
2:39
gibi. Toplama ve çıkarma işlemleri
2:41
birbirinin tam zıttı olan ve geri
2:43
çevrilebilir mekanizmalardır. Ve bu
2:45
muazzam evrensel kural çocuklara öyle
2:48
karmaşık soyut denklemlerle değil sadece
2:50
ama sadece nesnelerin masadaki yer
2:52
değiştirmesiyle öğretiliyor. İnanılmaz
2:55
değil mi? Tabii somutlaştırma meselesi
2:57
sadece matematikte değil fende de hayati
2:59
bir öneme sahip. Mesela zaman kavramı.
3:02
Açık konuşalım. Çocuklar için zaman
3:04
inanılmaz derecede soyut. Havada asılı
3:06
duran bir şey. Onlara mekanik saatleri
3:08
okutmaya çalışmak koca bir zaman
3:10
kaybından başka bir şey değil. Bunun
3:11
yerine zamanı onların anlayacağı
3:13
biyolojik ve sosyal rimlere
3:15
bağlamalıyız. Şimdi öğle yemeği zamanı.
3:18
Yemekten sonra bahçeye çıkacağız. İşte
3:20
bu kadar basit ve net. Günlük rutinleri
3:22
takip etmek zamanın akışını çocuğun
3:24
zihninde anında somut ve anlaşılır hale
3:26
getirir. Gelelim ikinci bölümümüze.
3:29
Sayma ve ölçmenin gerçek temelleri. Bir
3:32
çocuğun tekerleme söyler gibi 1 2 3 4 5
3:35
diye sayması onun matematiği gerçekten
3:38
anladığını göstermez. Bizim aradığımız
3:40
şey çok daha yapısal rasyonel bir sayma.
3:43
Asıl olay birebir eşlemedir. Şöyle
3:45
düşünün. Çocuğun masadaki elmaları
3:47
sayarken parmağıyla tek bir elmaya
3:49
dokunması ve tam o saniyede ağzından
3:52
sadece bir sözcüğünün çıkması gerekir.
3:55
İkinci elmaya dokunduğunda ise 2
3:56
demelidir. Bir fiziksel nesneye sadece
3:59
bir sayı adının atanması bizim bütün
4:01
sayma sistemimizin temel taşıdır. Parmak
4:04
ve ses aynı anda senkronize bir şekilde
4:06
çalışmalı. Buradaki en kritik
4:08
noktalardan biri de büyüklük ve
4:10
küçüklüğü nasıl öğrettiğimiz. Çocuğun
4:12
karşısına geçip 8 mi daha büyük 9 mu
4:15
diye sormak gelişimsel açıdan tamamen
4:18
uygunsuz bir yaklaşımdır. Çünkü o
4:20
rakamlar dediğimiz gibi sadece birer
4:22
çizim. Gerçek kavrama iki fiziksel
4:25
kümeyi yan yana koyduğunuzdan başlar.
4:28
Bir tarafta üç oyuncak araba var. Diğer
4:30
tarafta 6 araba. hangi kümenin daha
4:32
fazla olduğunu görsel olarak gözleriyle
4:35
ayırt edebilmesi büyüklük
4:36
karşılaştırması becerisinin en net, en
4:39
gerçekçi göstergesidir. Peki ölçme
4:41
yaparken neden hemen ellerine bir cetvel
4:44
vermiyoruz biliyor musunuz? Çünkü çocuk
4:46
öncelikle karış, adım veya bir ataç gibi
4:51
standart olmayan ölçümlerle o uzun kısa
4:54
kavramını kendi bedeninde bizzat
4:56
hissetmelidir. Uzunluğunu kendi
4:58
bedeniyle somutlaştırması gerekir. Ancak
5:01
bundan sonra evrensel olan standart
5:03
birimleri yani metreyi ve litreyi işin
5:06
içine katıyoruz. Her iki yöntemi bir
5:08
arada kullanmak çocuğa gerçekten çok
5:10
boyutlu ve eşsiz bir öğrenme deneyimi
5:11
sunuyor. 3üncü bölümümüz biraz daha
5:14
hareketli. Mekan, geometri ve örüntüler.
5:17
Geometri ve mekan denilince aklınıza
5:20
masa başında düzgün kareler çizmeye
5:21
çalışan çocuklar gelmesin lütfen.
5:24
Mekansal farkındalık çocuğun kendi
5:26
bedeninin boşlukta tam olarak nerede
5:28
konumlandığını, nesnelerin altında mı,
5:30
üstünde mi yoksa arkasında mı durduğunu
5:33
kavramasıdır. Ve inanın bana bu beceri
5:35
masa başındaki hafıza testleriyle falan
5:37
gelişmez. O çocuğun fiziksel olarak bir
5:40
tünelden sürünmesi, bir labirentte
5:42
kaybolup kendi yönünü bulması veya bir
5:44
engelin üstünden zıplaması gerekir.
5:46
Bedensel hareket mekansal yönelimi
5:48
içselleştirmenin tek ama tek
5:50
anahtarıdır. Benzer şekilde geometride
5:53
tam olarak ellerin içinde o renkli yapı
5:56
bloklarıyla keşfedilir. Çocuk legolarla
5:59
oynarken a iki üçgeni birleştirirsem
6:01
kare oluyor veya silindirin üstüne kare
6:04
koyarsam dengede durmaz, devrilir gibi o
6:07
şahane çıkarımları tamamen
6:09
deneyimleyerek kendi kendine öğrenir ve
6:11
tam da bu oyunlar sırasında örüntülerin
6:14
büyüsünü fark ederler. Matematikte
6:16
mükemmel bir tekrarlı örüntü kuralların
6:19
hiç ama hiç bozulmadığı dizilimlerdir.
6:22
Kare çember, kare çember. Kural bir kez
6:25
bile bozulursa o ritim tamamen kaybolur.
6:28
Çocuklar bu mükemmel dizilimleri işte o
6:31
bloklarla oynarken kendi elleriyle inşa
6:33
ediyorlar. Peki sanatla matematik
6:36
birleşirse ortaya ne çıkar? Doğadaki
6:38
ayna simetrisi, diğer adıyla bilateral
6:40
simetri çocuklara geometri öğretmenin
6:43
kesinlikle en şiirsel yoludur. Düşünün
6:45
sınıfta bir çocuğa bir kelebeğin sadece
6:47
sağ kanadının çizili olduğu bir kağıt
6:49
veriyorsunuz ve sence diğer yarısı nasıl
6:52
görünürdü? Hayal edip çizebilir misin
6:54
diyorsunuz? Bunu yaptığınızda onlara
6:56
sadece sevimli bir sanat etkinliği
6:57
yaptırmış olmuyorsunuz. Onlara eksen,
7:00
denge, simetri ve görsel algı gibi son
7:02
derece derin ciddi matematiksel
7:04
beceriler kazandırıyorsunuz. 4. bölüme
7:06
geçelim. Küçük bilim insanları. Birimi
7:10
öyle cam fanuslara, laboratuvarlara
7:12
hapsetmeye veya çocukları katı kurallara
7:14
boğmaya hiç mi hiç gerek yok? Şu muazzam
7:17
ve bir o kadar basit deneyi ele alalım.
7:19
Öğretmen aynı ağırlıkta iki kağıt
7:21
alıyor. Birini buruşturup top yapıyor,
7:23
diğerini ise düzgünce açık bırakıyor.
7:25
İkisini aynı anda havadan bıraktığında
7:27
ne oluyor? Düzgün ve geniş olan kağıt
7:30
yavaşça süzülerek inerken buruşuk olan
7:32
taş gibi hızla yere düşüyor. Peki ama
7:35
neden? Çünkü düz kağıdın sürtünme alanı
7:37
çok daha geniştir. Yani orada ciddi bir
7:39
hava direnci vardır. Düşünebiliyor
7:42
musunuz? Sadece iki basit kağıt
7:44
parçasıyla küçücük çocuklara havanın o
7:46
görünmez kuvvetini ve aerodinamiği
7:48
öğrettik. Tabii burada kendi
7:50
sınırlarımızı bilmemiz de çok mühim. Su
7:52
hakkında bir etkinlik mi planlıyorsunuz?
7:54
Suyun ağır bir şey olması,
7:56
dondurulduğunda buza dönüşmesi veya
7:58
içine attığımız oyuncakları yüzdürüp
7:59
batırması kesinlikle mükemmel konular.
8:02
Ama kalkıp da çocuklara bakın su aslında
8:04
iki hidrojen ve bir oksijen atomundan
8:06
yani H2O'dan oluşur derseniz işte orada
8:09
çok büyük bir hata yaparsınız. Bu
8:11
tamamen soyut mikroskobik bir bilgidir
8:14
ve o çocuğun gelişimsel kavrama
8:15
düzeyinin fersah fersah ötesindedir.
8:18
Unutmayın kendi gözleriyle
8:19
gözlemleyemedikleri hiçbir şeyi
8:21
gerçekten kavrayamazlar. Ve aslına
8:23
bakarsanız çocuklar bu harika gözlemleri
8:26
yaparken bizim bilim insanlarının
8:28
yüzyıllardır kullandığı o meşhur
8:29
bilimsel yöntemi doğallıkla adım adım
8:32
uygularlar. Önce olaya dair içsel bir
8:35
tahminleri olur. Yani bir sezgisel
8:37
kavrayış yaşarlar. Ardından hemen sence
8:39
ne olacak diye bir hipotez kurumu
8:41
aşamasına geçerler. Sonra kağıtları
8:43
havadan bırakır ve bildiğiniz deney
8:45
yaparlar. Eğer o gözlemleri baştaki
8:47
beklentilerini karşılarsa harika. Artık
8:49
ceplerinde bir kesin bilgi vardır. Bu
8:52
mantıksal sıralama asla değişmez. 5.
8:54
bölümümüz belki de en kritik olanı
8:57
öğretmenin yeni rolü. Peki tüm bu
8:59
süreçte öğretmen bir diktatör mü olmalı?
9:02
Sınıfta her şeyi bilen, kuralları koyan
9:04
tek otorite mi? Kesinlikle hayır. Bizim
9:07
aradığımız ideal pedagojik denge
9:09
rehberli oyundur. Bu yöntem çocuğu
9:12
tamamen kendi haline bıraktığınız o başı
9:14
boş serbest oyun ile çocukları
9:16
kurallarla boğduğunuz katı
9:18
yapılandırılmış dersler arasındaki o
9:20
muhteşem altın köprüdür. Kontrol tamamen
9:23
çocuktadır. Eğlence zirvededir. Ancak
9:25
öğretmen zekice kurguladığı
9:27
materyallerle veya araya sıkıştırdığı
9:29
ufak sorularla bu oyunu gizlice akademik
9:32
öğrenme hedefleriyle birleştirir. Bir
9:34
öğretmenin asıl ustalığı çocuk hata
9:36
yaptığı o kritik anlarda ortaya çıkar.
9:38
Çocuk bir deneyi yanlış yaptığında veya
9:40
ufak bir mantık hatasına düştüğünde
9:41
sakın hemen doğru cevabı dikte etmeyin.
9:43
Bunun yerine durun ve onlara sence bu
9:46
neden böyle oldu veya sence bunu başka
9:48
nasıl yapabilirdik diye sorun. Buradaki
9:50
tek amacımız kendi düşünce yollarını
9:52
sorgulamalarını yani ben bunu neden
9:54
böyle düşündüm ki demelerini teşvik
9:56
etmektir. Çünkü yanlışlar öğrenmek için
9:58
yakaladığımız o en muazzam fırsatlardır.
10:01
Ve geldik son bölümümüze. Süreci nasıl
10:03
değerlendireceğiz? Şimdi tüm bu
10:05
anlattığımız süreçleri harika bir
10:07
şekilde uyguladık diyelim. Peki başarılı
10:09
olup olmadığımızı nasıl ölçeceğiz?
10:12
Geleneksel notlandırma mantığını ve o
10:14
stresli kağıt kalem testlerini okul
10:16
öncesi dönem için tamamen çöpe atıyoruz.
10:18
Çünkü bu standartlaştırılmış testler bu
10:21
yaş grubu için tamamen geçersiz hatta
10:23
zararlıdır. Gerçek başarıyı biz otentik
10:26
yöntemlerde görürüz. Nedir bunlar?
10:28
Çocuğun dönem boyunca kendi elleriyle
10:30
yarattığı modeller, yaptığı yaratıcı
10:32
çizimler, topladığı koleksiyonlar ve
10:34
projeler, öğretmenin düzenli olarak
10:36
tuttuğu kayıtlar ve oluşturulan
10:38
portfolyolar çocuğun gelişiminin en
10:41
şeffaf, en elle tutulur ve en sağlıklı
10:43
kanıtlarıdır. Tüm bu incelememizi
10:46
toparlarken geriye o malum vurucu soru
10:48
kalıyor. Eğer oyun en iyi laboratuvar
10:51
ise sınıfınız buna ne kadar hazır? Eski
10:53
işe yaramaz alışkanlıklardan kurtulup o
10:56
soyut sembolleri bir kenara bırakarak
10:58
somut, hareketli ve hataların
10:59
kucaklandığı gerçek bir öğrenme ortamı
11:02
inşa etmeye hazır mısınız? Bu incelemede
11:04
hep beraber gördük ki bilim ve matematik
11:07
çocukların o doğal, cıvıl cıvıl
11:08
oyunlarından sadece bir adım uzakta
11:10
duruyor. O son adımı atıp atmamak ise
11:13
tamamen bize eğitimcilerin elinde. Bir
11:15
sonraki incelememizde görüşmek üzere.
11:17
Merakla kalmaya devam edin.
#Jobs & Education

