Auzef Bilgisayar Organizasyonu 2023-2024 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/04/09/bilgisayar-organizasyonu-2023-2024-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
bilgisayarınızın kasasını açıp yahu bu
0:02
aletin içinde ne var ne yok diye hiç
0:04
düşündünüz mü? İşte bugün tam da bunu
0:06
yapacağız. Ama öyle teknik bir kullanıcı
0:08
gözüyle değil sanki bir turist gibi bu
0:11
makinenin nasıl düşündüğünü anlamak için
0:13
keyifli bir gezintiye çıkacağız. Aslında
0:16
olayda sihir falan yok. Tamamen bir
0:18
organizasyon harikası. Düşünsenize sanki
0:21
parlak bir CEO'su, herkesin konuştuğu
0:24
evrensel bir dili ve asla şaşmayan bir
0:27
kalp atışı olan dev bir şirket gibi.
0:29
Gelin işe en tepeden yani bu operasyonun
0:32
beyninden başlayalım. İşte o beyin CPU
0:36
yani merkezi işlem birimi tam bir komuta
0:38
merkezi. Performansı da birlikte tıkır
0:41
tıkır çalışan iki kilit yöneticiye
0:43
bağlı. Kontrol birimi ve veri yolu. Bu
0:46
ikili müthiş bir iş bölümü yapıyor.
0:49
Evet. CPU'nun içinde bir yönetici ve bir
0:52
de matematikçi var diyebiliriz. Kontrol
0:55
birimi adeta bir orkestra şefi gibi
0:57
kimin ne zaman ne yapacağını söylüyor.
0:59
Bütün trafiği yönetiyor ama kendisi
1:02
enstrümanlara dokunmuyor. O işi yapan
1:04
ise aritmatik mantık birimi yani Alu.
1:07
Bütün o matematiksel işlemler, mantıksal
1:10
karşılaştırmalar hepsi ondan sorulur.
1:12
Gördüğünüz gibi görevleri o kadar net
1:14
ayrılmış ki kimse kimsenin işine
1:16
karışmıyor. Peki CPU o an üzerinde
1:20
çalıştığı verileri nereye yazıyor? Bunun
1:23
için yazmaç dediğimiz kendi süper hızlı
1:26
kişisel not defterleri var. O an ne
1:29
lazımsa hemen oraya yazılıyor. Unutmayın
1:32
bunlar bilgisayardaki en ama en hızlı
1:35
depolama birimleridir. Tamam. CPU her
1:39
şeyi yönetiyor patron o. Peki ama hangi
1:41
dilde emir veriyor? İşte burası çok
1:44
ilginç aslında. Konuşabildiği dil
1:46
olabilecek en basit dil. Ya evet ya
1:48
hayır. Ya açık ya kapalı. Başka bir şey
1:51
yok. İşte buna ikili sistem yani binary
1:55
diyoruz. Bilgisayarın yaptığı,
1:57
düşündüğü, gösterdiği her şey ama her
2:00
şey eninde solunda sadece birler ve
2:03
sıfırlardan oluşan up uzun bir diziye
2:05
dönüşüyor. Aslında olay çok temel.
2:08
Elektrik var mı yok mu? Bütün mesele bu.
2:12
Tabii bu birler ve sıfırlar kafalarına
2:14
göre hareket etmiyor. Bu cebri dediğimiz
2:17
çok katı, çok net matematiksel kurallara
2:19
tabeler. Mesela çok basit bir mantık
2:22
yürütelim. Bir lamba aynı anda hem açık
2:24
hem de kapalı olabilir mi? Olamaz, değil
2:26
mi? İşte bu kural bilgisayar dilinde bir
2:29
değişken ve onun tam tersi her zaman 0ı
2:32
verir demek. Sonuç hep belli. İşte
2:35
bilgisayarları bu kadar güvenilir yapan
2:36
şey de bu kaya gibi sağlam öngörülebilir
2:39
mantıktır. Peki bu basit? Evet. Hayır
2:41
kararlarını fiziksel olarak ne veriyor?
2:44
İşte onlara da mantık kapıları diyoruz.
2:46
Bunlar devrenin en temel yapı taşları.
2:49
Bu minicik karar vericilerden
2:50
milyonlarcasını hatta günümüz
2:52
işlemcilerinde milyarlarca tanesini bir
2:54
araya getirdiğinizde basit bir hesap
2:56
makinesinden tutun da o güçlü CPU'lara
2:59
kadar her şeyi inşa edebiliyorsunuz.
3:01
Şimdi bir düşünün. Milyarlarca kapı aynı
3:04
anda açılıp kapanıyor. Saniyede
3:06
milyarlarca kez. Bu kadar hareketin
3:08
olduğu bir yerde her şeyin bir kaosa
3:10
dönmemesi imkansız gibi değil mi? İşte
3:13
bunu önlemek için bir şeye ihtiyaç var.
3:15
Bir ritim. Herkesin uyduğu şaşmaz bir
3:18
metronom vuruşu. Ve bu ritmi sağlayan
3:21
şeyin adı da saat sinyali. Gerçekten de
3:24
bu bilgisayarın kalp atışı. Tik tak. Tik
3:27
tak. Bu sinyal sayesinde CPU'dan
3:30
belleğe, oradan diğer birimlere kadar
3:32
her bir parça mükemmel bir
3:34
senkronizasyonla aynı anda aynı ritimle
3:37
hareket ediyor. Tam bir uyum içinde.
3:40
Harika. Artık bir beynimiz, konuştuğu
3:43
bir dilimiz ve bir de kelp atışımız var.
3:46
Sistem kendi içinde tıkır tıkır işliyor.
3:49
İyi ama bu kapalı kotu bizimle yani dış
3:52
dünyayla nasıl konuşacak? İşte burada
3:55
devreye giriş çıkış birimleri giriyor.
3:58
Kısaca ı/ o diyoruz. Bunları
4:00
bilgisayarın duyu organları gibi
4:02
düşünebilirsiniz. Klavye, fare, monitör
4:05
hepsi dış dünyayla bağlantı kurmasını
4:07
sağlıyor. Peki bu kadar çok parça
4:10
arasında veri gidip gelirken yolda bir
4:12
bozulma, bir hata olmadığını nereden
4:14
bileceğiz? Bunun için kullanılan zekice
4:16
ve basit bir yöntem var. Eşlik beti
4:19
şöyle çalışıyor. Diyelim ki aramızda bir
4:22
kural koyduk. Gönderdiğimiz verideki
4:24
1'lerin sayısı her zaman çift olmalı.
4:26
Şimdi gönderilecek veriye bakıyoruz.
4:29
İçinde 3 tane 1 var. Bu tek sayı. Kurala
4:32
uymuyor. Ne yapıyoruz? Sonuna bir tane
4:34
daha 1 ekliyoruz. Oluyor 4 tane 1. Artık
4:37
sayımız çift. Kurala uyuyor. Şimdi işin
4:40
can alıcı noktası şu. Veriyi alan taraf
4:43
saydığında içinde tek sayıda bir bulursa
4:46
hah diyor. Bu veride bir bozukluk var.
4:49
İşte bu sistem hatayı tespit etmek için
4:51
harika. Ama dikkat hatayı düzeltemiyor.
4:54
Sadece burada bir sorun var diye alarm
4:57
veriyor. Şimdiye kadar donanımı, o
4:59
donanımın konuştuğu mantık dilini ve
5:01
aralarındaki iletişimi anladık. Ama hala
5:04
eksik bir parça var. Bizim yazdığımız
5:07
bir kod satırı yani bir insan fikri
5:09
nasıl oluyor da CPU'nun anlayıp harekete
5:12
geçebileceği bir şeye dönüşüyor? Arada
5:14
bir tercüman olması lazım değil mi? İşte
5:17
o tercüman assembler yani çevirici
5:20
dediğimiz bir program. bizim için bir
5:23
nebze de olsa anlamlı olan komutları
5:25
alıyor. Diyelim ki topla veya kaydet
5:27
gibi. Ve bunları CPU'nun mantık
5:30
kapılarının anladığı tek dile yani o saf
5:33
birler ve sıfırlar diline çeviriyor.
5:35
Sonuç olarak tüm bu parçaları
5:37
birleştirdiğimizde ne görüyoruz? CPU
5:40
beyin, saat sinyali kalp, veri yolları
5:43
sinir sistemi ve giriş çıkış cihazları
5:45
da duyu organları. Karşımızda tıpkı
5:48
canlı bir organizma gibi kendi içinde
5:50
mükemmel bir uyumla çalışan organize bir
5:53
sistem duruyor. Mantık ve elektriğin
5:56
muhteşem birleşimi ve işin en inanılmaz
5:59
tarafı ne biliyor musunuz? Bütün bu akıl
6:01
almaz karmaşıklık sadece evet ya da
6:04
hayır demekten bir lambayı yakıp
6:06
söndürmek kadar basit bir temelden
6:08
doğuyor. Bu bize en karmaşık, en
6:10
görkemli yapıların bile en basit
6:12
kurallar üzerine inşa edilebileceğini
6:14
göstermiyor mu?

