Ata Aöf Temel Bilgi Teknolojileri-2 2024-2025 Final Soruları
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese selam. Modern teknoloji
0:02
dünyasında hayatta kalma hatta bu
0:04
dünyada ustalaşma rehberimize hoş
0:05
geldiniz. Bugün hepimizin her gün içinde
0:08
yüzdüğü ama arka planında neler olup
0:10
bittiğini bazen tam da kavrayamadığımız
0:12
o devasa dijital okyanusa dalıyoruz.
0:14
Amacımız öyle sıkıcı, ezberlenmiş
0:16
teknolojik terimleri sıralamak falan
0:18
değil. Bu bilgileri alıp gerçek hayatta
0:20
işinize yarayacak pratik hayatta kalma
0:22
becerilerine dönüştürmek. Hazırsanız
0:24
gelin bu teknoloji labirentini beraber
0:26
çözelim. Hemen başlarken size çok kritik
0:29
bir soru sormak istiyorum. Gerçekten
0:31
teknolojiyi kullanırken ipler sizin mi
0:34
elinizde yoksa sadece günü mü
0:36
kurtarıyorsunuz? Yani bir iki tuşa basıp
0:38
işinizi hallediyor olabilirsiniz ama
0:40
kullandığınız o cihazların,
0:42
uygulamaların mantığına gerçekten hakim
0:44
misiniz? Bugünkü sohbetimiz tam da bunun
0:47
için tasarlandı. Sizi sadece idare eden
0:50
bir kullanıcıdan dijital dünyanın
0:52
dinamiklerini avucunun içi gibi bilen
0:54
bir ustaya dönüştüreceğiz.
0:56
Önümüzdeki dakikalarda haritamız şu
0:58
şekilde olacak. Önce donanım ve ofis
1:01
temelleriyle başlıyoruz. Sonra internet
1:03
ve bulut dünyasını uçuyoruz. Ardından
1:05
siber güvenlik ve tehditlerle
1:07
kalkanlarımızı kaldırıp en son dijital
1:09
vatandaşlık ve etik ile kapanışı
1:10
yapıyoruz. Tamam. Lafı uzatmadan birinci
1:13
seviyemiz olan donanım ve ofis
1:15
temelleriyle ilk adımı atıyoruz. Bakalım
1:17
her gün dokunduğumuz cihazların
1:19
arkasında ne var? Şimdi taşınabilirlik
1:21
dediğimizde aslında işin sınırı çok net.
1:24
Hani şu çantamıza cebimize atıp her yere
1:27
götürdüğümüz akıllı telefonlar, dizüstü
1:29
bilgisayarlar veya minicik flash diskler
1:32
var ya işte onlar gerçek anlamda mobil
1:34
teknolojiler. Ama diğer yanda o devasa
1:37
kasalarıyla, harici monitörleriyle,
1:40
bitmek bilmeyen kablo yığınlarıyla
1:42
masamıza kurulan masaüstü bilgisayarlar
1:44
duruyor. Gidip de onlara taşınabilir
1:46
diyemeyiz, değil mi? Onlar gücünü tam
1:48
olarak o sabit yapılarından alan gerçek
1:50
çalışma istasyonları. Peki bu cihazları
1:53
günlük ofis işlerimizle nasıl
1:55
eşleştiriyoruz? Gelin birkaç günlük
1:57
senaryoya bakalım. Mesela öğretmenlerin
2:00
her ay hazırladığı o nöbet listeleri
2:02
veya ders programları. Düzenli bir
2:04
çizelge lazımsa imdadınıza yetişecek ilk
2:07
şey her zaman tablodur. Diyelim ki tam
2:09
çalışırken fareniz bozuldu. Panik yok.
2:12
Klavyenizdeki o sihirli alt tuşuna şöyle
2:14
bir dokunuyorsunuz ve bam! Word veya
2:17
PowerPoint'teki üst şerit menülerinde
2:19
klavye ile yaça dolaşıyorsunuz veya
2:22
işinizi yolda halletmek istiyorsunuz.
2:24
Telefondan çalışırken bilgisayardaki o
2:26
klasik kurulum dosyaları işinize
2:28
yaramaz. Doğrudan telefonun dokunmatik
2:30
ekranı özel olarak kodlanmış
2:32
uygulamalara yani app'lere ihtiyacınız
2:34
var. Burada çok ama çok önemli bir
2:37
kavrama geliyoruz. Erişilebilirlik.
2:39
Bakın bu sadece olsa iyi olur
2:41
diyeceğimiz bir özellik değil. Tam
2:43
anlamıyla bir zorunluluk. bir dijital
2:45
eğitim platformu ya da web sitesi
2:47
kuruyorsak bunu sadece hiçbir engeli
2:49
olmayanlar için tasarlayamayız. İşitme,
2:52
görme veya bedensel engeli olan
2:54
bireylerin de o dijital ortama, o sanal
2:56
dünyaya hiçbir engelle karşılaşmadan tam
2:59
anlamıyla dahil olabilmesi gerekiyor.
3:01
Çünkü teknolojinin asıl amacı herkesi
3:03
kapsamaktır. Tabii bir de herkesin
3:06
dilinden düşürmediği şu sanal dünyalar
3:08
var. Metavers diyoruz, dijital evren
3:11
diyoruz, simüle edilmiş ortamlar
3:12
diyoruz. Ama burada çok yaygın bir
3:15
tuzağa düşmememiz lazım. Bu ortamlar ne
3:17
kadar inanılmaz, ne kadar gerçekçi, ne
3:20
kadar üç boyutlu olursa olsun günün
3:22
sonunda hepsi bilgisayar kodlarından
3:24
ibaret bir simülasyon. Dolayısıyla
3:27
fiziksel gerçekliğimizle
3:28
karşılaştırdığımızda onlara asla gerçek
3:31
dünya diyemeyiz. Gerçeklik fiziksel
3:33
olanla sınırlıdır.
3:35
Harika. Temel donanım seviyesini
3:37
atlattık. Şimdi kendi güvenli
3:39
bilgisayarlarımızdan çıkıyor ve ikinci
3:41
seviyeye o devasa internet ve bulut
3:44
dünyasına uçuyoruz. Ekranda gördüğünüz
3:47
bu devasa sayı 4.3 milyar. Peki ne
3:51
anlama geliyor bu? Aslında bu sayı
3:53
internetteki cihazların birbirini
3:55
bulmasını sağlayan IPV4 dediğimiz eski
3:59
adresleme sistemimizin verebileceği
4:01
maksimum kimlik sayısıdır. Eski sistem
4:04
32 bitlik bir mantıkla çalışıyordu.
4:06
Şimdi şöyle bir düşünün. Dünyadaki her
4:09
insanın elinde bir telefon, evinde bir
4:11
bilgisayar, kolunda akıllı saat,
4:13
salonunda akıllı TV var. Cihaz sayısının
4:16
bu 4.3 milyarı nasıl hızla aştığını ve
4:19
neden acilen yeni sistemlere geçmek
4:21
zorunda kaldığımızı çok iyi
4:23
anlıyorsunuz, değil mi? Hemen araya
4:25
biraz nostaljik bir trivia bilgisi
4:27
sıkıştırayım. Bugün saatlerimizi
4:29
harcadığımız, canlı yayınlar yaptığımız,
4:32
alışverişten hikayelere kadar her şeyi
4:34
barındıran o dev sosyal medya
4:36
platformları aslında işe çok mütevazı
4:38
başlamıştı. Mesela Instagram 2010
4:41
yılında ilk çıktığında tek bir amacı
4:43
vardı. Sadece birebir yani kare
4:46
formatında fotoğraflar ve kısa videolar
4:48
paylaşmak. Başka hiçbir şey yoktu.
4:51
Unutmayın günümüzün dijital devleri bile
4:54
bir zamanlar çok küçüktü. Peki bu devasa
4:57
internet okyanusunda aradığımızı nasıl
4:59
bu kadar hızlı buluyoruz? Aslında
5:01
internet dediğimiz yer inanılmaz
5:03
derecede dağınık bir veri yığını. Ama
5:06
arama motorları üç basit ama muazzam
5:08
adımla bu kaosu çözüyor. İlk olarak
5:11
örümcek veya bot dediğimiz özel
5:13
yazılımlar 7 gün 24 saat milyarlarca web
5:16
sayfasını tarıyor. İkinci adımda
5:18
buldukları bu verileri devasa
5:20
kütüphanelere kaydedip bir güzel
5:22
düzenliyorlar. Ve son olarak siz arama
5:24
çubuğuna bir kelime yazdığınızda arka
5:27
planda çalışan sistem milisaniyeler
5:29
içinde bu dizinleri tarayıp en alakalı
5:31
sonuçları şak diye önünüze getiriyor.
5:33
Sihir gibi ama tamamen mühendislik.
5:36
Tabii son yılların en büyük olayı bulut
5:39
bilişim. Gerçek bir oyun değiştirici.
5:41
Neden mi? Çünkü bulut sayesinde
5:43
verilerinize uzaktan anında
5:45
erişebiliyorsunuz. Fiziksel bilgisayar
5:47
derdi olmadan sanal makineler
5:49
çalıştırabiliyorsunuz. Farklı
5:50
cihazlardan aynı dosyaya
5:52
girebiliyorsunuz ve sisteminizi anında
5:54
ölçeklendirebiliyorsunuz. Yani anlık
5:56
olarak kapasite artırıp
5:57
azaltabiliyorsunuz. Ama küçük bir detay.
6:00
Bulut sistemleri harikadır. Evet. Fakat
6:02
ofisinizdeki masanın üzerinde duran
6:04
yazıcıya kağıt sıkıştığında veya toner
6:06
bittiğinde bulut size yardım edemez. O
6:09
yerel yazıcının yönetimi hala doğrudan
6:11
sizin kendi işletim sisteminize ait bir
6:13
görevdir. İnternetin tüm bu
6:16
nimetlerinden bahsettik ama burası aynı
6:18
zamanda tehlikeli bir yer. 3üncü
6:21
seviyeye geçiyoruz. Siber güvenlik ve
6:23
tehditler. Artık sınırlarımızı koruma
6:26
vakti. Sınır koruması deyince akla gelen
6:29
ilk şey tabii ki güvenlik duvarı yani
6:31
firewall. Bunu dijital dünyanızın
6:33
kapısındaki oldukça sert bir fedai
6:35
olarak düşünebilirsiniz. İçeri girmeye
6:37
çalışan veya içeriden dışarı çıkmak
6:40
isteyen her bir veri paketini tek
6:42
durdurur. Sizin önceden belirlediğiniz o
6:45
katı güvenlik kurallarına göre kimlik
6:46
kontrolü yapar. Eğer veri paketi
6:48
şüpheliyse veya kurallara uymuyorsa
6:51
kesinlikle ama kesinlikle geçit vermez.
6:53
Siber dünyada dostumuzu ve düşmanımızı
6:56
çok net ayırmamız lazım. Bir tarafta
6:58
virüsler, solucanlar, arkadan gizlice
7:01
sızan truva atları ve verilerimizi çalan
7:03
casus yazılımlar var. Bunlar
7:05
sistemimizin baş düşmanları yani
7:07
tehditler. Diğer tarafta antivirüs
7:10
yazılımları duruyor. İşte antivirüs
7:12
bizim asıl koruyucumuzdur. Sistemin
7:14
dijital kalkanıdır. Bazen yanlış
7:16
anlaşılabiliyor ama antivirüsün kendisi
7:19
kesinlikle bir zararlı yazılım değildir.
7:21
O zararlıları bulup yok eden iyi
7:23
adamdır. Burada çok basit ama kelimenin
7:26
tam anlamıyla hayat kurtaran bir
7:27
kuraldan bahsetmek istiyorum. Eğer
7:30
sosyal medya hesaplarınızın veya
7:32
e-postanızın çalınmasını istemiyorsanız
7:34
kural 1. Rastgele gelen ne idü belirsiz
7:37
o bağlantılara tıklamayacaksınız. Bu
7:40
kadar basit. O linkler oltalama
7:42
dediğimiz saldırıların en yaygın
7:43
aracıdır. Yalnızca güvendiğiniz, kimden
7:46
geldiğini bildiğiniz ve kaynağı
7:48
doğrulanmış linklere tıklamalısınız.
7:50
Merakınıza yenik düşmeyin. Güvenlikte
7:52
işin bir de takip boyutu var. Buna da
7:55
kayıt tutma yani loging ilkesi diyoruz.
7:58
Bakın, bir sistemde işler ters
8:00
gittiğinde ya da bir veri sızdığında
8:02
dönüp bunu kim yaptı diye bilmemiz
8:04
lazım, değil mi? İşte bu ilke sayesinde
8:07
bir sisteme kim girdi, ne zaman girdi?
8:09
Hangi veriyi değiştirdi? Bunların hepsi
8:12
saniyesi saniyesine IP adresine kadar
8:14
bir günlük olarak kaydedilir. Hesabını
8:17
sölebilmek için geçmişe dönük ayak
8:19
izlerini takip etmemizi sağlayan en
8:21
büyük dedektiflik gücümüz budur.
8:23
Güvenliğimizi de sağladık. Artık 4.
8:26
seviyemize yani işin insan boyutuna
8:29
geldik. Dijital vatandaşlık ve etik.
8:32
İnternet dünyayı küçülttü ama
8:34
beraberinde yepyeni ahlaki ve yasal
8:37
sorunlar da getirdi. Hani bazen internet
8:40
ortamında yapılan hatalar çok masummuş
8:42
gibi algılanıyor ya. Kesinlikle öyle
8:44
değil. Mesela gidip lisanssız, korsan
8:47
bir yazılım kullanmak, ücretli maç
8:49
yayınlarına yasa dışı yollarla erişmek,
8:51
başkasının verisini çalmak veya kredi
8:54
kartı dolandırıcılığı yapmak bunların
8:56
hiçbir basit yaramazlıklar değildir.
8:58
Hepsi kanun önünde çok ağır cezaları
9:00
olan ciddi siber suçlardır. İçerik
9:03
paylaşırken telif haklarına da dikkat
9:05
etmemiz gerekiyor. Burada en harika, en
9:07
adil sistemlerden biri olan Creative
9:10
Commons'ın aynı lisansla paylaş. Yani
9:12
BYSA kuralı devreye giriyor. Sistem
9:15
aslında çok mantıklı. Sana diyor ki,
9:17
"Benim ürettiğim eseri al, değiştir,
9:20
geliştir, tepe tepe kullan ve paylaş.
9:22
Ama tek bir şartla. Benden içeriye
9:24
alırken sahip olduğun o özgürlük
9:26
haklarını senden sonraki kişiye de aynen
9:28
aktaracaksın. Orijinal lisans modelini
9:31
değiştiremezsin. Dijital dünyanın iyilik
9:33
yap denize at kuralı gibi
9:34
düşünebilirsiniz.
9:36
İyi bir dijital vatandaş nasıl olunur
9:38
sorusuna akademisyen Mike Ribble harika
9:40
bir çerçeve çizmiş. Dijital etik,
9:43
ticaret, iletişim, dijital kanunlar ve
9:46
erişim. Bunların hepsi bizlerin yani
9:48
bireylerin davranışları ile ilgili
9:50
boyutlar. Ama listede dikkat çeken bir
9:52
şey var. Bazen e-devlet veya dijital
9:55
devlet kavramları da vatandaşlık
9:57
özelliği sanılıyor. Hayır değil. Dijital
9:59
devlet devletin kendi yapısını ve
10:01
hizmetlerini dijitale taşımasıdır. Yani
10:04
makro bir yönetim biçimidir. Bireysel
10:06
bir dijital vatandaşlık becerisi
10:08
değildir. Geldik en hayati beceriye.
10:11
Dijital okuryazarlık. Bugün internet
10:14
dediğimiz yer ne yazık ki devasa ve
10:16
bolca yalan barındıran bir bilgi
10:17
okyanusu. Standart bir kullanıcıyla
10:20
gerçek bir okur yazar arasındaki fark
10:22
tam da burada ortaya çıkıyor. Hayatta
10:24
kalmak için ihtiyacınız olan en temel
10:26
güç bu bilgi kirliliğini yani o gereksiz
10:29
gürültüyü filtreleyebilmek. Binlerce
10:31
sonuç arasından yanlış olanları çöpe
10:33
atıp sadece size lazım olan doğru ve
10:35
güvenilir bilgiyi bir cımbız gibi çekip
10:37
çıkarma yeteneğidir okur yaazarlık. Bunu
10:40
başarmak için çok stratejik olmak şart.
10:42
Ekranda gördüğünüz bu söz bence harika
10:44
bir özet. Eğer internet çöplüğünde
10:46
kaybolmak istemiyorsanız ve hayatınız
10:49
boyunca kendinizi geliştiren biri olmak
10:51
istiyorsanız internette amaçsızca surf
10:53
yapmayı bırakın. Odağınızı tamamen kendi
10:55
kişisel ilgi alanlarınıza ve kariyer
10:57
hedeflerinize yöneltin. Ancak hedefinizi
11:00
bu kadar net belirlerseniz o devasa
11:02
karmaşadan sağa çıkıp kendi altın
11:04
madeninizi bulabilirsiniz. İşte böyle.
11:07
Donanımın temellerinden girdik. Siber
11:09
güvenlikten geçtik ve etik değerlerle
11:11
yolculuğumuzu tamamladık. Tüm bu
11:14
konuştuğumuz konular bize şunu
11:15
gösteriyor. Teknoloji sürekli nefes
11:17
alan, her gün değişen, asla yerinde
11:20
durmayan bir ekosistem. Şimdi top sizde.
11:23
Bu sağlam temelleri attığımıza göre
11:25
dijital dünyada fethetmeye çıkacağınız
11:27
bir sonraki uzmanlık alanı ne olacak?
11:29
Yeni bir hedef belirleyin ve öğrenmeye
11:32
hiç ara vermeyin. Bir sonraki
11:33
analizimizde görüşmek üzere. Dijital
11:36
kalın, güvende kalın.

