Auzef Edebiyat Sanat ve Toplum 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/16/edebiyat-sanat-ve-toplum-2025-2026-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba, bu incelemeye hoş geldiniz.
0:02
Yaklaşan vizeler için edebiyat, sanat ve
0:04
toplum notları arasında boğuluyorsanız
0:06
inanın bana harika bir yerdesiniz. Bugün
0:09
Okan'ın klasik kitapları sadece sıkıcı
0:11
birer okuma ödevi olmaktan çıkarıyoruz.
0:13
Nasıl mı? Tam bir sosyolojik dedektif
0:16
gibi iz sürerek. Birlikte şunu
0:18
kanıtlayacağız. Klasik edebiyat asla
0:20
öyle kapalı kapılar ardında izole bir
0:22
şekilde yaratılmaz. tam tersine
0:25
üretildiği dönemin ekonomik, siyasi ve
0:27
toplumsal dinamiklerinin inanılmaz net
0:29
bir aynasıdır. Bu tarihsel
0:31
yolculuğumuzdaki gündemimiz sırasıyla
0:34
şöyle: Edebiyat ve toplum, veba ve
0:36
hümanizm, ütopya'dan distopyaya, modern
0:39
romanın doğuşu, sömürgecilik ve ada ve
0:42
son olarak fantastik bir hicip. Hemen
0:45
ilk bölümde edebiyat ve toplum ile
0:47
başlayalım. Konumuz yalnız dehamiti.
0:50
Evet, hadi bu konuya dalalım.
0:52
Aklınızdaki o mum ışığında tek başına
0:54
şah eser yaratan romantik yalnız deha
0:57
yazar imajını bir kenara bırakın.
0:58
Gerçekten unutun onu. Itamar Even
1:01
Zuhar'ın çoklu sistem teorisi bize şunu
1:02
söylüyor. Edebiyat dediğimiz şey devasa
1:05
ve kıpır kıpır bir ilişkiler ağıdır.
1:07
Yani bir yazar sadece ilham perisiyle
1:09
başa kalmaz. Okuyucularıyla,
1:11
yayınevleriyle, içinden geçtiği eğitim
1:13
sistemiyle ve tabii ki acımasız piyasa
1:15
şartlarıyla sürekli bir etkileşim
1:16
halindedir. Eser de işte tam olarak bu
1:18
devasa çarkların arasından çıkar. Madem
1:21
bu karmaşık hığı anladık, vize
1:23
sınavınızın bence kesinlikle favorisi
1:24
olacak o kritik kavrama gelelim.
1:26
Repertuar. Peki nedir bu repertuar?
1:29
Kısaca metin üretimine hakim kuranlar ve
1:31
modeller bütünü. Aslında bunu belli bir
1:34
dönemin yazılmamış sosyolojik kural
1:36
kitabı olarak düşünebilirsiniz. bir
1:38
yazarın neleri yazabileceğine veya
1:40
toplumun neleri kabul edeceğine hatta
1:42
alkışlayacağına işte bu gizli kural
1:44
kitabı yani repertuar karar verir. Şimdi
1:47
tarihin en büyük toplumsal travmaları ve
1:50
zaferleri arasında yapacağımız o muazzam
1:52
kronolojik vaka haritasına bakalım.
1:54
1353'ten 1726'ya kadar uzanan bu
1:57
efsanevi başyapıtların her biri
1:59
toplumların kendi repertuarlarını nasıl
2:01
yıktıklarının ya da nasıl baştan
2:03
yazdıklarının somut birer kanıtı.
2:04
İsterseniz hikayenin en başına gerçekten
2:07
çok ama çok sarsıcı bir yıla dönelim.
2:10
İkinci bölümümüz veba ve hümanizm.
2:13
İnceleyeceğimiz eser ise Decameron.
2:16
1348.
2:18
Bu tek ürkütücü rakam aslında bütün o
2:20
felaketi anlatmaya yetiyor. Kara
2:22
Veba'nın Floransa'yı acımasızca vurduğu,
2:24
sokaklarda resmen ölümün kol gezdiği o
2:27
yıl ve bir grup insanın sırf hayatta
2:29
kalabilmek için şehirden kaçıp
2:31
kendilerini kırsalda izole ettiği o
2:33
karanlık dönem. İşte Jovanni Bokkaço
2:36
1353 yılında o devasa yıkımın külleri
2:38
arasından Decameron'u yazdı. Ama durun
2:41
aklınıza öyle karanlık karamsar bir
2:43
hayatta kalma günlüğü falan gelmesin
2:45
aslında. Tam tersi. Ölümün her yeri
2:47
sardığı bir ortamda 10 gün boyunca
2:49
anlatılan bu yüz hikaye dünyevi
2:51
zevklere, yaşama sevincine ve insan
2:53
zekasına yönelişin muazzam bir
2:55
kutlamasıdır. Bokkaço o korkunç
2:57
toplumsal yıkımın tam kalbinden
2:59
edebiyatı kullanarak yepyeni bir
3:01
Rönesans hümanizmi çıkarmayı
3:03
başarmıştır. İnanılmaz değil mi? 3ün
3:05
bölüm. Ütopya'dan Distopya'ya ve Thomas
3:08
More. Şunu unutmayın. Siyasi eleştiri
3:10
yapmanın en güvenli yolu bazen haritada
3:13
hiç var olmayan yerler çizmektir. Thomas
3:15
Moore'un meşhur ütopyası Yunancada
3:17
kelimenin tam anlamıyla hiçbir yer
3:19
demektir. Neden biliyor musunuz? Çünkü
3:21
mor dönemin İngilteresini kıyasıya
3:23
eleştirmek istiyordu. Ama dürüst olalım.
3:26
Bunu açıkça yapmak o dönemde Kelly'yi
3:28
koltuğa almaktı. O da ne yaptı? Anak
3:30
kararadan kopuk, özel mülkiyetin falan
3:33
olmadığı hayali, eşitlikçi bir
3:35
cumhuriyet kurguladı. Ütopya'nın tam
3:37
karşısındaysa adaletsiz ve totaliter
3:39
sistemleri yüzümüze çarpan distopyalar
3:41
durur. Orell'in 1984'ü gibi her iki uçta
3:45
aslında yazarların kendi toplumlarına
3:47
tuttukları en sert aynalardır. 4.üncü
3:49
bölümümüz Modern Romanın Doğuşu,
3:52
Pikareskı ve Don Kişihote. Rotamızı
3:56
şimdi 16. ve 17. yüzyıl İspanya'sına
3:59
çeviriyoruz. Modern romandan hemen önce
4:01
karşımıza pikaresk anlatı çıkıyor. Bakın
4:03
vizelerde bu genelde İtalyan kökenli
4:06
diyerek bir çeldirici olarak karşınıza
4:07
çıkar. Sakın düşmeyin. Hayır, Picares
4:10
kesinlikle 1554'te İspanya'da doğmuştur.
4:13
Neyden bahseder peki? Toplumun en yoksul
4:15
kesiminden gelen hayatta kalmak için her
4:17
yolu ama her yolu mubah sayan o açık göz
4:20
serserilerin yani picikaroların
4:21
mücadelesinden. Yani sarayların o
4:23
ihtişamlı, uçuk kaçık hikayeleri artık
4:25
bitmiş. yerine yoksulların sokaklardaki
4:28
o sert, acımasız gerçekliği edebiyata
4:30
sızmıştır. Ve sonra sahneye o büyük deha
4:33
Servantes çıkar. 1605 tarihli şahisi Don
4:36
Kote'nin arkasındaki o muazzam
4:38
sosyolojik çatışma işte bu iki zıt
4:41
karakterde sakladır. Yahu onlar sadece
4:43
yel değirmenlerine falan saldıran iki
4:45
çılgın değil. Don Kyote, gözlerimizin
4:48
önünde çöken feodal değerleri ve o eski
4:50
şövalyelik idealizmini temsil ederken
4:53
hemen yanındaki Sadık Sancho Panza
4:55
gümbür gümbür yükselen burjuaziyi yani
4:57
yeni merkantilist düzenin pragmatik
4:59
çıkarcı gerçekçiliğini temsil eder.
5:01
Servantes koca bir Avrupa'nın ekonomik
5:04
tarih çatışmasını sadece bu iki adamın
5:06
yolculuğunda sahnelemiştir. Gerçekten
5:09
dahiyane. 5. bölüm: Sömürgecilik ve Ada,
5:12
Robinson Cruzo. Buradaki can alıcı nokta
5:15
tam olarak şu. Robinson Cruzo sadece o
5:18
bildiğimiz ıssız ada macerası değil,
5:20
aynı zamanda İngiliz sömürgeciliğinin
5:22
düpedüz edebi bir bildirisidir. Daniel
5:25
Defo bu eseri bilerek, kasısıtlı olarak
5:28
son derece sade ve sokaktaki herkesin
5:30
anlayabileceği bir dille yazmıştır. Peki
5:32
neden? Çünkü o dönemin İngiltere'sinde
5:35
halk kitlelerine sömürgeciliği bakın bu
5:37
çok haklı, çok doğal, sizin de
5:38
yapabileceğiniz bir şey diyecek
5:40
erişilebilir bir manifestoya acil
5:42
ihtiyaç vardı. Hadi bu sömürgeci
5:44
mekanizmayı adım adım inceleyelim.
5:46
Robinson adada tam 28 yıl mahsur kalır.
5:49
Sonra bir esiri kurtarır. Ama dikkat
5:51
edin adama kendi dilindeki gerçek ismini
5:54
sormaz bile. Ona o günün adını yani cuma
5:57
ismini yapıştırıverir. Çat kimliğini
5:59
sıfırlar. Sonra onu uygarlaştırma kılıfı
6:02
altında resmen köleleştirir ve ona ilk
6:05
olarak neyi öğretir dersiniz? kendi dili
6:07
olan İngilizceyi arkadaşlar. İşte bu
6:09
dört adım İngiliz emperyalizminin dünya
6:12
üzerinde kurduğu o çarkın edebiyata
6:14
dökülmüş kusursuz pürüzsüz bir
6:16
kopyasıdır. 6. ve son konulu bölümümüz
6:20
fantastik bir hicf. Jonathan Swift. Yıl
6:23
1726.
6:25
İşin en ironik tarafı ne biliyor
6:27
musunuz? Eğer Jonathan Swift
6:29
İngiltere'de o çok ama çok istediği
6:31
piskoposluk makamına yükselebilseydi,
6:33
biz bugün Guliver'in gezilerini
6:35
muhtemelen hiç okumayacaktık. İrlandalı
6:38
kimliğinin o parlak kariyerinin önüne
6:40
taş koyduğunu düşünen bu hayal
6:41
kırıklığına uğramış öfkeli yazar,
6:43
kalemini siyasi patronlarına karşı
6:45
acımasız ve son derece karamsar bir
6:48
silaha dönüştürmeye karar verdi. Yani
6:50
Golivyla sadece cücelerle, devlerle,
6:52
uçan adalarla falan oynamıyordu.
6:54
Swift'in asıl o gerçek ve keskin hedefi
6:57
doğrudan İngiliz siyaseti ve dönemin
6:58
soylularıydı. O günlerde çok modu olan
7:01
ideal toplum ve ütopya şablonunu aldı ve
7:03
içini İngiliz siyasetini paramparça
7:05
etmek için adeta zehirle doldurdu.
7:08
İnsanlığın zaaflarını o kadar sert bir
7:10
şekilde yüzümüze vurdu ki bize mükemmel
7:12
bir toplum tasviri sunmak yerine mevcut
7:14
toplumun ne kadar çürümüş olduğunu
7:16
gösterdi. İşte bu yaklaşımı da onu o çok
7:18
sevdiğimiz distopik düşüncenin en büyük
7:20
öncülerinden biri yaptı. Ve geldik
7:22
sonuca. Klasiklerin o kalın kapaklarının
7:25
ardındaki muazzam sosyolojik şifreleri
7:27
birlikte tek tek çözdük. Yazarların
7:30
sadece birer sanatçı olmadığını, aslında
7:32
yaşadıkları dönemin ekonomik, siyasi ve
7:35
toplumsal fay hatlarını haritalayan
7:37
birer sizmograf olduklarını kanıtlarıyla
7:39
gördük. Vize sınavınıza bu sosyolojik
7:41
dedektif gözlüğüyle girdiğinizde inanın
7:43
bana edebiyat tarihindeki hiçbir şeyin
7:45
tesadüf olmadığını çok daha net
7:47
göreceksiniz. Şimdi bu incelemeyi
7:49
bitirirken size şu kışkırtıcı soruyu
7:51
bırakıyorum. Diyelim ki bugün tam da şu
7:53
anki toplumumuzu yansıtan, bizi anlatan
7:56
o büyük başyapıt yazılsaydı. Sizce bu
7:59
pırıl pırıl umut dolu bir ütopya mı,
8:01
karanlık ve baskıcı bir distopya mı
8:03
yoksa hepimizin sokaklarda hayatta
8:05
kalmaya çalıştığı pikaresk olurdu?
8:08
Üzerine düşünün, notlarınızı gözden
8:10
geçirin. Sınavlarda hepinize bol şans
8:12
diliyorum. Bu incelemede bana
8:14
katıldığınız için teşekkürler. Görüşmek
8:16
üzere.
#Jobs & Education

