Auzef Bilişim Sistemleri Analiz ve Tasarımı 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/09/bilisim-sistemleri-analiz-ve-tasarimi-2025-2026-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Bu detaylı incelemeye hoş geldiniz.
0:02
Düşünsenize hepimiz her gün onlarca
0:05
uygulama, web sitesi ve devasa yazılım
0:07
kullanıyoruz, değil mi? Peki ama bu
0:09
sistemler arka planda tam olarak nasıl
0:11
hayata geçiriliyor? Şöyle düşünün.
0:14
Kusursuz bir yazılım sistemi inşa etmek
0:16
aslında yüksek teknolojili, devasa bir
0:18
kale inşa etmekle kelimenin tam
0:20
anlamıyla aynı şeydir. Sağlam bir
0:22
temele, milimetrik hesaplanmış mimari
0:24
planlara, harika bir iç tasarıma ve
0:27
elbette aşılmaz güvenlik duvarlarına
0:29
ihtiyacınız var. Geliştiriciler bu
0:31
dijital kaleleri öyle rastgele kod
0:32
yazarak değil, çok katı kurallara ve
0:35
mükemmel bir mühendisliğe dayanarak
0:36
kurarlar. İşte bugün hep birlikte bu
0:39
mühendisliğin şifrelerini çözeceğiz.
0:41
Harika. Hadi lafı uzatmadan hemen
0:43
dalalım. Bugün tam olarak bir yazılım
0:45
projesinin yaşam döngüsünü baştan sona
0:47
izleyeceğiz. Gündemimiz sırasıyla şöyle:
0:50
Temel atma yani SLC ve proje yönetimi.
0:54
Sonra analiz ve ihtiyaçları belirleme.
0:56
Ardından tasarım kısmında veri ve iş
0:58
kuralları. Oradan arayüz ve 3 tıklama
1:01
kuralı. Yönetim için karar destek
1:03
sistemleri ve son olarak da güvenlik
1:06
yani dış tehditlere karşı korunma.
1:08
Birinci bölümümüz temel yani STLC ve
1:12
proje yönetimi. Her şeyden önce
1:14
kalemizin temelini atmamız gerek.
1:16
Bilişim dünyasında biz buna sistem
1:18
geliştirme yaşam döngüsü kısaca SDLC
1:20
diyoruz. Ortada bir vizyon vardır ve
1:23
bunun baştan sona planlanması gerekir.
1:25
Bakın geçmişte yazılımcılar sistemleri
1:27
şelale adını verdiğimiz inanılmaz katı
1:29
bir modelle inşa ederlerdi. Hani suyu
1:31
yokuş yukarı akıtamazsınız ya. İşte bu
1:33
modelde de bir kez tasarımdan koda
1:35
geçtiğinizde geriye dönüp hata düzeltmek
1:38
resmen imkansızdı. İhtiyaçlar belirsizse
1:41
şelale modeli tam bir felakettir. İşte
1:43
tam da bu yüzden modern geliştiriciler
1:45
bu eski yolları terk edip agile yani
1:48
çevik ve scram modellerini geçtiler. Bu
1:51
esnek yaklaşımlar belirsizliğin
1:53
panzehridir. Yolda öğrenerek kaleyi adım
1:55
adım esnek bir şekilde inşa etmenizi
1:58
sağlar. Ama işin aslı şu. Hangi modeli
2:00
kullanırsanız kullanın doğru bir
2:02
planlama olmadan o temel başınıza
2:04
yıkılır. Kısa projelerde zamanlamayı
2:06
oturtmak için Gant grafiklerini
2:08
kullanırız. Kim neyi ne zaman yapacak
2:10
her şey netleşir. Buradaki en kritik
2:12
nokta nedir biliyor musunuz? Zaman ve
2:14
bütçe hesaplamalarındaki hatalar. Bu iki
2:17
dinamik kontrolden çıktığı an o devasa
2:19
dijital kaleniz daha tek bir tuğla bile
2:21
konmadan çökme tehlikesiyle karşı
2:23
karşıya kalır. Diyelim ki her şeyi
2:25
kusursuz planladınız, kodladınız ve
2:28
sistemi büyük bir partiyle yayına
2:29
aldınız. E iş bitti mi? Kesinlikle
2:32
hayır. Çoğu insan lansman yapıldığında
2:34
projenin bittiğini sanır. Aslında asıl
2:36
sürdürülebilirlik o yayından sonraki
2:39
bakım aşamasına doğrudan bağlıdır.
2:41
Gerçek bir kalenin duvarları nasıl
2:43
zamanla onarım istiyorsa yazılımlar da
2:46
sürekli bakıma ve yenilenmeye muhtaçtır.
2:49
İkinci bölümümüz analiz yani ihtiyaçları
2:53
doğru belirlemek. Temeli attık. Şimdi
2:56
mimari planlara geçiyoruz. Peki inşaata
2:58
başlamadan önce kullanıcıların gerçekten
3:01
neye ihtiyacı olduğunu nasıl bileceğiz?
3:03
Gidip onlara soramayız. Çünkü dürüst
3:05
olmak gerekirse insanlar genellikle ne
3:07
istediklerini tam olarak bilmezler.
3:09
Söyledikleriyle yaptıkları çoğu zaman
3:11
bambaşkadır. İşte etnografi yani gözlem
3:14
burada devreye giriyor. Araştırmacı
3:16
adeta bir hayalet gibi olmalı. Doğal
3:18
akışı bozmadan kullanıcıları kendi
3:20
ortamında izlemelisiniz. Çünkü gerçek
3:22
ihtiyaçlar kelimelerde değil o anki fare
3:25
tıklamalarında ve yüz ifadelerinde
3:27
gizlidir. İnanılmaz büyüleyici bir süreç
3:29
değil mi? Ve bu gözlemler bizi o meşhur
3:32
iki kategoriye götürüyor. Bir tarafta
3:34
işlevsel gereksinimler var. Yani
3:36
sistemin ne yapacağı. Müşteri adresini
3:38
kaydet, sepete ürün ekle. Bunlar basit.
3:41
Asıl baş ağrıtan kısım ise diğeri.
3:43
İşlevsel olmayan gereksinimler. Hız,
3:46
performans, güvenlik. Sistemin hızlı
3:48
olması gerektiğini söylemek kolay da
3:50
kime göre hızlı? saniyede kaç bin işlemi
3:53
kaldırmalı? Bu görünmez gereksinimleri
3:55
ölçmek ve tasarıma yedirmek kesinlikle
3:57
çok daha zorludur. Geldik 3. bölüme.
4:00
Tasarım, işin içine veri ve iş
4:02
kurallarının girdiği yer.
4:04
İhtiyaçlarımızı belirledik. Şimdi
4:06
bunları sistemin anlayacağı o katı
4:08
mantık kurallarına dökme zamanı. verinin
4:10
haritasını çıkarırken bağlam yani
4:13
kontekst diyagramlarını kullanırız ve
4:15
burada asla esetilemez tek bir kural
4:17
vardır. Harici varlıklar arasında
4:19
doğrudan veri akışına kesinlikle ama
4:21
kesinlikle izin verilmez. Yani bir
4:23
tedarikçi ile müşteri sistemin
4:25
arkasından kendi aralarında paslaşamaz.
4:27
Kale duvarları içindeki tüm veri trafiği
4:29
ana merkezden geçmek, kaydedilmek ve
4:32
denetlenmek zorundadır. Aksi takdirde
4:34
sistem kontrolü tamamen kaybeder. Bu
4:36
mantığı haritalandırırken kafamızdaki
4:38
işleyişi karar ağaçları dediğimiz
4:40
yapılarla modelliyoruz. Mesela müşteri
4:43
VİP ise şu yolu izle gibi. Bu iş
4:46
mantıksal kısmıdır. Ancak iş bu veriyi
4:49
fiziksel sunuculara kazmaya geldiğinde
4:51
kurallar değişir. Orada fiziksel veri
4:54
tabanı tasarımı konuşur. Artık ağaçlar
4:56
ve dallar yerini tabloları birbirine
4:59
kilitleyen yabancı anahtarlara yani
5:01
foreign keylere ve hızlı arama yapmamızı
5:04
sağlayan indekslere bırakır. Soyut
5:06
fikirler somut bir mimariye dönüşmüştür.
5:09
4. bölümümüz arayüz ve meşhur üç tıklama
5:12
kuralı. Altyapı tamam. Şimdi Kali'nin o
5:15
gösterişli iç dekorasyonuna yani
5:17
kullanıcı arayüzüne geçiyoruz. Şunu bir
5:20
hatırlayın. Bir web sitesine girdiniz.
5:22
Basit bir bilgi arıyorsunuz ama menüler
5:24
arasında kaybolup sinirle sekmeyi
5:26
kapattınız. Hepimiz yaşadık bunu. İşte
5:29
mükemmel mühendisliğin çöpe gittiği an o
5:31
andır. Tüm o veri tabanlarının, binlerce
5:34
satır kodun kullanıcı gözünde tek bir
5:36
başarı kriteri vardır. Tasarım
5:38
dünyasının altın standart rakamı buna üç
5:41
tıklama kuralı diyoruz. Olay şu:
5:43
Kullanıcılar aradıkları herhangi bir
5:45
bilgiye veya ulaşmak istedikleri ekrana
5:48
maksimum 3 tıklamayla gidebilmelidir.
5:50
Bitti. 4üncü tıklamayı istiyorsanız o
5:53
tasarımı baştan yapın. Modern sistemler
5:55
hayatta kalmak istiyorsa son derece
5:57
kullanıcı dostu olmak zorundadır. Aksi
6:00
halde kullanıcıyı anında kaybedersiniz.
6:02
5. bölüm: Yönetim ve karar destek
6:05
sistemleri. Tabii inşa ettiğimiz bu
6:07
sistem sadece günlük ziyaretçilere
6:09
hizmet etmiyor. Kurumsal yapının da buna
6:10
ihtiyacı var. Merdivenin en altında
6:13
günlük rutin işlerin aktığı operasyonel
6:14
seviye var. bir üst basamağı yani orta
6:16
kademeye çıktığımızda işler
6:18
karmaşıklaşıyor. İşte karar destek
6:20
sistemleri tam da buradaki taktiksel
6:21
yöneticiler için can kurtarandır. Onca
6:23
operasyonel verinin içinde boğulmamaları
6:25
için veriyi analiz ederler. Entepe'ye
6:28
üst yönetime geldiğimizde ise odak
6:30
tamamen değişir. Onlar günlük detaylarla
6:32
değil şirketin yönünü çizecek stratejik
6:34
kararlarla ilgilenirler. Yani sistemimiz
6:36
bu üç farklı dile de akıcı bir şekilde
6:38
tercüman olmak zorundadır. Ve son
6:40
bölümümüz güvenlik. Yani dış tehditlere
6:43
karşı o devasa duvarları savunmak.
6:46
Kalemiz hazır, yönetim memnun, her şey
6:48
tıkır tıkır işliyor ama dışarıda işler
6:51
hiç de barışçıl değil. Tehditler kapıya
6:53
dayanmış durumda. Şimdi size sormak
6:55
istiyorum. Milyonlarca dolar harcanan,
6:57
en son teknoloji şifrelemelerle korunan
6:59
bu devasa sistemler sizce en çok nereden
7:01
vuruluyor? O yıkılmaz dediğimiz güvenlik
7:03
duvarının en zayıf halkası neresi
7:05
olabilir? Cevap: Süper bilgisayarlar
7:07
veya film sahnelerindeki gibi çılgın
7:09
hack yöntemleri değil. Cevap: İnsan. En
7:13
büyük tehdit biziz. Bugünün en yaygın
7:15
siber saldırısı fishing yani yemlemedir.
7:18
Korsanlar o devasa duvarları yıkmakla
7:21
uğraşmazlar. Size sahte bir e-posta
7:23
atarlar. Bankanızdan geliyormuş gibi
7:25
gösterirler ve kalenin anahtarlarını
7:27
yani şifrenizi bizzat sizin ellerinizle
7:30
onlara teslim etmenizi isterler. O kadar
7:32
plan, o kadar mantıksal tasarım
7:34
kandırılmış bir kullanıcının yanlış bir
7:36
tıklamasıyla saniyeler içinde yerle bir
7:38
olur ve bu da bizi çok çarpıcı bir
7:41
sonuca getiriyor. Teknoloji inanılmaz
7:43
bir hızla değişiyor. Evet. Ancak insan
7:45
zafiyetleri yüzyıllardır aynı kalıyor.
7:49
İstediğiniz kadar mükemmel mimariler,
7:50
çevik modeller kurun. Günün sonunda o
7:53
farenin ucundaki insanın dikkatine
7:55
mecbursunuz. Bu incelememizi bitirirken
7:57
size şu soruyu bırakıyorum. Her gün o
7:59
çok güvenerek kullandığınız sistemler
8:01
gerçekten aşılamaz birer kalemi mi yoksa
8:04
sadece tek bir yanlış tıklamayla çökmeyi
8:06
mi bekliyor? Bunu bir düşünün. Vakit
8:08
ayırdığınız için çok teşekkürler. Bir
8:10
sonraki incelemede görüşmek üzere.
#Jobs & Education

