Bireysel Emeklilik Aracıları Sınavı (e-BEAS) Çıkması Muhtemel Soruları -8
Bu kaynaklar, Bireysel Emeklilik Aracılığı Sınavı (e-BEAS) ve BES sınavlarına hazırlanan adaylar için oluşturulmuş kapsamlı bir deneme testi niteliğindedir. Metin içeriği; finansal piyasalar, yatırım araçları, faiz hesaplamaları ve ekonomik göstergeler gibi temel uzmanlık konularını kapsayan çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır. Adayların hisse senedi, tahvil, fon yönetimi ve merkez bankası işlemleri hakkındaki teknik bilgilerini ölçmeyi amaçlayan bu sorular, aynı zamanda doğru cevap anahtarlarını da içermektedir. Genel olarak doküman, finansal okuryazarlığı pekiştiren ve sektörel yetkinlik sınavları için stratejik bir çalışma rehberi görevi görmektedir. Üçüncü şahıslara yönelik hazırlanan bu materyal, emeklilik sistemindeki operasyonel ve teorik bilgileri pekiştirmek için tasarlanmıştır
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba. Finans dünyası ilk bakışta
0:02
biraz göz korkutucu gelebilir, değil mi?
0:04
Ama aslında her şey birkaç temel soruyu
0:06
anlamaktan geçiyor. İşte bu seride tam
0:09
da bu temel adımları bir yatırımcının
0:11
yol haritasını birlikte çizeceğiz.
0:13
Hazırsanız hadi başlayalım. Şöyle bir
0:16
soruyla başlayalım mı? Diyelim ki 3 yıl
0:18
sonra cebinizde tam 4.000 L olsun
0:21
istiyorsunuz. Peki bu hedefe ulaşmak
0:24
için bugün ne kadar parayı kenara
0:26
ayırmanız lazım? İşte bu basit gibi
0:28
görünen soru var ya yatırımın
0:30
arkasındaki o en güçlü prensibi
0:32
anlamamız için mükemmel bir başlangıç
0:35
noktası. Ve işte cevap 2.630 L 6 kuruş.
0:40
Ama durun hemen tamam anladım demeyin.
0:42
Bu sadece bir sayı değil. Bu sayının
0:44
arkasında hani o hep bahsedilen paranın
0:47
sizin için çalışmasını sağlayan sihirli
0:49
bir formül var. Peki nedir bu sihir?
0:52
İşte o sihrin adı bileşik faiz. Hani şu
0:56
meşhur kartopu etkisi var ya tam olarak
0:58
o. Küçük bir kartopuyla başlıyorsunuz.
1:01
Yokuş aşağı yuvarlıyorsunuz.
1:03
Yuvarlandıkça büyüyor. Evet. Ama asıl
1:05
olay ne biliyor musunuz? Büyüdükçe daha
1:08
da fazla kar topluyor ve daha da hızlı
1:10
büyüyor. İşte bileşik faiz de bu. Sadece
1:13
ana paranız değil, o paranın kazandığı
1:15
faiz de size yeni faiz kazandırmaya
1:18
başlıyor. Yani faiziniz de faiz
1:20
kazanıyor. İşin ilginç yanı bu matematik
1:23
kayıplarda daha da acımasız çalışıyor.
1:26
Bakın şimdi çok basit bir hesap. 100
1:28
liranız var diyelim ki %10 kaybettiniz.
1:31
Kaldı mı elinizde 90 lira? Sorun değil.
1:34
Seneye %10 kazanırım. Yerine koyarım
1:36
diyorsunuz belki. Ama o %10'luk kazanç
1:39
artık 100 lira üzerinden değil 90 lira
1:41
üzerinden hesaplanıyor. Yani 9 lira
1:43
kazanırsınız. Sonuç 99 lira. Gördünüz
1:47
mü? Başladığınız yere bile geri
1:49
dönemediniz. Buradan çıkarılacak ders
1:52
çok ama çok net. Kaybettiğinizi geri
1:54
kazanmak matematiksel olarak
1:56
sandığınızdan çok daha zordur. Peki
1:58
madem kaybetmek bu kadar kritik, o zaman
2:01
yatırım yaparken nasıl bir yol
2:03
izlemeliyiz? İşte burada karşımıza temel
2:06
bir ayrım çıkıyor. Aslında yatırım
2:08
yaparken iki ana rolden birini
2:10
seçiyorsunuz. Borç veren mi olacaksınız
2:13
yoksa ortak mı? Ve inanın bana bu seçim
2:16
nerbesi her şeyi değiştiriyor. Olay
2:18
aslında şu. Ya paranızı birine mesela
2:21
bir şirkete veya devlete borç verip
2:23
karşılığında düzenli bir faiz alırsınız.
2:26
Bu borç veren rolü ya da o şirketin
2:29
küçük bir parçasına sahip olur. Yani ona
2:32
ortak olursunuz. Kar ederse siz de
2:34
edersiniz. Zarar ederse evet siz de
2:36
edersiniz. İşte finans dilinde bu iki
2:39
yolun adı tahvil ve hisse senedi. Tahvil
2:41
dediğimiz şey aslında bildiğimiz bir
2:43
borç senedi. Siz bir şirkete ya da
2:45
devlete borç veriyorsunuz. Onlar da size
2:47
diyor ki, "Tamam şu kadar süre sonra ana
2:49
paranı şu kadar da faiziyle birlikte
2:51
sana geri ödeyeceğim." Yani vade sonunda
2:53
ne alacağınız büyük ölçüde bellidir.
2:55
Sürpriz pek yoktur. Hisse senedi ise
2:57
bambaşka bir macera. Burada kimseye borç
3:00
vermiyorsunuz. gidip o şirketin, evet
3:03
bildiğiniz şirketin minicik bir
3:05
parçasını satın alıyorsunuz. Artık siz
3:07
de o geminin bir parçasısınız. Şirket
3:10
kar edip büyürse sizin de paranız
3:12
değerlenir. Ama olur da işler kötü
3:14
giderse o riskin de ortağı olursunuz.
3:17
Peki bu ortaklık belgeleri yani hisse
3:20
senetleri ya da bu borç senetleri yani
3:22
tahviller nerede alınıp satılıyor? Hadi
3:25
şimdi finans dünyasının pazarlarına yani
3:28
piyasalara şöyle bir göz atalım.
3:30
Öncelikle para piyasası var. Burayı
3:33
finansın kısa paslaşmalar alanı gibi
3:35
düşünebilirsiniz. İşlemler çok hızlıdır.
3:37
Genellikle bir yıldan kısa vadelidir.
3:39
Hani şirketlerin acil nakit
3:41
sıkışıklığını çözdüğü, günü kurtardığı
3:43
yer tam olarak burasıdır. Sermaye
3:46
piyasası ise tam tersi. Uzun soluklu
3:48
planların, büyük hayallerin finanse
3:50
edildiği yer. İşte o konuştuğumuz hisse
3:52
senetleri ve uzun vadeli tahvillerin
3:55
asıl sahnesi burası. Şirketler yeni bir
3:57
fabrika kuracaksa, devletler büyük
3:59
altyapı projeleri yapacaksa parayı
4:01
buradan bulurlar. Bir de tezgah üstü
4:04
piyasa diye bir şey var. Bunu şöyle
4:07
hayal edin. Organize bir borsa yani
4:09
büyük bir alışveriş merkezi yerine iki
4:11
kişinin doğrudan kendi aralarında
4:13
anlaştığı bir yer. Alıcı ve satıcı
4:16
herhangi bir merkezi denetim olmadan yüz
4:18
yüze pazarlık yapar gibi işlem yaparlar.
4:21
Tamam, piyasaları anladık ama unutmayın
4:24
hiçbir yatırım kendi başına değildir.
4:26
Bütün bu sistemi etkileyen, denklemi bir
4:28
anda değiştirebilen büyük güçler var.
4:30
Yani sizin hissenizin veya tahvilinizin
4:33
değeri sadece o şirketin performansına
4:35
bağlı değil. Mesela en büyük
4:38
oyunculardan biri Merkez Bankası.
4:40
Diyelim ki piyasayı biraz canlandırmak,
4:42
ekonomiye para pompalamak istiyor. İşte
4:45
o zaman repo diye bir şey yapıyor.
4:47
Aslında çok basit. bankalara diyor ki,
4:50
"Elinizdeki tahvilleri bana kısa bir
4:52
süreliğine verin. Ben de size
4:53
karşılığında nakit para vereyim."
4:55
Piyasaya birden nakit girince ne olur?
4:57
Para bollaşır. Bu bollaşan paranın bir
5:00
kısmı da dönüp tahvil almak için
5:01
kullanılır ve haliyle tahvillerin
5:03
fiyatları artar. İşte bu durum finansta
5:06
belki de en önemli kurallardan birini
5:09
karşımıza çıkarıyor. Tahvil fiyatları ve
5:11
faiz oranları bir tahter gibidir. Biri
5:14
yükselirken diğeri düşer. Neden mi?
5:17
Düşünün. Elinizdeki tahvilin size yılda
5:19
10 lira sabit getireceği belli. Eğer siz
5:22
bu tahvili 100 liraya değil de talep
5:24
arttığı için 110 liraya alırsanız o 10
5:27
liralık getirinin size olan oranı düşmüş
5:29
olur değil mi? İşte bu yüzden fiyat
5:31
artınca faiz yani getiri oranı düş. İşte
5:35
bu duruma yani sizin kontrolünüz dışında
5:37
gelişen ve tüm piyasayı etkileyen bu
5:39
dalgalanmalara piyasa riski diyoruz.
5:42
Yani siz dünyanın en iyi şirketinin
5:44
hissesini de alsanız eğer Merkez
5:46
Bankası'nın bir kararıyla faizler bir
5:49
anda değişirse sizin yatırımınız da
5:51
bundan etkilenebilir. Kaçış yok. Peki
5:54
Merkez Bankası piyasayı soğutmak yani
5:56
fazla parayı çekmek isterse ne yapar? O
5:59
zaman da tam tersini yani ters repo
6:02
yapar. Bu sefer de bankalara der ki,
6:05
"Getirin bakalım fazla paralarınızı
6:06
bana. Size güzel bir faiz vereyim."
6:09
Bankalarda paralarını Merkez Bankası'na
6:10
park eder. Piyasadan para çekilince ne
6:13
olur? TL kıymetlenir, faizler yükselir
6:16
ve genellikle döviz kuru üzerinde de
6:18
aşağı yönlü bir baskı oluşur. Peki
6:21
tamam. Bütün bu anlattıklarımızdan sonra
6:23
cebimize ne koymalıyız? Bu finansal
6:26
yolculukta aklımızdan çıkarmamamız
6:28
gereken temel kurallar ne? Hadi
6:30
özetleyelim. Bir, rolünüzü bilin. Birine
6:33
borç verip daha öngörülebilir bir getiri
6:35
mi istiyorsunuz? Yoksa bir işe ortak
6:37
olup yüksek getiri potansiyelini ve
6:39
tabii riskini mi alıyorsunuz? 2. O
6:42
meşhur tahter valliği unutmayın. Tahvil
6:45
fiyatları yukarı, faizler aşağı. 3.
6:48
Merkez Bankası'nın adımlarını takip
6:50
edin. Çünkü ekonominin nabzını
6:51
oturtuyor. Ve 4. Belki de en önemlisi
6:54
asla bütün yumurtaları aynı sepete
6:56
koymayın. Yatırımlarınızı çeşitlendirmek
6:59
sizi beklenmedik fırtınalardan koruyacak
7:01
en iyi kalkandır. İşte temel prensipler
7:04
bunlar. Bunları bilmek yolculuğun sadece
7:07
başlangıcı. Şimdi asıl soru geliyor. Siz
7:10
kendi finansal geleceğinizi
7:12
şekillendirmek için bu bilgilerle ne
7:14
yapacaksınız? Bir sonraki adımınız ne
7:16
olacak?
7:19
Ç
#Financial Planning & Management
#Retirement & Pension
#Education

