0:00
Her şey bir soruyla başlar, değil mi?
0:02
Peki aklımıza takılan o basit soru nasıl
0:05
oluyor da güvenilir bir bilimsel bulguya
0:07
dönüşüyor? Gelin bu merak dolu yolculuğa
0:10
hep birlikte çıkalım ve bu dönüşümün her
0:13
anına tanıklık edelim. Şöyle bir
0:15
düşünün. Aklınıza gelen parlak bir fikir
0:18
nasıl oluyor da bir anda bilimsel bir
0:20
gerçeğe dönüşebiliyor? İşte şimdi o
0:23
fikrin tohumdan dev bir ağaca dönüşme
0:25
sürecini yani bir araştırmanın yaşam
0:27
döngüsünü adım adım inceleyeceğiz. Her
0:31
büyük keşfin arkasında basit bir soru
0:33
yatar ama asıl macera o soruyu sorduktan
0:36
sonra başlıyor. Araştırmacı işte tam o
0:39
noktada kritik bir karar vermek zorunda.
0:41
Hangi yoldan gidecek? Bu ilk seçim
0:44
yolculuğun geri kalanını tamamen
0:45
şekillendirir. Karşımızda aslında iki
0:48
temel patika var. Biri elinizde hiçbir
0:51
harita olmadan yepyeni bir araziyi keşfe
0:54
çıkmak gibi. Diğeri ise zaten var olan
0:56
bir haritayı alıp acaba bu yol gerçekten
0:59
de hedefe çıkıyor mu diye test etmek.
1:01
İşte bilimde de durum tam olarak bu.
1:03
Keşfedici araştırma o haritayı sıfırdan
1:05
çizerken nedensel araştırma o haritadaki
1:08
belirli bir rotanın doğruluğunu
1:10
sorguluyor. Peki yola çıkmadan önceki en
1:13
temel kural ne? Kime soru soracağınızı
1:16
bilmek. Yani hedef kitlenizi ya da
1:19
bilimsel adıyla ana kütlenizi net bir
1:22
şekilde tanımlamanız lazım. Bu adeta bir
1:25
binanın temelini atmak gibi. Temel
1:27
sağlamsa bütün yapı sağlam olur. Bu adım
1:31
daha sonra elde edeceğiniz bütün
1:32
sonuçları etkiler. Tamam sorumuz hazır.
1:36
Kimi inceleyeceğimizi de biliyoruz ama
1:38
şimdi şöyle bir sorun var. Herkese tek
1:41
tek soramayız değil mi? E peki o zaman
1:43
verileri yani o değerli ipuçlarını nasıl
1:46
toplayacağız? İşte bu noktada sahneye en
1:50
bildiğimiz araçlardan biri çıkıyor.
1:52
Anket. Ama durun anket dediğimiz şey
1:54
öyle rastgele sorulardan oluşan bir
1:56
liste değil. Aksine bir hedefe ulaşmak
1:59
için müthiş bir titizlikle tasarlanmış
2:01
stratejik bir araç. Aslında milyonlarca
2:04
insan adına konuşmak için sadece birkaç
2:06
yüz kişiye soru sormak. Bu nasıl mümkün
2:09
olabilir? İşte bu işin sırrı örnekleme
2:12
denilen teknikte yatıyor. Özellikle de
2:14
herkesi listeye dahil etme şansınız
2:16
yoksa araştırmacılar bütün o kalabalığı
2:18
temsil edebilecek daha küçük, daha
2:21
ulaşılabilir grupları seçmek için
2:22
gerçekten de çok akıllıca yöntemler
2:25
kullanıyor. Ancak özellikle internetten
2:28
ya da postayla yapılan anketlerin
2:30
karanlık bir yüzü var. Verilerin içinde
2:32
gizlenen ve her şeyi altüst etme
2:34
potansiyeline sahip bir tür hayalet.
2:37
İşte o hayaletin adı tepkisizlik hatası.
2:41
Asıl tehlike anketinize cevap verenlerde
2:43
değil, vermeyenlerde gizli. Neden mi?
2:47
Çünkü o sessiz kalan grup cevap
2:49
verenlerden tamamen farklı düşünüyor
2:51
olabilir ve bu durum araştırmanızın
2:53
sonuçlarında öyle büyük bir kör nokta
2:55
yaratır ki sizi tamamen yanlış bir yola
2:58
sokabilir. Peki verileri topladık
3:00
diyelim ama mutluluk, marka sadakati ya
3:03
da güven gibi soyut elle tutulmayan
3:05
şeyleri nasıl ölçeceğiz? Yani bunları
3:07
nasıl sayıya dökeceğiz? İşte
3:09
araştırmacılar tam da bu iş için bu
3:11
soyut fikirleri somut verilere
3:12
dönüştüren özel cetveller kullanıyorlar.
3:15
Biz bunlara ölçüm ölçekleri diyoruz. En
3:18
temelden başlayalım. Sınıflandırma
3:20
ölçeği. Bu aslında en basit haliyle
3:22
etiketleme yapmak demek. Mesela erkek
3:25
için 1, kadın için 2 demek gibi.
3:28
Buradaki sayıların matematiksel hiçbir
3:30
anlamı yok. Sadece birer kod, birer
3:32
etiket. Skalanın diğer ucundaysa en
3:35
güçlü aracımız var. Oransal ölçek. Bunun
3:38
olayı ne peki? Gerçek 0 noktasına sahip
3:41
olması. Yani 0 dediğimizde gerçekten de
3:45
hiç yok anlamına geliyor. Mesela 0
3:48
gelir. Hiç gelirin olmaması demek. İşte
3:51
bu yüzden iki kat daha fazla ya da
3:54
yarısı kadar gibi anlamlı
3:55
karşılaştırmalar yapabiliyoruz. Ağırlık,
3:58
boy, yaş gibi ölçümler hep bu gruba
4:01
giriyor. Gördüğünüz gibi bu ölçekler
4:04
adeta bir merdiven gibi. Her basamakta
4:07
yani daha gelişmiş bir ölçeğe çıktıkça
4:09
elimizdeki verilerle daha güçlü, daha
4:11
derin analizler yapma şansı yakalıyoruz.
4:14
Doğru ölçeyi seçmek iş için doğru aleti
4:16
seçmek kadar önemli. Elimizde bir sürü
4:19
veri var artık ama işte tam bu noktada
4:22
bir araştırmacının uyması gereken çok
4:24
katı kurallar devreye giriyor. Zaten
4:27
bilimsel bir çalışmayı sıradan bir
4:29
fikirden ayıran da tam olarak bu
4:31
dürüstlük ve disiplin. Bu kuralların
4:34
ilki belki de en önemlisi atıf yapmak.
4:37
Yani başkasının fikrini, emeğini
4:40
kullandığınızda hakkını teslim etmek. Bu
4:42
sadece bir kaynakça listesi oluşturmak
4:44
değil. Aynı zamanda ben bu yolda yalnız
4:47
yürümedim. Benden önce bu yoldan
4:49
geçenlerin omuzlarında yükseldim
4:51
demektir. Bilimsel diyaloğun temelidir.
4:54
Bakın burada çok ama çok ince bir çizgi
4:57
var. Telif hakkı diyelim ki kitabın
5:00
kendisini yani o basılı nesneyi korur.
5:02
Ama intihal yani akademik hırsızlık çok
5:05
daha derin bir mesele. Orada kelimeleri
5:07
değiştirseniz bile eğer fikrin aslını
5:10
özünü çalıyorsanız bu bilim dünyasının
5:12
en affedilmez günahlarından birini
5:14
işlemiş olursunuz. Ve yavaş yavaş sona
5:17
yaklaşıyoruz. Veriler toplandı. Etik
5:20
kurallara harfiyen uyuldu. Artık bütün
5:23
bu emeğin sonucunu yani bulguları
5:25
dünyayla paylaşma zamanı geldi. Ama
5:28
durun o büyük analizi yapmadan hemen
5:30
önce bir de işin mutfak kısmı var. Veri
5:33
hazırlama. Çünkü hamveri genelde biraz
5:36
dağınıktır. İçinde hatalar olabilir.
5:38
Tıpkı bir şefin yemeği yapmadan önce
5:40
malzemeleri ayıklaması, yıkaması gibi
5:43
araştırmacı da verileri dikkatlice
5:45
temizler, düzenler ve analize hazır hale
5:47
getirir. Unutmayın yorumlama en sonda.
5:51
Önce mutfağı toplamamız lazım ve
5:53
sonunda. Tüm bu çaba bir raporda vücut
5:56
buluyor. Bu rapor sadece kuru verilerden
5:58
ibaret değil. içinde araştırmacının bu
6:01
yolculuktaki kişisel hikayesini
6:03
anlattığı bir önsöz olabilir ve en
6:05
önemlisi bu bilginin kaybolup gitmemesi
6:07
için çalışmanın adeta dijital parmak izi
6:10
olan 3 be tane anahtar kelime bulunur.
6:12
Bu kelimeler sayesinde dünyanın öbür
6:15
ucundaki başka bir araştırmacı sizin
6:17
çalışmanızı bulabilir. İşte böyle. Bir
6:20
sorudan sonra bir araştırmanın bütün
6:22
yolculuğu bu. Peki buradan çıkarmamız
6:25
gereken en önemli ders ne? Artık bir
6:28
haber başlığı okuduğunuzda, bir
6:30
istatistik gördüğünüzde sadece yüzeye
6:32
bakmayacaksınız. Perdenin arkasında
6:34
nasıl bir süreç işlediğini bileceksiniz.
6:37
Bu bilgi sizi sıradan bir bilgi
6:39
tüketicisi olmaktan çıkarıp sorgulayan,
6:42
eleştiren daha bilinçli bir birey yapar.
6:45
Şimdi kendinize sorun. Okuyacağınız bir
6:47
sonraki habere gerçekten de aynı gözle