Auzef Diplomasi ve Kriz Yönetimi 2023-2024 Vize Soruları
auzef, Diplomasi Ve Kriz Yönetimi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler
https://lolonolo.com/2026/03/25/diplomasi-ve-kriz-yonetimi-2023-2024-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün gerçekten de
0:02
binlerce yıllık inişli çıkışlı bir
0:05
hikayeye, diplomasinin hikayesine
0:07
dalıyoruz. Yani milletler birbirleriyle
0:10
konuşmayı nasıl öğrendi? Gelin hep
0:13
birlikte bakalım. Şöyle bir düşününce,
0:15
insanlık tarihi sanki bitmek bilmeyen
0:18
savaşlar dizisi gibi değil mi? Ama bu
0:20
madalyonun sadece bir yüzü. Peki ya
0:22
diğer yüzü savaş olmadığında ne oluyor?
0:25
İşte o alternatifin yani diplomasinin
0:27
nasıl işlediğine bakacağız bugün.
0:29
Konumuz tam olarak bu. O zaman en
0:31
temelden başlayalım. Nedir bu diplomasi?
0:34
Aslında çok basit bir tanımı var. Askeri
0:36
güç kullanmadan yani diyalog ve
0:38
müzakereyle başka bir devleti etkileme
0:41
sanatı. Kısacası kılıçların sustuğu,
0:44
kelimelerin konuştuğu yer diyebiliriz.
0:47
Şimdi bu hikayenin ne kadar eskiye
0:49
dayandığını görmek için sizi bir zaman
0:50
yolculuğuna çıkaracağım. Ama öyle 100
0:53
yıl, 500 yıl değil, tam 3.000 yıldan
0:56
daha geriye gidiyoruz. Hikayemiz
0:58
milattan önce 13. yüzyılda o zamanın iki
1:01
süper gücünün artık birbirleriyle
1:03
savaşmaktan yorulup tamam yeter dediği
1:06
bir anda başlıyor. İşte o masaya
1:08
oturdukları an tarihin akışını
1:10
değiştiren bir an oldu. İşte bu anlaşma
1:13
meşhur Kadeş antlaşması. Bu anlaşmayı
1:16
modern diplomasinin adeta bir prototipi
1:18
gibi düşünebilirsiniz. Neden mi? Çünkü
1:21
bu basit bir hadi savaşı bitirelim metni
1:23
değil. Hayır, çok daha fazlası. İki
1:25
büyük imparatorluk, Mısırlılar ve
1:27
Hititler eşit şartlarda anlaşıyorlar.
1:29
Dışarıdan bir saldırı olursa
1:31
birbirlerine yardım etme sözü
1:32
veriyorlar. Hatta siyasi suçların iadesi
1:35
gibi bugün bile çok tartışılan konuları
1:37
düzenliyorlar. Yani anlayacağınız
1:39
binlerce yıl sonrasına bile örnek olacak
1:41
bir metin ortaya koyuyorlar. Şimdi
1:44
Kadeş'ten sonra zamanda büyük bir
1:45
sıçrama yapalım. Arada imparatorluklar
1:47
kuruldu, yıkıldı ama diplomasideki bir
1:50
sonraki büyük devrim için sahneye
1:52
yepyeni bir oyuncunun çıkması
1:53
gerekiyordu. Ulus devlet. Ve bunun için
1:56
de rotamızı binlerce yıl ileriye
1:58
Avrupa'ya çeviriyoruz. Bakın bu
2:01
karşılaştırma aslında her şeyi
2:02
anlatıyor. 1648'den önce Avrupa'da durum
2:05
neydi? En büyük güç kiliseydi,
2:07
papalıktı. Krallar bile onun otoritesini
2:09
tanımak zorundaydı. Ama 1648'den sonra
2:12
işte o zaman oyunun kralları kökten
2:14
değişti. Artık sahnenin yeni yıldızları
2:16
kendi topraklarında mutlak hakim olan,
2:18
buranın patronu benim diyen egemen
2:20
devletlerdi. İyi de bu kadar büyük bir
2:23
değişim nasıl bir anda oluverdi? Tabii
2:25
ki bir anda olmadı. Avrupa tarihinin en
2:27
kanlı, en yıkıcı savaşlarından birinin
2:30
30 yıl savaşlarının küllerinden doğdu bu
2:32
yeni düzen kıta mahvolmuştu. Ama işte
2:35
tam da bu yıkım herkesi yeni bir sistem
2:38
kurmaya mecbur bıraktı. İşte kilit nokta
2:41
tam olarak bu. Vestvalya barışının
2:43
getirdiği o en önemli kural egemenlik
2:45
ilkesi. Peki bu ne demek? Aslında iki
2:47
basit anlama geliyor. Bir, her devlet
2:50
kendi sınırları içinde patrondur. İki ve
2:52
belki de en önemlisi başka hiçbir devlet
2:55
gelip de senin iç işlerine, dinine,
2:57
yönetimine karışamaz. Bakın bu ilke
3:00
bugün bile uluslararası hukukun temel
3:02
direğidir. Ve böylece 18. yüzyıla
3:05
geliyoruz. Bu yeni egemen devletler
3:07
sahneye çıktıktan sonra ne oldu
3:09
dersiniz? Avrupa dev bir satranç
3:11
tahtasına dönüştü ve çok karmaşık bir
3:13
güç oyunu başladı. Dei kimdi bu satranç
3:16
tahtasının büyük oyuncuları? İşte
3:18
karşınızda Büyük Britanya, Fransa,
3:21
Avusturya, Prusya ve Rusya. Bu beş büyük
3:25
güç sürekli ittifaklar kurup bozarak,
3:27
kimsenin aşırı güçlenmesine izin
3:29
vermeyerek bir denge politikası
3:31
güdüyordu. Bu arada okyanusun ötesinde
3:35
yeni kurulan Amerika Birleşik Devletleri
3:37
ise "Bizi bu oyunlarınıza karıştırmayın"
3:39
diyerek kendi köşesinde duruyordu. Peki
3:43
bu sistem nasıl oldu da neredeyse bir
3:46
asır boyunca çalışabildi? Cevap aslında
3:48
çok basit. Çünkü oyuncuların hepsi
3:51
birbirine benziyordu. Hepsi monarşiydi.
3:54
Yani bir kral diğer kralın ne
3:56
düşündüğünü, ne istediğini az çok tahmin
3:58
edebiliyordu. Aynı dili konuşuyorlardı.
4:01
Bu da diplomasiyi evet acımasız ama aynı
4:04
zamanda oldukça pragmatik ve tahmin
4:06
edilebilir bir hale getiriyordu. Tam da
4:09
bu düzen böyle tıkır tıkır işliyor
4:11
derken sahneye önce bir devrim sonra da
4:14
tek bir adam çıktı ve o satranç
4:16
tahtasını alıp olduğu gibi devirdi.
4:18
Fransız devrimi. Bu sadece Fransa'yı
4:21
değil bütün Avrupa'yı temelden sarstı.
4:24
Düşünsenize bir kral halkı tarafından
4:27
yargılanıp vatana ihanetten giyiyotinle
4:30
idam ediliyor. Bu diğer tüm krallar için
4:33
oyunun sonu demekti. Kabul edilemez bir
4:35
kabustu. Ve işte tam bu kaosun
4:38
ortasından çıkan bir adam Napolyon
4:40
Bonapart askeri dehasıyla bütün bu
4:42
karmaşaya son verdi. Nasıl mı? Neredeyse
4:45
bütün Avrupa'yı fethederek. Artık o
4:48
satranç tahtasında tek bir şah kalmıştı
4:50
ve oyun tamamen onun kurallarıyla
4:52
oynanıyordu. Neredeyse bütün Avrupa'yı
4:54
dize getirmişti. Geriye tek bir büyük
4:56
hedef kalmıştı. Rusya. Ama işte burada
4:59
tarihin en büyük hatalarından birini
5:01
yaptı. Neyi mi hafif aldı? Rus kışını.
5:04
Tarihin gördüğü en büyük ordulardan
5:05
birini topladı ve Rusya'ya yürüdü. Ama o
5:08
devasa ordu Rusya'nın acımasız soğunda o
5:11
bitmek bilmeyen steplerde adeta eriyip
5:13
gitti. Napolyon'un yenilmezlik efsanesi
5:16
işte o 1812 kışında buz tuttu. Napolyon
5:19
devri bitmişti. Avrupa darmadağındı. Onu
5:22
yenen büyük güçler hemen bir araya
5:24
geldi. Amaçları neydi? Dağılan parçaları
5:27
toplayıp bir daha asla böyle bir
5:29
felaketin yaşanmayacağı yeni bir düzen
5:31
kurmak. İşte bu toplantı meşhur Viyana
5:35
Kongresi. Şimdi burada ilginç bir nokta
5:37
var. Kongre toplandığında savaş zaten
5:40
bitmişti. Yani amaç Fransala bir barış
5:44
antlaşması imzalamak değildi. Hayır,
5:47
amaç çok daha büyüktü. Avrupa'nın
5:49
haritasını kelimenin tam anlamıyla
5:51
yeniden çizmekti. Kongreye damgasını
5:54
vuran ana fikirlerden biri restorasyon
5:56
ilkesiydi. Yani ne diyorlardı?
5:59
Napolyon'un tahttan indirdiği ne kadar
6:01
meşru kral hükümdar varsa hepsini geri
6:03
getirelim. Bu aslında devrim fikrine
6:06
karşı verilmiş çok net muhafazakar bir
6:08
cevaptı. Ve Viyana'dan çıkan yeni
6:10
sistemin adı Avrupa ahengi ya da Avrupa
6:13
konçertosu oldu. Tıpkı bir orkestra
6:16
gibi. Büyük güçler tek başlarını bir
6:18
solo yapmayacak. Hep birlikte uyum
6:20
içinde hareket ederek sorunları
6:22
çözeceklerdi. Sistemin özelliklerine
6:24
bakarsak kararları büyük güçler veriyor.
6:26
Yani hiyerarşik. Kralları korumak için
6:29
tasarlanmış yani monarşik. Sorunlar
6:32
savaşta değil toplantılarla yani
6:34
kongrelerle çözülüyor ve sadece
6:36
Avrupa'yı ilgilendiriyor. Yani kıtasal
6:39
sistemin ne kadar akıllıca kurulduğunun
6:41
en net kanıtı da hemen geldi. Savaş
6:43
biteli sadece 3 yıl olmuştu ve eski
6:45
düşman Fransa monarşiye geri dönüp biraz
6:47
istikrara kavuşunca hemen büyük güçler
6:50
kulübüne geri davet edildi. Neden? Çünkü
6:52
anladılar ki Avrupa'da kalıcı bir denge
6:54
için Fransa'nın da masada olması şart.
6:57
Yani intikam değil denge peşindeydiler.
6:59
Viyana'da kurulan bu yeni düzen barışı
7:02
sağlamak için inşa edilmişti. İşe de
7:04
yaradı. Küçük çatışmaları saymazsak
7:07
Avrupa'ya neredeyse 100 yıl süren eşi
7:10
benzeri görülmemiş bir barış dönemi
7:12
yaşattı. Ama şimdi asıl soru şu. Tamamen
7:15
krallar tarafından kralları korumak için
7:17
tasarlanmış bir sistem. Milliyetçilik
7:19
gibi, özgürlük gibi yepyeni fikirlerin
7:22
filizlendiği bir dünyada daha ne kadar
7:24
ayakta kalabilirdi ki? İşte bu soru
7:26
ufuktaki bir sonraki büyük fırtınanın
7:28
habercisiydi.
#Education

