Auzef E-Ticaret 2024-2025 Bütünleme Soruları (Bahar)
https://lolonolo.com/2026/05/13/e-ticaret-2024-2025-butunleme-sorulari-bahar/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. E-ticaretin arka
0:02
planını derinlemesini incelediğimiz bu
0:04
yeni rehberimize hoş geldiniz. E-ticaret
0:07
deyince çoğumuzun aklına sadece bir web
0:10
sitesi açmak geliyor, değil mi? Ama
0:11
aslında o basit arayüzün arkasında
0:14
saniyeler içinde milyonlarca veriyi
0:16
işleyen devasa bir mimari yatıyor. Bugün
0:19
bu karmaşık dünyayı adeta devasa bir
0:22
dijital göktelen inşa ediyormuşuz gibi
0:24
en temelinden alıp adım adım
0:26
inceleyeceğiz. Hadi başlayalım. İnşaata
0:29
başlamadan önce hızlıca yol haritamıza
0:31
bir göz atalım. Üç temel katmanımız var.
0:33
Önce iyi ticaret veri tabanlarıyla
0:35
sağlam bir temel atacağız. Sonra Java ve
0:38
MVC ile o güçlü motoru kuracağız. Ve son
0:41
olarak küresel i ticaretiyle vitrinimizi
0:44
dünyaya açacağız. 1inci bölüm temel yani
0:47
e-ticaret veri tabanları. Gökterenimizin
0:50
en alt katına yani o devasa bodrum
0:53
katına iniyoruz. Çünkü e-ticaretin
0:55
gerçekten atan kalbi barındırdığı
0:57
veridir. Peki veri güvenliğini gerçekten
1:00
anlamak için size oldukça kışkırtıcı bir
1:02
soru sorayım. Hepimiz internette bir
1:04
şeyler alırken kredi kartı numaramızı
1:06
giriyoruz. Peki ama bankalar o son
1:08
derece hassas finansal verilerinizi
1:10
gerçekte nerede saklıyor? Belki
1:12
şaşıracaksınız ama toplumda banka
1:15
müşteri verilerinin doğudan devletin
1:17
sunucularında tutulduğuna dair oldukça
1:19
yaygın bir efsane var. Aslında olay
1:21
tamamen farklı. Bu veriler kesinlikle
1:24
devletin değil bizzat bankaların kendi
1:26
kurdukları bağımsız ve ultra yüksek
1:29
güvenlikli özel veri tabanlarında
1:30
saklanır. Yani o muazzam güvenlik
1:33
kalkanı tamamen bu kurumlara aittir.
1:36
Tabii e-ticavetin ilk günlerinde
1:38
verileri yönetmek biraz daha
1:40
zahmetliydi. Geleneksel dosya
1:42
sistemlerinin uygulamaya aşırı bağımlı
1:44
olmak veya veriyi sürekli gereksiz yere
1:47
kopyalamak gibi çok ağır dezavantajları
1:49
vardı. Bu arada küçük bir not düşeyim.
1:51
Bazen verilerin bit dizileri olarak
1:53
saklanması bir sistem hatası ya da
1:56
kusuru gibi algılanıyor. Hayır,
1:58
kesinlikle değil. Bu durum aslında
2:00
modern dijital dünyanın en doğal
2:02
gerçekliğidir. Sistemlerin birbiriyle
2:04
konuşmasını sağlayan temel dildir. Peki
2:08
elimizdeki bu kadar devasa ve karmaşık
2:11
Bit dizisini nasıl anlamlandırıp
2:13
stratejik iş kararlarına dönüştüreceğiz?
2:16
İşte tam burada işin içine harika bir
2:18
analitik sistem giriyor. OP. Bu sistem o
2:22
düz tabloları alıp veri küpleri
2:24
dediğimiz devasa ve çok boyutlu analiz
2:26
araçlarına dönüştürüyor. Bu veri
2:28
küplerine adeta dev bir rubik küpü gibi
2:30
düşünün. Olab sayesinde bir satışı
2:33
incelerken sadece ürüne bakmıyoruz. Aynı
2:36
anda satışın yapıldığı zaman dilimine,
2:38
satılan o ürüne ve hatta satışı yapan
2:41
kişiye eş zamanlı olarak bakabiliyoruz.
2:43
Çok boyutlu veriyi tek seferde okuyup
2:46
trendleri anında yakalamanızı sağlıyor.
2:48
Gerçekten muazzam bir güç. Ama tabii bu
2:51
veri tabanlarını kurarken asla taviz
2:54
veremeyeceğimiz altın bir kuralımız var.
2:56
İlişkisel veri tabanı mimarisinde
2:59
birincil anahtar yani primary key asla
3:02
ama asla boş kalamaz. İngilizce
3:04
tabiriyle nal değer alamaz. Neden mi?
3:07
Çünkü örneğin faiz oranlarını hesaplamak
3:10
gibi kritik limit kontrollerinde verinin
3:12
kalitesini ve tutarlılığını ancak her
3:14
kayda benzersiz bir kimlik vererek %100
3:17
garanti altına alabiliriz. İşin mimari
3:20
tarafında bir de sunucu yönetimi var.
3:22
Tabii uzak sunucuların sürekli
3:24
birbiriyle konuştuğu güncellemeleri
3:26
anlık olarak birbirine aktardığı o çok
3:28
hareketli sisteme özel olarak
3:30
kopyalanmış yani replicated veri tabanı
3:33
diyoruz. Eğer veriler sürekli senkronize
3:35
edilmeden kendi içlerinde bölünüyorsa
3:37
buna bölümlendirilmiş diyoruz. Özellikle
3:40
yoğun bir indirim gününde e-ticaret
3:42
sitenizin çökmemesi işte tam olarak
3:45
buradaki bu kritik mimari karara bağlı.
3:48
Gelelim ikinci bölümümüze. Motor yani
3:51
Java ve MVC. Veri temelimiz artık sapa
3:55
sağlam. Şimdi o karanlık bodrum katından
3:58
bir kat yukarı makine dairesine çıkalım.
4:00
Tüm o yığınla veriyi alıp işleyen
4:02
motorun ana planı MVC mimarisidir.
4:05
Modern yazılımların bel kemiği olan bu
4:07
tasarım arka plandaki karmaşık veri
4:09
mantığını kullanıcının ekranda fiilen
4:12
gördüğü arayüzden bıçak gibi ayırır. Bu
4:14
sayede arka planda kod değiştirirken
4:16
kullanıcının alışverişi asla kesintiye
4:19
uğramaz. Katmanların nasılşa edildiğine
4:22
daha yakından bakarsak işleyiş çok net.
4:24
İlk olarak veri mantığımızı ve
4:26
bağlantıları tutan model katmanı. İkinci
4:29
olarak kullanıcının o güzel tasarımları
4:31
gördüğü view yani görünüm katmanı ve
4:34
üçüncü olarak sunucu tarafında Java
4:36
kodlarını çalıştırmak için servlet
4:38
sınıfını kullanarak tüm o HTTP
4:40
isteklerini yakalayıp yöneten
4:41
Controller. Her parça sadece kendi işine
4:44
odaklanıyor ve ortaya kusursuz bir uyum
4:46
çıkıyor. Hazır vi yani görünüm
4:49
katmanından bahsetmişken oldukça yaygın
4:51
olan bir yanılgıyı da aradan çıkaralım
4:54
arkadaşlar. Görünüm katmanının temeli
4:56
olan HTML bir programlama dili değildir.
4:59
O sadece web sayfasına içerik, müzik ya
5:02
da resim yerleştirmek için basit
5:04
etiketler kullanan bir işaretleme
5:06
dilidir. Kendi içinde kod döngüleri ya
5:08
da karar yapıları kesinlikle
5:10
barındırmaz.
5:11
Ve işte bu makine dairesini çalıştıracak
5:14
Java web araç kutumuz. JSF teknolojisi
5:18
arka plandaki o @managed bin
5:20
sınıflarınızı doğrudan web sayfalarınıza
5:22
bağlar. Kullanıcı sayfada gezinirken
5:24
örneğin sepete bir şey atarken verilerin
5:27
canlı kalmasını @ viw scoped sağlar.
5:29
Proje klasörlerini tek tek elle açmak
5:31
yerine Maven bu işi otomatik olarak
5:34
halleder ve en sonunda o meşhur Apachi
5:37
Tomcat sunucusunu çalıştırırsınız ve
5:39
sisteminiz artık canlıdadır. 3üncü ve
5:42
son bölümümüz vitrin yani küresel
5:44
e-ticaret. Temeli attık, motoru
5:47
ateşledik. Artık makine dairesinden
5:49
çıkıp vitrinimizi küresel sahneye açma
5:51
zamanı. İnternette bir dükkan
5:53
açacaksanız önce bir adrese ihtiyacınız
5:55
var tabii. ABD menşeli siteler
5:57
genellikle.com veya net gibi jenerik üst
6:01
seviye alan adlarını kullanırken
6:03
abdışında.tr
6:04
gibi ikinci seviye uzantıları görüyoruz.
6:07
Ama adresiniz ne olursa olsun bu küresel
6:09
internet emla resmi bir patronu var.
6:12
Adınızı onaylatmak zorunda olduğunuz o
6:14
büyük organizasyon Ayken. Tabii
6:16
e-ticaretin bugünkü büyüleyici haline
6:19
gelmesi bir gece de olmadı. Modern
6:22
küresel ticareti ve cebimizdeki o devasa
6:24
pazar yerlerini gerçekten takdir
6:26
edebilmek için takvimleri geriye 1997
6:30
gibi oldukça spesifik ve şaşırtıcı bir
6:32
yıla sarmamız gerekiyor. Neden mi? Çünkü
6:36
mobil ticaret devrimi o havalı akıllı
6:38
telefonlarla falan başlamadı. Finlandiya
6:41
Helsinki'de birisinin o dönemin cep
6:43
telefonundan basit bir SMS atıp
6:45
Coca-Cola otobatından bir içecek
6:47
almasıyla başladı. Düşünebiliyor
6:49
musunuz? Bugün tek dokunuşla kıtaları
6:51
alışveriş yapmamızı sağlayan o devasa
6:54
mobil altyapının atası tam olarak bu
6:56
minicik tarihi andı. Gerçekten
6:59
inanılmaz. O tuşlu telefondan bugüne
7:02
ışık hızıyla geldik. Bugün işletmeler
7:04
dijitalleşmeyi öylesine teşvit ediyor ki
7:07
örneğin dev telekomünikasyon şirketleri
7:10
e-fatura kullanan abonelerine sırf o
7:12
fiziksel kağıt ve posta maliyetlerinden
7:15
kurtulmak için çok özel indirimler
7:17
sunuyor. Bu durum hem operasyonel olarak
7:19
devasa bir tasarruf yaratıyor hem de
7:22
tüketicinin dijital dünyaya
7:23
adaptasyonunu hızlandırıyor. Tabii
7:26
e-ticaretin arka planında işletmeden
7:29
işletmeye yani B2B dediğimiz tarafta
7:32
olaylar çok daha büyük. Burada karşımıza
7:35
piyasa yapıcılar yani market makerlar
7:37
çıkıyor. Bu aktörler öyle sadece
7:39
alıcıyla satıcıyı tanıştıran sıradan
7:42
aracılar gibi kenarda beklemezler.
7:44
Pazarda nakit akışını yani likiditeyi
7:46
sağlamak ve fiyatları bizzat belirlemek
7:49
için doğrudan ticaretin içine dalarlar.
7:51
Onlar sistemin tartışmasız ağır
7:53
toplarıdır ve tüm bu devasa ekosistem
7:57
birbiriyle sürekli iletişim halinde.
8:00
Bunu geri besleme yani trackback gibi
8:02
otomatik bildirim mekanizmaları
8:04
sayesinde yapıyorlar. Bir site başka bir
8:07
platformdan bahsettiği an sistem
8:09
otomatik olarak hey senden bahsettim
8:12
diye bir sinyal gönderiyor. Bu sayede
8:14
internetin o karmaşık damarlarında
8:16
herkes birbiriyle sürekli ve kesintisiz
8:19
bir bağ kurmuş oluyor. Tüm bu parçaları
8:22
yan yana koyduğumuzda zihnimizde çok
8:24
büyük ve kışkırtıcı bir soru uyanıyor.
8:26
Dünyanın bir ucundaki piyasa yapıcılar
8:28
veri tabanlarından aldıkları verilerle
8:30
saniyeler içinde küresel fiyatları
8:32
değiştirirken bizim kurduğumuz o MVC
8:34
mimarisindeki görünmez Java kodları ve
8:37
devasa veri küpleri hayatımızın geri
8:39
kalanını aslında ne kadar derinlemesine
8:41
entegre olmuş durumda. Göktelenimizin
8:44
temelleri sandığımızdan çok daha
8:45
derinlere uzanıyor. Öyle değil mi? Bu
8:47
açıklayıcı rehberimize katıldığınız için
8:49
teşekkürler. Bir sonraki incelememizde
8:51
görüşmek üzere.
#Jobs & Education

